Platinum End Benzeri Animeler: Melekler ve Ölüm Oyunları! Kozmik Kankadan Tavsiyeler!

Platinum End vibe'ı veren animeler mi arıyorsun? Melekler, ölüm oyunları, psikolojik gerilim... İşte K-Drama ve K-Pop fandomunun favori animelerinden oluşan bomba gibi bir liste!

Şubat 21, 2026 - 14:04
Şubat 21, 2026 - 14:04
 0  0
Platinum End Benzeri Animeler: Melekler ve Ölüm Oyunları! Kozmik Kankadan Tavsiyeler!

1. Mirai Nikki: Geleceği Gören Telefonlarla Ölümüne Savaş!

Arkadaşlar, Mirai Nikki'yi bilmeyen K-Pop'çı var mı ya? Yuno Gasai'nin o psikopat halleri, Yukiteru'ya olan saplantısı... Efsane değil miydi? Platinum End'deki o tanrı adaylarının birbirini eleme konsepti var ya, işte onun daha karanlık, daha acımasız versiyonu Mirai Nikki'de. Her bir yarışmacının geleceği gören farklı bir günlüğü var ve bu günlükler onların hem laneti hem de silahı oluyor. Düşünsenize, biasınızın gelecekte ne yiyeceğini, kiminle konuşacağını, hatta hangi şarkıyı çıkaracağını önceden görüyorsunuz... Ama aynı zamanda o geleceğin değişmesiyle birlikte hayatınızın da tehlikeye girdiğini! İşte bu yüzden Mirai Nikki, Platinum End sevenlerin kesinlikle bayılacağı bir anime. Ayrıca Yuno Gasai'nin "Yukki!" diye bağırması hala kulaklarımda çınlıyor, o kadar ikonik bir karakter. Bu arada, Yuno'nun o hasta aşkı bazı K-Pop fanlarının biaslarına olan sevgisini de biraz andırmıyor mu? Neyse, konumuz bu değil. Mirai Nikki'nin çizimleri biraz eski tarz olabilir ama hikayesi ve karakterleriyle sizi kesinlikle içine çekecek. Hazır olun, bolca kan, bolca ihanet ve bolca "YUKKİ!" içeriyor.

Bias Kontrolü: Yuno Gasai'nin Yukiteru'ya olan bağlılığı, bazı fanların idollerine olan "sahiplenici" sevgisini andırıyor. Ama sakin olun, anime karakteriyle gerçek hayatı karıştırmayalım. Biaslarınızı sevin ama onları Yuno gibi takip etmeyin, olur mu?

Mood Önerisi: Paranoyak, gergin ve "Acaba benim de geleceği gören bir günlüğüm olsa ne olurdu?" diye düşünürken izleyin.


2. Death Parade: Ölümden Sonraki Hayatın Kumarhanesi!

Death Parade, Platinum End'deki o "kim haklı, kim haksız" sorgulamasına farklı bir boyut getiriyor. Bu animede insanlar öldükten sonra Decim adında bir barmenin işlettiği bir kumarhaneye geliyorlar. Decim, onlara çeşitli oyunlar oynatarak gerçek kişiliklerini ortaya çıkarıyor ve sonunda cennete mi yoksa cehenneme mi gideceklerine karar veriyor. Ama olay sadece bundan ibaret değil. Oyunlar sırasında insanların geçmişleri, pişmanlıkları, travmaları da gün yüzüne çıkıyor. Yani aslında Decim, bir nevi psikolog gibi davranıyor. Düşünsenize, biasınızın ölümden sonra Decim'in karşısına çıktığını ve onun en derin sırlarının ortaya döküldüğünü... Biraz ürkütücü değil mi? Death Parade, sadece görsel olarak değil, müzikleriyle de insanı içine çekiyor. Özellikle açılış şarkısı "Flyers" hala playlistimde duruyor. Animenin her bölümü ayrı bir hikaye anlatıyor ama hepsinin ortak noktası, insan olmanın karmaşıklığı. Eğer Platinum End'deki o ahlaki sorgulamaları sevdiyseniz, Death Parade size çok daha derin bir deneyim sunacak.

Bias Kontrolü: Decim'in insanları yargılama şekli, netizenlerin idolleri acımasızca eleştirmesine benziyor. Unutmayın, herkesin hataları olabilir ve önemli olan bu hatalardan ders çıkarmak.

Mood Önerisi: Felsefik, melankolik ve "Hayatımda neyi farklı yapardım?" diye düşünürken izleyin.


3. Fate/stay night: Kutsal Kâse Savaşı Başlıyor!

Fate/stay night, Platinum End'deki o "seçilmiş kişi" konseptinin daha epik, daha fantastik bir versiyonu. Bu animede yedi büyücü, Kutsal Kâse'yi elde etmek için Servant adı verilen efsanevi kahramanları (Arthur, İskender, Gilgamesh gibi) çağırıyor ve ölümüne savaşıyorlar. Olay örgüsü biraz karmaşık olabilir ama karakterler ve dövüş sahneleri o kadar iyi ki, insan kendini kaptırmadan edemiyor. Özellikle Saber'in o asil duruşu, Archer'ın o gizemli tavırları... Hele Gilgamesh'in o kibirli gülüşü yok mu? Tam bir villain karizması! Platinum End'deki melekler gibi, Fate/stay night'daki Servantlar da insanüstü güçlere sahip ve sahiplerine hizmet ediyorlar. Ama bu sadece bir savaş değil, aynı zamanda ideolojilerin çatışması. Her bir büyücü ve Servant, Kutsal Kâse'yi farklı bir amaç için istiyor ve bu da kaçınılmaz olarak büyük bir savaşa yol açıyor. Eğer Platinum End'deki o aksiyonu, dramı ve gizemi sevdiyseniz, Fate/stay night size çok daha fazlasını sunacak. Ayrıca Fate serisi o kadar geniş ki, izleyecek çok fazla içerik bulabilirsiniz.

Bias Kontrolü: Servantların büyücülere olan bağlılığı, fanların idollerine olan sadakatini andırıyor. Ama unutmayın, idolleriniz sizin için birer kahraman olabilir ama onlar da sadece insan.

Mood Önerisi: Epik, aksiyon dolu ve "Hangi Servant'ı çağırmak isterdim?" diye düşünürken izleyin.


4. Devilman Crybaby: Şeytanlarla İnsanlığın Savaşı!

Devilman Crybaby, Platinum End'deki o "insanlığın kurtuluşu" temasını çok daha karanlık, çok daha rahatsız edici bir şekilde ele alıyor. Bu animede Akira Fudo adında bir genç, şeytan güçlerini elde ediyor ve Devilman'e dönüşüyor. Amaç, insanlığı şeytanlardan korumak. Ama bu o kadar kolay değil. Çünkü şeytanlar sadece dışarıda değil, insanların içinde de yaşıyor. Devilman Crybaby, sadece şiddet ve kanla değil, aynı zamanda derin felsefi sorgulamalarla da dolu. İnsanlığın doğası, iyi ve kötü arasındaki çizgi, inanç ve ihanet... Bu anime sizi uzun süre düşündürecek. Çizimleri biraz farklı olabilir ama hikayesi o kadar sürükleyici ki, insan kendini kaptırmadan edemiyor. Özellikle final bölümü... Hala aklıma geldikçe içim ürperiyor. Eğer Platinum End'deki o karanlık atmosferi ve ahlaki ikilemleri sevdiyseniz, Devilman Crybaby size unutulmaz bir deneyim sunacak.

Bias Kontrolü: Akira'nın şeytan güçlerini kullanırken yaşadığı içsel çatışma, idollerin kariyerlerinde yaşadığı zorlukları andırıyor. Unutmayın, idoller de insan ve onlar da baskı altında hissedebilirler.

Mood Önerisi: Rahatsız edici, düşündürücü ve "İnsanlık gerçekten kurtarılmaya değer mi?" diye düşünürken izleyin.


5. Tokyo Ghoul: Ghoul'larla İnsanların Arasındaki Çatışma!

Tokyo Ghoul, Platinum End'deki o "öteki" olma temasını farklı bir şekilde işliyor. Bu animede Kaneki Ken adında bir öğrenci, bir ghoul saldırısına uğruyor ve ghoul organları naklediliyor. Artık ne tam insan ne de tam ghoul olan Kaneki, iki dünya arasında sıkışıp kalıyor. Tokyo Ghoul, sadece aksiyon ve şiddetle değil, aynı zamanda karakterlerin iç dünyalarıyla da ilgileniyor. Kaneki'nin kimlik arayışı, ghoul'ların toplumdaki yeri, insanlarla ghoul'lar arasındaki nefret... Bu anime sizi derinden etkileyecek. Özellikle Kaneki'nin saçının beyazladığı o ikonik sahne... Hala tüylerim diken diken oluyor. Eğer Platinum End'deki o gerilimi ve gizemi sevdiyseniz, Tokyo Ghoul size çok daha fazlasını sunacak. Ama uyarmadı demeyin, bolca kan ve şiddet içeriyor.

Bias Kontrolü: Kaneki'nin insanlarla ghoul'lar arasında sıkışıp kalması, melez ırktan olan veya farklı kültürlerden gelen idollerin yaşadığı zorlukları andırıyor. Unutmayın, herkesin kimliği kendine özgüdür ve saygı duyulmalıdır.

Mood Önerisi: Gergin, dramatik ve "İnsan olmanın anlamı ne?" diye düşünürken izleyin.


6. Attack on Titan: İnsanlığın Devlere Karşı Verdiği Savaş!

Attack on Titan, Platinum End'deki o "hayatta kalma" mücadelesini çok daha büyük bir ölçekte ele alıyor. Bu animede insanlar, devasa duvarlarla çevrili şehirlerde yaşıyorlar ve devler tarafından sürekli tehdit ediliyorlar. Eren Yeager adında bir genç, ailesinin devler tarafından öldürülmesine tanık oluyor ve devlere karşı intikam yemini ediyor. Attack on Titan, sadece aksiyon ve gerilimle değil, aynı zamanda karakterlerin psikolojileriyle de ilgileniyor. Eren'in öfkesi, Mikasa'nın Eren'e olan bağlılığı, Armin'in zekası... Bu karakterler sizi derinden etkileyecek. Özellikle animenin o sürprizlerle dolu olay örgüsü... İnsan ağzı açık izliyor. Eğer Platinum End'deki o umutsuzluğu ve çaresizliği sevdiyseniz, Attack on Titan size çok daha fazlasını sunacak. Ama uyarmadı demeyin, bolca kan, şiddet ve beklenmedik ölümler içeriyor.

Bias Kontrolü: Eren'in devlere karşı duyduğu öfke, fanların nefret yorumlarına karşı duyduğu öfkeyi andırıyor. Unutmayın, nefret nefreti doğurur ve şiddete başvurmak hiçbir zaman çözüm değildir.

Mood Önerisi: Gergin, aksiyon dolu ve "İnsanlık bu savaşı kazanabilecek mi?" diye düşünürken izleyin.


7. Code Geass: Lelouch of the Rebellion: Zeka Oyunları ve Politik Entrikalar!

Code Geass, Platinum End'deki o "dünyayı değiştirme" arzusunu farklı bir şekilde ele alıyor. Lelouch Lamperouge adında bir genç, Geass adı verilen bir güce sahip oluyor ve Britannia İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor. Code Geass, sadece aksiyon ve bilim kurguyla değil, aynı zamanda zeka oyunları ve politik entrikalarla da dolu. Lelouch'un planları, Suzaku'nun idealleri, C.C.'nin gizemleri... Bu karakterler sizi derinden etkileyecek. Özellikle Lelouch'un o karizmatik liderliği... İnsan hayran kalmadan edemiyor. Eğer Platinum End'deki o stratejik düşünmeyi ve entrikaları sevdiyseniz, Code Geass size çok daha fazlasını sunacak. Ama uyarmadı demeyin, bolca ihanet ve beklenmedik olaylar içeriyor.

Bias Kontrolü: Lelouch'un dünyayı değiştirme arzusu, fanların idollerinin başarılı olmasını istemesiyle benzerlik gösteriyor. Unutmayın, başarıya giden yolda dürüst olmak ve etik değerlere sahip çıkmak önemlidir.

Mood Önerisi: Zeki, stratejik ve "Dünyayı nasıl değiştirmek isterdim?" diye düşünürken izleyin.


8. Psycho-Pass: Suçları Önceden Tahmin Eden Bir Sistem!

Psycho-Pass, Platinum End'deki o "adalet" kavramını farklı bir şekilde sorguluyor. Bu animede Sibyl Sistemi adında bir sistem, insanların suç işleme potansiyelini önceden tahmin ediyor ve suçluları yakalıyor. Akane Tsunemori adında bir genç kadın, bu sistemin ne kadar adil olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. Psycho-Pass, sadece bilim kurgu ve gerilimle değil, aynı zamanda felsefi sorgulamalarla da dolu. Sibyl Sistemi'nin ne kadar etik olduğu, bireysel özgürlüğün önemi, toplumun kontrolü... Bu anime sizi uzun süre düşündürecek. Özellikle animenin o distopik atmosferi... İnsan kendini rahatsız hissediyor. Eğer Platinum End'deki o ahlaki ikilemleri sevdiyseniz, Psycho-Pass size unutulmaz bir deneyim sunacak.

Bias Kontrolü: Sibyl Sistemi'nin insanları önceden yargılaması, netizenlerin idolleri geçmişteki hataları yüzünden yargılamasına benziyor. Unutmayın, herkes değişebilir ve geçmişiyle yargılanmamalıdır.

Mood Önerisi: Düşündürücü, gergin ve "Adalet gerçekten sağlanabilir mi?" diye düşünürken izleyin.


9. Erased (Boku Dake ga Inai Machi): Geçmişe Dönüp Cinayetleri Engellemek!

Erased, Platinum End'deki o "hayatı kurtarma" temasını farklı bir şekilde ele alıyor. Satoru Fujinuma adında bir genç, geçmişe kısa süreliğine gidebilme yeteneğine sahip. Bir cinayeti engellemek için geçmişe gönderiliyor ve ilkokul öğrencisi olduğu zamana dönüyor. Erased, sadece gizem ve gerilimle değil, aynı zamanda karakterlerin duygusal bağlarıyla da dolu. Satoru'nun arkadaşlarına olan sevgisi, annesine olan bağlılığı, Kayo Hinazuki'ye olan koruma içgüdüsü... Bu karakterler sizi derinden etkileyecek. Özellikle animenin o sürprizlerle dolu olay örgüsü... İnsan ağzı açık izliyor. Eğer Platinum End'deki o umudu ve çabayı sevdiyseniz, Erased size çok daha fazlasını sunacak. Ama uyarmadı demeyin, bolca gerilim ve duygusal anlar içeriyor.

Bias Kontrolü: Satoru'nun geçmişe dönerek insanları kurtarmaya çalışması, fanların idollerini koruma içgüdüsüyle benzerlik gösteriyor. Unutmayın, idollerin de desteğe ihtiyacı var ve onlara sevginizi göstermek önemlidir.

Mood Önerisi: Duygusal, gergin ve "Geçmişi değiştirebilseydim neyi değiştirirdim?" diye düşünürken izleyin.


10. Higurashi: When They Cry: Sonsuz Döngüde Dehşet!

Higurashi: When They Cry, Platinum End'deki o "ölüm oyunu" konseptini alıp, içine bolca psikolojik korku ve gizem katıyor. Hikaye, küçük bir köyde geçen bir grup arkadaşın etrafında dönüyor. İlk başta her şey normal gözükse de, zamanla köyün karanlık sırları ortaya çıkmaya başlıyor ve karakterler kendilerini kanlı bir döngünün içinde buluyorlar. Her yeni döngüde farklı olaylar yaşanıyor, karakterler farklı şekillerde ölüyor ve gerçekler yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Ama en önemlisi, hiçbir şey göründüğü gibi değil! Higurashi, sadece korku ve gerilimle değil, aynı zamanda arkadaşlık, sadakat ve umut gibi temaları da işliyor. Ama uyarmadı demeyin, bu anime hassas bünyeler için pek uygun değil. Bolca kan, şiddet ve psikolojik rahatsızlık içeriyor. Eğer Platinum End'deki o beklenmedik olayları ve karakterlerin çaresizliğini sevdiyseniz, Higurashi size çok daha fazlasını sunacak. Hazır olun, kabuslarınızda bile bu animeyi görebilirsiniz.

Bias Kontrolü: Higurashi'deki karakterlerin yaşadığı travmalar, idollerin de zor zamanlar geçirebileceğini hatırlatıyor. Unutmayın, idollerin de psikolojik sağlığı önemli ve onlara destek olmalıyız.

Mood Önerisi: Gergin, korku dolu ve "Gerçekten ne oluyor?" diye düşünürken izleyin.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.