Sadece Cesurların İzleyebileceği En İyi 12 Korku ve Gerilim Animesi!: Kalp Krizi Geçirmeye Hazır Mısınız?

En iyi korku ve gerilim anime önerileri! Paranormal olaylar, psikolojik savaşlar, kanlı sahneler... Anime dünyasının en ürkütücü yapımları burada! K-Pop dinlerken bile tırnaklarınızı yiyeceksiniz.

Şubat 21, 2026 - 13:55
Şubat 21, 2026 - 13:55
 0  0
Sadece Cesurların İzleyebileceği En İyi 12 Korku ve Gerilim Animesi!: Kalp Krizi Geçirmeye Hazır Mısınız?

1. Shiki: Köyün Laneti

Arkadaşlar, Shiki'yi izlerken gece lambasını açık bırakmaya hazır olun! Konu basit gibi duruyor: Küçük bir dağ köyünde esrarengiz ölümler başlar. Ama işin içine vampirler, doğaüstü güçler ve insanın karanlık yüzü girince, olaylar bambaşka bir boyuta taşınıyor. Karakterlerin psikolojik çöküşleri, köydeki paranoyanın yükselişi... İnanın bana, her bölüm sonunda "Bir dakika ya, şimdi ne olacak?" diye ekrana yapışacaksınız. Özellikle köy halkının giderek daha da acımasızlaşması, insanı dehşete düşürüyor. Kan efektleri falan da bayağı gerçekçi, mideniz hassassa dikkat edin derim. Ama korku türünü sevenler için Shiki, kesinlikle kaçırılmaması gereken bir yapım. Benim gibi "Korkmam ben ya!" diyenler bile gece uyuyamaz hale gelebilir, baştan söyleyeyim!

Shiki'nin en sevdiğim yanı, sadece kan ve vahşet üzerinden değil, insanın doğası, inançları ve toplumsal baskılar üzerinden de korku yaratması. Köydeki herkesin birbirine sırtını dönmesi, kendi çıkarları için her şeyi yapmaya hazır olması... İşte asıl korkunç olan bu! Bir de karakter tasarımları başta biraz garip gelebilir ama hikayeye o kadar iyi yedirilmiş ki, sonunda bayılacaksınız. Özellikle vampirlerin o gotik tarzı, beni benden aldı!

Kozmik Not: Shiki'nin açılış ve kapanış müzikleri o kadar akılda kalıcı ki, izlemeseniz bile bir yerlerde denk gelmişsinizdir. Özellikle "Calendrier" şarkısı, animeyle o kadar özdeşleşmiş ki, duyunca tüylerim diken diken oluyor!

Mood Önerisi: Karanlık ve yağmurlu bir gecede, battaniyenin altına saklanarak izleyin. Yanınızda bolca atıştırmalık bulundurun, çünkü gerilimden acıkacaksınız!


2. Higurashi: When They Cry (Higurashi no Naku Koro ni): Sonsuz Döngü Kabusu

Higurashi, anime dünyasının en psikopat yapımlarından biri olabilir. İlk başta şirin mi şirin bir köy hayatı anime'si gibi başlıyor, ama sonra... BAM! Seri katiller, lanetler, paralel evrenler... Resmen aklınızla dalga geçiyorlar! Hikaye, Hinamizawa adlı küçük bir köyde geçiyor. Keiichi Maebara adında bir öğrenci, bu köye taşınıyor ve okulda tanıştığı kızlarla arkadaş oluyor. Her şey çok güzel, değil mi? Ama köyün karanlık bir geçmişi var ve her yıl düzenlenen bir festivalde mutlaka bir kişi ölüyor, bir kişi de kayboluyor. Keiichi, bu sırrı çözmeye çalışırken, kendisini korkunç bir döngünün içinde buluyor. Her döngüde farklı olaylar yaşanıyor, karakterler farklı şekillerde ölüyor ve Keiichi, bu kabustan kurtulmak için çaresizce bir yol arıyor.

Higurashi'nin en iyi yanı, sizi sürekli ters köşeye yatırması. Neyin gerçek, neyin hayal olduğunu asla kestiremiyorsunuz. Karakterlerin masum yüzlerinin ardında yatan karanlık sırlar, insanı dehşete düşürüyor. Bir de o meşhur "Nipah~" repliği var ya... İlk duyduğunuzda sevimli geliyor ama sonra o repliği söyleyen karakterin psikopat bir katil olduğunu öğrenince, resmen travma yaşıyorsunuz. Higurashi, sadece korku değil, aynı zamanda arkadaşlık, sadakat ve affetme temalarını da işliyor. Ama bu temalar, o kadar karanlık ve çarpık bir şekilde sunuluyor ki, insanı derinden etkiliyor.

Kozmik Not: Higurashi'nin müzikleri, anime'nin atmosferine o kadar iyi uyuyor ki, ayrı bir övgüyü hak ediyor. Özellikle "Karakara" şarkısı, anime'nin en ikonik müziklerinden biri. Duyunca direkt tüylerim diken diken oluyor!

Mood Önerisi: Gece yarısı, kulaklıklarınızı takın ve kendinizi Higurashi'nin karanlık dünyasına bırakın. Ama dikkatli olun, sonra uyuyamayabilirsiniz!


3. Another: Lanetli Sınıfın Sırları

Another, lise sıralarında geçen bir lanet hikayesi. Sakakibara Kouichi adında bir öğrenci, Yomiyama Kuzey Ortaokulu'na transfer oluyor. Ama okulda tuhaf bir atmosfer var. Sınıf arkadaşları, Misaki Mei adında bir kıza davranmıyor, onu yok sayıyorlar. Kouichi, bu durumun nedenini araştırmaya başlarken, sınıfın lanetli olduğunu öğreniyor. Yıllar önce sınıfta popüler bir öğrenci ölmüş ve o zamandan beri sınıfta tuhaf olaylar yaşanmaya başlamış. Öğrenciler ve öğretmenler, laneti durdurmak için bir kişiyi yok saymaya karar vermişler. Ama bu çözüm, sadece daha fazla trajediye yol açıyor. Kouichi ve Misaki, lanetin sırrını çözmeye çalışırken, kendilerini ölümcül bir oyunun içinde buluyorlar.

Another'ın en çekici yanı, gizemli atmosferi ve sürekli artan gerilimi. Kimin öleceğini, ne zaman öleceğini asla kestiremiyorsunuz. Ölüm sahneleri de bayağı yaratıcı, şemsiyeden düşen cam parçalarından tutun da, asansör kazasına kadar her şey var. Karakterlerin lanetten kurtulmak için çaresizce çabalaması, insanı derinden etkiliyor. Bir de Misaki Mei'nin o gizemli ve soğuk tavırları var ya... İlk başta biraz antipatik gelebilir ama sonra onun da aslında lanetin kurbanı olduğunu öğrenince, ona karşı sempati duymaya başlıyorsunuz. Another, sadece korku değil, aynı zamanda arkadaşlık, kayıp ve kabullenme temalarını da işliyor. Ama bu temalar, o kadar karanlık ve çarpık bir şekilde sunuluyor ki, insanı derinden etkiliyor.

Kozmik Not: Another'ın açılış müziği "Kyoumu Densen", anime'nin atmosferini o kadar iyi yansıtıyor ki, ayrı bir övgüyü hak ediyor. Şarkının o karanlık ve ürkütücü melodileri, insanı direkt anime'nin dünyasına çekiyor.

Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, loş bir ışık altında, kendinizi Another'ın lanetli dünyasına bırakın. Ama dikkatli olun, sonra arkanızı kontrol etmeden duramayabilirsiniz!


4. Devilman Crybaby: İblislerin Dansı

Devilman Crybaby, anime dünyasının en tartışmalı yapımlarından biri olabilir. Ama aynı zamanda en etkileyici ve unutulmaz yapımlarından biri olduğu da kesin. Hikaye, Akira Fudo adında utangaç bir üniversite öğrencisi etrafında dönüyor. Akira, çocukluk arkadaşı Ryo Asuka tarafından şeytanlarla savaşmak için Devilman'e dönüşmeye ikna ediliyor. Akira, bir şeytanla birleşerek Devilman'e dönüşüyor, ama insan kalbini korumayı başarıyor. Akira, Devilman olarak, insanlığı şeytanlardan korumak için savaşıyor. Ama bu savaş, sadece fiziksel bir savaş değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal bir savaş. Akira, şeytanların ve insanların karanlık yüzleriyle yüzleşirken, kendi kimliğini ve değerlerini sorgulamak zorunda kalıyor.

Devilman Crybaby'nin en çarpıcı yanı, şiddet ve cinselliği sansürsüz bir şekilde işlemesi. Anime, kanlı sahneler, cinsel içerikli görüntüler ve rahatsız edici temalarla dolu. Ama bu şiddet ve cinsellik, sadece şok etkisi yaratmak için değil, aynı zamanda hikayenin önemli bir parçası. Anime, insanın karanlık doğasını, toplumsal baskıları ve savaşın acımasızlığını gözler önüne seriyor. Karakterlerin psikolojik çöküşleri, insanın hayvani dürtüleriyle mücadelesi... İnanın bana, her bölüm sonunda "Bu neydi şimdi?" diye ekrana bakakalacaksınız. Devilman Crybaby, sadece korku değil, aynı zamanda aşk, dostluk ve fedakarlık temalarını da işliyor. Ama bu temalar, o kadar karanlık ve çarpık bir şekilde sunuluyor ki, insanı derinden etkiliyor.

Kozmik Not: Devilman Crybaby'nin müzikleri, anime'nin atmosferini o kadar iyi yansıtıyor ki, ayrı bir övgüyü hak ediyor. Özellikle "Crybaby" şarkısı, anime'nin en ikonik müziklerinden biri. Duyunca direkt Akira'nın çaresizliğini hissediyorum!

Mood Önerisi: Kendinizi hazır hissettiğiniz bir anda, kulaklıklarınızı takın ve Devilman Crybaby'nin kaotik dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra hayata bakış açınız değişebilir!


5. Parasyte -the maxim-: Uzaylı İstilası

Parasyte, uzaylıların insan vücuduna girerek onları kontrol etmeye başlamasıyla gelişen olayları konu alıyor. Ana karakterimiz Shinichi Izumi, bu istiladan kurtulmayı başarıyor ancak sağ eline bir parazit yerleşiyor. Bu parazit, Migi adını alıyor ve Shinichi ile birlikte hayatta kalmak için işbirliği yapmak zorunda kalıyorlar. Birlikte, diğer parazitlerle savaşırken, insanlığın ve parazitlerin doğası üzerine derin düşüncelere dalıyorlar. Shinichi'nin fiziksel ve duygusal olarak geçirdiği değişim, anime'nin en etkileyici yönlerinden biri. Başlangıçta zayıf ve çekingen bir karakterken, Migi ile birlikte savaşmak zorunda kaldıkça güçleniyor ve daha acımasız hale geliyor.

Parasyte'ın en sevdiğim yanı, sadece aksiyon ve gerilim dolu sahneler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda felsefi sorular sorması. İnsanlık nedir? İyi ve kötü nedir? Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebiliriz? Bu sorular, anime boyunca karakterlerin eylemleri ve kararlarıyla sürekli olarak gündeme geliyor. Bir de Migi'nin o soğuk ve mantıksal tavırları var ya... İlk başta biraz garip geliyor ama sonra Shinichi'ye olan bağlılığını ve insanlığı anlamaya çalışmasını izlemek çok ilginç. Parasyte, sadece korku değil, aynı zamanda bilim kurgu, aksiyon ve dram türlerini de başarıyla harmanlıyor.

Kozmik Not: Parasyte'ın açılış müziği "Let Me Hear", anime'nin enerjisini ve gerilimini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Şarkının o hızlı ritmi ve agresif vokalleri, insanı direkt aksiyonun içine çekiyor.

Mood Önerisi: Kendinizi enerjik ve maceraperest hissettiğiniz bir anda, Parasyte'ın dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra elinize bir şey yapışmış gibi hissedebilirsiniz!


6. Perfect Blue: İdolün Kabusu

Perfect Blue, bir J-Pop idolü olan Mima Kirigoe'nin oyunculuk kariyerine geçiş yapmasıyla başlayan olayları konu alıyor. Mima, yeni kariyerinde zorlu roller üstlenirken, stalker'lar, garip mesajlar ve gerçeklikle sanrının birbirine karıştığı bir kabusun içine sürükleniyor. Anime, Mima'nın psikolojik çöküşünü ve kimlik bunalımını ustalıkla işliyor. Mima'nın giderek gerçeklikle bağlantısını kaybetmesi, hayranlarının ve medyanın baskısıyla başa çıkmaya çalışması, insanı derinden etkiliyor. Anime, idol endüstrisinin karanlık yüzünü, hayranların saplantılı davranışlarını ve medyanın acımasızlığını gözler önüne seriyor.

Perfect Blue'nun en etkileyici yanı, psikolojik gerilimi ustalıkla kullanması. Anime, izleyiciyi sürekli olarak şüphede bırakıyor, neyin gerçek neyin hayal olduğunu kestirmeyi zorlaştırıyor. Mima'nın yaşadığı travmalar, onun gerçeklik algısını bozarken, izleyici de onunla birlikte aynı kafa karışıklığını yaşıyor. Anime, sadece korku değil, aynı zamanda kimlik, şöhret ve gerçeklik temalarını da işliyor. Ama bu temalar, o kadar karanlık ve çarpık bir şekilde sunuluyor ki, insanı derinden etkiliyor.

Kozmik Not: Perfect Blue, Satoshi Kon'un ilk yönetmenlik denemesi olmasına rağmen, anime dünyasının en önemli yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Anime, Christopher Nolan gibi birçok yönetmene ilham kaynağı olmuş.

Mood Önerisi: Kendinizi yalnız ve düşünceli hissettiğiniz bir anda, Perfect Blue'nun dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra aynaya baktığınızda kendinizi tanıyamayabilirsiniz!


7. Ergo Proxy: Hatıraların Peşinde

Ergo Proxy, distopik bir gelecekte, Romdo adlı kubbe şehrinde geçiyor. İnsanlar ve AutoReiv adı verilen androidler birlikte yaşıyor. Ancak AutoReiv'lerde Cogito adı verilen bir virüs ortaya çıkıyor ve androidler bilinçlenmeye başlıyor. Lil Meyer adında bir güvenlik ajanı, Cogito virüsünü araştırırken, Proxy adı verilen gizemli varlıklarla karşılaşıyor. Lil, Proxy'lerin sırrını çözmeye çalışırken, kendisini büyük bir komplonun içinde buluyor. Ergo Proxy, karmaşık hikayesi, felsefi temaları ve görsel estetiğiyle dikkat çekiyor. Anime, gerçeklik, kimlik, bilinç ve varoluş gibi derin soruları sorguluyor.

Ergo Proxy'nin en sevdiğim yanı, sadece aksiyon ve gerilim dolu sahneler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda izleyiciyi düşünmeye sevk etmesi. Anime, karakterlerin diyalogları, sembolik imgeleri ve karmaşık olay örgüsüyle, izleyiciyi sürekli olarak sorgulamaya teşvik ediyor. Lil'in Proxy'lerin sırrını çözmeye çalışırken yaşadığı zorluklar, onun kendi kimliğini ve amacını sorgulamasına yol açıyor. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda psikolojik gerilim, felsefe ve dram türlerini de başarıyla harmanlıyor.

Kozmik Not: Ergo Proxy'nin açılış müziği "Kiri", anime'nin karanlık ve gizemli atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Şarkının o melankolik melodileri ve gizemli vokalleri, insanı direkt anime'nin dünyasına çekiyor.

Mood Önerisi: Kendinizi entelektüel ve meraklı hissettiğiniz bir anda, Ergo Proxy'nin dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra hayata bakış açınız değişebilir!


8. Made in Abyss: Uçurumun Çağrısı

Made in Abyss, keşfedilmemiş devasa bir çukur olan Abyss'in derinliklerinde geçen bir hikaye. Riko adında genç bir kız, Abyss'in gizemlerini çözmek ve kayıp annesini bulmak için Abyss'e doğru bir yolculuğa çıkıyor. Yanında, Abyss'te bulduğu Reg adında bir robot çocuk da var. Birlikte, Abyss'in tehlikeli yaratıklarıyla, acımasız doğasıyla ve lanetli etkileriyle yüzleşiyorlar. Made in Abyss, sevimli karakter tasarımlarına rağmen, karanlık ve rahatsız edici temalarıyla dikkat çekiyor. Anime, çocukların yaşadığı travmaları, ölümün kaçınılmazlığını ve insanın doğayla olan mücadelesini gözler önüne seriyor.

Made in Abyss'in en etkileyici yanı, Abyss'in dünyasının detaylı ve etkileyici bir şekilde tasvir edilmesi. Anime, Abyss'in farklı katmanlarını, her bir katmanın kendine özgü ekosistemini ve tehlikelerini ustalıkla yansıtıyor. Riko ve Reg'in Abyss'te karşılaştığı yaratıklar, hem sevimli hem de ürkütücü. Anime, sadece fantastik bir macera sunmakla kalmayıp, aynı zamanda insanın bilinmeyene duyduğu merakı ve keşfetme arzusunu da vurguluyor.

Kozmik Not: Made in Abyss, sevimli karakter tasarımlarına rağmen, şiddet ve rahatsız edici sahneler içerdiği için, küçük yaştaki izleyiciler için uygun olmayabilir.

Mood Önerisi: Kendinizi maceraperest ve meraklı hissettiğiniz bir anda, Made in Abyss'in dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra uçurumdan aşağı bakmaya cesaret edemeyebilirsiniz!


9. Mononoke: Maskelerin Ardındaki Gerçek

Mononoke, Japon folkloründen esinlenerek yaratılmış, sıra dışı bir anime. Hikaye, sadece "Eczacı" olarak bilinen gizemli bir karakter etrafında dönüyor. Eczacı, doğaüstü varlıklar olan Mononoke'leri yok etmek için seyahat ediyor. Ancak Mononoke'leri yok etmek için, onların şeklini, nedenini ve arzusunu anlaması gerekiyor. Eczacı, her bölümde farklı bir Mononoke ile karşılaşıyor ve Mononoke'nin ardındaki insan dramını ortaya çıkarıyor. Mononoke, benzersiz görsel stili, karmaşık hikayeleri ve felsefi temalarıyla dikkat çekiyor. Anime, insan doğasının karanlık yönlerini, toplumsal baskıları ve geçmişin travmalarını gözler önüne seriyor.

Mononoke'nin en etkileyici yanı, görsel stilinin sıra dışılığı. Anime, geleneksel Japon sanatından esinlenerek yaratılmış, canlı renkler, karmaşık desenler ve sembolik imgelerle dolu. Mononoke'lerin tasarımları, hem ürkütücü hem de büyüleyici. Anime, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda hikayenin atmosferini ve duygusal yoğunluğunu da artırıyor.

Kozmik Not: Mononoke, Ayakashi: Samurai Horror Tales adlı anime'nin bir yan ürünüdür. Ancak Mononoke, kendi başına bağımsız bir yapım olarak da izlenebilir.

Mood Önerisi: Kendinizi sanatsal ve düşünceli hissettiğiniz bir anda, Mononoke'nin dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra gördüğünüz her şeyin ardında bir anlam aramaya başlayabilirsiniz!


10. Yami Shibai: Japanese Ghost Stories: Kısa Ama Öz Kabuslar

Yami Shibai, Japon şehir efsanelerinden ve halk hikayelerinden esinlenerek yaratılmış, kısa ve öz korku hikayelerinden oluşan bir anime serisi. Her bölüm, geleneksel Japon kağıt tiyatrosu olan Kamishibai tarzında sunuluyor. Hikayeler, genellikle sıradan insanların başına gelen tuhaf ve ürkütücü olayları konu alıyor. Yami Shibai, minimalist animasyonu, ürkütücü atmosferi ve beklenmedik sonlarıyla dikkat çekiyor. Anime, Japon korku kültürünün temel öğelerini, modern şehir yaşamının getirdiği yabancılaşmayı ve insanın bilinmeyene duyduğu korkuyu gözler önüne seriyor.

Yami Shibai'nin en etkileyici yanı, kısa süresine rağmen, izleyicide derin bir etki bırakması. Her bölüm, sadece birkaç dakika sürüyor, ancak hikayeler, izleyicinin zihnine kazınıyor. Anime, görsel efektler yerine, atmosfer yaratmaya ve psikolojik gerilim oluşturmaya odaklanıyor. Hikayelerin beklenmedik sonları, izleyiciyi şaşırtıyor ve ürkütüyor.

Kozmik Not: Yami Shibai, her sezon farklı yönetmenler ve yazarlar tarafından hazırlanıyor, bu da serinin çeşitliliğini ve tazeliğini korumasını sağlıyor.

Mood Önerisi: Kendinizi kısa ve öz bir korku deneyimi yaşamak istediğiniz bir anda, Yami Shibai'nin dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra gece lambası olmadan uyuyamayabilirsiniz!


11. Ghost Hunt: Paranormal Dedektiflik

Ghost Hunt, Mai Taniyama adında bir lise öğrencisinin, Shibuya Psychic Research (SPR) adlı bir paranormal araştırma şirketinde çalışmaya başlamasıyla gelişen olayları konu alıyor. SPR'nin sahibi, Kazuya Shibuya adında genç ve gizemli bir adam. Mai ve Kazuya, birlikte, okullarda, evlerde ve diğer mekanlarda yaşanan paranormal olayları araştırıyorlar. Ekipte, farklı yeteneklere sahip medyumlar, rahipler ve şintoistler de bulunuyor. Ghost Hunt, paranormal olayların bilimsel ve spiritüel yönlerini bir araya getiriyor. Anime, korku, gerilim, gizem ve komedi türlerini başarıyla harmanlıyor.

Ghost Hunt'ın en sevdiğim yanı, paranormal olayların farklı açılardan ele alınması. Anime, sadece hayaletlerin ve ruhların varlığını kanıtlamakla kalmayıp, aynı zamanda bu varlıkların neden ortaya çıktığını ve insanlarla nasıl etkileşimde bulunduğunu da araştırıyor. Karakterlerin farklı yetenekleri ve inançları, paranormal olaylara farklı bakış açıları getiriyor. Anime, sadece korku değil, aynı zamanda arkadaşlık, ekip çalışması ve bilinmeyene duyulan merak temalarını da işliyor.

Kozmik Not: Ghost Hunt, Shiho Inada'nın aynı adlı manga serisinden uyarlanmıştır. Anime, manga'nın ilk 7 cildini kapsıyor.

Mood Önerisi: Kendinizi gizemli ve heyecanlı hissettiğiniz bir anda, Ghost Hunt'ın dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra evinizde tuhaf sesler duymaya başlayabilirsiniz!


12. Kaiba: Hatıraların Değeri

Kaiba, hatıraların transfer edilebildiği ve vücutların değiştirilebildiği distopik bir gelecekte geçiyor. Kaiba adında hafızasını kaybetmiş bir adam, bilinmeyen bir gezegende uyanıyor. Kaiba, kim olduğunu ve nereden geldiğini öğrenmek için bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta, hatıraların değerini, toplumsal eşitsizliği ve teknolojinin insan üzerindeki etkisini sorguluyor. Kaiba, benzersiz görsel stili, karmaşık hikayesi ve felsefi temalarıyla dikkat çekiyor. Anime, cyberpunk, bilim kurgu ve psikolojik gerilim türlerini başarıyla harmanlıyor.

Kaiba'nın en etkileyici yanı, görsel stilinin sıra dışılığı. Anime, retro ve fütüristik öğeleri bir araya getiriyor. Karakter tasarımları, basit ve stilize edilmiş. Anime, hatıraların transfer edilebildiği bir dünyayı, hem büyüleyici hem de ürkütücü bir şekilde tasvir ediyor. Anime, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda hikayenin duygusal yoğunluğunu da artırıyor.

Kozmik Not: Kaiba, Masaaki Yuasa'nın yönettiği ve Madhouse tarafından üretilen bir anime serisidir. Anime, Yuasa'nın benzersiz tarzını ve vizyonunu yansıtıyor.

Mood Önerisi: Kendinizi düşünceli ve melankolik hissettiğiniz bir anda, Kaiba'nın dünyasına dalın. Ama dikkatli olun, sonra hatıralarınızın değerini daha çok anlamaya başlayabilirsiniz!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.