Hayvanlarla Konuşabilen Fantastik Karakterler: Patili Dostlarla Fısıldaşan Efsaneler!

K-Drama ve K-Pop dünyasının en sevilen hayvanlarla konuşabilen fantastik karakterleri! Hangi idol hayvanlarla arkadaş, hangi dizide doğayla iç içe kahramanlar var? Gel, fandomun en sıcak dedikodularına kulak ver!

Şubat 23, 2026 - 14:38
Şubat 23, 2026 - 14:38
 0  2
Hayvanlarla Konuşabilen Fantastik Karakterler: Patili Dostlarla Fısıldaşan Efsaneler!

1. Lee Min Ho - The King: Eternal Monarch'taki Kral Lee Gon ve Atı Maximus Arasındaki Bağ

Ya şimdi bu Lee Min Ho'yu sevmeyen var mı ya? Adam karizma akıyor resmen. Ama The King: Eternal Monarch'ta Maximus'la olan ilişkisi beni benden almıştı. Atla konuşuyor falan, bildiğin ruh eşi gibiydiler. Dizide atınla bu kadar yakınlaşan başka bir karakter var mıydı hatırlamıyorum bile. Maximus'un o asil duruşu, Lee Gon'la bakışmaları... Resmen "bromance" yaşıyorlardı. Dizi boyunca Lee Gon'un atına olan düşkünlüğü, onunla dertleşmesi falan çok tatlıydı ya. Hele o atın Lee Gon'a olan sadakati... Ah kalbim! Netizenler de bu ikiliye bayılmıştı, her sahneleri olay oluyordu. Lee Min Ho'nun oyunculuğu da ayrı bir olaydı, atla konuşurken bile karizmasından ödün vermiyordu. Yani sırf bu ikilinin sahneleri için bile dizi izlenir. Atla insan arasındaki bu bağı bu kadar güzel yansıtan başka bir yapım var mı bilmiyorum. Bu arada, Lee Min Ho'nun gerçek hayatta da hayvanlara düşkün olduğunu biliyor muydunuz? Instagram'ında sürekli köpekleriyle falan fotoğraflarını paylaşıyor. Tam bir hayvansever oppa!

Bu arada dizideki paralel evren olayları da cabası. Lee Gon'un atıyla birlikte boyutlar arası seyahat etmesi falan... Konu çok absürt ama bir o kadar da sürükleyiciydi. Lee Min Ho'nun oyunculuğu sayesinde her şey çok inandırıcı geliyordu. Yani adam atla konuşurken bile "Yok artık!" demiyorsun, aksine "Ayy ne kadar da tatlılar!" diye iç geçiriyorsun. İşte oyunculuk budur! Bir de atın dizideki rolü çok önemliydi. Lee Gon'un en yakın sırdaşı, yol arkadaşı falandı. Yani at sadece bir hayvan değil, dizinin adeta bir karakteri gibiydi. Bu da diziyi daha da özel kılıyordu.

Diziyi izlerken sürekli "Ben de böyle bir ata sahip olmak istiyorum!" diye iç geçirdim. Ama sonra gerçek hayatta at bakmanın ne kadar zor olduğunu hatırladım ve vazgeçtim. Ama olsun, dizideki o sahneleri izlemek bile bana yetti. Lee Min Ho ve Maximus'un dostluğu, benim için K-Drama tarihinin en unutulmaz anlarından biri olarak kalacak. Umarım gelecekte de böyle hayvanlarla konuşabilen, onlarla bağ kurabilen karakterleri daha çok görürüz.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Min Ho'nun askerlik görevini yerine getirirken hayvan barınaklarına yaptığı bağışlar da unutulmaz. Kalbi de yüzü kadar güzel!

Mood Önerisi: Romantik bir akşamda, battaniyenin altına girip, sıcak çikolata eşliğinde izlenir!


2. IU - Hotel Del Luna'daki Jang Man Wol ve Hayalet Dostları

IU'nun Hotel Del Luna'daki Jang Man Wol karakteri tam bir ikon değil mi ya? O havalı tavırları, birbirinden şık kıyafetleri, o gizemli aurası... Ama en çok da hayaletlerle olan ilişkisi beni etkilemişti. Otelinde çalışan hayaletlerle konuşması, onlara yol göstermesi, dertlerini dinlemesi falan... Man Wol, dışarıdan buz gibi görünse de aslında çok merhametli bir kalbe sahipti. Özellikle o küçük hayalet kızla olan sahneleri çok duygusaldı. Man Wol, o kıza annelik yapıyordu resmen. IU'nun oyunculuğu da ayrı bir olaydı. Hem komik, hem sinirli, hem de duygusal sahnelerin altından başarıyla kalkıyordu. Yani Man Wol karakterini ondan daha iyi kimse canlandıramazdı bence. Bu arada dizideki hayaletlerin hepsi de birbirinden ilginçti. Kimi komik, kimi ürkütücü, kimi de çok duygusaldı. Ama hepsinin ortak noktası, Man Wol'a olan bağlılıklarıydı. Man Wol, onlara bir nevi sığınak olmuştu.

Dizideki görsel efektler de çok başarılıydı. Hayaletlerin görünüşleri, otelin atmosferi falan... Her şey çok özenliydi. Yani diziyi izlerken adeta başka bir dünyaya gidiyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. IU'nun sesinden dinlediğimiz o duygusal şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. Hotel Del Luna, benim için K-Drama tarihinin en iyi yapımlarından biri. Hem eğlenceli, hem duygusal, hem de düşündürücü bir dizi. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Her bölümü reyting rekorları kırıyordu. IU'nun oyunculuğu, dizinin konusu, görsel efektleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Gerçekten böyle bir otel olsa keşke!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. Hotel Del Luna'da bir gece geçirmek, hayaletlerle sohbet etmek falan... Çok ilginç bir deneyim olurdu. Ama tabii ki biraz da korkutucu olurdu. Sonuçta hayaletlerle uğraşıyorsun!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: IU'nun sadece oyunculuğu değil, şarkıcılığı da dillere destan. Dizi OST'lerine de damga vurması tesadüf değil!

Mood Önerisi: Gece yarısı, yalnızken, bir fincan kahve eşliğinde izlenir!


3. EXO'dan D.O. - Secret'taki Won Dong Yeon ve Gizemli Sırları

Şimdi D.O.'nun oyunculuğuna laf eden çıkar mı bilmiyorum ama bence adam doğuştan yetenekli. Secret'taki Won Dong Yeon karakteri de bunun kanıtı. D.O., bu dizide hem görme engelli bir karakteri canlandırıyor, hem de doğaüstü güçlere sahip. Yani adam iki karakteri birden oynuyor resmen. Won Dong Yeon, dokunarak insanların geçmişini görebiliyor, eşyaların sırlarını çözebiliyor falan. Çok havalı değil mi? Ama tabii ki bu güçlerin de bir bedeli var. Won Dong Yeon, sürekli başkalarının acılarını hissediyor, karanlık sırlarla yüzleşiyor. D.O., bu karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtmış. Hem kırılgan, hem de güçlü bir karakter yaratmış.

Dizideki diğer oyuncular da çok başarılıydı. Özellikle D.O.'nun partneri olan aktrisle aralarındaki kimya çok iyiydi. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı. Dizinin konusu da çok ilginçti. Doğaüstü güçler, aşk, ihanet, intikam... Her şey vardı. Diziyi izlerken sürekli merak ediyorsun, "Acaba sonra ne olacak?" diye. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle D.O.'nun sesinden dinlediğimiz o duygusal şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. Secret, benim için K-Drama tarihinin en underrated yapımlarından biri. Hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. D.O.'nun oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "D.O. geleceğin en büyük oyuncularından biri olacak!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. D.O., hem şarkıcılıkta, hem de oyunculukta çok başarılı. Çok yönlü bir yetenek. Umarım gelecekte de onu daha çok projede görürüz.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: D.O.'nun EXO'daki lakabı "mutfak aşçısı" çünkü yemek yapmaya bayılıyor! Belki de doğaüstü güçlerini yemek yaparken kullanıyordur, kim bilir?

Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, sıcak bir çay eşliğinde izlenir!


4. Shin Min Ah - My Girlfriend is a Gumiho'daki Gumiho ve İnsanlarla İlişkisi

Shin Min Ah'ın o tatlı gülüşü, o sevimli halleri... My Girlfriend is a Gumiho'da tam bir Gumiho olmuştu resmen. Dizide Gumiho, 9 kuyruklu efsanevi bir tilkiydi. Ama Shin Min Ah'ın canlandırdığı Gumiho, diğerlerinden farklıydı. O, insan olmak istiyordu. İnsanlarla arkadaş olmak, onlarla birlikte gülmek, eğlenmek istiyordu. Ama tabii ki bu o kadar kolay değildi. Gumiho, insanlara güvenmekte zorlanıyordu. Çünkü insanlar, onun gerçek kimliğini öğrendiklerinde ondan korkuyorlardı. Ama sonra Cha Dae Woong adında bir gençle tanışıyor ve hayatı değişiyor. Cha Dae Woong, Gumiho'ya inanıyor, onu seviyor ve ona insan olma yolunda yardım ediyor. Dizideki Gumiho ve Cha Dae Woong arasındaki ilişki çok tatlıydı. Birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini koruyorlar ve birbirlerine aşık oluyorlar. Shin Min Ah ve Lee Seung Gi arasındaki kimya da çok iyiydi. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı.

Dizinin konusu da çok ilginçti. Efsaneler, aşk, komedi... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem gülüyorsun, hem de duygulanıyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle Shin Min Ah'ın sesinden dinlediğimiz o sevimli şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. My Girlfriend is a Gumiho, benim için K-Drama tarihinin en eğlenceli yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Shin Min Ah'ın oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Ben de böyle bir Gumiho'ya sahip olmak istiyorum!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. Shin Min Ah'ın canlandırdığı Gumiho, çok sevimli ve tatlıydı. Kim istemez ki böyle bir arkadaşı olsun?

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Shin Min Ah'ın gerçek hayatta da hayvanlara düşkün olduğunu biliyor muydunuz? Köpekleriyle sürekli fotoğraf paylaşıyor!

Mood Önerisi: Arkadaşlarla birlikte, pizza eşliğinde izlenir!


5. BTS'ten V - Hwarang'daki Han Sung ve Doğa Sevgisi

Şimdi V'nin Hwarang'daki Han Sung karakteri tam bir "soft boy" değil mi ya? O masum bakışları, o sevimli tavırları... Han Sung, dizide doğayı seven, hayvanlarla arkadaş olan, etrafına neşe saçan bir karakterdi. Ama tabii ki onun da bir sırrı vardı. Han Sung, ailesinin baskısı altında ezilen, hayallerini gerçekleştiremeyen bir gençti. Ama yine de pes etmiyordu. Etrafına gülücükler saçmaya devam ediyordu. V, bu karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtmış. Hem komik, hem de duygusal sahnelerin altından başarıyla kalkmıştı.

Dizideki diğer Hwarang üyeleriyle olan ilişkisi de çok tatlıydı. Özellikle Park Seo Joon ve Park Hyung Sik ile olan sahneleri çok eğlenceliydi. Üçü de birbirlerine çok yakışıyorlardı. Dizinin konusu da çok ilginçti. Tarihi olaylar, aşk, dostluk, rekabet... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem eğleniyorsun, hem de bir şeyler öğreniyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle BTS'in sesinden dinlediğimiz o enerjik şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. Hwarang, benim için K-Drama tarihinin en eğlenceli yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. V'nin oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "V geleceğin en büyük oyuncularından biri olacak!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. V, hem şarkıcılıkta, hem de oyunculukta çok başarılı. Çok yönlü bir yetenek. Umarım gelecekte de onu daha çok projede görürüz.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: V'nin lakabı "CGV" çünkü yüzü o kadar kusursuz ki, bilgisayar grafiği gibi duruyor!

Mood Önerisi: Hafta sonu, arkadaşlarla birlikte, karaoke eşliğinde izlenir!


6. Gong Hyo Jin - Master's Sun'daki Tae Gong Shil ve Hayaletleri Görme Yeteneği

Gong Hyo Jin'in o doğal güzelliği, o samimi tavırları... Master's Sun'da hayaletleri gören Tae Gong Shil karakteriyle tam bir uyum yakalamıştı. Dizide Tae Gong Shil, uyuyamadığı için sürekli yorgun olan, hayaletler tarafından rahatsız edilen bir kadındı. Ama sonra Joo Joong Won adında bir adamla tanışıyor ve hayatı değişiyor. Joo Joong Won, Tae Gong Shil'e dokunduğunda hayaletler kayboluyor. Bu yüzden Tae Gong Shil, sürekli Joo Joong Won'un yanında kalmaya çalışıyor. Dizideki Tae Gong Shil ve Joo Joong Won arasındaki ilişki çok komikti. Tae Gong Shil, sürekli Joo Joong Won'a yapışıyor, Joo Joong Won ise ondan kurtulmaya çalışıyordu. Ama tabii ki zamanla birbirlerine aşık oluyorlar. Gong Hyo Jin ve So Ji Sub arasındaki kimya da çok iyiydi. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı.

Dizinin konusu da çok ilginçti. Hayaletler, aşk, komedi... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem gülüyorsun, hem de geriliyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle Yoon Mi Rae'nin sesinden dinlediğimiz o duygusal şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. Master's Sun, benim için K-Drama tarihinin en unutulmaz yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Gong Hyo Jin'in oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Ben de böyle bir Joo Joong Won'a sahip olmak istiyorum!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. So Ji Sub'ın canlandırdığı Joo Joong Won, çok karizmatik ve çekiciydi. Kim istemez ki böyle bir adamı?

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gong Hyo Jin'in moda ikonu olduğunu biliyor muydunuz? Giydiği her şey trend oluyor!

Mood Önerisi: Sevgiliyle birlikte, sarılarak izlenir!


7. Lee Jong Suk - I Can Hear Your Voice'daki Park Soo Ha ve Zihin Okuma Yeteneği

Lee Jong Suk'un o bembeyaz teni, o uzun boyu... I Can Hear Your Voice'da zihin okuyan Park Soo Ha karakteriyle tam bir uyum yakalamıştı. Dizide Park Soo Ha, bir trafik kazasında ailesini kaybediyor ve bu kazadan sonra insanların zihinlerini okuma yeteneği kazanıyor. Bu yetenek sayesinde insanları kurtarıyor, suçluları yakalıyor falan. Ama tabii ki bu yeteneğin de bir bedeli var. Park Soo Ha, sürekli başkalarının düşüncelerini duyduğu için çok yoruluyor, yalnızlaşıyor. Ama sonra Jang Hye Sung adında bir avukatla tanışıyor ve hayatı değişiyor. Jang Hye Sung, Park Soo Ha'ya inanıyor, onu seviyor ve ona destek oluyor. Dizideki Park Soo Ha ve Jang Hye Sung arasındaki ilişki çok tatlıydı. Birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini koruyorlar ve birbirlerine aşık oluyorlar. Lee Jong Suk ve Lee Bo Young arasındaki kimya da çok iyiydi. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı.

Dizinin konusu da çok ilginçti. Doğaüstü güçler, aşk, hukuk... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem geriliyorsun, hem de duygulanıyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle Every Single Day'in sesinden dinlediğimiz o enerjik şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. I Can Hear Your Voice, benim için K-Drama tarihinin en sürükleyici yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Lee Jong Suk'un oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Ben de böyle bir zihin okuma yeteneğine sahip olmak istiyorum!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. Ama sonra başkalarının düşüncelerini duymanın ne kadar zor olduğunu hatırladım ve vazgeçtim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Jong Suk'un en yakın arkadaşı Kim Woo Bin! İkisi de aynı dönemde modellikten oyunculuğa geçiş yaptılar.

Mood Önerisi: Gerilim dolu bir akşamda, patlamış mısır eşliğinde izlenir!


8. Kim Go Eun - The King: Eternal Monarch'taki Jung Tae Eul ve Paralel Evrenlere Açılan Kapı

Kim Go Eun, The King: Eternal Monarch'ta hem polis memuru Jung Tae Eul'u, hem de paralel evrendeki Luna karakterini canlandırarak oyunculuk yeteneğini konuşturmuştu. Şimdi düşününce, paralel evrenler arasında gidip gelmek zaten başlı başına fantastik bir durum. Ama Jung Tae Eul'un bu duruma adapte olması, farklı dünyalardaki insanlarla iletişim kurması falan... Bence onun da bir nevi doğaüstü yeteneği var. Sonuçta her insan böyle bir duruma kolay kolay alışamaz. Kim Go Eun, bu karakterin hem güçlü, hem de kırılgan yanlarını çok iyi yansıtmış. Hem aksiyon sahnelerinde başarılıydı, hem de duygusal sahnelerde insanın içini ısıtıyordu.

Dizideki diğer oyuncularla olan ilişkisi de çok iyiydi. Özellikle Lee Min Ho ile aralarındaki kimya çok uyumluydtu. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı. Dizinin konusu da çok ilginçti. Paralel evrenler, aşk, politika... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem eğleniyorsun, hem de düşünüyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle Hwasa'nın sesinden dinlediğimiz o güçlü şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. The King: Eternal Monarch, benim için K-Drama tarihinin en iddialı yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Kim Go Eun'un oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Ben de böyle bir paralel evrene gitmek istiyorum!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. Ama sonra paralel evrende başıma neler gelebileceğini düşündüm ve vazgeçtim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Go Eun'un gülüşü o kadar içten ki, gören herkesi mutlu ediyor!

Mood Önerisi: Bilim kurgu sevenlerle birlikte, tartışarak izlenir!


9. Park Bo Young - Strong Woman Do Bong Soon'daki Do Bong Soon ve Olağanüstü Gücü

Park Bo Young'un minyon tipi, o sevimli halleri... Strong Woman Do Bong Soon'da olağanüstü güce sahip Do Bong Soon karakteriyle tam bir tezat oluşturuyordu. Ama işte bu tezat, diziyi daha da eğlenceli kılıyordu. Dizide Do Bong Soon, doğuştan süper güçlere sahip bir kadındı. Ama bu gücünü sadece iyilik için kullanıyordu. Suçluları yakalıyor, insanları kurtarıyor falan. Ama tabii ki bu gücün de bir bedeli var. Do Bong Soon, gücünü kontrol etmekte zorlanıyor, bazen istemeden de olsa etrafındaki eşyalara zarar veriyordu. Ama sonra Ahn Min Hyuk adında bir CEO ile tanışıyor ve hayatı değişiyor. Ahn Min Hyuk, Do Bong Soon'un gücünü keşfediyor ve onu koruma görevlisi olarak işe alıyor. Dizideki Do Bong Soon ve Ahn Min Hyuk arasındaki ilişki çok komikti. Do Bong Soon, sürekli Ahn Min Hyuk'u koruyor, Ahn Min Hyuk ise ondan etkileniyordu. Park Bo Young ve Park Hyung Sik arasındaki kimya da çok iyiydi. İkisi de birbirlerine çok yakışıyorlardı.

Dizinin konusu da çok ilginçti. Süper güçler, aşk, komedi... Her şey vardı. Diziyi izlerken hem gülüyorsun, hem de geriliyorsun. Bir de dizinin müzikleri çok güzeldi. Özellikle Suran'ın sesinden dinlediğimiz o duygusal şarkılar, dizinin atmosferini daha da güçlendiriyordu. Strong Woman Do Bong Soon, benim için K-Drama tarihinin en keyifli yapımlarından biri. Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım.

Netizenler de diziye bayılmıştı. Park Bo Young'un oyunculuğu, dizinin konusu, müzikleri falan... Her şey çok beğeniliyordu. Hatta bazı netizenler, "Ben de böyle bir süper güce sahip olmak istiyorum!" diye yorumlar yapıyordu. Ben de aynı fikirdeyim. Ama sonra süper gücümü nasıl kullanacağımı düşündüm ve kararsız kaldım.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Bo Young'un lakabı "Bo-vely" çünkü o kadar sevimli ki, gören herkes ona hayran kalıyor!

Mood Önerisi: Motivasyon dolu bir günde, enerji içeceği eşliğinde izlenir!


10. Tüm K-Pop İdolleri ve Hayvan Sevgisi: Fandomun Kalbini Çalan Anlar

Şimdi K-Pop idolleri ve hayvan sevgisi dersen, ohooo! O kadar çok örnek var ki, hangisini saysam bilemedim. Ama genel olarak şunu söyleyebilirim: K-Pop idollerinin çoğu hayvanlara bayılıyor. Köpekleri, kedileri, kuşları, hamsterları... Hatta bazıları egzotik hayvanlar bile besliyor. Ve bu hayvan sevgilerini de sürekli hayranlarıyla paylaşıyorlar. Konserlerde, varyete şovlarında, sosyal medyada... Her yerde hayvanlarla olan etkileşimlerini görüyoruz. Bu da tabii ki fandomun kalbini çalıyor. Çünkü hayvan sevgisi, idollerin daha samimi, daha insancıl görünmesini sağlıyor. Yani sahnedeki o mükemmel imajlarının arkasında, aslında bizim gibi hayvansever insanlar olduklarını görüyoruz.

Örneğin, BTS'ten V'nin köpeği Yeontan tam bir star değil mi ya? Yeontan'ın kendi Instagram hesabı bile var! Ya da BLACKPINK'ten Lisa'nın kedileri... Hepsi birbirinden sevimli. Bu kedilerin de kendi hayran kitleleri var. Bir de idollerin hayvan barınaklarına yaptıkları bağışlar, hayvan hakları için yaptıkları kampanyalar falan var. Bunlar da çok takdire şayan. Yani idoller sadece hayvanları sevmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara yardım etmek için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Sonuç olarak, K-Pop idolleri ve hayvan sevgisi, fandom için çok önemli bir konu. Çünkü bu sevgi, idollerin daha ulaşılabilir, daha samimi görünmesini sağlıyor. Ve tabii ki hayvanlara olan duyarlılıklarını göstermeleri de çok güzel bir şey. Umarım gelecekte de idollerin hayvan sevgisini daha çok görürüz. Çünkü dünya, hayvanları seven insanlarla daha güzel bir yer olacak.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Birçok idolün hayvanlarına kendi isimlerinden esinlenerek isim verdiğini biliyor muydunuz? Çok tatlı değil mi?

Mood Önerisi: Hayvanlarla dolu bir günde, mama kabı eşliğinde izlenir!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.