Korelilerin En Çok Nefret Ettiği K-Drama Klişeleri! (Yeter Artık!)
Kore dizilerindeki en sinir bozucu klişeler! Zengin oğlan fakir kız, hafıza kaybı, kötü üvey anne... K-Drama dünyasının olmazsa olmazları mı, yoksa bıktıran tekrarlar mı? Netizenlerin isyanı ve fandom dedikoduları burada!
1. Zengin Oğlan Fakir Kız Sendromu
Ya şimdi tamam, K-Drama'ların olmazsa olmazı romantizm. Ama bu zengin oğlan fakir kız olayı artık baydı be! Sanki Kore'de başka aşk hikayesi yokmuş gibi sürekli aynı terane. Oğlan holdingin varisi, kızımız ya garson ya da ailesinin borçlarıyla uğraşan saf bir öğrenci. İlk başta çatışmalar, sonra imkansız aşk... Yeter! Biraz da orta halli insanların aşkını görelim ya. Hem bu zengin oğlanların hepsi de birbirinden odun oluyor genelde. Kızcağız ne yapsın, paraya mı baksın aşka mı şaşırsın?
Dizilerde bu klişe o kadar abartılıyor ki, sanki Kore'de herkes ya ultra zengin ya da sefil durumda. Arası yokmuş gibi! Bu durum, genç izleyiciler üzerinde gerçekçi olmayan beklentiler yaratıyor. Hayır yani, gerçek hayatta holding varisiyle aşk yaşama ihtimalin kaç? Bence de çok düşük. Diziler biraz daha gerçekçi olsa fena olmaz. En azından zengin oğlanlar biraz daha insancıl olsa, kızlar da biraz daha kendi ayaklarının üzerinde durabilse... O zaman belki katlanabiliriz.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Bu klişe yüzünden kaç tane dizi yarıda kaldı sayamadım. Artık karakterlerin de biraz gelişmesi lazım. Sürekli aynı karakterleri izlemekten sıkıldım. Senaristler biraz daha yaratıcı olsun lütfen!
Mood Önerisi: Bu klişeden bıktıysan, "Fight For My Way" dizisini izle. Fakir ama azimli karakterlerin hayat mücadelesini anlatıyor ve klişelerden uzak duruyor.
2. Hafıza Kaybı Faciası
Hafıza kaybı... K-Drama senaristlerinin sihirli değneği sanki! Ne zaman işler karışsa, karakterlerden biri kafasını vuruyor ve hop, her şeyi unutuyor. Aşklar, sırlar, entrikalar... Hepsi bir anda siliniyor. Sonra da gelsin dram, gelsin gözyaşı. Ya arkadaş, bu kadar mı hafıza kaybı vakası olur bir ülkede? Sanki herkes potansiyel hafıza kaybı mağduru gibi yaşıyor. Biraz gerçekçi olalım ya!
Bir de bu hafıza kaybının iyileşme şekli de ayrı bir komedi. Genelde bir olay tetikliyor ve karakterimiz "Aaa, her şeyi hatırladım!" diye bağırıyor. Yok mu bunun tıbbi bir açıklaması falan? Doktorlar ne diyor bu işe? Bence bu hafıza kaybı klişesi, senaristlerin tembelliğinden kaynaklanıyor. Ne zaman senaryoda tıkanıklık olsa, hop bir hafıza kaybı ekleyiveriyorlar. İzleyici de saf saf yiyor tabii.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hafıza kaybı olan dizilerde, karakterin eski ve yeni halleri arasında dağlar kadar fark oluyor. Sanki başka bir insan gelmiş gibi. Bu da beni ayrı sinir ediyor.
Mood Önerisi: Hafıza kaybından bıktıysan, "Signal" dizisini izle. Gerilim dolu ve sürükleyici bir konusu var. Hafıza kaybı yerine, geçmişle gelecek arasında iletişim kuran bir dedektifin hikayesini anlatıyor.
3. Kötü Üvey Anne Kabusu
K-Drama'lardaki üvey anneler neden bu kadar kötü olmak zorunda? Sanki bütün üvey anneler kötü kalpli cadılarmış gibi davranılıyor. Sürekli entrika peşinde, başrol kızımıza hayatı zindan ediyorlar. Miras kavgaları, kıskançlık krizleri... Yeter artık! Biraz da iyi üvey anne karakteri görelim ya. Belki de üvey anneler de sevilmeye muhtaçtır, kim bilir?
Bu kötü üvey anne klişesi, Kore toplumundaki aile yapısıyla da ilgili olabilir. Ama bence artık bu klişeyi aşmanın zamanı geldi. Dizilerde farklı aile dinamiklerini görmeye ihtiyacımız var. Üvey anneler sadece kötü karakterler olmak zorunda değil. Belki de başrol kızımızın en büyük destekçisi olabilirler. Kim bilir?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kötü üvey annelerin giyim tarzları da hep aynı oluyor. Genelde abartılı makyaj, gösterişli takılar ve siyah kıyafetler... Sanki kötü olduklarını bağıra bağıra söylüyorlar.
Mood Önerisi: İyi üvey anne görmek istiyorsan, "Reply 1988" dizisini izle. Dizideki annelerin hepsi birbirinden sevecen ve destekleyici. Üvey anne olmasa da, annelik kavramını çok güzel yansıtıyor.
4. Aşk Üçgeni Çıkmazı
Aşk üçgeni olmadan K-Drama mı olur demeyin, oluyor! Ama nedense senaristler illa ki bir aşk üçgeni yaratmak zorunda hissediyorlar. Başrol kızımız, iki yakışıklı arasında kalıyor. Biri cool ve mesafeli, diğeri sıcakkanlı ve şefkatli. Kızcağız da ne yapacağını şaşırıyor tabii. İzleyici de ikiye bölünüyor, #TeamCool ve #TeamŞefkat olarak savaş başlıyor. Ama sonuç genelde hüsran oluyor, çünkü kızımız hep en tahmin edilebilir olanı seçiyor.
Bu aşk üçgeni klişesi, dizilerin reytinglerini arttırmak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık izleyici bu numarayı yemiyor. Çünkü genelde ikinci erkek karakter çok daha ilgi çekici oluyor. Kızımız onu seçmeyince de hepimiz hayal kırıklığına uğruyoruz. Senaristler, biraz da ikinci erkek karakterlere hak ettikleri değeri verseler fena olmaz.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Aşk üçgenlerinde hep ikinci erkek karakteri tutuyorum. Çünkü onlar genelde daha samimi ve dürüst oluyorlar. Ama kızımız nedense hep odun olanı seçiyor.
Mood Önerisi: Aşk üçgeninden bıktıysan, "Weightlifting Fairy Kim Bok Joo" dizisini izle. Dizide tatlı bir aşk hikayesi var ve aşk üçgeni yok denecek kadar az.
5. Zoraki Tesadüfler Zinciri
K-Drama'larda tesadüfler silsilesi hiç bitmiyor! Başroller sürekli aynı mekanlarda karşılaşıyor, aynı otobüse biniyor, aynı restoranda yemek yiyor. Sanki Kore küçük bir köy ve herkes birbirini tanıyor. Ya da senaristler, karakterleri bir araya getirmek için başka yol bulamıyor. Biraz daha yaratıcı olsalar fena olmaz.
Bu tesadüfler, dizilerin gerçekçiliğini baltalıyor. İzleyici olarak "Yok artık, bu kadar da olmaz!" diye tepki veriyoruz. Ama senaristler oralı bile olmuyor. Onlar için önemli olan, karakterleri bir araya getirmek ve aşkı başlatmak. Ama bence aşk, daha doğal ve gerçekçi bir şekilde de başlayabilir.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Tesadüflerin en komiği, başrol kızımızın sürekli düşmesi ve yakışıklı oğlanın onu tutması. Sanki kızımız yürümeyi yeni öğrenmiş gibi.
Mood Önerisi: Tesadüflere takılmadan romantik komedi izlemek istiyorsan, "What's Wrong with Secretary Kim" dizisini izle. Dizideki karakterler arasındaki uyum ve komik diyaloglar, tesadüfleri unutturuyor.
6. Hastalık Numaraları
K-Drama'larda bir karakterin amansız bir hastalığa yakalanması da sık rastlanan bir durum. Genelde bu hastalık ölümcül oluyor ve karakterimiz, sevdikleriyle vedalaşmak zorunda kalıyor. Tabii ki bol bol gözyaşı ve dram eşliğinde. Ya arkadaş, bu kadar mı hasta insan var Kore'de? Biraz da sağlıklı karakterler görelim ya!
Bu hastalık numarası, dizilerin duygusal etkisini arttırmak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık bu numara çok bayatladı. İzleyici olarak "Yine mi aynı şey?" diye tepki veriyoruz. Senaristler, biraz daha farklı dramatik unsurlar kullansalar fena olmaz. Belki de karakterlerin içsel çatışmalarına odaklanabilirler.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hastalık numarası olan dizilerde, karakterin saçları da hep dökülüyor. Sanki başka bir belirti yokmuş gibi.
Mood Önerisi: Hastalıktan bıktıysan, "Prison Playbook" dizisini izle. Dizide hapishane hayatı anlatılıyor ve hastalık yerine, karakterlerin dostluğu ve dayanışması ön planda.
7. Bellek Silen Alkol Tüketimi
Kore dizilerinde karakterler bir kadeh soju içince dünyaları unutuyor, ertesi gün hiçbir şey hatırlamıyor. Sanki alkol, bellek silici bir maddeymiş gibi davranılıyor. Ya arkadaş, bu kadar mı dayanıksız bünyeleri var bu insanların? Biraz da normal alkol tüketimi görelim ya!
Bu alkol klişesi, dizilerin komik anlar yaratmak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık bu numara çok yapmacık duruyor. İzleyici olarak "Yok artık, bu kadar da sarhoş olunmaz!" diye tepki veriyoruz. Senaristler, biraz daha farklı komik unsurlar kullansalar fena olmaz. Belki de karakterlerin beceriksizliklerine odaklanabilirler.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Alkolün etkisiyle saçmalayan karakterler genelde çok komik oluyor. Ama ertesi gün hiçbir şey hatırlamayınca da sinir oluyorum.
Mood Önerisi: Alkol klişesinden bıktıysan, "Drinking Solo" dizisini izle. Dizide farklı karakterlerin alkol tüketimi üzerinden hayat hikayeleri anlatılıyor ve alkol, sadece bir araç olarak kullanılıyor.
8. Masum Kızın Başına Gelenler
K-Drama'lardaki masum kızlar, nedense sürekli belaya bulaşıyor. Kötü insanlar tarafından kandırılıyor, dolandırılıyor, hatta kaçırılıyor. Sanki dünyadaki bütün kötülükler onları buluyor. Ya arkadaş, bu kadar mı şanssız olunur? Biraz da güçlü ve kendi ayaklarının üzerinde duran kadın karakterler görelim ya!
Bu masum kız klişesi, dizilerin dramatik etkisini arttırmak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık bu numara çok demode. İzleyici olarak "Yine mi aynı şey?" diye tepki veriyoruz. Senaristler, biraz daha farklı kadın karakterler yaratsalar fena olmaz. Belki de kendi sorunlarını kendi çözen, güçlü ve zeki kadın karakterlere odaklanabilirler.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Masum kızların giyim tarzları da hep aynı oluyor. Genelde pastel renkler, bol kıyafetler ve makyajsız yüzler... Sanki masum olduklarını bağıra bağıra söylüyorlar.
Mood Önerisi: Güçlü kadın karakter görmek istiyorsan, "Search: WWW" dizisini izle. Dizide kariyer odaklı ve başarılı kadınların hayat mücadelesi anlatılıyor.
9. Bencil Zengin Aileler
K-Drama'lardaki zengin aileler, nedense hep bencil ve acımasız oluyor. Çocuklarının mutluluğunu düşünmek yerine, şirketlerinin çıkarlarını ön planda tutuyorlar. Fakir kızla evlenmelerine izin vermiyor, zorla evlilik ayarlıyor, hatta kızın ailesini tehdit ediyorlar. Ya arkadaş, bu kadar mı kötü kalpli olunur? Biraz da anlayışlı ve sevecen zengin aileler görelim ya!
Bu zengin aile klişesi, dizilerin çatışma unsuru yaratmak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık bu numara çok sıkıcı. İzleyici olarak "Yine mi aynı şey?" diye tepki veriyoruz. Senaristler, biraz daha farklı aile dinamikleri yaratsalar fena olmaz. Belki de zengin ailelerin kendi içindeki sorunlarına odaklanabilirler.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zengin ailelerin evleri de hep aynı oluyor. Genelde büyük malikaneler, pahalı tablolar ve antika eşyalar... Sanki zengin olduklarını bağıra bağıra söylüyorlar.
Mood Önerisi: Anlayışlı zengin aile görmek istiyorsan, "Sky Castle" dizisini izle. Dizide zengin ailelerin çocuklarını en iyi üniversitelere sokma çabaları anlatılıyor ve aile içi ilişkiler karmaşık bir şekilde ele alınıyor.
10. Mutsuz Son Zorunluluğu
K-Drama'ların sonunda illa ki bir mutsuzluk olmak zorunda mı? Başroller ayrılıyor, ölüyor, ya da yurt dışına gidiyor. Sanki mutlu son yazmak yasakmış gibi. Ya arkadaş, biraz da mutlu son görelim ya! İzleyiciyi bu kadar üzmeyin, lütfen!
Bu mutsuz son klişesi, dizilerin unutulmaz olmasını sağlamak için kullanılıyor olabilir. Ama bence artık bu numara çok acımasız. İzleyici olarak "Neden hep böyle bitiyor?" diye isyan ediyoruz. Senaristler, biraz daha mutlu son yazsalar fena olmaz. Belki de karakterlerin hayatlarına umutla bakmamızı sağlayabilirler.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mutsuz sonla biten dizileri izledikten sonra, günlerce etkisinden çıkamıyorum. Sanki kendi hayatımda bir şeyler eksilmiş gibi hissediyorum.
Mood Önerisi: Mutlu son görmek istiyorsan, "Crash Landing on You" dizisini izle. Dizide Kuzey Koreli bir askerle Güney Koreli bir iş kadınının aşk hikayesi anlatılıyor ve sonunda mutlu bir şekilde bir araya geliyorlar.
Tepkiniz Nedir?