Promised Neverland 10. Sezon: Tam Bir Fiyasko! Manga Okuyun, Gözünüz Açılır!
Promised Neverland 2. sezon neden bu kadar kötüydü? Mangasıyla karşılaştırmalı analiz, hayran tepkileri ve kaçırılan potansiyel. K-Drama ve K-Pop dünyasından dedikodularla dolu!
1. Olay Nerede Koptu? Giriş Faciası
Ya şimdi Promised Neverland'i bilmeyen yoktur herhalde, değil mi? İlk sezonuyla ortalığı kasıp kavuran, zekice kurgulanmış, karanlık atmosferiyle bizi kendine bağlayan bir animeydi. Mangası da ayrı bir olaydı zaten. Ama ne olduysa ikinci sezonda işler tam anlamıyla boka sardı. Resmen "Bu neydi şimdi?" dedirten bir yapımla karşı karşıya kaldık. Yani, ilk sezonun o gerilim dolu havası, karakterlerin derinliği falan filan... Hepsi birden yok oldu. Sanki başka bir evrenden gelmiş gibiydi. Neden mi böyle diyorum? Anlatacağım, bekle.
İlk sezonun sonunda, çocuklar Grace Field House'dan kaçmayı başarmıştı. Manga okurları olarak bizler, o andan sonra neler olacağını biliyorduk ve heyecanımız doruktaydı. Ama anime ekibi, mangadaki olay örgüsünü tamamen değiştirme kararı aldı. Yani, o kadar çok şey atladılar, o kadar çok şeyi basitleştirdiler ki, ortaya çıkan sonuç tam bir felaket oldu. Karakterlerin motivasyonları anlamsızlaştı, olay örgüsü saçma sapan bir yere gitti ve en önemlisi, Promised Neverland'in o kendine has ruhu kayboldu. Hani, "Keşke hiç yapmasalardı" dedirten cinsten bir iş çıkardılar.
Düşünsenize, ilk sezonun o zekice planları, o ince detayları, o karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri... Hepsi çöpe gitti. Yerine, aceleye getirilmiş, özensiz bir senaryo geldi. Sanki yapımcılar demişler ki, "Aman boşverin mangayı, biz kafamıza göre takılalım." Sonuç? Koskoca bir hayal kırıklığı. Fandom resmen ikiye bölündü. Bir taraf "Bu ne rezillik!" diye veryansın ederken, diğer taraf "Belki düzelir..." diye umutlanmaya çalıştı. Ama nafile, ikinci sezonun sonuna kadar düzelen hiçbir şey olmadı. Aksine, her bölüm bir öncekinden daha kötüye gitti.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mangadaki "Goldy Pond" arc'ı resmen efsaneydi. Anime'de es geçilmesi affedilir gibi değil. Mangayı okuyan herkes o bölüme bayılmıştı. Ray'in zekası, Norman'ın stratejileri... Hepsi harikaydı. Animede olmaması büyük kayıp.
Mood Önerisi: Eğer hala Promised Neverland 2. sezonu izlemediyseniz, hiç başlamayın. Onun yerine, ilk sezonu tekrar izleyin veya mangayı okuyun. Daha iyi hissedeceksiniz.
2. Karakter Katliamı: Emma'ya Ne Yaptınız?
Şimdi karakterler üzerinden gidelim biraz. Özellikle Emma'ya ne yaptılar, anlamıyorum. İlk sezonda o azimli, zeki, çocukları için her şeyi yapmaya hazır olan Emma nerede, ikinci sezondaki o silik karakter nerede? Resmen Emma'yı alıp yerine bambaşka birini koymuşlar. Motivasyonları havada uçuşuyor, kararları anlamsız, tepkileri tutarsız. Yani, o kadar kötü yazılmış ki, Emma'yı sevmeyen bir ben bile üzüldüm haline.
Diğer karakterler de aynı durumda. Norman desen, ilk sezonda zekasıyla bizi büyüleyen o dahi çocuk gitmiş, yerine gizemli bir tip gelmiş. Ray desen, sürekli bir şeyler saklıyor, sürekli bir plan peşinde ama ne yaptığı belli değil. Yani, karakterlerin arasındaki dinamikler de tamamen bozulmuş. Eskiden o kadar güzel olan o arkadaşlık bağları, o dayanışma ruhu falan filan... Hepsi yerle bir olmuş. Sanki karakterler birbirini tanımıyor gibi davranıyorlar.
Bir de yeni karakterler var tabii. Onlar da ayrı bir dert. Hiçbirinin derinliği yok, hiçbirinin hikayesi yok. Sadece olay örgüsünü doldurmak için oradalar. Yani, "Aman birileri olsun da hikaye ilerlesin" mantığıyla yazılmışlar. Hiçbirine bağlanamıyorsun, hiçbirini umursamıyorsun. Zaten umursamaya fırsatın da olmuyor, çünkü hepsi bir anda ortaya çıkıp bir anda kayboluyorlar.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mangadaki Mujika karakteri, anime'de o kadar yüzeysel işlenmiş ki, karakterin önemi tamamen kaybolmuş. Oysa mangada Mujika, olay örgüsünün kilit noktalarından biriydi.
Mood Önerisi: Eğer karakter odaklı animeleri seviyorsanız, Promised Neverland 2. sezon size göre değil. Onun yerine, Hunter x Hunter veya Fullmetal Alchemist: Brotherhood gibi karakterlerin derinlemesine işlendiği animeleri izleyin.
3. Görsel Şölen Nerede? Animasyon Çöküşü
İlk sezonun animasyonu da gayet başarılıydı aslında. O karanlık atmosferi, o gerilim dolu sahneleri çok iyi yansıtıyordu. Ama ikinci sezonda animasyon kalitesi de düşmüş. Özellikle aksiyon sahneleri çok kötü. Hareketler akıcı değil, kamera açıları saçma sapan, efektler özensiz. Yani, sanki animasyon ekibi de "Aman boşverin, kim izleyecek ki?" demiş gibi.
Arka planlar da aynı şekilde. İlk sezonda o ormanın o ürkütücü atmosferi, o Grace Field House'un o kasvetli havası çok iyi yansıtılmıştı. Ama ikinci sezonda arka planlar sanki bilgisayardan kopyala yapıştır yapılmış gibi. Hiçbir detay yok, hiçbir özen yok. Yani, animasyon ekibi de işi baştan savma yapmış resmen.
Bir de karakter tasarımları var tabii. Onlar da ayrı bir dert. Karakterlerin yüz ifadeleri çok donuk, mimikleri çok az. Yani, karakterlerin duygularını anlamak çok zor. Sanki karakterler robot gibi davranıyorlar. Animasyon ekibi, karakterlerin duygusal derinliğini yansıtmak için hiç çaba göstermemiş.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Animasyon stüdyosu değişti mi bilmiyorum ama ilk sezonla ikinci sezon arasında dağlar kadar fark var. Keşke aynı ekip devam etseydi.
Mood Önerisi: Eğer görsel şölen arıyorsanız, Promised Neverland 2. sezon size göre değil. Onun yerine, Demon Slayer veya Attack on Titan gibi görsel açıdan çok başarılı animeleri izleyin.
4. Müzikler Bile Kurtaramadı: Soundtrack Fiyaskosu
İlk sezonun müzikleri de çok iyiydi aslında. O gerilim dolu atmosferi, o duygusal anları çok iyi destekliyordu. Ama ikinci sezonda müzikler de sönük kalmış. Yeni besteler yok denecek kadar az, eski besteler de sürekli tekrar ediyor. Yani, müzikler de hikayeye hiçbir katkı sağlamıyor.
Opening ve ending şarkıları da aynı şekilde. İlk sezonun opening şarkısı "Touch off" resmen efsaneydi. Her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyordu. Ama ikinci sezonun opening şarkısı "Identity" o kadar sıradan ki, hiçbir şey hissetmedim. Ending şarkısı da aynı şekilde. İlk sezonun ending şarkısı "Zettai Zetsumei" çok duygusaldı. Ama ikinci sezonun ending şarkısı "Mahō" o kadar basit ki, hiçbir şey ifade etmiyor.
Yani, müzikler de hikayenin başarısızlığına ortak olmuş. Sanki müzik ekibi de "Aman boşverin, kim dinleyecek ki?" demiş gibi. Müzikler de işi baştan savma yapmış resmen.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: İlk sezonun soundtrack albümünü hala dinlerim. Ama ikinci sezonun soundtrack albümünü bir kere bile dinlemedim.
Mood Önerisi: Eğer müzik odaklı animeleri seviyorsanız, Promised Neverland 2. sezon size göre değil. Onun yerine, Your Lie in April veya Carole & Tuesday gibi müziklerin ön planda olduğu animeleri izleyin.
5. Netizenler Ne Diyor? Sosyal Medya Yangın Yeri
Tabii ki bu kadar kötü bir yapım, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Netizenler resmen çıldırmış durumda. Twitter'da, Reddit'te, forumlarda herkes ikinci sezonu yerden yere vuruyor. "Bu ne rezillik!", "Paramıza yazık!", "Keşke hiç izlemeseydim!" gibi yorumlar havada uçuşuyor.
Bir de mangayı okuyanlar var tabii. Onlar daha da sinirli. Çünkü onlar hikayenin nasıl olması gerektiğini biliyorlar. Onlar mangadaki o muhteşem olay örgüsünü, o derin karakterleri, o zekice planları biliyorlar. Ve animenin bu kadar kötü bir uyarlama olmasına çok üzülüyorlar. "Mangayı okuyun, animeden uzak durun!" gibi tavsiyeler veriyorlar.
Yani, sosyal medya resmen yangın yeri. Herkes ikinci sezonu eleştiriyor, herkes yapımcıları suçluyor. Haklılar da. Çünkü bu kadar kötü bir iş çıkarmak gerçekten affedilir gibi değil.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ben de Twitter'da ikinci sezonu eleştiren tweetler attım. Hatta bazı tweetlerim viral oldu bile.
Mood Önerisi: Eğer sosyal medyada tartışma ortamı arıyorsanız, Promised Neverland 2. sezon tam size göre. Ama uyarıyorum, çok sinirlenebilirsiniz.
6. Mangaya Dönüş: Gerçek Hikaye Orada
Eğer Promised Neverland'i gerçekten sevdiyseniz ve bu ikinci sezon faciasından sonra hayal kırıklığına uğradıysanız, size tek bir tavsiyem var: Mangayı okuyun. Çünkü gerçek hikaye orada. Mangadaki olay örgüsü, karakterler, atmosfer... Hepsi animeden çok daha iyi.
Mangayı okurken, ilk sezonun o gerilim dolu havasını tekrar yaşayacaksınız. Karakterlerin derinliğini, olay örgüsünün zekasını, atmosferin karanlığını tekrar hissedeceksiniz. Mangayı okurken, "İşte bu Promised Neverland!" diyeceksiniz.
Yani, animeyi unutun, mangaya odaklanın. Çünkü Promised Neverland'in gerçek ruhu orada saklı.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mangayı okuduktan sonra, animeyi tamamen unuttum. Sanki hiç olmamış gibi davrandım.
Mood Önerisi: Eğer Promised Neverland'i tekrar sevmek istiyorsanız, mangayı okuyun. Pişman olmayacaksınız.
7. Kaiu Shirai ve Posuka Demizu: Yaratıcılara Saygı
Bu kadar eleştiri yaptıktan sonra, biraz da yaratıcılardan bahsedelim. Promised Neverland'in yaratıcıları Kaiu Shirai ve Posuka Demizu'ya saygılarımı sunuyorum. Çünkü onlar muhteşem bir hikaye yarattılar. Onlar zekice kurgulanmış, karanlık atmosferiyle bizi kendine bağlayan bir dünya yarattılar. Onlar unutulmaz karakterler yarattılar.
Onların eseri, bu kadar kötü bir uyarlamayı hak etmiyordu. Onların eseri, daha iyi bir uyarlamayı hak ediyordu. Umarım gelecekte, Promised Neverland'in daha iyi bir anime uyarlaması yapılır.
Yani, Kaiu Shirai ve Posuka Demizu'ya minnettarım. Onların eseri, benim için unutulmaz bir deneyim oldu.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kaiu Shirai ve Posuka Demizu'nun diğer eserlerini de merak ediyorum. Umarım en kısa zamanda yeni bir projeyle karşımıza çıkarlar.
Mood Önerisi: Eğer yaratıcılara saygı duymak istiyorsanız, Promised Neverland'in mangasını okuyun ve Kaiu Shirai ve Posuka Demizu'nun diğer eserlerini araştırın.
8. Netflix'in Suçu Ne? Yayın Platformu Günahı
Şimdi de Netflix'in suçu ne, ona bakalım. Netflix, Promised Neverland'in ikinci sezonunu yayınladı. Ama Netflix'in yapım sürecinde ne kadar etkisi oldu, bilmiyorum. Belki de Netflix, yapımcıları serbest bıraktı ve onların kendi kararlarını vermesine izin verdi. Belki de Netflix, yapım sürecine müdahale etti ve hikayenin bu kadar kötü olmasına neden oldu.
Ama ne olursa olsun, Netflix'in de bu başarısızlıkta bir payı var. Çünkü Netflix, bu kadar kötü bir yapımı yayınlayarak, Promised Neverland'in itibarını zedeledi. Netflix, daha seçici olmalıydı ve daha kaliteli yapımları yayınlamalıydı.
Yani, Netflix'in de bu olaydan ders çıkarması gerekiyor. Netflix, gelecekte daha dikkatli olmalı ve daha iyi yapımları yayınlamalı.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Netflix'in anime seçimi konusunda biraz daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü son zamanlarda çok fazla kötü anime yayınladılar.
Mood Önerisi: Eğer Netflix'in anime seçimi konusunda eleştiri yapmak istiyorsanız, sosyal medyada düşüncelerinizi paylaşın ve Netflix'e geri bildirimde bulunun.
9. Gelecekte Ne Olur? Reboot İhtimali
Gelecekte ne olur, bilmiyorum. Belki de Promised Neverland'in bir reboot'u yapılır. Belki de başka bir stüdyo, mangayı daha iyi bir şekilde uyarlar. Belki de bu hikaye tamamen unutulur ve bir daha kimse Promised Neverland'den bahsetmez.
Ama umudumu kaybetmek istemiyorum. Umarım gelecekte, Promised Neverland'in daha iyi bir uyarlaması yapılır. Umarım gelecekte, bu hikaye hak ettiği değeri görür.
Yani, geleceğe umutla bakmak istiyorum. Umarım Promised Neverland'in geleceği parlak olur.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Bir reboot yapılırsa, bu sefer mangaya sadık kalmalarını umuyorum.
Mood Önerisi: Eğer bir reboot yapılmasını istiyorsanız, sosyal medyada kampanyalar başlatın ve yapımcılara mesaj gönderin.
10. Son Söz: Manga Okuyun, Rahatlayın!
Sonuç olarak, Promised Neverland 2. sezon tam bir felaketti. Olay örgüsü kötüydü, karakterler kötüydü, animasyon kötüydü, müzikler kötüydü. Yani, her şey kötüydü. Eğer Promised Neverland'i gerçekten sevdiyseniz, bu ikinci sezondan uzak durun. Onun yerine, mangayı okuyun ve gerçek hikayeyi keşfedin.
Mangayı okuduktan sonra, animeyi tamamen unutacaksınız. Mangadaki o muhteşem olay örgüsünü, o derin karakterleri, o zekice planları çok seveceksiniz. Mangayı okuduktan sonra, "İşte bu Promised Neverland!" diyeceksiniz.
Yani, animeyi unutun, mangaya odaklanın. Çünkü Promised Neverland'in gerçek ruhu orada saklı.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mangayı okuduktan sonra, kendimi daha iyi hissettim. Sanki kötü bir rüyadan uyanmış gibiydim.
Mood Önerisi: Eğer Promised Neverland'i tekrar sevmek istiyorsanız, mangayı okuyun ve rahatlayın.
Tepkiniz Nedir?