Pluto Benzeri Animeler! Yapay Zeka ve Polisiye Gizem: Beyin Yakan Seçkiler!

Pluto anime serisi gibi yapay zeka temalı, polisiye gizem dolu, beyin yakan animeler mi arıyorsun? İşte K-Pop dünyasının Kozmik Kankası'ndan sana özel seçilmiş en iyi anime önerileri! Hemen tıkla, fandomun yeni favorilerini keşfet!

Şubat 21, 2026 - 14:02
Şubat 21, 2026 - 14:02
 0  0
Pluto Benzeri Animeler! Yapay Zeka ve Polisiye Gizem: Beyin Yakan Seçkiler!

1. Ergo Proxy: Varoluşsal Krizdeki Robotlar!

Ergo Proxy, Pluto'nun o karanlık, distopik havasını solumak isteyenler için biçilmiş kaftan! Düşünsene, insanlar ve AutoReiv adı verilen robotların bir arada yaşadığı Romdo şehrindeyiz. Ama bir şeyler ters gidiyor. AutoReiv'ler "Cogito" virüsü kapıp kendi bilinçlerine kavuşmaya başlıyorlar. İşte tam bu noktada Re-l Mayer adında bir dedektif kızımız, bu gizemli olayları çözmek için görevlendiriliyor. Ama olaylar sandığından çok daha karmaşık çıkıyor, işin içine Proxy'ler falan giriyor... Anlayacağın, tam kafa yakmalık bir anime!

Re-l Mayer'in o gotik tarzı, sürekli sorgulayan tavırları falan insanı kendine çekiyor. Bir de Vincent Law var, o da ayrı bir gizem yumağı. İkisinin arasındaki dinamik de inanılmaz. Sürekli didişiyorlar ama bir yandan da birbirlerine ihtiyaçları var. Ergo Proxy'nin en sevdiğim yanı, sadece polisiye bir olay örgüsü sunmakla kalmayıp, yapay zeka, bilinç, varoluş gibi derin felsefi soruları da gündeme getirmesi. Resmen anime izlerken felsefe dersi alıyorsun!

Müzikleri de ayrı bir olay. O karanlık, elektronik sound'lar animeye o kadar yakışıyor ki, resmen atmosfere giriyorsun. Özellikle açılış şarkısı "Paranoid Android" (Radiohead cover'ı), her dinlediğimde beni başka bir dünyaya götürüyor. Eğer Pluto'nun o karmaşık, düşündürücü atmosferini seviyorsan, Ergo Proxy'i kesinlikle kaçırmamalısın. Pişman olmazsın, söz!

Kozmik Not: Re-l Mayer'in o kırmızı göz farı olayına hastayım! Fandom olarak cosplay'ini yaparken en çok dikkat ettiğimiz detay o oluyor genelde. Bir de Vincent'ın aslında Proxy olduğunu öğrenince şok olmuştum! Resmen ters köşe oldum.

Mood Önerisi: Gece, kulaklıklar takılı, karanlık bir odada izleyin. Tam o atmosfere girmeniz lazım!


2. Psycho-Pass: Suç İşlemeden Cezalandırılmak?

Psycho-Pass, gelecekte geçen bir distopya hikayesi. Sibyl Sistemi adında bir yapay zeka, insanların suç işleme potansiyelini ölçüyor ve eğer "Suç Katsayısı" belirli bir seviyeyi aşarsa, insanlar suç işlemeden tutuklanabiliyor. Akane Tsunemori adında genç bir müfettiş, bu sisteme yeni atanıyor ve bu sistemin etik olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. İşte olaylar da tam bu noktada patlak veriyor!

Anime, suç ve ceza kavramlarını, özgür iradeyi, toplumun kontrolünü falan sorgulatıyor. Sibyl Sistemi'nin kusurları ortaya çıktıkça, Akane'nin idealizmi de sınanıyor. Bir yandan sistemin işleyişini korumaya çalışırken, bir yandan da kendi vicdanıyla mücadele ediyor. Seri boyunca Shogo Makishima diye bir karakter var, o da sistemin açıklarını kullanarak ortalığı karıştırıyor. Resmen karizma akıyor adamdan! Felsefi konuşmaları, sisteme karşı duruşu falan insanı etkiliyor.

Psycho-Pass'ın görsel tarzı da çok hoşuma gidiyor. O neon ışıklar, cyberpunk atmosferi falan insanı geleceğe götürüyor. Aksiyon sahneleri de çok iyi çizilmiş, özellikle Dominator silahının kullanıldığı sahneler çok havalı. Müzikleri de gerilim dolu atmosfere çok yakışıyor. Eğer Pluto'nun o polisiye gizemini ve yapay zeka temasını seviyorsan, Psycho-Pass'i de kesinlikle seversin. İzlerken sürekli "Acaba haklı olan kim?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Akane'nin o idealist tavırlarına bazen sinir olsam da, aslında hepimiz biraz Akane'yiz. Sisteme karşı gelmek zor olsa da, doğru olanı yapmaya çalışıyoruz. Bir de Shogo Makishima'nın ses tonuna bayılıyorum! O kadar karizmatik ki, kötü adam olmasına rağmen sempati duyuyorum.

Mood Önerisi: Gece geç saatlerde, yalnızken izleyin. O distopik atmosfere kendinizi bırakın!


3. Ghost in the Shell: Ruh Nerede Başlar, Makine Nerede Biter?

Ghost in the Shell, siberpunk türünün en önemli yapıtlarından biri. Motoko Kusanagi adında siber-geliştirilmiş bir kadın, Section 9 adında bir özel birimde çalışıyor ve siber suçlarla mücadele ediyor. Ama bir gün Puppet Master adında bir hacker ortaya çıkıyor ve Motoko'nun tüm hayatını sorgulamasına neden oluyor. Acaba Motoko sadece bir makine mi, yoksa içinde bir ruh var mı? İşte anime de tam olarak bu soruları soruyor!

Ghost in the Shell, yapay zeka, bilinç, kimlik gibi derin felsefi konuları ele alıyor. Motoko'nun kendi varlığını sorgulaması, insanın makineyle olan ilişkisini düşünmeye sevk ediyor. Puppet Master'ın felsefi konuşmaları da çok etkileyici. İnsanın ne olduğunu, makineleşmenin ne anlama geldiğini sorgulatıyor. Anime, sadece aksiyon sahneleriyle değil, felsefi derinliğiyle de öne çıkıyor.

Ghost in the Shell'in görsel tarzı da çok etkileyici. O siberpunk atmosferi, neon ışıklar, teknolojik detaylar insanı büyülüyor. Aksiyon sahneleri de çok iyi çizilmiş, özellikle Motoko'nun o atletik hareketleri çok havalı. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle açılış şarkısı çok ikonik. Eğer Pluto'nun o felsefi derinliğini ve yapay zeka temasını seviyorsan, Ghost in the Shell'i de kesinlikle seversin. İzlerken kendi varlığını sorgulayacaksın, garanti!

Kozmik Not: Motoko'nun o cool tavırlarına bayılıyorum! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de Puppet Master'ın aslında yapay bir zeka olduğunu öğrenince şok olmuştum! Resmen zekice bir ters köşe.

Mood Önerisi: Gece, kulaklıklar takılı, karanlık bir odada izleyin. Felsefi derinliğine kendinizi bırakın!


4. Shinsekai Yori: Ütopya mı, Distopya mı?

Shinsekai Yori, gelecekte geçen bir hikaye. İnsanlar, psişik güçlere sahip ve küçük, izole topluluklarda yaşıyorlar. Ama bu ütopik görünen dünyanın altında karanlık sırlar yatıyor. Saki Watanabe adında genç bir kız, arkadaşlarıyla birlikte bu sırları keşfetmeye başlıyor ve dünyanın aslında düşündükleri gibi olmadığını anlıyorlar.

Anime, toplum, kontrol, güç gibi temaları ele alıyor. İnsanların psişik güçlere sahip olması, toplumun nasıl kontrol edildiğini sorgulatıyor. Geçmişte yaşanan olaylar, dünyanın neden bu hale geldiğini açıklıyor. Saki ve arkadaşlarının macerası, izleyiciyi de bu sırları çözmeye teşvik ediyor. Anime, sadece fantastik bir hikaye anlatmakla kalmayıp, toplumsal eleştiri de yapıyor.

Shinsekai Yori'nin görsel tarzı da çok farklı. O pastel renkler, doğal manzaralar insanı büyülüyor. Ama bu güzelliğin altında yatan karanlık sırları da hissediyorsun. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle gerilim dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o gizemli atmosferini ve toplumsal eleştirisini seviyorsan, Shinsekai Yori'yi de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba bu dünya gerçekten ütopya mı, yoksa distopya mı?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Saki'nin o güçlü karakterine hayranım! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de geçmişte yaşanan savaşların detaylarını öğrenince şok olmuştum! Resmen insanlık tarihinin karanlık bir yansıması.

Mood Önerisi: Sakin bir ortamda, dikkatlice izleyin. Hikayenin derinliğine kendinizi bırakın!


5. Texhnolyze: Geleceğin Gangsterleri

Texhnolyze, distopik bir gelecekte geçen karanlık bir anime. Lux adında yeraltı dünyasında, insanlar ve "Texhnolyzed" adı verilen mekanik uzuvlara sahip olanlar arasında bir savaş yaşanıyor. Ichise adında genç bir dövüşçü, bir çatışmada kolunu ve bacağını kaybediyor ve Texhnolyze teknolojisiyle hayata döndürülüyor. İşte tam bu noktada kaderi değişiyor!

Anime, şiddet, güç, insanlık gibi temaları ele alıyor. Lux şehrinin karanlık atmosferi, insanların nasıl umutsuzluğa sürüklendiğini gösteriyor. Ichise'nin mekanik uzuvlarla olan ilişkisi, insanın makineyle olan bağını sorgulatıyor. Anime, sadece aksiyon sahneleriyle değil, karakterlerin iç dünyasıyla da ilgileniyor.

Texhnolyze'in görsel tarzı da çok karanlık ve gerçekçi. Lux şehrinin yıkık dökük hali, insanların yaşadığı zorlukları yansıtıyor. Aksiyon sahneleri de çok sert ve acımasız. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle gerilim dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o karanlık atmosferini ve şiddet temasını seviyorsan, Texhnolyze'i de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba insanlık nereye gidiyor?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Ichise'nin o sessiz ve içine kapanık haline rağmen güçlü duruşuna hayranım! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de Lux şehrinin detaylarını öğrenince şok olmuştum! Resmen insanlığın dibe vurduğu bir yer.

Mood Önerisi: Gece, yalnızken izleyin. Karanlık atmosfere kendinizi bırakın!


6. Dennou Coil: Sanal Gerçeklik Tehlikesi!

Dennou Coil, yakın gelecekte geçen bir anime. İnsanlar, "Dennou Gözlükleri" adı verilen cihazlarla sanal gerçekliğe bağlanabiliyorlar. Yuuko Okonogi adında genç bir kız, ailesiyle birlikte Daikoku Şehrine taşınıyor ve burada sanal gerçeklikle ilgili gizemli olaylarla karşılaşıyor. İşte macera da böyle başlıyor!

Anime, teknoloji, gerçeklik, arkadaşlık gibi temaları ele alıyor. Sanal gerçekliğin insan hayatını nasıl etkilediği, teknolojinin getirdiği tehlikeler sorgulanıyor. Yuuko ve arkadaşlarının macerası, izleyiciyi de bu gizemleri çözmeye teşvik ediyor. Anime, sadece eğlenceli bir hikaye anlatmakla kalmayıp, teknolojinin geleceği hakkında da düşündürüyor.

Dennou Coil'in görsel tarzı da çok sevimli ve renkli. Sanal gerçeklik dünyasının detayları, teknolojinin nasıl hayatımızın bir parçası olduğunu gösteriyor. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle macera dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o gizemli atmosferini ve teknoloji temasını seviyorsan, Dennou Coil'i de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba sanal gerçeklik hayatımızı nasıl değiştirecek?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Yuuko'nun o meraklı ve cesur tavırlarına hayranım! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de sanal gerçeklik dünyasının detaylarını öğrenince şok olmuştum! Resmen teknolojinin sınırları zorlanıyor.

Mood Önerisi: Gündüz, neşeli bir ruh halinde izleyin. Sanal gerçeklik dünyasına kendinizi bırakın!


7. Inuyashiki: Süper Güçler ve Ahlaki İkilemler!

Inuyashiki, yaşlı bir adam olan Ichiro Inuyashiki'nin hikayesini anlatıyor. Hayatı boyunca başarısız olmuş, ailesi tarafından sevilmeyen Inuyashiki, bir gün uzaylı bir geminin enkazına denk geliyor ve vücudu mekanik bir bedene dönüştürülüyor. Süper güçlere sahip olan Inuyashiki, bu güçleri insanlara yardım etmek için mi, yoksa intikam almak için mi kullanacak? İşte olaylar da tam bu noktada başlıyor!

Anime, kahramanlık, intikam, ahlak gibi temaları ele alıyor. Inuyashiki'nin süper güçlere sahip olması, onu bir kahraman mı, yoksa bir katil mi yapacak? Anime, insanın içindeki iyilik ve kötülük arasındaki mücadeleyi sorgulatıyor. Bir yandan da Hiro Shishigami adında genç bir adam var, o da aynı şekilde süper güçlere sahip oluyor ama güçlerini kötüye kullanıyor. İki karakterin arasındaki zıtlık, hikayeyi daha da ilginç hale getiriyor.

Inuyashiki'nin görsel tarzı da çok gerçekçi. Karakterlerin duygusal ifadeleri, hikayenin ciddiyetini yansıtıyor. Aksiyon sahneleri de çok etkileyici, özellikle süper güçlerin kullanıldığı sahneler çok havalı. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle gerilim dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o ahlaki ikilemlerini ve süper güçler temasını seviyorsan, Inuyashiki'yi de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba ben olsam ne yapardım?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Inuyashiki'nin o yaşlı haline rağmen süper güçlere sahip olması çok ironik! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de Hiro Shishigami'nin psikopat tavırlarına rağmen karizmatik olması çok ilginç.

Mood Önerisi: Akşam, yalnızken izleyin. Ahlaki ikilemlere kendinizi bırakın!


8. Kaiba: Hafıza Kaybı ve Kimlik Arayışı!

Kaiba, hafızaların transfer edilebildiği bir gelecekte geçen bir anime. Kaiba adında hafızasını kaybetmiş bir adam, bir uzay gemisinde uyanıyor ve kim olduğunu hatırlamıyor. Yolculuğu boyunca farklı gezegenlere gidiyor ve hafızasını geri kazanmaya çalışıyor. Ama bu süreçte toplumun karanlık sırlarını da keşfediyor.

Anime, hafıza, kimlik, sınıf ayrımı gibi temaları ele alıyor. Hafızaların transfer edilebilmesi, kimliğin ne anlama geldiğini sorgulatıyor. Zenginlerin hafızalarını satın alarak sonsuza kadar yaşaması, toplumdaki adaletsizliği gözler önüne seriyor. Kaiba'nın hafızasını geri kazanma çabası, izleyiciyi de bu sırları çözmeye teşvik ediyor.

Kaiba'nın görsel tarzı da çok farklı ve retro. Karakterlerin basit çizimleri, hikayenin derinliğini vurguluyor. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle duygusal sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o gizemli atmosferini ve kimlik arayışı temasını seviyorsan, Kaiba'yı da kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba kimliğimizi ne tanımlar?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Kaiba'nın o hafızasız haline rağmen içindeki iyiliği kaybetmemesi çok etkileyici! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de hafıza transferi teknolojisinin detaylarını öğrenince şok olmuştum! Resmen insanlığın geleceği tehlikede.

Mood Önerisi: Sakin bir ortamda, dikkatlice izleyin. Hikayenin derinliğine kendinizi bırakın!


9. Serial Experiments Lain: İnternetin Derinliklerinde Kaybolmak!

Serial Experiments Lain, Lain Iwakura adında içine kapanık bir kızın hikayesini anlatıyor. Lain, okul arkadaşlarının e-postalar aldığını öğrenince, "The Wired" adı verilen sanal bir ağa bağlanmaya başlıyor. Zamanla The Wired'ın gerçek dünyayla olan ilişkisini sorgulamaya başlıyor ve kendi kimliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Anime, internet, kimlik, gerçeklik gibi temaları ele alıyor. İnternetin insan hayatını nasıl etkilediği, sanal dünyada kimliğimizi nasıl kaybettiğimiz sorgulanıyor. Lain'in The Wired'da yaşadığı deneyimler, izleyiciyi de bu soruları sormaya teşvik ediyor. Anime, sadece teknolojik bir hikaye anlatmakla kalmayıp, insanın iç dünyasına da ışık tutuyor.

Serial Experiments Lain'in görsel tarzı da çok deneysel ve atmosferik. İnternetin karanlık ve gizemli dünyası, karakterlerin duygusal durumunu yansıtıyor. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle gerilim dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o gizemli atmosferini ve kimlik arayışı temasını seviyorsan, Serial Experiments Lain'i de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba internet bizi nereye götürüyor?" diye düşüneceksin.

Kozmik Not: Lain'in o içine kapanık haline rağmen The Wired'da kendini bulmaya çalışması çok etkileyici! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de The Wired'ın detaylarını öğrenince şok olmuştum! Resmen internetin karanlık bir yansıması.

Mood Önerisi: Gece, yalnızken izleyin. İnternetin derinliklerine kendinizi bırakın!


10. Made in Abyss: Lanetli Çukurun Çağrısı!

Made in Abyss, Riko adında genç bir kızın hikayesini anlatıyor. Riko, dünyanın derinliklerinde bulunan ve gizemli yaratıklarla dolu olan "Abyss" adı verilen devasa bir çukurun kenarında yaşıyor. Annesi de bir Abyss kaşifi olan Riko, annesinin izinden gitmeye ve Abyss'in sırlarını çözmeye karar veriyor. Yanına Reg adında robot bir çocuğu alarak Abyss'e doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor.

Anime, macera, keşif, arkadaşlık gibi temaları ele alıyor. Abyss'in gizemli dünyası, karakterlerin cesaretini sınarken, arkadaşlık bağlarını da güçlendiriyor. Riko ve Reg'in yolculuğu, izleyiciyi de bu bilinmeyen dünyaya doğru bir maceraya sürüklüyor. Anime, sadece fantastik bir hikaye anlatmakla kalmayıp, insanın merak duygusunu da harekete geçiriyor.

Made in Abyss'in görsel tarzı da çok etkileyici ve detaylı. Abyss'in farklı katmanlarındaki bitki örtüsü, yaratıklar ve manzaralar insanı büyülüyor. Müzikleri de animeye çok yakışıyor, özellikle macera dolu sahnelerde atmosferi yükseltiyor. Eğer Pluto'nun o gizemli atmosferini ve keşif temasını seviyorsan, Made in Abyss'i de kesinlikle seversin. İzlerken "Acaba Abyss'in dibinde ne var?" diye merak edeceksin.

Kozmik Not: Riko'nun o cesur ve meraklı tavırlarına hayranım! Fandom olarak en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bir de Abyss'in katmanlarındaki tehlikeleri öğrenince şok olmuştum! Resmen insanlığın sınırları zorlanıyor.

Mood Önerisi: Gündüz, neşeli bir ruh halinde izleyin. Macera dolu dünyaya kendinizi bırakın!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.