K-Pop İdollerinin Estetiksiz Halleri: Şok Edici Değişimler! : Vay Anam Vay!
K-Pop idollerinin estetik öncesi ve sonrası halleriyle şok geçirmeye hazır mısın? En popüler idollerin inanılmaz değişimleri, dedikodular, netizen yorumları ve daha fazlası burada! K-Pop, estetik, idoller, değişim, dedikodu, netizen, Kore, güzellik sırları.
1. Minho'nun (SHINee) Keskin Hatları Nereden Geliyor Sandın?
Ya şimdi Minho oppamız yakışıklı mı yakışıklı, karizma desen akıyor. Ama bir de geçmiş fotoğraflarına bakınca insan bir durup düşünüyor. Hani estetik var mı yok mu tartışması sonsuza kadar sürecek ama burnundaki o keskinlik, çene hattındaki o belirginlik biraz mucize gibi sanki? Tabii ki genetik de olabilir, sporla da olmuş olabilir ama K-Pop dünyasında yaşıyoruz canım, her şey mümkün. Minho'nun rap yeteneği, sahnede karizması tartışılmaz ama bu visual olayı da bayağı önemli bir mevzu. Bir de gülüşü var ki, o gülüşe dünya dayanmaz. Ama o gülüşün arkasında neler var, kim bilir? Belki de sadece iyi bir diş hekimi vardır, ne dersin? Netizenler bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Bir kısım "Estetik falan yok, çocuk zaten doğuştan yakışıklı!" derken, diğer kısım "Yok canım, o burun estetiği bariz!" diyor. Hangisi doğru bilemiyoruz ama Minho her haliyle SHINee'nin göz bebeği olmaya devam ediyor. Dansları, şarkıları, oyunculuğu... Her şeyiyle tam bir paket. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani.
Bias Kontrolü: Minho'nun lise yıllarındaki futbolcu fotoğraflarına bir bakın derim. O zaman da yakışıklıymış ama şimdiki Minho bambaşka bir seviyede. Belki de sadece ergenlikten çıkmıştır, kim bilir?
Mood Önerisi: SHINee'nin "View" şarkısını açın ve Minho'nun o ikonik bakışlarını hatırlayın. İşte o zaman her şey anlam kazanacak.
2. Park Bom'un (eski 2NE1) Evrimi: Yılan Hikayesine Döndü
Park Bom... Ah Park Bom! Sesine, yeteneğine laf yok. Ama o yüzüne ne oldu öyle? Estetik mi dersin, alerji mi dersin, yanlış uygulama mı dersin... Ne dersen de, sonuç ortada. 2NE1 zamanında da farklıydı, şimdi de farklı. Her comeback'inde yüzünde yeni bir şey görüyoruz sanki. Dudakları dolgunlaşıyor, yanakları şişiyor, burnu değişiyor... Sanki yüzü sürekli bir değişim içinde. Bazıları "Kendini iyi hissetmek için yapıyor, bırakın yapsın!" diyor. Bazıları "Yüzünü mahvetti, yazık!" diyor. Ama ne derlerse desinler, Park Bom'un sesi hala muhteşem. O kendine has vokal rengi, o güçlü yorumu... Hala dinlemeye değer. Ama keşke yüzüne bu kadar müdahale etmeseydi. Eskiden daha doğal, daha sevimliydi. Şimdi biraz yapay duruyor. Tabii ki bu benim şahsi fikrim. Belki de Park Bom böyle mutlu, kim bilir? Ama fanlar olarak onu olduğu gibi kabul etmeli miyiz, yoksa eleştirmeli miyiz bilemiyorum. Zor bir durum gerçekten. Ama umarım Park Bom en kısa zamanda kendini iyi hisseder ve sağlığına kavuşur. Çünkü o, K-Pop tarihinin en önemli kadın vokallerinden biri. Ve onu sahnede görmek istiyoruz.
Bias Kontrolü: Park Bom'un "You and I" şarkısını dinlerken gözlerinizi kapatın ve sadece sesine odaklanın. İşte o zaman Park Bom'un gerçek yeteneğini anlayacaksınız.
Mood Önerisi: Hüzünlü bir gününüzdeyseniz, Park Bom'un "Don't Cry" şarkısını açın ve içinizi dökün. İyi gelecektir.
3. Lee Dong Wook: Vampir Güzelliği Doğuştan mı?
Şimdi Lee Dong Wook'u kim sevmez ki? Adamın karizması, oyunculuğu, o bembeyaz teni... Tam bir vampir gibi. Ama bir de geçmiş fotoğraflarına bakınca insan şaşırıyor. Eskiden de yakışıklıymış ama şimdiki Lee Dong Wook bambaşka bir seviyede. Sanki yıllar geçtikçe daha da gençleşiyor. Estetik var mı yok mu tartışması burada da geçerli. Bazıları "Adam zaten doğuştan yakışıklı, ne estetiği!" diyor. Bazıları "Yok canım, o burun estetiği, çene dolgusu falan var kesin!" diyor. Ama ne derlerse desinler, Lee Dong Wook her haliyle göz kamaştırıyor. Özellikle "Goblin" dizisindeki performansı unutulmazdı. O karizmatik duruşu, o derin bakışları... Tam bir oppa materyali. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani. Acaba bu vampir güzelliği gerçekten doğuştan mı, yoksa biraz sihirli dokunuşlar mı var? Bilemiyoruz. Ama ne olursa olsun, Lee Dong Wook'u seviyoruz.
Bias Kontrolü: Lee Dong Wook'un "My Girl" dizisindeki o gençlik hallerine bir bakın derim. O zaman da tatlıymış ama şimdiki olgunluğu bambaşka bir hava katmış.
Mood Önerisi: Romantik bir film izlemek istiyorsanız, Lee Dong Wook'un "Beauty Inside" filmini izleyin. Hem gülecek hem de duygulanacaksınız.
4. Jessi: Dolgular Kraliçesi mi, Yoksa Özgüven Abidesi mi?
Jessi... Ah Jessi! Kendine güveniyle, dobra tavırlarıyla, rap yeteneğiyle herkesi kendine hayran bırakıyor. Ama o dolgun dudakları, o kalkık elmacık kemikleri... Biraz fazla değil mi? Jessi estetik yaptırdığını saklamıyor, hatta açık açık söylüyor. "Kendimi böyle daha iyi hissediyorum!" diyor. Ve haklı da. Sonuçta kendi vücudu, kendi kararı. Ama bazı netizenler onu eleştirmekten geri durmuyor. "Yüzünü mahvetti, doğal güzelliğini kaybetti!" diyorlar. Ama Jessi onları takmıyor bile. Kendi yolunda ilerliyor, müzik yapıyor, şovlara katılıyor ve herkesi eğlendiriyor. Onun enerjisi, pozitifliği bulaşıcı. Ve bu da onu daha da çekici yapıyor. Estetik yaptırmış olsun ya da olmasın, Jessi her haliyle bir ikon. Kendi kurallarını kendi yazıyor ve kimseye hesap vermiyor. İşte bu yüzden onu seviyoruz. O, K-Pop dünyasının en cesur kadınlarından biri. Ve bu cesaretiyle hepimize ilham veriyor.
Bias Kontrolü: Jessi'nin "NUNU NANA" şarkısını dinlerken onun o kendine güvenen tavırlarına dikkat edin. İşte o zaman Jessi'nin gerçek gücünü anlayacaksınız.
Mood Önerisi: Kendinizi kötü hissediyorsanız, Jessi'nin bir röportajını izleyin ve onun pozitif enerjisinden faydalanın. İyi gelecektir.
5. Kwanghee (ZE:A): Komik Mi, Yoksa Trajik Mi?
Kwanghee... Ah Kwanghee! Varyete şovlarının aranan yüzü, komik halleriyle herkesi güldürüyor. Ama bir de geçmiş fotoğraflarına bakınca insan üzülüyor. O kadar çok estetik yaptırmış ki, yüzü tanınmaz hale gelmiş. Kendisi de bu durumu espriyle karşılıyor ama aslında altında büyük bir kompleks yatıyor. Kwanghee, ZE:A zamanında diğer üyeler kadar yakışıklı olmadığı için sürekli eleştirilmiş. Ve bu da onda büyük bir özgüven eksikliği yaratmış. Bu yüzden estetik yaptırmaya karar vermiş. Ama sanırım biraz fazla kaçırmış. Yüzü o kadar değişmiş ki, bazen onu tanımakta zorlanıyoruz. Ama yine de Kwanghee'yi seviyoruz. Onun komik halleri, samimiyeti, dürüstlüğü... Her şeyiyle kendine has bir karakter. Ve bu da onu daha da sevimli yapıyor. Umarım Kwanghee en kısa zamanda kendini olduğu gibi kabul eder ve estetik yaptırmayı bırakır. Çünkü o, K-Pop dünyasının en eğlenceli insanlarından biri. Ve onu olduğu gibi görmek istiyoruz.
Bias Kontrolü: Kwanghee'nin "Infinity Challenge" programındaki hallerine bir bakın derim. O zaman da komikmiş ama şimdiki tecrübesiyle bambaşka bir seviyeye ulaşmış.
Mood Önerisi: Kahkaha atmak istiyorsanız, Kwanghee'nin bir varyete şovunu izleyin. Garanti ediyorum, çok eğleneceksiniz.
6. Seo In Guk: Şarkıcıdan Aktöre Dönüşümdeki Sırlar
Seo In Guk... "Reply 1997" ile kalbimizi çaldı, sesiyle ruhumuzu okşadı. Şarkıcılıktan oyunculuğa geçişi muazzam. Ama yüzündeki değişim de dikkat çekici. Eskiden daha kilolu, daha tombul yanaklıydı. Şimdi ise zayıflamış, yüz hatları belirginleşmiş. Estetik var mı yok mu tartışması burada da dönüyor. Kimileri "Sadece kilo verdi, ne estetiği!" derken, kimileri "Yok canım, o burun estetiği, çene dolgusu falan var kesin!" diyor. Ama ne derlerse desinler, Seo In Guk her haliyle karizmatik. Oyunculuğuyla, sesiyle, gülüşüyle... Her şeyiyle büyüleyici. Özellikle "Doom at Your Service" dizisindeki performansı unutulmazdı. O duygusal bakışları, o derin sesi... Tam bir oppa materyali. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani. Acaba bu değişim gerçekten sadece kilo vermekle mi ilgili, yoksa biraz sihirli dokunuşlar mı var? Bilemiyoruz. Ama ne olursa olsun, Seo In Guk'u seviyoruz.
Bias Kontrolü: Seo In Guk'un "No Breathing" filmindeki o kaslı vücuduna bir bakın derim. O zaman da yakışıklıymış ama şimdiki fit hali bambaşka bir hava katmış.
Mood Önerisi: Hüzünlü bir film izlemek istiyorsanız, Seo In Guk'un "I Remember You" dizisini izleyin. Hem ağlayacak hem de gerileceksiniz.
7. Lee Min Ho: Kralın Yüzündeki Küçük Dokunuşlar
Lee Min Ho... Kore'nin yaşayan efsanesi, yakışıklılığın vücut bulmuş hali. "Boys Over Flowers" ile gönlümüze taht kurdu, "The King: Eternal Monarch" ile krallığını ilan etti. Ama bir de geçmiş fotoğraflarına bakınca insan şaşırıyor. Eskiden de yakışıklıymış ama şimdiki Lee Min Ho bambaşka bir seviyede. Sanki yıllar geçtikçe daha da gençleşiyor. Estetik var mı yok mu tartışması burada da geçerli. Bazıları "Adam zaten doğuştan yakışıklı, ne estetiği!" diyor. Bazıları "Yok canım, o burun estetiği, çene dolgusu falan var kesin!" diyor. Ama ne derlerse desinler, Lee Min Ho her haliyle göz kamaştırıyor. O karizmatik duruşu, o derin bakışları... Tam bir oppa materyali. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani. Acaba bu krallık güzelliği gerçekten doğuştan mı, yoksa biraz sihirli dokunuşlar mı var? Bilemiyoruz. Ama ne olursa olsun, Lee Min Ho'yu seviyoruz.
Bias Kontrolü: Lee Min Ho'nun "Personal Taste" dizisindeki o komik hallerine bir bakın derim. O zaman da tatlıymış ama şimdiki olgunluğu bambaşka bir hava katmış.
Mood Önerisi: Romantik bir dizi izlemek istiyorsanız, Lee Min Ho'nun "Legend of the Blue Sea" dizisini izleyin. Hem gülecek hem de duygulanacaksınız.
8. IU: Ulusun Küçük Kız Kardeşi Büyüdü mü, Yoksa Değişti mi?
IU... Ulusun küçük kız kardeşi, sesiyle kalbimizi ısıtan melek. "Good Day" ile zirveye çıktı, "Hotel del Luna" ile oyunculuğunu konuşturdu. Ama yüzündeki değişim de dikkat çekici. Eskiden daha çocuksu, daha tombul yanaklıydı. Şimdi ise zayıflamış, yüz hatları belirginleşmiş. Estetik var mı yok mu tartışması burada da dönüyor. Kimileri "Sadece kilo verdi, ne estetiği!" derken, kimileri "Yok canım, o burun estetiği, çene dolgusu falan var kesin!" diyor. Ama ne derlerse desinler, IU her haliyle sevimli. Oyunculuğuyla, sesiyle, gülüşüyle... Her şeyiyle büyüleyici. Özellikle "My Mister" dizisindeki performansı unutulmazdı. O duygusal bakışları, o kırılgan sesi... Tam bir unnie materyali. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani. Acaba bu değişim gerçekten sadece kilo vermekle mi ilgili, yoksa biraz sihirli dokunuşlar mı var? Bilemiyoruz. Ama ne olursa olsun, IU'yu seviyoruz.
Bias Kontrolü: IU'nun "Dream High" dizisindeki o gençlik hallerine bir bakın derim. O zaman da tatlıymış ama şimdiki olgunluğu bambaşka bir hava katmış.
Mood Önerisi: Hüzünlü bir şarkı dinlemek istiyorsanız, IU'nun "Through the Night" şarkısını açın. Hem ağlayacak hem de huzur bulacaksınız.
9. Heechul (Super Junior): Uzay Yıldızının Sırları
Heechul... Super Junior'ın eğlence makinesi, uzay yıldızı lakabıyla gönlümüzde taht kuran oppamız. Varyete şovlarındaki sivri dili, komik halleriyle herkesi güldürüyor. Ama bir de geçmiş fotoğraflarına bakınca insan şaşırıyor. Eskiden de yakışıklıymış ama şimdiki Heechul bambaşka bir seviyede. Sanki yıllar geçtikçe daha da gençleşiyor. Estetik var mı yok mu tartışması burada da geçerli. Bazıları "Adam zaten doğuştan yakışıklı, ne estetiği!" diyor. Bazıları "Yok canım, o burun estetiği, çene dolgusu falan var kesin!" diyor. Ama ne derlerse desinler, Heechul her haliyle göz kamaştırıyor. O karizmatik duruşu, o derin bakışları... Tam bir oppa materyali. Ama bu estetik konusu da kafaları kurcalamıyor değil hani. Acaba bu uzay yıldızı güzelliği gerçekten doğuştan mı, yoksa biraz sihirli dokunuşlar mı var? Bilemiyoruz. Ama ne olursa olsun, Heechul'u seviyoruz.
Bias Kontrolü: Heechul'un "Knowing Bros" programındaki o komik hallerine bir bakın derim. O zaman da eğlenceliymiş ama şimdiki tecrübesiyle bambaşka bir seviyeye ulaşmış.
Mood Önerisi: Kahkaha atmak istiyorsanız, Heechul'un bir varyete şovunu izleyin. Garanti ediyorum, çok eğleneceksiniz.
10. Hong Jin Young: 'Trot Kraliçesi' Estetikten Vazgeçemiyor mu?
Hong Jin Young... Enerjisiyle, sesiyle, pozitifliğiyle herkesi kendine hayran bırakan trot kraliçesi. "Love Battery" ile gönlümüze taht kurdu, varyete şovlarındaki samimiyetiyle kalbimizi çaldı. Ama yüzündeki değişim de dikkat çekici. Eskiden daha doğal, daha sevimliydi. Şimdi ise dolgun dudakları, kalkık elmacık kemikleriyle biraz farklı görünüyor. Estetik yaptırdığını saklamıyor, hatta açık açık söylüyor. "Kendimi böyle daha iyi hissediyorum!" diyor. Ve haklı da. Sonuçta kendi vücudu, kendi kararı. Ama bazı netizenler onu eleştirmekten geri durmuyor. "Yüzünü mahvetti, doğal güzelliğini kaybetti!" diyorlar. Ama Hong Jin Young onları takmıyor bile. Kendi yolunda ilerliyor, müzik yapıyor, şovlara katılıyor ve herkesi eğlendiriyor. Onun enerjisi, pozitifliği bulaşıcı. Ve bu da onu daha da çekici yapıyor. Estetik yaptırmış olsun ya da olmasın, Hong Jin Young her haliyle bir ikon. Kendi kurallarını kendi yazıyor ve kimseye hesap vermiyor. İşte bu yüzden onu seviyoruz. O, K-Pop dünyasının en cesur kadınlarından biri. Ve bu cesaretiyle hepimize ilham veriyor.
Bias Kontrolü: Hong Jin Young'un "Running Man" programındaki o komik hallerine bir bakın derim. O zaman da eğlenceliymiş ama şimdiki tecrübesiyle bambaşka bir seviyeye ulaşmış.
Mood Önerisi: Eğlenmek istiyorsanız, Hong Jin Young'un "Love Battery" şarkısını açın. Garanti ediyorum, dans etmeye başlayacaksınız.
Tepkiniz Nedir?