Spy Classroom Benzeri Animeler! Casusluk ve Takım Çalışması: Kozmik Ajanlar Toplanın!

Spy Classroom hayranı mısın? Casusluk, aksiyon ve takım çalışması temalı en iyi K-Pop ve K-Drama önerileri burada! Favori idollerinle bu anime dünyasına dalış yap!

Şubat 21, 2026 - 13:49
Şubat 21, 2026 - 13:49
 0  0
Spy Classroom Benzeri Animeler! Casusluk ve Takım Çalışması: Kozmik Ajanlar Toplanın!

1. Bungo Stray Dogs: Edebiyat ve Güç Bir Arada!

Bungo Stray Dogs, edebiyat dehalarını süper güçlerle birleştiren aşırı havalı bir anime. Hani dedektiflik bürosu var ya, işte orası bildiğin yetenek avcıları gibi takılıyor. Ana karakterimiz Atsushi, yetimhaneden kaçıp Yokohama sokaklarında sürünürken birden kendini bu büronun içinde buluyor. İlk başta ne olduğunu anlamıyor tabi, bizimki saf biraz. Ama sonra kurt adam olduğunu falan öğreniyor, olaylar gelişiyor. Diğer karakterler de birbirinden manyak; Dazai'nin intihar takıntıları, Kunikida'nın titizliği, Ranpo'nun aşırı zekası... Hepsi bir araya gelince tam bir curcuna! Özellikle aksiyon sahneleri efsane, güçler falan havada uçuşuyor. Konusu da hiç sıkmıyor, sürekli bir şeyler oluyor. Bir bakmışsın mafya ile savaşıyorlar, bir bakmışsın gizemli olayları çözüyorlar. Tam kafa dağıtmalık, eğlenceli bir anime. Özellikle edebiyata meraklıysan karakterlerin kimlerden esinlenildiğini araştırmak da ayrı bir zevk.

Kozmik Not: Dazai'nin gerçek hayattaki intihar girişimi sayısı animeyi izlerken insanı biraz ürkütüyor, ama karakterin karizması da yadsınamaz. Acaba bizim biaslar da böyle karanlık geçmişlere sahip miydi?

Mood Önerisi: Arkadaşlarla toplanıp pizza eşliğinde izlemek için ideal. Bir yandan da karakterlerin güçlerini tartışırsınız, kimin daha havalı olduğuna karar veremezsiniz.


2. Darker than Black: Gizemli Güçler ve Karanlık Sırlar!

Darker than Black, atmosferi aşırı karanlık ve gizemli olan bir anime. Tokyo'da birden bire ortaya çıkan "Cehennem Kapısı" ve "Cennet Kapısı" olayları, insanların doğaüstü güçler kazanmasına neden oluyor. Bu güçlere sahip olanlara "Contractor" deniyor ve her güç kullanımının bir bedeli var. Bedel ödemek zorundalar, yoksa deliriyorlar falan. Ana karakterimiz Hei, bu Contractor'lardan biri ve "Kara Ölüm Meleği" olarak biliniyor. Görevleri falan var, gizli örgütlere çalışıyor. Ama aslında kendi de bir şeyler araştırıyor, geçmişi karanlık. Aksiyon sahneleri çok iyi, Hei'nin dövüş stili falan acayip karizma. Animasyon da çok başarılı, özellikle gece sahneleri çok etkileyici. Konusu biraz karmaşık gelebilir başta, ama ilerledikçe her şey yerine oturuyor. Ama uyarmadı demeyin, biraz ağır bir anime. Yani böyle romantik komedi falan beklemeyin. Burda herkesin derdi var, kimse mutlu değil. Ama o karanlık atmosferi seviyorsanız kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım.

Kozmik Not: Hei'nin maskesi ve sessiz tavırları, onu tam bir "cool guy" yapıyor. Acaba idollerimiz de sahne dışında böyle gizemli mi?

Mood Önerisi: Tek başına, gece, kulaklıkla izlemek için ideal. Böylece atmosfere daha iyi girebilirsiniz. Yanınıza da bolca atıştırmalık alın, çünkü bölümler çok sürükleyici.


3. Joker Game: Zeka Oyunları ve Gizli Operasyonlar!

Joker Game, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya'da kurulan bir casusluk okulunu konu alıyor. Okulun amacı, ülkenin en zeki ve yetenekli gençlerini casus olarak yetiştirmek. Amaçları, düşman hatlarının arkasına sızmak ve bilgi toplamak. Ana karakterimiz Miyoshi, bu okulun en başarılı öğrencilerinden biri. Zekasıyla, soğukkanlılığıyla ve yetenekleriyle dikkat çekiyor. Her bölümde farklı bir görevde görüyoruz Miyoshi'yi ve ekibini. Görevler de birbirinden tehlikeli ve karmaşık. Casusluk, aldatma, manipülasyon... Ne ararsan var. Animasyon tarzı biraz eski tarz gelebilir, ama hikaye o kadar sürükleyici ki hiç umursamıyorsun. Özellikle zeka oyunlarını ve stratejileri seviyorsanız bu animeye bayılacaksınız. Bir de casusların birbirleriyle olan rekabeti de çok iyi işlenmiş. Herkes birbirini alt etmeye çalışıyor, kimse kimseye güvenmiyor. Gerilim hiç düşmüyor. Sonuç olarak, Joker Game tam bir "beyin yakan" anime.

Kozmik Not: Casusluk okulunda eğitim almak ne kadar zor olabilir acaba? Umarım idollerimiz de bu kadar zorlu eğitimlerden geçmiyordur.

Mood Önerisi: Zihninizi açmak ve yeni şeyler öğrenmek istediğinizde izleyin. Not almak serbest, belki siz de casus olursunuz!


4. Princess Principal: Viktorya Dönemi Casusluğu ve Lolita Modası!

Princess Principal, Viktorya dönemi İngiltere'sinde geçen bir anime. Ama İngiltere bildiğimiz İngiltere değil, bölünmüş bir ülke. Bir tarafta krallık var, diğer tarafta cumhuriyet. Ana karakterlerimiz, Queen's Mayfaire adında bir okulda okuyan beş tane liseli kız. Ama aslında hepsi casus. Krallık için çalışıyorlar ve birbirinden tehlikeli görevlere gidiyorlar. Kızların lideri Ange, süper zeki ve yetenekli bir casus. Chise, Japonya'dan gelmiş bir samuray. Dorothy, grubun en tecrübelisi. Beatrice, konuşma yeteneği olmayan bir kız ve Ange'nin yardımıyla iletişim kurabiliyor. Ve son olarak Princess, krallığın prensesi ve aslında cumhuriyet için casusluk yapıyor. Olaylar bundan sonra iyice karışıyor zaten. Kızların hem casusluk görevlerini yerine getirmesi gerekiyor, hem de okul hayatına devam etmesi. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle Ange'nin süper güçleri çok havalı. Animasyon tarzı da çok hoş, Viktorya dönemi atmosferi çok iyi yansıtılmış. Bir de kızların kıyafetleri falan çok şık. Lolita modasını sevenler için ayrı bir görsel şölen.

Kozmik Not: Prensesin cumhuriyet için casusluk yapması tam bir ters köşe! Acaba bizim biaslar da bildiğimiz gibi mi?

Mood Önerisi: Kız arkadaşlarınızla toplanıp izlemek için ideal. Bir yandan da kızların kıyafetlerini ve aksesuarlarını konuşursunuz.


5. Code Geass: Zeka, Strateji ve Robot Savaşları!

Code Geass, Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun dünyayı ele geçirdiği alternatif bir gelecekte geçiyor. Japonya, İmparatorluk tarafından işgal edilmiş ve "Area 11" olarak adlandırılıyor. Ana karakterimiz Lelouch, sürgünde yaşayan bir Britanyalı prensi. Zeki, stratejik ve karizmatik bir adam. Bir gün C.C. adında gizemli bir kızla karşılaşıyor ve ondan "Geass" adında bir güç alıyor. Bu güç sayesinde insanlara emir verebiliyor. Lelouch, bu gücü kullanarak İmparatorluğa karşı bir isyan başlatıyor. "Zero" adını alıyor ve Black Knights adında bir örgüt kuruyor. Amaçları, İmparatorluğu yıkmak ve Japonya'yı özgürleştirmek. Tabii ki bu o kadar kolay olmuyor. Lelouch'un karşısında birçok düşman var. Hem İmparatorluk ordusu, hem de kendi ailesi. Bir de Geass'ın yan etkileri var. Kontrolü kaybetmek çok kolay. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle robot savaşları efsane. Animasyon da çok başarılı, karakter tasarımları falan çok hoş. Konusu da çok sürükleyici, sürekli bir şeyler oluyor. Ama uyarmadı demeyin, biraz karmaşık bir anime. Yani böyle romantik komedi falan beklemeyin. Burda herkesin derdi var, kimse mutlu değil. Ama o karanlık atmosferi seviyorsanız kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım.

Kozmik Not: Lelouch'un "All Hail Britannia!" repliği, anime tarihine geçmiş durumda. Acaba bizim idoller de böyle ikonik sözler söyleyebilir mi?

Mood Önerisi: Tek başınıza, gece, kulaklıkla izlemek için ideal. Böylece atmosfere daha iyi girebilirsiniz. Yanınıza da bolca atıştırmalık alın, çünkü bölümler çok sürükleyici.


6. Cop Craft: Fantastik Dünyalar ve Polisiyenin Birleşimi!

Cop Craft, fantastik bir dünya olan Leto Semani ile San Teresa şehri arasında bir geçit açılmasıyla başlıyor. Bu geçit sayesinde insanlar ve fantastik yaratıklar bir arada yaşamaya başlıyor. Ama tabii ki bu durum beraberinde suç oranının artmasına neden oluyor. Ana karakterimiz Kei Matoba, San Teresa polis departmanında çalışan bir dedektif. Sert, pragmatik ve işine bağlı bir adam. Bir gün Leto Semani'den gelen Tilarna Exedilica adında bir şövalye ile ortak olmak zorunda kalıyor. Tilarna, prenses ve ülkesini kurtarmak için San Teresa'ya gelmiş. Ama tabii ki bu o kadar kolay olmuyor. Kei ve Tilarna, birlikte birçok suçu çözmek zorunda kalıyor. Hem insanların suçlarını, hem de fantastik yaratıkların suçlarını. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle Kei'nin dövüş stili çok havalı. Animasyon da çok başarılı, San Teresa şehri çok iyi yansıtılmış. Bir de Kei ve Tilarna'nın arasındaki ilişki çok komik. Kei, Tilarna'yı sürekli kızdırıyor, Tilarna da Kei'ye sürekli laf sokuyor. Ama aslında birbirlerine çok iyi destek oluyorlar. Sonuç olarak, Cop Craft tam bir "eğlenceli" anime.

Kozmik Not: Fantastik bir dünyadan gelen bir şövalye ile polis dedektifinin ortak olması çok ilginç bir fikir. Acaba bizim idoller de böyle farklı dünyalardan gelmiş olabilir mi?

Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp izlemek için ideal. Bir yandan da Kei ve Tilarna'nın arasındaki ilişkiyi konuşursunuz.


7. Kabukichou Sherlock: Dedektiflik ve Kabuki Tiyatrosu Bir Arada!

Kabukichou Sherlock, Shinjuku'nun Kabukichou semtinde geçen bir anime. Kabukichou, Tokyo'nun en renkli ve hareketli semtlerinden biri. Burada her türlü insanı bulabilirsiniz. Hostesler, gangsterler, turistler... Ve tabii ki dedektifler. Ana karakterimiz Sherlock Holmes, Kabukichou'da yaşayan bir dedektif. Ama bu Sherlock Holmes bildiğimiz Sherlock Holmes değil. Daha eksantrik, daha tuhaf ve daha komik. Sherlock, her türlü davayı çözebiliyor. Ama özellikle "Jack the Ripper" vakasıyla ilgileniyor. Jack the Ripper, Kabukichou'da cinayetler işleyen bir seri katil. Sherlock, Jack the Ripper'ı yakalamak için diğer dedektiflerle işbirliği yapıyor. Ama bu diğer dedektifler de birbirinden tuhaf. Watson, Sherlock'un asistanı ve en yakın arkadaşı. Mrs. Hudson, Sherlock'un ev sahibi ve aynı zamanda bir barmen. James Moriarty, Sherlock'un ezeli düşmanı ve bir suç dehası. Ve daha birçok ilginç karakter. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle Sherlock'un zekasıyla davaları çözmesi çok etkileyici. Animasyon da çok başarılı, Kabukichou semti çok iyi yansıtılmış. Bir de anime'nin müzikleri çok güzel. Sonuç olarak, Kabukichou Sherlock tam bir "eğlenceli" anime.

Kozmik Not: Sherlock Holmes'un Kabukichou'da yaşaması çok ilginç bir fikir. Acaba bizim idoller de böyle beklenmedik yerlerde karşımıza çıkabilir mi?

Mood Önerisi: Tek başınıza, gece, kulaklıkla izlemek için ideal. Böylece atmosfere daha iyi girebilirsiniz. Yanınıza da bolca atıştırmalık alın, çünkü bölümler çok sürükleyici.


8. Akudama Drive: Siberpunk ve Suçluların Dünyası!

Akudama Drive, Kansai bölgesinin Kanto bölgesi tarafından işgal edildiği bir gelecekte geçiyor. Kansai, suç oranının çok yüksek olduğu bir bölge. Burada yaşayan insanlara "Akudama" deniyor. Akudama, suçlu anlamına geliyor. Ana karakterimiz Ordinary Person, sıradan bir hayat süren bir kız. Bir gün yanlışlıkla bir suç olayına karışıyor ve Akudama olarak damgalanıyor. Ordinary Person, diğer Akudamalarla birlikte bir göreve katılmak zorunda kalıyor. Bu görev, Shinkansen'den değerli bir şeyi çalmak. Ama tabii ki bu o kadar kolay olmuyor. Ordinary Person ve diğer Akudamaların karşısında birçok engel var. Hem polis, hem de diğer Akudamalar. Bir de görevin gerçek amacı çok farklı. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle Akudamaların süper güçleri çok havalı. Animasyon da çok başarılı, siberpunk atmosferi çok iyi yansıtılmış. Bir de anime'nin müzikleri çok güzel. Sonuç olarak, Akudama Drive tam bir "eğlenceli" anime.

Kozmik Not: Ordinary Person'ın bir anda Akudama olması çok ilginç bir fikir. Acaba bizim idoller de böyle beklenmedik olaylar yaşayabilir mi?

Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp izlemek için ideal. Bir yandan da Akudamaların süper güçlerini konuşursunuz.


9. Psycho-Pass: Geleceğin Toplumunda Adalet Arayışı!

Psycho-Pass, Sibyl Sistemi tarafından yönetilen bir gelecekte geçiyor. Sibyl Sistemi, insanların zihinsel durumunu sürekli olarak analiz ediyor ve suç işleme potansiyeli olanları tespit ediyor. Suç işleme potansiyeli yüksek olanlara "Latent Criminal" deniyor. Latent Criminal'lar, ya rehabilite ediliyor, ya da öldürülüyor. Ana karakterimiz Akane Tsunemori, yeni mezun bir müfettiş. Akane, Sibyl Sistemi'ne inanıyor ve adaleti sağlamak istiyor. Ama zamanla Sibyl Sistemi'nin kusurlarını görmeye başlıyor. Akane, diğer müfettişlerle birlikte suçları çözmek zorunda kalıyor. Ama bu suçlar, Sibyl Sistemi'nin yarattığı sorunların bir sonucu. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle Dominator adı verilen silahın kullanılması çok etkileyici. Animasyon da çok başarılı, geleceğin toplumu çok iyi yansıtılmış. Bir de anime'nin müzikleri çok güzel. Sonuç olarak, Psycho-Pass tam bir "düşündürücü" anime.

Kozmik Not: Sibyl Sistemi'nin insanları sürekli olarak analiz etmesi çok korkutucu bir fikir. Acaba bizim idollerin de zihinsel durumları sürekli olarak analiz ediliyor mu?

Mood Önerisi: Tek başınıza, gece, kulaklıkla izlemek için ideal. Böylece atmosfere daha iyi girebilirsiniz. Yanınıza da bolca atıştırmalık alın, çünkü bölümler çok sürükleyici.


10. 91 Days: İntikam Ateşiyle Yanan Bir Mafya Hikayesi!

91 Days, 1920'lerin Amerika'sında, kanunsuzluğun hüküm sürdüğü bir dönemde geçiyor. Ana karakterimiz Angelo Lagusa, ailesinin mafya tarafından öldürülmesine tanık olmuş bir genç. Yıllar sonra intikam almak için geri dönüyor. Angelo, Avilio Bruno adını alıyor ve mafya ailesine sızıyor. Amacı, ailesinin katillerini bulmak ve intikamını almak. Ama tabii ki bu o kadar kolay olmuyor. Angelo, mafya dünyasının karanlık sırlarını öğreniyor. Dostluklar, ihanetler, cinayetler... Ne ararsan var. Aksiyon sahneleri çok iyi, özellikle silahlı çatışmalar çok gerçekçi. Animasyon da çok başarılı, 1920'lerin atmosferi çok iyi yansıtılmış. Bir de anime'nin müzikleri çok güzel. Sonuç olarak, 91 Days tam bir "gerilim dolu" anime.

Kozmik Not: İntikam almak için yıllarca beklemek ne kadar zor olabilir acaba? Umarım bizim idoller de böyle zorlu durumlarla karşılaşmıyordur.

Mood Önerisi: Tek başınıza, gece, kulaklıkla izlemek için ideal. Böylece atmosfere daha iyi girebilirsiniz. Yanınıza da bolca atıştırmalık alın, çünkü bölümler çok sürükleyici.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.