Transformers Filmleri İzleme Sırası ve Robotların İsimleri: Hangi Autobot Benim Biasım?

Transformers filmleri izleme sırası, robot isimleri, Optimus Prime'dan Bumblebee'ye en karizmatik Autobot'lar ve Decepticon'lar! K-Pop ve K-Drama hayranları için aksiyon dolu bir mola!

Şubat 21, 2026 - 13:35
Şubat 21, 2026 - 13:38
 0  0
Transformers Filmleri İzleme Sırası ve Robotların İsimleri: Hangi Autobot Benim Biasım?

1. Transformers (2007): Nostalji Bombası!

Ah be, Transformers'ın ilk filmi... Ortaokul yıllarıma ışınlandım resmen! Shia LaBeouf'un Sam Witwicky'si ve Megan Fox'un Mikaela Banes'i ile birlikte Autobot'lar ve Decepticon'lar arasındaki epik savaşa tanık olmuştuk. Optimus Prime'ın o karizmatik sesiyle "Autobot'lar, toplanın!" dediği an tüylerim diken diken olmuştu. Bumblebee'nin radyodan şarkılarla iletişim kurması, Sam'le olan dostluğu... Unutulmazdı! Hele o finaldeki dövüş sahnesi, Megatron'la Optimus Prime'ın kapışması... O zamanlar CGI teknolojisi şimdiki kadar gelişmemiş olsa da, efektler beni benden almıştı. Filmdeki mizah da çok yerindeydi, Sam'in ailesiyle olan diyalogları falan kahkahadan kırıp geçirmişti beni. İlk film olması sebebiyle karakterlerin tanıtımı ve hikayenin temelleri çok sağlam atılmıştı. Yani Transformers evrenine giriş yapmak için bundan daha iyi bir başlangıç olamazdı.

İlk filmdeki o masumiyet, o heyecan... Şimdiki filmlerde biraz kayboldu sanki. Ama yine de yeri ayrı bende. Bu arada, Bumblebee'nin o sarı VW Beetle hali... Tam bir ikon! Sonradan Camaro'ya dönüşmesi de karizmasına karizma katmıştı. İlk filmdeki müzikler de efsaneydi. Linkin Park'tan "What I've Done" çalmaya başladığı anda film başka bir boyuta geçiyordu. Bu film, sadece aksiyon sahneleriyle değil, aynı zamanda duygusal anlarıyla da beni etkilemeyi başarmıştı. Sam'in Bumblebee'ye veda ettiği sahne mesela... Gözlerim dolmuştu resmen. İlk filmdeki oyuncu kadrosu da çok iyiydi. Shia LaBeouf ve Megan Fox'un uyumu, filmi daha da keyifli hale getirmişti.

Netizenler de ilk filmi ayrı bir yere koyuyor. "Eski ama altın", "Nostalji kokuyor", "İlk göz ağrım" gibi yorumlar havada uçuşuyor. İlk filmin gişe başarısı da inanılmazdı. Tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından izlenmiş ve büyük bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Transformers çılgınlığı böyle başlamıştı işte. İlk filmdeki hatalara rağmen, o dönemin ruhunu yansıtması ve bize unutulmaz bir deneyim yaşatması sebebiyle her zaman kalbimde ayrı bir yere sahip olacak.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Bumblebee'nin ilk halini mi, yoksa Camaro'ya dönüştükten sonraki halini mi daha çok seviyorsunuz? Bence ikisi de ayrı karizma! Ama o sarı VW Beetle... Ah, kalbim!

Mood Önerisi: Ortaokul/lise arkadaşlarınla toplanıp, bolca patlamış mısır eşliğinde izlemek için ideal!


2. Transformers: Yenilenlerin İntikamı (2009): Aksiyon Dozu Yüksek!

İkinci film, aksiyon dozunu resmen tavan yaptırmıştı! İlk filme göre daha karmaşık bir hikayesi vardı. Sam'in üniversite hayatı, yeni Autobot'lar ve Decepticon'lar, daha büyük bir tehdit... Her şey daha da büyümüştü. Devastator'ün ortaya çıktığı sahne... O nasıl bir şeydi öyle! Bir sürü inşaat aracının birleşerek devasa bir robota dönüşmesi... İnanılmazdı! Filmin efektleri de ilk filme göre çok daha gelişmişti. Robotların hareketleri, dövüş sahneleri falan daha gerçekçiydi. Ama bazı netizenler filmin hikayesini biraz karışık bulmuştu. "Çok fazla karakter var, kim kiminle savaşıyor anlamıyoruz" gibi yorumlar yapılmıştı.

Bu filmde Optimus Prime'ın daha da güçlendiğini görmüştük. Megatron'la olan dövüşleri daha da epik hale gelmişti. Ama filmin en tartışmalı sahnelerinden biri, Sam'in ölüp dirildiği sahneydi. Bazı hayranlar bu sahneyi çok abartılı bulmuştu. "Saçmaladılar resmen" gibi yorumlar yapılmıştı. Ama genel olarak ikinci film de gişede büyük bir başarı elde etmişti. Transformers hayranları, aksiyon dolu sahneleri ve görsel efektleri çok beğenmişti. İkinci filmdeki yeni Autobot'lar ve Decepticon'lar da çok ilgi çekmişti. Jetfire, Sideswipe, Arcee... Hepsi birbirinden karizmatikti. Özellikle Jetfire'ın o yaşlı ve huysuz hali, filme ayrı bir hava katmıştı.

İkinci filmde Megan Fox'un daha da ön plana çıktığını görmüştük. Mikaela karakteri, aksiyon sahnelerinde daha aktif rol oynamaya başlamıştı. Ama bazı netizenler, Megan Fox'un oyunculuğunu eleştirmişti. "Sadece güzel, oyunculuğu vasat" gibi yorumlar yapılmıştı. İkinci film, ilk filme göre daha karanlık bir atmosfere sahipti. Daha fazla ölüm, daha fazla yıkım... Ama yine de Transformers evrenini daha da genişletmesi ve aksiyon dozunu arttırması sebebiyle bende ayrı bir yere sahip.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Devastator'ü mü daha çok sevdin, yoksa Jetfire'ı mı? Bence Jetfire'ın o bastonlu hali çok komikti!

Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanıp, enerji içecekleri eşliğinde izlemek için ideal!


3. Transformers: Ay'ın Karanlık Yüzü (2011): Apollo 11 Komplosu Mu?

Üçüncü filmde, Apollo 11'in Ay'a inişinin aslında bir Transformers sırrını sakladığı ortaya çıkmıştı! Şaka bir yana, senaryo bayağı ilginçti. Sentinel Prime'ın ihaneti, Cybertron'u yeniden inşa etme planı... Her şey daha da karmaşık hale gelmişti. Chicago'nun yerle bir olduğu sahneler... O nasıl bir yıkımdı öyle! Filmdeki görsel efektler, üçüncü filmde zirveye ulaşmıştı. Robotların hareketleri, patlamalar, yıkımlar... Her şey o kadar gerçekçiydi ki, resmen filmin içindeymiş gibi hissediyordum.

Bu filmde Megan Fox'un yerini Rosie Huntington-Whiteley almıştı. Carly Spencer karakteri, Sam'in yeni sevgilisi olarak karşımıza çıkmıştı. Ama bazı netizenler, Rosie Huntington-Whiteley'in Megan Fox kadar karizmatik olmadığını düşünmüştü. "Megan Fox'un yerini dolduramadı" gibi yorumlar yapılmıştı. Üçüncü filmde Optimus Prime'ın Sentinel Prime ile olan dövüşü çok epikti. İki liderin kapışması, filmin en unutulmaz sahnelerinden biriydi. Bu filmde Bumblebee'nin de daha fazla ön plana çıktığını görmüştük. Sam'le olan dostluğu daha da derinleşmişti.

Üçüncü film, gişede büyük bir başarı elde etmişti. Transformers hayranları, aksiyon dolu sahneleri ve görsel efektleri çok beğenmişti. Ama bazı netizenler, filmin senaryosunu biraz abartılı bulmuştu. "Çok fazla mantık hatası var" gibi yorumlar yapılmıştı. Üçüncü filmdeki yeni Autobot'lar ve Decepticon'lar da çok ilgi çekmişti. Özellikle Shockwave, filmin en kötücül karakterlerinden biriydi. Üçüncü film, serinin en uzun filmiydi. Ama aksiyonun hiç dinmemesi, filmi sıkıcı olmaktan kurtarmıştı.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sentinel Prime'a ihanet ettiğine üzüldün mü? Yoksa "Hak etmişti" mi dedin?

Mood Önerisi: Evde sinema sistemi varsa, son ses açıp izlemek için ideal!


4. Transformers: Kayıp Çağ (2014): Yeni Oyuncular, Yeni Robotlar!

Dördüncü film, seriye yeni bir soluk getirmişti. Yeni oyuncular, yeni robotlar, yeni bir hikaye... Mark Wahlberg'in Cade Yeager'ı, Transformers'lara yardım eden bir mucit olarak karşımıza çıkmıştı. Optimus Prime'ın yeni tasarımı da çok beğenilmişti. Daha kaslı, daha güçlü... Resmen evrim geçirmişti! Dinobot'ların ortaya çıktığı sahne... O nasıl bir şeydi öyle! Grimlock, Strafe, Slug... Hepsi birbirinden heybetliydi.

Bu filmde Transformers'ların insanlar tarafından avlandığı ve yok edildiği bir dönem anlatılıyordu. Cade Yeager, Optimus Prime'ı bulup ona yardım ederek, Autobot'ların yeniden toparlanmasına yardımcı oluyordu. Filmin aksiyon sahneleri, dördüncü filmde de zirveye ulaşmıştı. Hong Kong'da geçen dövüş sahneleri, nefesimi kesmişti. Ama bazı netizenler, filmin senaryosunu biraz basit bulmuştu. "Çok fazla klişe var" gibi yorumlar yapılmıştı. Dördüncü filmdeki yeni Decepticon'lar da çok ilgi çekmişti. Lockdown, filmin en acımasız karakterlerinden biriydi.

Dördüncü film, gişede büyük bir başarı elde etmişti. Transformers hayranları, yeni oyuncuları ve yeni robotları çok beğenmişti. Ama bazı netizenler, filmin süresini çok uzun bulmuştu. "Çok gereksiz sahneler var" gibi yorumlar yapılmıştı. Dördüncü film, serinin en çok hasılat yapan filmi olmuştu. Transformers çılgınlığı hala devam ediyordu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dinobot'lardan en çok hangisini sevdin? Grimlock'un o kükremesi efsaneydi!

Mood Önerisi: Hamburger ve patates kızartması eşliğinde izlemek için ideal!


5. Transformers: Son Şövalye (2017): Kral Arthur Efsanesi Mi?

Beşinci film, seriye Kral Arthur efsanesini de dahil etmişti! Şaka bir yana, senaryo yine çok ilginçti. Optimus Prime'ın Cybertron'u kurtarmak için Dünya'yı yok etmeye karar vermesi... Şok ediciydi! Cade Yeager'ın Optimus Prime'ı durdurmaya çalışması, Merlin'in asası... Her şey daha da karmaşık hale gelmişti. Filmin görsel efektleri, beşinci filmde de zirveye ulaşmıştı. Robotların hareketleri, patlamalar, yıkımlar... Her şey o kadar gerçekçiydi ki, resmen filmin içindeymiş gibi hissediyordum.

Bu filmde Anthony Hopkins de rol almıştı. Sir Edmund Burton karakteri, Transformers'ların Dünya tarihindeki rolünü açıklayan bir tarihçi olarak karşımıza çıkmıştı. Filmin aksiyon sahneleri, beşinci filmde de nefes kesiciydi. İngiltere'de geçen dövüş sahneleri, çok etkileyiciydi. Ama bazı netizenler, filmin senaryosunu çok karmaşık bulmuştu. "Çok fazla olay var, takip etmek zor" gibi yorumlar yapılmıştı. Beşinci filmdeki yeni Decepticon'lar da çok ilgi çekmişti. Quintessa, filmin en kötücül karakterlerinden biriydi.

Beşinci film, gişede önceki filmler kadar başarılı olamamıştı. Transformers hayranları, filmin senaryosunu ve karakterlerini eleştirmişti. Ama bazı netizenler, filmin görsel efektlerini ve aksiyon sahnelerini beğenmişti. Beşinci film, serinin en tartışmalı filmlerinden biri olmuştu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kral Arthur ve Transformers... Sence yakışmış mı?

Mood Önerisi: Tarihi filmlerden hoşlanan arkadaşlarınla izlemek için ideal!


6. Bumblebee (2018): 80'ler Nostaljisi!

Bumblebee filmi, seriye yeni bir soluk getirmişti. 80'ler atmosferi, nostaljik müzikler, daha duygusal bir hikaye... Bumblebee'nin kökenlerine indiğimiz bir filmdi. Hailee Steinfeld'in Charlie Watson'ı, Bumblebee'yi bulan ve ona yardım eden bir genç kız olarak karşımıza çıkmıştı. Bumblebee'nin o VW Beetle hali, tekrar geri dönmüştü! Kalbim eridi resmen!

Bu filmde Bumblebee'nin sesi de geri gelmişti. Artık radyodan şarkılarla iletişim kurmak zorunda değildi. Bumblebee ve Charlie arasındaki dostluk, filmin en duygusal anlarını oluşturuyordu. Filmin aksiyon sahneleri, önceki filmlere göre daha azdı. Ama yine de çok heyecan vericiydi. Sentinel Prime'ın ihaneti, Cybertron'u yeniden inşa etme planı... Her şey daha da karmaşık hale gelmişti.

Bumblebee filmi, gişede büyük bir başarı elde etmişti. Transformers hayranları, filmin senaryosunu, karakterlerini ve 80'ler atmosferini çok beğenmişti. Bumblebee filmi, serinin en çok beğenilen filmlerinden biri olmuştu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Bumblebee'nin sesi geri geldiğine sevindin mi? Yoksa radyodan şarkılarla iletişim kurması daha mı hoşuna gidiyordu?

Mood Önerisi: 80'ler playlist'i hazırlayıp, o dönemin ruhunu yaşayarak izlemek için ideal!


7. Transformers: Canavarların Yükselişi (2023): Maximals Geliyor!

Serinin son filmi, Transformers: Canavarların Yükselişi, aksiyon ve macerayı bir araya getiriyor! Bu sefer olay sadece Autobot'lar ve Decepticon'lar arasında değil, aynı zamanda Maximals, Predacons ve Terrorcons da işin içine giriyor. 90'lar atmosferiyle birlikte, yeni karakterler ve yaratıklarla dolu bir dünyaya adım atıyoruz. Anthony Ramos ve Dominique Fishback'in başrollerini paylaştığı filmde, Optimus Prime ve Bumblebee'nin yanı sıra Mirage gibi sevilen Autobot'lar da yer alıyor.

Film, 1994 yılında geçiyor ve Brooklyn'li eski bir askeri uzman olan Noah Diaz ile zeki bir müze araştırmacısı olan Elena Wallace'ın, Autobot'larla birlikte dünyayı kurtarmak için çıktıkları macerayı konu alıyor. Maximals'ın lideri Optimus Primal'ın ortaya çıkışı, Transformers evrenine yeni bir boyut kazandırıyor. Özellikle Peru'da geçen sahneler, görsel açıdan oldukça etkileyici. Film, hem aksiyon sahneleriyle hem de karakterlerin arasındaki bağlarla izleyicileri ekran başına kilitlemeyi başarıyor.

Transformers: Canavarların Yükselişi, seriye yeni bir soluk getirirken, aynı zamanda nostaljik öğeleri de koruyor. Maximals'ın tasarımları, 90'lar çizgi filmlerine gönderme yaparken, Optimus Prime'ın liderlik vasıfları ve Bumblebee'nin sadakati gibi unsurlar da serinin hayranlarını memnun ediyor. Film, gişede de başarılı bir performans sergileyerek, Transformers evreninin hala ilgi çekici olduğunu kanıtlıyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Maximals'dan en çok hangisini beğendin? Optimus Primal'ın gücü ve liderliği seni etkiledi mi?

Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanıp, bolca mısır patlatıp, keyifli bir film gecesi yapmak için ideal!


8. İzleme Sırası: Kronolojik mi, Yayın Tarihine Göre mi?

Transformers filmlerini izleme sırası konusunda kafalar karışık olabilir. İki farklı yaklaşım var: kronolojik sıra ve yayın tarihine göre sıra. Kronolojik sıraya göre izlemek isterseniz, Bumblebee (2018) filmiyle başlayıp, ardından Transformers: Canavarların Yükselişi (2023), Transformers (2007), Transformers: Yenilenlerin İntikamı (2009), Transformers: Ay'ın Karanlık Yüzü (2011), Transformers: Kayıp Çağ (2014) ve Transformers: Son Şövalye (2017) şeklinde devam edebilirsiniz.

Ancak, yayın tarihine göre izlemek, hikayenin gelişimini ve karakterlerin değişimini daha iyi anlamanızı sağlayabilir. Bu durumda, Transformers (2007) ile başlayıp, sırasıyla Transformers: Yenilenlerin İntikamı (2009), Transformers: Ay'ın Karanlık Yüzü (2011), Transformers: Kayıp Çağ (2014), Transformers: Son Şövalye (2017), Bumblebee (2018) ve Transformers: Canavarların Yükselişi (2023) şeklinde izleyebilirsiniz. Hangi sırayı seçerseniz seçin, Transformers evreninin keyfini çıkaracağınıza eminim!

Benim tavsiyem, ilk kez izliyorsanız yayın tarihine göre izlemeniz. Bu şekilde, filmlerin arasındaki bağlantıları ve karakterlerin gelişimini daha iyi takip edebilirsiniz. Ayrıca, görsel efektlerin ve aksiyon sahnelerinin zamanla nasıl geliştiğini de görmüş olursunuz. Hangi sırayı seçerseniz seçin, Transformers dünyasına hoş geldiniz!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sen hangi sırayı tercih edersin? Kronolojik mi, yayın tarihine göre mi? Yorumlarda belirtmeyi unutma!

Mood Önerisi: Her iki sırayı da deneyip, hangi sıranın sana daha çok hitap ettiğini keşfetmek için ideal!


9. En İyi Autobot'lar: Karizma Abideleri!

Transformers evreninde birbirinden karizmatik Autobot'lar var. Optimus Prime, liderlik vasıfları ve fedakarlığıyla her zaman gönlümüzde taht kurmuştur. Bumblebee, sevimli ve cesur tavırlarıyla kalbimizi çalmıştır. Ratchet, tıbbi bilgisi ve pratik zekasıyla ekibin vazgeçilmezidir. Ironhide, sert görünümünün altında yatan merhametiyle bizi etkilemiştir. Jazz, cool tavırları ve müzik zevkiyle ortama renk katmıştır. Sideswipe, çevikliği ve dövüş yetenekleriyle düşmanlara korku salmıştır.

Bu Autobot'ların her biri, farklı özellikleriyle Transformers evrenine değer katmıştır. Optimus Prime'ın "Özgürlük herkesin hakkıdır" sözü, her zaman aklımızda kalmıştır. Bumblebee'nin Charlie ile olan dostluğu, bize sevginin ve bağlılığın önemini hatırlatmıştır. Ratchet'ın fedakarlığı, bize başkalarına yardım etmenin ne kadar değerli olduğunu göstermiştir. Ironhide'ın cesareti, bize zorlukların üstesinden gelmek için ilham vermiştir.

Hangi Autobot'u daha çok sevdiğiniz tamamen size kalmış. Ama unutmayın, her birinin ayrı bir hikayesi ve özelliği var. Transformers evrenindeki Autobot'lar, sadece robotlar değil, aynı zamanda karakterleri ve duygularıyla bize ilham veren kahramanlardır. Onların mücadelesi, bize umudu ve cesareti aşılamıştır.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Senin favori Autobot'un hangisi? Neden onu seviyorsun? Yorumlarda belirtmeyi unutma!

Mood Önerisi: En sevdiğin Autobot'un figürünü alıp, odana koymak ve her zaman onun gibi cesur olmak için ideal!


10. Unutulmaz Decepticon'lar: Kötülüğün Cazibesi!

Transformers evreninde sadece kahramanlar değil, aynı zamanda unutulmaz kötü karakterler de var. Megatron, acımasızlığı ve hırsıyla her zaman dikkat çekmiştir. Starscream, hain planları ve kurnazlığıyla bizi şaşırtmıştır. Soundwave, sadakati ve teknolojik yetenekleriyle ekibin vazgeçilmezidir. Shockwave, mantıklı ve duygusuz tavırlarıyla bizi ürkütmüştür. Barricade, kurnazlığı ve hız tutkusuyla Autobot'lara zor anlar yaşatmıştır.

Bu Decepticon'ların her biri, farklı özellikleriyle Transformers evrenine renk katmıştır. Megatron'un "Barış sadece bir yalandır, savaş gerçektir" sözü, onun karanlık felsefesini yansıtmıştır. Starscream'in hain planları, bize güvenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmıştır. Soundwave'in sadakati, bize dostluğun ve bağlılığın değerini göstermiştir. Shockwave'in duygusuzluğu, bize duyguların ne kadar önemli olduğunu anlamamızı sağlamıştır.

Kötü karakterler olmadan kahramanların değeri anlaşılmazdı. Decepticon'lar, Transformers evrenindeki dengenin korunmasına yardımcı olmuşlardır. Onların mücadelesi, bize iyiliğin ve kötülüğün arasındaki farkı anlamamızı sağlamıştır. Hangi Decepticon'u daha çok sevdiğiniz tamamen size kalmış. Ama unutmayın, her birinin ayrı bir hikayesi ve özelliği var.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: En sevdiğin Decepticon'un hangisi? Neden onu seviyorsun? Yorumlarda belirtmeyi unutma!

Mood Önerisi: En sevdiğin Decepticon'un figürünü alıp, odana koymak ve onun gibi kararlı olmak için ideal!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.