PlayStation İçin En İyi Anime Oyunları Listesi! : Level Atlamaya Hazır Mısınız?

PlayStation anime oyunları dünyasına dalış yapın! En iyi PS anime oyunları, K-Pop esintili maceralar, favori anime karakterleriyle oyun deneyimi ve çok daha fazlası bu listede. K-Drama hayranları ve anime tutkunları için kaçırılmaması gereken bir rehber!

Şubat 21, 2026 - 14:02
Şubat 21, 2026 - 14:02
 0  0
PlayStation İçin En İyi Anime Oyunları Listesi! : Level Atlamaya Hazır Mısınız?

1. Dragon Ball FighterZ: Kamehameha'larla Coşan Dövüş Arenası

Abi Dragon Ball FighterZ'e hasta olmamak elde mi ya? Grafiklere baksana, sanki anime direkt televizyondan fırlamış gibi! Dövüş mekanikleri de o kadar akıcı ki, Goku'yla Kamehameha çekerken içim gidiyor. Bu oyunda sadece Goku değil, Vegeta, Frieza, Cell gibi envai çeşit karakter var. Her birinin kendine has dövüş stili ve özel hareketleri var. Yani oyunda ustalaşmak için bayağı bir mesai harcaman gerekiyor, bu da oyunun ömrünü uzatıyor. Online arenada diğer oyuncularla kapışmak da ayrı bir olay. Rakibin hamlelerini tahmin etmeye çalışmak, kontra ataklarla onu şaşırtmak... Resmen taktik savaşı! Hikaye modu da var, ama dürüst olmak gerekirse dövüşmek daha çok sarıyor. Dragon Ball evrenini seven herkesin bu oyuna bir şans vermesi lazım. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.

Dragon Ball FighterZ'ı ilk oynadığımda resmen nutkum tutulmuştu. O kadar detaylı ve özenli hazırlanmış ki, sanki animeyi kendim yönetiyormuşum gibi hissettim. Özellikle karakterlerin özel hareketlerini yaparken çıkan animasyonlar, o ikonik ses efektleri... Hepsi bir araya gelince inanılmaz bir atmosfer yaratıyor. Arkadaşlarla toplanıp turnuvalar düzenlemek de çok keyifli oluyor. Bir de oyunda sürekli yeni karakterler ekleniyor, bu da heyecanı sürekli canlı tutuyor. Mesela en son eklenen karakterlerden biri Super Saiyan God Super Saiyan Gogeta'ydı. Onunla dövüşmek ayrı bir zevk. Dragon Ball FighterZ, sadece bir dövüş oyunu değil, aynı zamanda bir aşk mektubu. Dragon Ball serisine duyulan sevginin bir ifadesi.

Eğer dövüş oyunlarına meraklıysanız ve Dragon Ball evrenini seviyorsanız, Dragon Ball FighterZ'ı kesinlikle denemelisiniz. Oyunun zorluk seviyesi de ayarlanabilir olduğu için, yeni başlayanlar da kolayca adapte olabilir. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Dragon Ball FighterZ, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Benim favori karakterim Vegeta. O kibirli tavırlarına, sürekli Goku'yla rekabet etmesine bayılıyorum. Bir de Super Saiyan Blue formuna geçtiğinde çok karizmatik oluyor.

Mood Önerisi: Kendinizi güçlü hissetmek istediğinizde, adrenalin dolu bir dövüşe atılmak için ideal.


2. Persona 5 Royal: Ruh Çalan Şıklık Abidesi

Persona 5 Royal... Ah, Persona 5 Royal! Bu oyunu anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim: Eğer JRPG türünü seviyorsanız ve daha önce Persona oynamadıysanız, hayatınızda büyük bir eksiklik var demektir. Persona 5 Royal, sadece bir oyun değil, bir sanat eseri. Hikayesi, karakterleri, müzikleri, görsel tasarımı... Her şey o kadar kusursuz ki, oyunun içine çekilmemek mümkün değil. Tokyo'da liseye giden bir grup öğrenciyi canlandırıyoruz. Ama bu öğrenciler sadece ders çalışıp sınavlara hazırlanmakla kalmıyor, aynı zamanda "Phantom Thieves" adında bir grup oluşturarak insanların kalplerindeki kötülükleri çalıyorlar. Yani hem normal bir hayat yaşıyorlar, hem de süper güçlere sahip kahramanlara dönüşüyorlar. Oyunun en sevdiğim yanı, karakterlerle kurduğumuz bağlar. Her birinin kendine has sorunları, hayalleri ve motivasyonları var. Onlarla zaman geçirdikçe, onların hikayelerine ortak oluyorsunuz ve onlara karşı büyük bir sevgi beslemeye başlıyorsunuz.

Persona 5 Royal'in dövüş sistemi de çok eğlenceli. Sıra tabanlı bir dövüş sistemi var, ama bu sizi sakın yanıltmasın. Dövüşler o kadar dinamik ve stratejik ki, her bir hamlenizi dikkatlice planlamanız gerekiyor. Karakterlerin Personaları var, yani içlerindeki güçleri temsil eden yaratıklar. Bu Personaları geliştirerek, yeni yetenekler öğrenerek daha da güçleniyorsunuz. Bir de "All-Out Attack" diye bir şey var ki, düşmanları yere serdiğinizde tüm takım arkadaşlarınızla birlikte saldırıyorsunuz. O animasyonları izlemek bile ayrı bir zevk. Oyunun müzikleri de efsane. Shoji Meguro'nun bestelediği şarkılar o kadar akılda kalıcı ki, oyunu bitirdikten sonra bile günlerce mırıldanmaya devam ediyorsunuz. Özellikle "Life Will Change" ve "Last Surprise" şarkılarına bayılıyorum.

Persona 5 Royal, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı. Oyunu oynarken kendinizi Tokyo'da hissediyorsunuz, o karakterlerle birlikte yaşıyorsunuz. Oyunun bitmesiyle birlikte içinizde büyük bir boşluk oluşuyor. Ama merak etmeyin, oyunu tekrar tekrar oynayarak o boşluğu doldurabilirsiniz. Persona 5 Royal, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun. Hatta sırf bu oyunu oynamak için PlayStation almayı bile düşünebilirsiniz.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ann Takamaki benim favori karakterim. Hem çok güzel, hem de çok güçlü. Bir de o kedi maskesiyle çok havalı duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi maceraya atılmaya hazır hissettiğinizde, arkadaşlarınızla birlikte dünyayı kurtarmak istediğinizde ideal.


3. NieR:Automata: Duygusal Robotların Dansı

NieR:Automata... Bu oyun beni derinden etkileyen yapımlardan biri oldu. Hikayesi o kadar dokunaklı ve felsefi ki, oyunu bitirdikten sonra uzun süre etkisinden çıkamadım. İnsanlığın Ay'a kaçtığı ve Dünya'nın makineler tarafından ele geçirildiği bir gelecekte geçiyor. Biz de YoRHa birliğine mensup androidler olan 2B, 9S ve A2'yi yönetiyoruz. Görevimiz, makineleri yok etmek ve Dünya'yı insanlığa geri kazandırmak. Ama oyun ilerledikçe, makinelerin de birer bilinç sahibi olduğunu ve duyguları olduğunu fark ediyoruz. Bu da bizi büyük bir ikileme sokuyor: Onları yok etmeli miyiz, yoksa onlarla yaşamayı mı öğrenmeliyiz? Oyunun dövüş sistemi de çok akıcı ve eğlenceli. 2B'nin kılıçlarıyla makineleri doğramak, 9S'in hack yetenekleriyle düşmanları kontrol etmek, A2'nin vahşi dövüş stili... Her bir karakterin kendine has yetenekleri var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok keyifli oluyor. Bir de oyunda farklı silahlar ve ekipmanlar bulabiliyoruz, bunları geliştirerek karakterlerimizi daha da güçlendirebiliyoruz.

NieR:Automata'nın en sevdiğim yanlarından biri de müzikleri. Keiichi Okabe'nin bestelediği şarkılar o kadar duygusal ve atmosferik ki, oyunun dünyasına daha da girmemizi sağlıyor. Özellikle "Weight of the World" şarkısı, oyunun ana teması gibi. Oyunun farklı sonları var ve her bir son, hikayeye farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor. Bu da oyunu tekrar tekrar oynamak için bir neden oluşturuyor. NieR:Automata, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir sanat eseri. Hikayesi, karakterleri, müzikleri ve görsel tasarımıyla unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Eğer duygusal ve felsefi hikayeleri seviyorsanız, NieR:Automata'yı kesinlikle denemelisiniz. Oyunun dövüş sistemi de çok eğlenceli olduğu için, aksiyon severler de oyundan keyif alacaktır. Ama uyarmadı demeyin, oyunun hikayesi sizi derinden etkileyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: 2B'nin o zarif duruşuna, kılıç kullanışına hayranım. Bir de o göz bandıyla çok gizemli duruyor.

Mood Önerisi: Düşüncelere dalmak, hayatın anlamını sorgulamak istediğinizde ideal.


4. One Piece: Pirate Warriors 4: Korsanlığın Coşkusu

One Piece: Pirate Warriors 4, serinin hayranları için tam bir şölen! Luffy ve tayfasının maceralarını tekrar yaşamak, binlerce düşmanı aynı anda alt etmek... Bundan daha eğlenceli ne olabilir ki? Oyun, One Piece animesinin en önemli arc'larını kapsıyor. Alabasta'dan Wano'ya kadar birçok ikonik mekanı ziyaret ediyoruz. Her bir arc, kendine has düşmanları ve zorluklarıyla geliyor. Luffy'nin Gear Fourth formuna geçip Doflamingo'yu pataklamak, Zoro'nun Santoryu tekniğiyle düşmanları biçmek, Nami'nin hava durumunu kontrol ederek düşmanları şaşırtmak... Her bir karakterin kendine has dövüş stili var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok keyifli oluyor. Oyunda sadece Hasır Şapka Korsanları değil, Law, Kid, Marco gibi birçok farklı karakteri de kontrol edebiliyoruz. Her bir karakterin kendine has özel hareketleri var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok eğlenceli oluyor. Bir de oyunda "Treasure Log" diye bir mod var ki, burada farklı zorluk seviyelerinde görevler yaparak ödüller kazanabiliyoruz. Bu da oyunun ömrünü uzatıyor.

One Piece: Pirate Warriors 4'ün en sevdiğim yanlarından biri de müzikleri. Anime'nin ikonik şarkıları oyuna çok yakışıyor ve dövüşleri daha da epik hale getiriyor. Bir de oyunda karakterlerin seslendirmeleri de çok başarılı. Luffy'nin "Gomu Gomu no..." diye bağırması, Zoro'nun "Santoryu Ogi: Sanzen Sekai!" diye kükremesi... Hepsi çok etkileyici. Oyunun grafikleri de anime'ye çok benziyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, dövüş animasyonları... Her şey çok detaylı ve özenli hazırlanmış. One Piece: Pirate Warriors 4, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir aşk mektubu. One Piece serisine duyulan sevginin bir ifadesi.

Eğer One Piece hayranıysanız, One Piece: Pirate Warriors 4'ü kesinlikle denemelisiniz. Oyunun dövüş sistemi çok eğlenceli olduğu için, aksiyon severler de oyundan keyif alacaktır. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. One Piece: Pirate Warriors 4, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zoro'nun o cool tavırlarına, kılıç kullanışına hayranım. Bir de o bandana'yı taktığında çok karizmatik oluyor.

Mood Önerisi: Kendinizi maceraya atılmaya hazır hissettiğinizde, arkadaşlarınızla birlikte dünyayı keşfetmek istediğinizde ideal.


5. Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4: Shinobi Fırtınası

Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4, Naruto evrenine doyasıya dalmak isteyenler için mükemmel bir seçenek. Hikaye modu, anime'nin dördüncü büyük ninja savaşını o kadar epik bir şekilde anlatıyor ki, kendinizi savaşın ortasında hissediyorsunuz. Naruto'nun Rasengan'ıyla, Sasuke'nin Chidori'siyle düşmanları alt etmek... Her bir karakterin kendine has jutsu'ları var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok keyifli oluyor. Oyunda sadece Naruto ve Sasuke değil, Kakashi, Sakura, Madara gibi birçok farklı karakteri de kontrol edebiliyoruz. Her bir karakterin kendine has dövüş stili var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok eğlenceli oluyor. Online arenada diğer oyuncularla kapışmak da ayrı bir olay. Rakibin hamlelerini tahmin etmeye çalışmak, kontra ataklarla onu şaşırtmak... Resmen taktik savaşı! Bir de oyunda "Adventure Mode" diye bir mod var ki, burada Naruto'nun dünyasını özgürce keşfedebiliyoruz ve farklı görevler yaparak ödüller kazanabiliyoruz. Bu da oyunun ömrünü uzatıyor.

Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4'ün en sevdiğim yanlarından biri de müzikleri. Anime'nin ikonik şarkıları oyuna çok yakışıyor ve dövüşleri daha da epik hale getiriyor. Bir de oyunda karakterlerin seslendirmeleri de çok başarılı. Naruto'nun "Dattebayo!" diye bağırması, Sasuke'nin "Hn." demesi... Hepsi çok etkileyici. Oyunun grafikleri de anime'ye çok benziyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, dövüş animasyonları... Her şey çok detaylı ve özenli hazırlanmış. Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir aşk mektubu. Naruto serisine duyulan sevginin bir ifadesi.

Eğer Naruto hayranıysanız, Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4'ü kesinlikle denemelisiniz. Oyunun dövüş sistemi çok eğlenceli olduğu için, aksiyon severler de oyundan keyif alacaktır. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Naruto Shippuden: Ultimate Ninja Storm 4, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kakashi'nin o gizemli tavırlarına, Sharingan'ıyla düşmanları alt etmesine hayranım. Bir de o maskesiyle çok havalı duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi güçlü hissetmek istediğinizde, arkadaşlarınızla birlikte dünyayı kurtarmak istediğinizde ideal.


6. Attack on Titan 2: Devlere Karşı Hayatta Kalma Mücadelesi

Attack on Titan 2, anime'nin o gerilim dolu atmosferini birebir yaşatan bir oyun. Devlere karşı hayatta kalma mücadelesi o kadar gerçekçi ki, kendinizi Eren, Mikasa ve Armin ile birlikte duvarların arkasında hissediyorsunuz. Oyun, anime'nin ilk iki sezonunu kapsıyor. Trost Bölgesi'nden Utgard Kalesi'ne kadar birçok ikonik mekanı ziyaret ediyoruz. Devlerin o ürkütücü görünümleri, karakterlerin çaresizliği... Her şey çok etkileyici. Oyunun dövüş sistemi de çok eğlenceli. 3D Manevra Teçhizatını kullanarak devlerin etrafında uçmak, onların zayıf noktalarına saldırmak... Çok heyecan verici. Oyunda sadece Eren, Mikasa ve Armin değil, Levi, Hange, Erwin gibi birçok farklı karakteri de kontrol edebiliyoruz. Her bir karakterin kendine has yetenekleri var ve bunları kullanarak devleri alt etmek çok eğlenceli oluyor. Bir de oyunda "Territory Recovery Mode" diye bir mod var ki, burada insanlığın kontrolü altındaki bölgeleri genişletmeye çalışıyoruz. Bu da oyunun ömrünü uzatıyor.

Attack on Titan 2'nin en sevdiğim yanlarından biri de müzikleri. Anime'nin ikonik şarkıları oyuna çok yakışıyor ve dövüşleri daha da epik hale getiriyor. Bir de oyunda karakterlerin seslendirmeleri de çok başarılı. Eren'in "Tatakae!" diye bağırması, Levi'nin "Oi, oi, oi..." demesi... Hepsi çok etkileyici. Oyunun grafikleri de anime'ye çok benziyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, devlerin animasyonları... Her şey çok detaylı ve özenli hazırlanmış. Attack on Titan 2, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir aşk mektubu. Attack on Titan serisine duyulan sevginin bir ifadesi.

Eğer Attack on Titan hayranıysanız, Attack on Titan 2'yi kesinlikle denemelisiniz. Oyunun dövüş sistemi çok eğlenceli olduğu için, aksiyon severler de oyundan keyif alacaktır. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Attack on Titan 2, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Levi'nin o umursamaz tavırlarına, devleri alt etmesine hayranım. Bir de o temizlik takıntısıyla çok komik duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi çaresiz hissettiğinizde, hayatta kalma mücadelesi vermek istediğinizde ideal.


7. Code Vein: Vampir Temalı Karanlık Souls Esintili Anime Aksiyonu

Code Vein, Dark Souls serisini andıran zorlu dövüş mekanikleriyle dikkat çeken bir aksiyon RPG. Ama onu diğer Souls-like oyunlardan ayıran en önemli özelliği, anime tarzı görsel tasarımı ve vampir teması. Oyunda "Revenant" adı verilen vampir benzeri yaratıkları canlandırıyoruz. Amacımız, yok olmaktan kurtulmak ve gerçeği ortaya çıkarmak. Oyunun dövüş sistemi çok zorlu, her bir düşmanla karşılaşma ölümcül olabilir. Ama karakterimizi geliştirerek, yeni yetenekler öğrenerek ve farklı silahlar kullanarak düşmanları alt etmek mümkün. Oyunda bir de yanımızda bir partner bulundurabiliyoruz. Bu partnerler bize dövüşlerde yardımcı oluyor ve hikayenin ilerlemesine katkıda bulunuyor. Code Vein'in hikayesi de oldukça ilgi çekici. Revenant'ların geçmişi, dünyanın durumu ve gizemli olaylar... Hepsi bir araya gelince merak uyandırıcı bir atmosfer yaratıyor.

Code Vein'in en sevdiğim yanlarından biri de karakter yaratma sistemi. Karakterimizi istediğimiz gibi özelleştirebiliyoruz. Saç stilinden göz rengine, kıyafetlerinden aksesuarlarına kadar her şeyi değiştirebiliyoruz. Bu da oyuna daha fazla bağlanmamızı sağlıyor. Bir de oyunda farklı "Blood Code"lar var. Bu Blood Code'lar karakterimizin yeteneklerini ve dövüş stilini belirliyor. Farklı Blood Code'lar kullanarak farklı stratejiler geliştirmek mümkün. Code Vein, zorlu dövüşleri, ilgi çekici hikayesi ve anime tarzı görsel tasarımıyla farklı bir deneyim sunuyor.

Eğer Dark Souls serisini seviyorsanız ve anime tarzı oyunlara meraklıysanız, Code Vein'i kesinlikle denemelisiniz. Oyunun zorluk seviyesi yüksek olsa da, karakterinizi geliştirerek ve stratejik düşünerek düşmanları alt etmek mümkün. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni Blood Code'lar öğrenmek, farklı silahlar denemek isteyeceksiniz. Code Vein, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mia Karnstein'ın o sevimli tavırlarına, abisini koruma çabasına hayranım. Bir de o tüfeğiyle çok havalı duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi karanlık ve gizemli bir dünyaya atmak istediğinizde ideal.


8. Sword Art Online: Hollow Realization: VRMMORPG Rüyası

Sword Art Online: Hollow Realization, VRMMORPG dünyasına adım atmak isteyenler için harika bir seçenek. Oyunda Kirito ve arkadaşlarının maceralarını tekrar yaşıyoruz. Aincrad'dan Hollow Area'ya kadar birçok farklı mekanı ziyaret ediyoruz. Oyunun dövüş sistemi çok eğlenceli. Kirito'nun kılıçlarıyla düşmanları biçmek, Asuna'nın şifa yetenekleriyle takım arkadaşlarını iyileştirmek... Her bir karakterin kendine has yetenekleri var ve bunları kullanarak düşmanları alt etmek çok keyifli oluyor. Oyunda bir de "Relationship System" diye bir sistem var ki, burada takım arkadaşlarımızla ilişkimizi geliştirebiliyoruz. Onlarla sohbet etmek, onlara hediyeler vermek... Bu da oyuna daha fazla bağlanmamızı sağlıyor. Sword Art Online: Hollow Realization, VRMMORPG dünyasının heyecanını ve tehlikesini bir arada sunuyor.

Sword Art Online: Hollow Realization'ın en sevdiğim yanlarından biri de hikayesi. Oyun, anime'nin olaylarından sonra geçiyor. Kirito ve arkadaşları, yeni bir VRMMORPG olan "Sword Art: Origin"e giriyorlar. Ama bu oyunda da beklenmedik olaylar yaşanıyor. Gizemli bir NPC olan Premiere ile tanışıyoruz ve onun sırlarını çözmeye çalışıyoruz. Oyunun hikayesi o kadar sürükleyici ki, oyunu bitirene kadar elimden bırakamadım. Bir de oyunda farklı sonlar var ve her bir son, hikayeye farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor. Bu da oyunu tekrar tekrar oynamak için bir neden oluşturuyor.

Eğer Sword Art Online hayranıysanız, Sword Art Online: Hollow Realization'ı kesinlikle denemelisiniz. Oyunun dövüş sistemi çok eğlenceli olduğu için, aksiyon severler de oyundan keyif alacaktır. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Sword Art Online: Hollow Realization, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Asuna'nın o güçlü duruşuna, Kirito'ya olan sevgisine hayranım. Bir de o şifa yetenekleriyle çok yardımcı oluyor.

Mood Önerisi: Kendinizi VRMMORPG dünyasına atmak istediğinizde ideal.


9. Dragon's Crown Pro: Retro Hissiyatlı Yan Kaydırmalı Aksiyon Şöleni

Dragon's Crown Pro, eski tip yan kaydırmalı aksiyon oyunlarını sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Oyun, Vanillaware'in o kendine has çizim tarzıyla görsel bir şölen sunuyor. Amazon, Savaşçı, Büyücü, Elf, Cüce ve Büyücü gibi farklı karakterleri kontrol edebiliyoruz. Her bir karakterin kendine has yetenekleri var ve bunları kullanarak zindanları keşfetmek, canavarları alt etmek çok keyifli oluyor. Oyunda co-op modu da var, arkadaşlarınızla birlikte oynayarak daha da eğlenceli hale getirebilirsiniz. Dragon's Crown Pro, retro hissiyle modern oyun mekaniklerini bir araya getiriyor.

Dragon's Crown Pro'nun en sevdiğim yanlarından biri de zindan tasarımı. Her bir zindan farklı tuzaklarla, canavarlarla ve bulmacalarla dolu. Zindanları keşfederken sürekli tetikte olmanız gerekiyor. Bir de oyunda farklı görevler var. Bu görevleri tamamlayarak ödüller kazanabiliyoruz ve karakterimizi daha da güçlendirebiliyoruz. Dragon's Crown Pro, basit gibi görünen ama derin mekaniklere sahip bir oyun.

Eğer retro oyunları seviyorsanız ve yan kaydırmalı aksiyon oyunlarına meraklıysanız, Dragon's Crown Pro'yu kesinlikle denemelisiniz. Oyunun görsel tasarımı, dövüş sistemi ve zindan tasarımı sizi kendine bağlayacak. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Dragon's Crown Pro, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Amazon'un o güçlü duruşuna, kaslı vücuduna hayranım. Bir de o baltasıyla çok havalı duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi eski tip oyunların atmosferine atmak istediğinizde ideal.


10. Tales of Arise: JRPG Evrenine Muhteşem Bir Giriş

Tales of Arise, Tales of serisine yeni bir soluk getiren bir yapım. Oyun, görsel tasarımı, hikayesi ve dövüş sistemiyle dikkat çekiyor. İki farklı gezegenin, Dahna ve Rena'nın hikayesini anlatıyor. Dahna, Rena tarafından sömürülmekte ve halkı ezilmektedir. Biz de Alphen ve Shionne adlı iki karakteri canlandırıyoruz. Alphen, acıyı hissetmeyen bir Dahnalı savaşçı. Shionne ise dokunduğu herkese acı veren bir Renalı kız. Birlikte, iki gezegen arasındaki savaşı sona erdirmek ve halklarına özgürlük getirmek için bir maceraya atılıyorlar. Oyunun dövüş sistemi çok dinamik ve eğlenceli. Karakterlerin özel yeteneklerini kullanarak düşmanları alt etmek çok keyifli oluyor. Oyunda co-op modu da var, arkadaşlarınızla birlikte oynayarak daha da eğlenceli hale getirebilirsiniz. Tales of Arise, JRPG evrenine muhteşem bir giriş yapıyor.

Tales of Arise'ın en sevdiğim yanlarından biri de karakter gelişimi. Karakterlerimizi farklı yeteneklerle, ekipmanlarla ve eşyalarla güçlendirebiliyoruz. Bu da oyuna daha fazla bağlanmamızı sağlıyor. Bir de oyunda farklı yan görevler var. Bu görevleri tamamlayarak ödüller kazanabiliyoruz ve karakterimizi daha da güçlendirebiliyoruz. Tales of Arise, derin hikayesi, karakter gelişimi ve dinamik dövüş sistemiyle uzun süre oynayabileceğiniz bir oyun.

Eğer JRPG türünü seviyorsanız ve Tales of serisine meraklıysanız, Tales of Arise'ı kesinlikle denemelisiniz. Oyunun hikayesi, karakterleri ve dövüş sistemi sizi kendine bağlayacak. Ama uyarmadı demeyin, bir kere başladınız mı bırakmak zor olacak! Sürekli yeni karakterler öğrenmek, farklı stratejiler geliştirmek isteyeceksiniz. Tales of Arise, PlayStation'ınızda mutlaka bulunması gereken bir oyun.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Shionne'nin o güçlü duruşuna, Alphen'e olan sevgisine hayranım. Bir de o silahıyla çok havalı duruyor.

Mood Önerisi: Kendinizi epik bir maceraya atmak istediğinizde ideal.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.