Soygun ve Banka Hırsızlığı Filmleri: Parayı Aklama Sanatı!

En iyi soygun filmleri ve banka hırsızlığı temalı yapımlar! La Casa De Papel'den Fight For My Way'e, K-Drama ve K-Pop dünyasının en heyecanlı anları, unutulmaz OST'ler ve bias'ların karanlık sırları burada!

Şubat 21, 2026 - 13:49
Şubat 21, 2026 - 13:49
 0  0
Soygun ve Banka Hırsızlığı Filmleri: Parayı Aklama Sanatı!

1. La Casa De Papel (Money Heist): Profesörün Zekası, İdollerin Gözdesi

Abi, La Casa De Papel'i bilmeyen kaldı mı ya? İspanyol yapımı bu dizi, sadece Avrupa'yı değil, K-Pop dünyasını da kasıp kavurdu. Hani şu Berlin karakteri var ya, karizmasıyla herkesi kendine hayran bıraktı. BTS'ten tut da BLACKPINK'e kadar birçok idol, bu diziyi izlerken çekilmiş fotoğraflarını paylaştı. Özellikle de Profesör'ün zekasına hayran kalmayan yok gibi. Düşünsene, bir bankayı soymak için bu kadar detaylı bir plan yapmak... Resmen dahi işi! Dizinin müzikleri de ayrı bir olay. "Bella Ciao" şarkısı, resmen bir direniş marşına dönüştü. Her comeback'te bu şarkıyı dinleyip gaza geliyorum, stream rekorları kırmaya ant içiyorum resmen! Netizenler de bu diziye bayılıyor. Her bölümü ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Tokyo'nun çılgınlığına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Profesör. O nasıl bir strateji dehasıdır ya!

Dizideki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Denver'ın o kendine has gülüşü, Rio'nun teknolojiye olan düşkünlüğü, Nairobi'nin liderlik vasıfları... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan gerilim de cabası. Her an bir şeyler olacakmış gibi hissediyorsun, tırnaklarını yiyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu dizi bu kadar bağımlılık yapıyor. Bir de dizinin K-Drama uyarlaması çıktı biliyor musun? Kore versiyonu da en az orijinali kadar iyi olmuş. Hatta bazı sahneleri daha da heyecanlı yapmışlar. Koreli oyuncular da rollerinin hakkını vermişler. Özellikle de Profesör'ü canlandıran oyuncu, resmen döktürmüş. O karizmayı, o zekayı çok iyi yansıtmış. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizideki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Profesör. O nasıl bir zeka, nasıl bir karizma ya! Resmen hayranım. Bir de Berlin'in o karanlık geçmişi, o gizemli halleri... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Denver ve Stockholm. Onların aşkı çok gerçekçi ve samimi geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu diziyi izlerken yanında bolca atıştırmalık bulundur. Çünkü tırnaklarını yiye yiye bitireceksin!


2. Fight For My Way: Hayallerinin Peşinden Koşan Sıradan İnsanlar

Fight For My Way, aslında tam olarak bir soygun filmi değil ama içindeki o mücadele ruhu, o hayallerinin peşinden koşma azmi... Resmen bir banka soygunu kadar heyecanlı! Dizi, hayallerini gerçekleştirmek için mücadele eden dört arkadaşın hikayesini anlatıyor. Ko Dong-man, bir zamanlar ünlü bir tekvandocuyken, şimdi sıradan bir işte çalışıyor. Choi Ae-ra ise spiker olma hayalleri kurarken, bir alışveriş merkezinde danışman olarak çalışıyor. Park Moo-bin, zengin bir doktor olmasına rağmen, Ae-ra'ya aşık ve onun kalbini kazanmaya çalışıyor. Baek Seol-hee ise uzun zamandır Dong-man'a aşık ama duygularını bir türlü ifade edemiyor. Dizi, bu dört arkadaşın hayallerine ulaşmak için verdikleri mücadeleyi, aşklarını ve dostluklarını anlatıyor.

Dizideki karakterlerin hepsi birbirinden sevimli ve gerçekçi. Ko Dong-man'ın o çocuksu halleri, Choi Ae-ra'nın o hırslı yapısı, Park Moo-bin'in o saf aşkı, Baek Seol-hee'nin o utangaçlığı... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, dizideki dövüş sahneleri de ayrı bir olay. Ko Dong-man'ın tekvando hareketleri, resmen göz kamaştırıyor. Bir de dizinin OST'leri de çok güzel. Özellikle de "쌈 마이웨이 (Fight For My Way)" şarkısı, resmen bir motivasyon kaynağı. Her dinlediğimde gaza geliyorum, hayallerime ulaşmak için daha çok çalışıyorum resmen! Netizenler de bu diziye bayılıyor. Her bölümü ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Ko Dong-man ve Choi Ae-ra'nın arasındaki kimyaya bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Ko Dong-man. O nasıl bir karizma, nasıl bir yetenek ya!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizideki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Ko Dong-man. O nasıl bir dövüş yeteneği, nasıl bir komiklik ya! Resmen hayranım. Bir de Choi Ae-ra'nın o hırslı yapısı, o hayallerine olan bağlılığı... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Ko Dong-man ve Choi Ae-ra. Onların aşkı çok gerçekçi ve samimi geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Motivasyona ihtiyacın varsa, bu diziyi izlerken yanında bolca enerji içeceği bulundur. Çünkü hayallerine ulaşmak için daha çok çalışmak isteyeceksin!


3. Ocean's Eleven: Clooney'nin Karizması, Brad Pitt'in Cool'luğu

Ocean's Eleven, soygun filmlerinin kralı desek yeridir! George Clooney'nin o karizmatik gülüşü, Brad Pitt'in o cool tavırları... Resmen bir soygun ekibi değil, bir star kadrosu! Film, Danny Ocean'ın hapisten çıktıktan sonra Las Vegas'taki üç büyük kumarhaneyi soymak için bir ekip kurmasını anlatıyor. Ekipte, kart sihirbazlarından tut da patlayıcı uzmanlarına kadar her türlü yetenek var. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan gerilim de cabası. Her an bir şeyler olacakmış gibi hissediyorsun, tırnaklarını yiyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar bağımlılık yapıyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de "Misty Blue" şarkısı, resmen bir klasik. Her dinlediğimde o kumarhane atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de George Clooney ve Brad Pitt'in arasındaki kimyaya bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Danny Ocean. O nasıl bir zeka, nasıl bir karizma ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Rusty Ryan'ın o cool tavırları, Linus Caldwell'in o heyecanlı halleri, Reuben Tishkoff'un o tecrübesi... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan komik olaylar da cabası. Her an bir şeyler oluyor, gülmekten kırılıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar eğlenceli. Bir de filmin devam filmleri de çıktı biliyor musun? Ocean's Twelve ve Ocean's Thirteen de en az orijinali kadar iyi olmuş. Hatta bazı sahneleri daha da heyecanlı yapmışlar. Oyuncular da rollerinin hakkını vermişler. Özellikle de George Clooney ve Brad Pitt, resmen döktürmüş. O karizmayı, o cool'luğu çok iyi yansıtmış. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Danny Ocean. O nasıl bir zeka, nasıl bir karizma ya! Resmen hayranım. Bir de Rusty Ryan'ın o cool tavırları, o gizemli halleri... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Danny Ocean ve Tess Ocean. Onların aşkı çok karmaşık ve tutkulu geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Eğlenceli bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca patlamış mısır bulundur. Çünkü gülmekten karnına ağrılar girecek!


4. The Italian Job: Mini Cooper'larla Soygun Keyfi

The Italian Job, sadece bir soygun filmi değil, aynı zamanda bir Mini Cooper şöleni! Film, John Bridger'ın eski ortağı Steve tarafından ihanete uğraması ve öldürülmesi üzerine, ekibin Steve'den intikam almak için İtalya'da bir soygun planlamasını anlatıyor. Ekip, Venedik'in kanallarında, Alpler'in yollarında Mini Cooper'larla soygun yaparken, aksiyon hiç bitmiyor. Filmdeki kovalamaca sahneleri, resmen nefes kesiyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de "The Wreckoning" şarkısı, resmen bir adrenalin patlaması. Her dinlediğimde gaza geliyorum, araba kullanırken daha dikkatli oluyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Mini Cooper'lara bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Charlie Croker. O nasıl bir zeka, nasıl bir liderlik ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Stella Bridger'ın o yetenekli araba kullanışı, Lyle'ın o bilgisayar dehası, Handsome Rob'un o karizması... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan komik olaylar da cabası. Her an bir şeyler oluyor, gülmekten kırılıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar eğlenceli. Bir de filmin yeniden çevrimi de çıktı biliyor musun? 2003 yapımı The Italian Job da en az orijinali kadar iyi olmuş. Hatta bazı sahneleri daha da heyecanlı yapmışlar. Oyuncular da rollerinin hakkını vermişler. Özellikle de Mark Wahlberg ve Charlize Theron, resmen döktürmüş. O karizmayı, o yeteneği çok iyi yansıtmış. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Charlie Croker. O nasıl bir zeka, nasıl bir liderlik ya! Resmen hayranım. Bir de Stella Bridger'ın o yetenekli araba kullanışı, o cesareti... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Charlie Croker ve Stella Bridger. Onların aşkı çok karmaşık ve tutkulu geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Aksiyon dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca enerji içeceği bulundur. Çünkü araba kullanırken daha dikkatli olmak isteyeceksin!


5. Heat: Pacino ve De Niro Kapışması, Efsane Sahneler!

Heat, Al Pacino ve Robert De Niro'nun aynı filmde buluştuğu efsanevi bir yapım! Film, Los Angeles'ta bir soygun çetesinin peşine düşen Dedektif Vincent Hanna ile çetenin lideri Neil McCauley arasındaki amansız mücadeleyi anlatıyor. Filmdeki gerilim, resmen tavan yapıyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de "New Dawn Fades" şarkısı, resmen bir melankoli patlaması. Her dinlediğimde o Los Angeles atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Al Pacino ve Robert De Niro'nun oyunculuklarına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Neil McCauley. O nasıl bir zeka, nasıl bir soğukkanlılık ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Chris Shiherlis'in o kumar bağımlılığı, Michael Cheritto'nun o şiddet eğilimi, Nate'in o tecrübesi... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan çatışmalar da cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar sürükleyici. Bir de filmin final sahnesi de çok etkileyici. Neil McCauley'nin son sözleri, resmen insanın içine işliyor. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Neil McCauley. O nasıl bir zeka, nasıl bir soğukkanlılık ya! Resmen hayranım. Bir de Vincent Hanna'nın o hırslı yapısı, o adalet duygusu... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim karakter, Neil McCauley'nin yalnızlığı. O kadar zeki ve yetenekli olmasına rağmen, neden bu kadar yalnız kalmış?

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca kahve bulundur. Çünkü uyumak istemeyeceksin!


6. Baby Driver: Müzikle Soygun, Kulaklıklar Hazır mı?

Baby Driver, müzikle soygunun birleştiği eşsiz bir film! Film, Baby adındaki genç bir sürücünün, soygunlara katılarak borcunu ödemeye çalışmasını anlatıyor. Baby, kulaklıklarından müzik dinleyerek araba kullanıyor ve her hareketi müziğin ritmine göre ayarlıyor. Filmdeki aksiyon sahneleri, resmen bir müzik klibi gibi. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de "Bellbottoms" şarkısı, resmen bir enerji patlaması. Her dinlediğimde gaza geliyorum, araba kullanırken daha hızlı sürmek istiyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Baby'nin sürüş yeteneklerine bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Baby. O nasıl bir yetenek, nasıl bir cool'luk ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Debora'nın o tatlı gülüşü, Bats'in o psikopat halleri, Doc'un o zekası... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan kovalamacalar da cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar eğlenceli. Bir de filmin aşk hikayesi de çok güzel. Baby ve Debora'nın arasındaki ilişki, resmen insanın içini ısıtıyor. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Baby. O nasıl bir yetenek, nasıl bir cool'luk ya! Resmen hayranım. Bir de Debora'nın o tatlı gülüşü, o masumiyeti... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Baby ve Debora. Onların aşkı çok saf ve gerçekçi geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Eğlenceli bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca kulaklık bulundur. Çünkü müziğin ritmine kendini kaptıracaksın!


7. Inside Man: Spike Lee'den Zeka Dolu Bir Soygun

Inside Man, Spike Lee'nin yönettiği zeka dolu bir soygun filmi! Film, New York'ta bir bankanın soyulmasıyla başlıyor. Soyguncular, rehineleri alıyor ve polislerle pazarlık yapmaya başlıyor. Ancak, Dedektif Keith Frazier, soygunun aslında göründüğü kadar basit olmadığını fark ediyor. Filmdeki gerilim, resmen tavan yapıyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de Hint müzikleri, filme farklı bir hava katıyor. Her dinlediğimde o New York atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Dedektif Keith Frazier'ın zekasına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Dalton Russell. O nasıl bir zeka, nasıl bir planlama ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Madeline White'ın o gizemli halleri, Arthur Case'in o zenginliği, Sylvia'nın o cesareti... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan gerilimler de cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar sürükleyici. Bir de filmin sonu da çok şaşırtıcı. Soygunun gerçek amacı, resmen insanın ağzını açık bırakıyor. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Dalton Russell. O nasıl bir zeka, nasıl bir planlama ya! Resmen hayranım. Bir de Madeline White'ın o gizemli halleri, o gücü... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim karakter, Dalton Russell'ın zekası. O kadar zeki olmasına rağmen, neden bu kadar karmaşık bir soygun planlamış?

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca not defteri bulundur. Çünkü soygunun sırlarını çözmeye çalışacaksın!


8. The Town: Affleck'ten Hem Yönetmenlik Hem Oyunculuk Şöleni

The Town, Ben Affleck'in hem yönettiği hem de başrolünde oynadığı etkileyici bir film! Film, Boston'da banka soyguncusu olan Doug MacRay'in, son soygunlarında rehin aldıkları banka müdürü Claire Keesey'e aşık olmasını anlatıyor. Doug, Claire'e yaklaşarak onu korumaya çalışırken, aynı zamanda FBI'ın da takibinde oluyor. Filmdeki gerilim, resmen tavan yapıyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de rock müzikleri, filme farklı bir hava katıyor. Her dinlediğimde o Boston atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Doug MacRay'in karizmasına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Doug MacRay. O nasıl bir zeka, nasıl bir çaresizlik ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Claire Keesey'in o masumiyeti, Jem Coughlin'in o çılgınlığı, Krista Coughlin'in o bağımlılığı... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, soygun sırasında yaşanan çatışmalar da cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar sürükleyici. Bir de filmin aşk hikayesi de çok güzel. Doug ve Claire'in arasındaki ilişki, resmen insanın içini ısıtıyor. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Doug MacRay. O nasıl bir zeka, nasıl bir çaresizlik ya! Resmen hayranım. Bir de Claire Keesey'in o masumiyeti, o gücü... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim çift, Doug MacRay ve Claire Keesey. Onların aşkı çok karmaşık ve tutkulu geliyor bana. Umarım gerçek hayatta da birlikte olurlar!

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca atıştırmalık bulundur. Çünkü tırnaklarını yiye yiye bitireceksin!


9. Point Break: Sörf, Paraşüt ve Banka Soygunu Bir Arada!

Point Break, sörf, paraşüt ve banka soygununun bir araya geldiği çılgın bir film! Film, genç FBI ajanı Johnny Utah'ın, banka soyguncusu olan sörfçü çetesini yakalamak için görevlendirilmesini anlatıyor. Johnny, sörf yapmayı öğrenerek çeteye sızmaya çalışırken, çetenin lideri Bodhi'ye hayranlık duymaya başlıyor. Filmdeki aksiyon sahneleri, resmen nefes kesiyor. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de rock müzikleri, filme farklı bir hava katıyor. Her dinlediğimde o Kaliforniya atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Bodhi'nin karizmasına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Bodhi. O nasıl bir zeka, nasıl bir özgürlük aşkı ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Tyler Ann Endicott'un o güzelliği, Angelo Pappas'ın o çılgınlığı, Rosie'nin o sadakati... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, sörf sahneleri de cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar eğlenceli. Bir de filmin yeniden çevrimi de çıktı biliyor musun? 2015 yapımı Point Break de en az orijinali kadar iyi olmuş. Hatta bazı sahneleri daha da heyecanlı yapmışlar. Oyuncular da rollerinin hakkını vermişler. Özellikle de Edgar Ramírez ve Luke Bracey, resmen döktürmüş. O karizmayı, o yeteneği çok iyi yansıtmış. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Bodhi. O nasıl bir zeka, nasıl bir özgürlük aşkı ya! Resmen hayranım. Bir de Tyler Ann Endicott'un o güzelliği, o cesareti... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim karakter, Bodhi'nin özgürlük aşkı. O kadar zeki ve yetenekli olmasına rağmen, neden bu kadar riskli bir hayat yaşamış?

Mood Önerisi: Aksiyon dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca enerji içeceği bulundur. Çünkü sörf yapmaya gideceksin!


10. Reservoir Dogs: Tarantino'dan Kanlı Bir Soygun Hikayesi

Reservoir Dogs, Quentin Tarantino'nun ilk filmi ve tam bir kült! Film, bir grup soyguncunun, bir kuyumcu soygunu sırasında tuzağa düşmesini ve sonrasında yaşananları anlatıyor. Film, şiddet sahneleri ve diyaloglarıyla ünlü. Bir de filmin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle de "Stuck in the Middle with You" şarkısı, resmen bir ikon. Her dinlediğimde o soygun atmosferini yaşıyorum resmen! Netizenler de bu filme bayılıyor. Her sahnesi ayrı bir olay, her karakteri ayrı bir efsane. Özellikle de Mr. Blonde'un psikopatlığına bayılanlar var. Ama benim favorim kesinlikle Mr. Orange. O nasıl bir zeka, nasıl bir çaresizlik ya!

Filmdeki karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve ilginç. Mr. White'ın o sadakati, Mr. Pink'in o açgözlülüğü, Mr. Brown'ın o komikliği... Hepsi ayrı ayrı dikkat çekiyor. Ve tabii ki, işkence sahneleri de cabası. Her an bir şeyler oluyor, heyecandan yerinde duramıyorsun resmen. Ama işte bu yüzden bu film bu kadar sürükleyici. Bir de filmin sonu da çok şaşırtıcı. Soygunun arkasındaki sır, resmen insanın ağzını açık bırakıyor. İzlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Filmdeki her karakterin kendine has bir tarzı var. Ama benim favorim Mr. Orange. O nasıl bir zeka, nasıl bir çaresizlik ya! Resmen hayranım. Bir de Mr. White'ın o sadakati, o vicdanı... O da çok çekici geliyor bana. Ama en çok ship'lediğim karakter, Mr. Orange'ın yalnızlığı. O kadar zeki ve yetenekli olmasına rağmen, neden bu kadar karmaşık bir duruma düşmüş?

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir gece geçirmek istiyorsan, bu filmi izlerken yanında bolca atıştırmalık bulundur. Çünkü tırnaklarını yiye yiye bitireceksin!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.