My Home Hero Benzeri Gerilim ve Suç Animeleri: Beyin Yakan Seçkiler!
My Home Hero hayranı mısın? O zaman bu gerilim ve suç animelerine bayılacaksın! Aksiyon, gizem ve karanlık hikayeler seni bekliyor. K-Drama ve K-Pop dünyasına mola verip anime evrenine dal!
1. Erased (Boku dake ga Inai Machi)
Abi Erased'ı izlemeyen animeci mi var ya? Tamam My Home Hero'daki o aile koruma içgüdüsü burada biraz farklı işliyor ama gerilim desen gırtlağına kadar var. Satoru diye bir eleman var, "yeniden canlanma" yeteneği var. Kötü bir şey olduğunda zamanda geriye gidebiliyor ve olayı engellemeye çalışıyor. Bir gün annesi öldürülüyor ve Satoru kendini 18 yıl öncesinde, ilkokul sıralarında buluyor! Annesiyle bağlantılı bir cinayeti çözmesi lazım, yoksa geleceği kurtaramayacak. Yani bildiğin zamanda yolculuk, cinayet, çocukluk travmaları... Daha ne olsun?
Olay örgüsü o kadar iyi yazılmış ki, her bölümde "Acaba katil kim?" diye paranoyak oluyorsun. Karakterler de çok derinlikli, özellikle Satoru'nun çocuk hali falan insanın içini acıtıyor. Müzikler de cabası! Opening'i dinlemeden duramıyorum resmen. Gerilim dozu My Home Hero'dan daha yüksek, ona göre hazırlıklı ol. Ama pişman olmazsın, net!
Bu arada mangası da var, animeyi beğendiysen ona da göz at derim. Ama animenin görselliği ve müzikleri bence bir tık daha iyi. Seçim senin, Kozmik Kanka!
Kozmik Not: Satoru'nun annesiyle olan bağı o kadar güçlü ki, resmen "anne sevgisi nelere kadir" dedirtiyor. Benim de annem böyle olsa keşke! (Şaka şaka, benim annem de dünyanın en iyisi.)
Mood Önerisi: Karanlık bir gecede, tek başına izle. Yanına da bolca atıştırmalık al, çünkü bırakamayacaksın!
2. Psycho-Pass
Şimdi geldik distopik geleceğe! Psycho-Pass'te Sibyl Sistemi diye bir şey var, insanların suç işleme potansiyelini ölçüyor. Potansiyel suçlular daha suç işlemeden yakalanıp "rehabilite" ediliyor. Akane Tsunemori diye bir ablamız var, yeni mezun bir müfettiş. Sisteme inanıyor ama bazı şeyler ona ters geliyor. Bir de Shinya Kogami diye bir eleman var, eski bir müfettiş, şimdi "Enforcer" olmuş. Yani potansiyel suçluları yakalamakla görevli. İkisi beraber Sibyl Sistemi'nin karanlık sırlarını ortaya çıkarmaya çalışıyor.
My Home Hero'daki o "adalet" kavramı Psycho-Pass'te çok daha karmaşık bir şekilde işleniyor. Sistem mi haklı, birey mi? Suç işlememiş birini cezalandırmak doğru mu? Felsefik sorular havada uçuşuyor resmen. Görsel olarak da çok etkileyici, özellikle o siberpunk atmosferi insanı içine çekiyor. Aksiyon sahneleri de cabası! Kogami'nin dövüş sahnelerine hastayım ya!
Psycho-Pass'ın birden fazla sezonu var, her biri birbirinden güzel. Hatta filmleri de var! Eğer bilim kurgu, gerilim ve felsefik sorgulamaları seviyorsan, bu animeyi kaçırma derim. Benim favorilerimden!
Kozmik Not: Sibyl Sistemi'nin nasıl çalıştığını öğrenince ağzım açık kaldı. İnsan beynini bu kadar okuyabilmek hem çok havalı hem de çok korkutucu!
Mood Önerisi: Gece geç saatlerde, kulaklıklarını tak ve kendini geleceğin distopik dünyasına bırak!
3. Monster
Monster... Ah Monster... Bu anime beni depresyona sokmuştu resmen! Dr. Kenzo Tenma diye bir beyin cerrahı var, süper yetenekli. Bir gün bir çocuk ve kız kardeşini kurtarmak zorunda kalıyor. Belediye başkanını kurtarmak yerine çocuğu kurtarıyor ve hayatı alt üst oluyor. Çünkü o çocuk aslında psikopat bir katil, Johan Liebert! Tenma, Johan'ı durdurmak için Avrupa'yı dolaşıyor ve geçmişiyle yüzleşiyor.
My Home Hero'daki o "aile" teması Monster'da daha çok "insanlık" temasıyla kesişiyor. Bir insanın hayatı ne kadar değerli? Kötülük nereden geliyor? Johan'ın karakteri o kadar iyi yazılmış ki, hem ondan nefret ediyorsun hem de ona acıyorsun. Anime çok uzun, 74 bölüm falan ama her bölümü dolu dolu. Sıkılmaya vaktin olmuyor. Görselliği de eski tarz anime olmasına rağmen çok iyi. Özellikle karakter çizimleri çok gerçekçi.
Monster'ı izledikten sonra bir süre kendime gelememiştim. O kadar etkileyici bir anime. Ama eğer psikolojik gerilim ve derin hikayeler seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Hazır mendillerini de yanına al, çünkü ağlayabilirsin!
Kozmik Not: Johan Liebert gelmiş geçmiş en iyi anime kötü karakterlerinden biri bence. O bakışları, o gülüşü... Beni benden alıyor!
Mood Önerisi: Soğuk bir kış gününde, battaniyeye sarıl ve Monster'ın karanlık dünyasına dal!
4. Death Note
Light Yagami, derslerinde süper başarılı ama hayattan sıkılmış bir lise öğrencisi. Bir gün Death Note diye bir defter buluyor. Bu deftere birinin adını yazarsan, o kişi ölüyor! Light, dünyayı suçlulardan temizlemeye karar veriyor ve Kira adıyla tanınmaya başlıyor. Ama L diye bir dedektif var, Kira'yı yakalamaya çalışıyor. İkisi arasında zeka savaşı başlıyor!
My Home Hero'daki o "adalet" kavramı Death Note'ta çok daha farklı bir boyutta işleniyor. Light, kendi adaletini sağlamaya çalışıyor ama bu onu bir canavara dönüştürüyor. L ise adaleti sağlamak için her şeyi yapmaya hazır. İki karakterin de motivasyonları çok güçlü ve bu da onları çok çekici yapıyor. Anime çok gerilimli, her bölümde "Acaba kim kimi alt edecek?" diye merak ediyorsun.
Death Note, gelmiş geçmiş en popüler animelerden biri. Mangası da var, hatta live-action filmi de çekildi. Ama anime bence en iyisi. Eğer zeka oyunları, gerilim ve karanlık hikayeler seviyorsan, Death Note'u kaçırma derim.
Kozmik Not: Light'ın o meşhur "Ben Tanrı olacağım!" repliği hala kulaklarımda çınlıyor. Tam bir psikopat ya!
Mood Önerisi: Gece geç saatlerde, tek başına izle. Yanına da bir elma al, Light gibi havalı hissetmek için!
5. 91 Days
1920'lerin Amerika'sında geçen bir mafya hikayesi. Angelo Lagusa'nın ailesi mafya tarafından öldürülüyor. Yıllar sonra intikam almak için geri dönüyor ve Avilio Bruno adıyla mafyaya sızıyor. Amacı, ailesini öldürenlerden intikam almak. Ama işler hiç de kolay değil. Mafya dünyası çok acımasız ve Angelo'nun hayatta kalmak için her şeyi yapması gerekiyor.
My Home Hero'daki o "intikam" teması 91 Days'te çok daha karanlık bir şekilde işleniyor. Angelo'nun intikam hırsı onu kör ediyor ve sonunda kendi de bir canavara dönüşüyor. Anime çok stilize, o dönemlerin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Müzikler de cabası! Caz müziklere bayılıyorum ya!
91 Days, kısa bir anime, sadece 12 bölüm. Ama o 12 bölümde o kadar çok şey oluyor ki, insanı içine çekiyor. Eğer mafya hikayeleri, intikam ve karanlık atmosferler seviyorsan, 91 Days'i kaçırma derim.
Kozmik Not: Angelo'nun o soğuk bakışları beni ürkütüyor. Resmen intikamdan gözü dönmüş!
Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, viski bardağını al ve 91 Days'in karanlık dünyasına dal!
6. Shinsekai Yori (From the New World)
Uzak gelecekte, insanlar psişik güçlere sahip. Ama bu güçler çok tehlikeli ve kontrol edilmesi gerekiyor. Saki Watanabe diye bir kızımız var, 12 yaşında psişik güçlerini kazanıyor. Arkadaşlarıyla beraber dünyayı keşfetmeye başlıyor ve toplumun karanlık sırlarını öğreniyorlar. İnsanlar, dev fareler ve garip yaratıklar... Her şey çok karmaşık!
My Home Hero'daki o "aile" ve "toplum" temaları Shinsekai Yori'de çok daha geniş bir perspektiften işleniyor. İnsanlar, güçleri yüzünden birbirlerine zarar veriyorlar. Toplum, kontrolü sağlamak için her şeyi yapıyor. Anime çok yavaş ilerliyor ama her bölümü dolu dolu. Görselliği de çok etkileyici, o fantastik dünya insanı büyülüyor.
Shinsekai Yori, biraz kafa karıştırıcı bir anime. Ama eğer bilim kurgu, fantastik ve derin hikayeler seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Ben çok beğenmiştim!
Kozmik Not: O dev fareler çok ürkütücü ya! Rüyamda görsem altıma ederim!
Mood Önerisi: Gece geç saatlerde, kulaklıklarını tak ve Shinsekai Yori'nin gizemli dünyasına dal!
7. Bungou Stray Dogs
Yokohama şehrinde geçen bir hikaye. Atsushi Nakajima diye bir yetim var, bir yetenek ajansına katılıyor. Bu ajansta yetenekli dedektifler var ve doğaüstü güçlere sahipler. Birlikte suçları çözüyorlar. Ama bir de Port Mafia var, onlar da doğaüstü güçlere sahip ve kötülük yapıyorlar. İki grup arasında savaş başlıyor!
My Home Hero'daki o "adalet" ve "güç" temaları Bungou Stray Dogs'ta daha eğlenceli bir şekilde işleniyor. Karakterler çok karizmatik ve güçleri çok havalı. Anime çok aksiyon dolu, her bölümde dövüş sahneleri var. Ama aynı zamanda komik de. Karakterler arasındaki diyaloglara bayılıyorum!
Bungou Stray Dogs, popüler bir anime ve mangası da var. Eğer aksiyon, komedi ve doğaüstü güçler seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Ben çok eğlenmiştim!
Kozmik Not: Dazai'nin intihar takıntılarına bayılıyorum ya! Çok komik!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla beraber izle ve karakterler hakkında tartış!
8. Code Geass
Kutsal Britannia İmparatorluğu, dünyayı ele geçirmiş durumda. Japonya da işgal altında ve Area 11 olarak adlandırılıyor. Lelouch Lamperouge diye bir öğrenci var, Britannia İmparatorluğu'na karşı isyan başlatıyor. Geass diye bir güç kazanıyor ve insanları kontrol edebiliyor. Amacı, dünyayı Britannia'dan kurtarmak.
My Home Hero'daki o "adalet" ve "intikam" temaları Code Geass'te çok daha epik bir şekilde işleniyor. Lelouch, dünyayı kurtarmak için her şeyi yapmaya hazır. Ama bu onu bir diktatöre dönüştürüyor. Anime çok zekice yazılmış, her bölümde stratejik oyunlar var. Görselliği de çok iyi, o mekan tasarımlarına bayılıyorum!
Code Geass, gelmiş geçmiş en iyi animelerden biri. Eğer strateji, aksiyon ve politik entrikalar seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Ben çok etkilenmiştim!
Kozmik Not: Lelouch'un o meşhur "All Hail Britannia!" repliği hala tüylerimi diken diken ediyor.
Mood Önerisi: Gece geç saatlerde, tek başına izle ve Lelouch gibi zeki hissetmeye çalış!
9. Re:Zero - Starting Life in Another World
Natsuki Subaru diye bir eleman var, birdenbire başka bir dünyaya ışınlanıyor. Bu dünyada büyülü yaratıklar, şövalyeler ve prensesler var. Subaru, kısa sürede ölüyor. Ama bir yeteneği var: Ölümden sonra zamanda geri dönebiliyor! Bu yeteneği kullanarak sevdiklerini kurtarmaya çalışıyor.
My Home Hero'daki o "aile" ve "koruma" temaları Re:Zero'da çok daha fantastik bir şekilde işleniyor. Subaru, sevdiklerini kurtarmak için defalarca ölüyor. Her ölüm onu daha da güçlendiriyor. Anime çok duygusal, karakterlerin acılarına ortak oluyorsun. Görselliği de çok güzel, o fantastik dünya insanı büyülüyor.
Re:Zero, popüler bir anime ve light novel'ı da var. Eğer fantastik, macera ve duygusal hikayeler seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Ben çok beğenmiştim!
Kozmik Not: Subaru'nun o çaresiz bakışları beni çok üzüyor. Resmen travma yaşıyor!
Mood Önerisi: Soğuk bir kış gününde, battaniyeye sarıl ve Re:Zero'nun fantastik dünyasına dal!
10. Higurashi: When They Cry
Hinamizawa diye bir köyde geçen bir hikaye. Keiichi Maebara diye bir çocuk, bu köye taşınıyor. Kısa sürede arkadaş ediniyor. Ama köyün sırları var ve her yıl bir festivalde cinayetler işleniyor. Keiichi, bu sırları çözmeye çalışıyor. Ama işler hiç de kolay değil. Köyde tuhaf şeyler oluyor ve kimseye güvenemiyorsun.
My Home Hero'daki o "gerilim" ve "gizem" temaları Higurashi'de çok daha korkutucu bir şekilde işleniyor. Anime çok kanlı ve şiddetli. Karakterler psikopatlaşıyor ve birbirlerini öldürüyorlar. Ama aynı zamanda çok da zekice yazılmış. Her bölümde yeni ipuçları ortaya çıkıyor ve sonunda gerçeği öğreniyorsun.
Higurashi, kült bir anime ve birden fazla sezonu var. Eğer korku, gerilim ve gizem seviyorsan, mutlaka izlemelisin. Ama uyarmadı deme, bazı sahneler çok rahatsız edici olabilir!
Kozmik Not: O gülüşler... O psikopat gülüşler... Beni benden alıyor!
Mood Önerisi: Karanlık bir gecede, tek başına izle. Ama sakın korkma!
Tepkiniz Nedir?