En İyi "Uzaylı" Konulu Kore Dizileri (My Love from the Star): Hangi Oppa Dünyalı Değil?

Uzaylı konulu en iyi Kore dizileri listesi! Do Min Joon'dan CEO'lara, hangi K-Drama oppaları aslında yıldızlardan geldi? Gel, dedikodulara boğulalım!

Şubat 21, 2026 - 15:15
Şubat 21, 2026 - 15:15
 0  2
En İyi "Uzaylı" Konulu Kore Dizileri (My Love from the Star): Hangi Oppa Dünyalı Değil?

1. My Love from the Star: Do Min Joon Efsanesi

Ah, My Love from the Star... Bu dizi bir efsane! Kim Soo Hyun'un canlandırdığı Do Min Joon karakteri, 400 yıldır Dünya'da yaşayan bir uzaylı. Düşünsenize, 400 yıl! Benim bir ilişkim 4 ay sürmüyor, adam yüzyıllardır burada takılıyor. Ama tabii, buraya gelme sebebi de çok havalı: dünyaya düşen bir uzay gemisinden kurtulan prensesi korumak. Dizideki o gizemli, cool duruşu, Jun Ji Hyun'un şapşal ama bir o kadar da çekici Cheon Song Yi karakteriyle olan kimyası... İnanılmazdı! Dizi o kadar popüler oldu ki, sadece Kore'de değil, tüm Asya'da bir çılgınlık yarattı. Herkes Do Min Joon gibi bir oppa istiyordu, kabul edelim. Hatta o dönem kırmızı ruj satışları patlamış, herkes Cheon Song Yi gibi giyinmeye başlamıştı. Etkisi hala devam ediyor, arada açıp ilk bölümleri izlerim, nostalji yaparım. Do Min Joon'un o donuk bakışları, Song Yi'nin kahkahaları... Ah, kalbim!

Dizinin senaryosu da çok iyi yazılmıştı. Uzaylı güçleri, geçmişten gelen sırlar, tehlikeli düşmanlar... Hepsi bir araya gelince tadından yenmez bir iş çıkmış. Do Min Joon'un zamanı durdurma yeteneği, Song Yi'yi tehlikelerden kurtarması falan... Tam bir aşk destanıydı. Bir de o final sahnesi yok mu? Beni hala ağlatır! Uzayına geri dönmek zorunda kalıyor ama sonra geri geliyor. Tabii ki geri gelecek, Song Yi'siz yaşayamaz ki o! Benim de Do Min Joon gibi bir sevgilim olsun, beni uzay boşluğunda bile bulsun!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Soo Hyun'un bu dizideki oyunculuğu o kadar beğenildi ki, resmen kariyerinde bir sıçrama yaşadı. Haksız da sayılmazlar, adam rolü yaşamış resmen. Do Min Joon'un o cool tavırları, içten içe Song Yi'ye olan aşkı... Her şeyi mükemmel yansıtmıştı.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca ramen ve soju bulundurun. Bir de mendil... Ağlamaktan gözleriniz şişecek, garanti veriyorum!


2. Legend of the Blue Sea: Deniz Kızı Aşkı

Legend of the Blue Sea, Jun Ji Hyun'un bir diğer efsanevi dizisi. Bu sefer deniz kızı olarak karşımıza çıkıyor ve yine ortalığı kasıp kavuruyor. Lee Min Ho ile olan uyumları da dillere destan. Dizi, Joseon döneminde başlayan bir aşk hikayesini günümüze taşıyor. Shim Cheong (Jun Ji Hyun), hafızası silinen bir dolandırıcı olan Heo Joon Jae (Lee Min Ho) ile tanışıyor ve olaylar gelişiyor. Tabii ki, deniz kızı olduğunu saklamak zorunda. Ama Joon Jae'nin ona olan ilgisi o kadar yoğun ki, sırrı saklamak giderek zorlaşıyor. Jun Ji Hyun'un o şapşal halleri, sudan yeni çıkmış balık gibi etrafa bakışları... Çok komik ya! Bir de o yemeğe olan düşkünlüğü... Resmen ben!

Dizideki görsel efektler de çok başarılıydı. Jun Ji Hyun'un deniz kızı kuyruğuyla yüzdüğü sahneler çok gerçekçiydi. Bir de su altındaki o büyülü dünya... İnsanın deniz kızı olası geliyor. Ama tabii, deniz kızı olmak da kolay değil. Sürekli insanlara uyum sağlamaya çalışmak, konuşmayı öğrenmek falan... Zor iş. Ama aşk her şeyin üstesinden gelir, değil mi? Joon Jae, Shim Cheong'un deniz kızı olduğunu öğrendiğinde şok oluyor ama sonra ona daha çok aşık oluyor. İşte gerçek aşk bu! Bir de o kıskançlık sahneleri yok mu? Çok komik ya! Joon Jae, Shim Cheong'u diğer erkeklerden kıskanıyor, resmen çocuk gibi trip atıyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jun Ji Hyun'un bu dizideki performansı da çok konuşuldu. Deniz kızını o kadar doğal canlandırmış ki, sanki gerçekten denizden çıkmış gibi. Bir de o ağlama sahneleri yok mu? Kalbimi parçaladı resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca deniz mahsülü bulundurun. Bir de deniz kokulu bir mum yakın. Kendinizi denizde gibi hissedeceksiniz!


3. Goblin: Ölümsüz Aşkın Destanı

Goblin, sadece uzaylı değil, fantastik öğeleri bolca barındıran bir dizi. Gong Yoo'nun canlandırdığı Goblin karakteri, ölümsüz bir savaşçı. Yüzyıllardır yaşamasına rağmen, hayatına anlam katacak birini arıyor. Kim Go Eun'un canlandırdığı Ji Eun Tak ise, Goblin'in lanetini sona erdirecek olan "Goblin'in Gelini". İkisi arasındaki aşk, çok özel ve dokunaklı. Dizideki o mistik hava, Gong Yoo'nun karizması, Kim Go Eun'un masumiyeti... Hepsi bir araya gelince ortaya unutulmaz bir yapım çıkmış. Goblin'in o yalnızlığı, Eun Tak'ın neşesi... İkisi birbirini tamamlıyor resmen. Bir de o "ölüm meleği" karakteri yok mu? Çok cool ya! Lee Dong Wook resmen döktürüyor.

Dizinin senaryosu da çok iyi yazılmıştı. Geçmişten gelen sırlar, kaderin cilveleri, aşkın gücü... Hepsi bir araya gelince tadından yenmez bir iş çıkmış. Goblin'in kılıcı, Eun Tak'ın Goblin'i görme yeteneği falan... Tam bir fantastik şölen. Bir de o Kanada sahneleri yok mu? Çok romantik ya! Goblin ve Eun Tak, Kanada'da birlikte vakit geçiriyorlar, birbirlerine daha çok aşık oluyorlar. Benim de Goblin gibi bir sevgilim olsun, beni Kanada'ya götürsün!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gong Yoo'nun bu dizideki oyunculuğu da çok beğenildi. Goblin'in o yalnızlığını, çaresizliğini, aşkını mükemmel yansıtmıştı. Bir de o ağlama sahneleri yok mu? Kalbimi parçaladı resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca çay ve kurabiye bulundurun. Bir de battaniye... Kendinizi sıcacık hissedeceksiniz!


4. Are You Human Too?: Yapay Zeka Aşkı

Seo Kang Joon'un başrolünde olduğu "Are You Human Too?" dizisi, yapay zeka konseptini romantizmle harmanlayan bir yapım. Dizide, komada olan bir varisin yerine yapay zeka robotu olan Nam Shin III geçiyor. Nam Shin III, insan gibi davranmaya programlanmış ve Kang So Bong (Gong Seung Yeon) adında bir koruması var. Başlangıçta So Bong, Nam Shin III'e güvenmezken, zamanla onun insancıl özelliklerine kapılıyor ve aralarında duygusal bir bağ oluşuyor. Seo Kang Joon'un hem insan hem de robot karakterini canlandırması gerçekten etkileyici. Robot Nam Shin III'ün o duygusuz bakışları, mekanik hareketleri, insan Nam Shin'in ise öfkeli ve karmaşık duyguları... İki farklı kişiliği başarıyla yansıtmış.

Dizinin konusu da oldukça ilgi çekici. Yapay zekanın insan hayatına entegrasyonu, etik sorunlar ve aşkın sınırları gibi konuları ele alıyor. Nam Shin III'ün insanlara yardım etme çabası, So Bong'un ona olan güveni ve aralarındaki romantik gerilim, diziyi izlenir kılıyor. Özellikle Nam Shin III'ün So Bong'u koruma içgüdüsü ve ona olan sevgisi, izleyicileri derinden etkiliyor. Bir de dizideki aksiyon sahneleri de oldukça başarılı. Robot Nam Shin III'ün dövüş sahneleri, görsel efektlerle desteklenerek daha da heyecanlı hale getirilmiş.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Seo Kang Joon'un robot karakterini canlandırırken mimiklerini ve vücut dilini kontrol etmesi gerçekten takdire şayan. Robotun duygusuzluğunu ve mekanikliğini başarıyla yansıtmış.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca atıştırmalık bulundurun. Bir de bilim kurgu filmlerine meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


5. Rooftop Prince: Zamanda Yolculuk ve Aşk

Rooftop Prince, zamanda yolculuk temasını komedi ve romantizmle birleştiren eğlenceli bir dizi. Park Yoochun'un canlandırdığı Prens Lee Gak, Joseon döneminden günümüze, 21. yüzyıla geliyor. Yanında üç sadık yardımcısıyla birlikte, prensesin ölümünün ardındaki sırrı çözmeye çalışıyor. Günümüzde, prensese tıpatıp benzeyen Joo Se Na (Han Ji Min) ile karşılaşıyor ve olaylar gelişiyor. Dizi, hem geçmiş hem de günümüz arasında gidip gelirken, komik olaylar ve romantik anlarla dolu. Park Yoochun'un o tarihi kıyafetleriyle günümüzdeki halleri, yardımcilarinin modern hayata uyum çabaları... İzlerken çok eğlenmiştim. Bir de Se Na'nın kötücül planları yok mu? Sinir krizi geçirmiştim resmen.

Dizideki aşk üçgeni de oldukça ilgi çekici. Lee Gak, hem geçmişteki prensesine hem de günümüzdeki Se Na'ya karşı karmaşık duygular besliyor. Tabii ki, asıl aşkı Se Na'nın iyi kalpli kardeşi Park Ha (Han Ji Min) ile yaşıyor. İkisi arasındaki çekim, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Lee Gak'ın Park Ha'ya olan aşkını itiraf ettiği sahneler, kalbimi eritmişti resmen. Bir de dizideki sürprizler de çok iyiydi. Prens'in ölümünün ardındaki sır perdesi aralandıkça, olaylar daha da karmaşıklaşıyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Yoochun'un hem tarihi hem de modern kıyafetlerle yakışıklı görünmesi, fandomu ikiye bölmüştü. Kimisi tarihi kıyafetleri daha çok yakıştırırken, kimisi modern tarzını beğenmişti.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca meyve ve çay bulundurun. Bir de tarihi dizilere meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


6. W: Two Worlds: Çizgi Roman Aşkı

Lee Jong Suk ve Han Hyo Joo'nun başrollerini paylaştığı "W: Two Worlds" dizisi, fantastik ve romantik öğeleri bir araya getiren özgün bir yapım. Dizi, gerçek dünyada yaşayan bir doktor olan Oh Yeon Joo (Han Hyo Joo) ile bir çizgi roman karakteri olan Kang Chul (Lee Jong Suk) arasındaki aşkı konu alıyor. Yeon Joo, babasının yarattığı popüler çizgi roman dünyasına giriyor ve Kang Chul ile tanışıyor. İki farklı dünya arasında gidip gelirken, aralarında imkansız bir aşk başlıyor. Lee Jong Suk'un karizmatik duruşu, Han Hyo Joo'nun sevimli halleri, diziyi daha da izlenir kılıyor. Bir de çizgi roman dünyasının gerçeklikle karışması, diziyi daha da heyecanlı hale getiriyor.

Dizideki senaryo da oldukça yaratıcı. Çizgi roman dünyasının kuralları, karakterlerin kaderi ve gerçeklikle olan etkileşimi, diziyi daha da ilgi çekici kılıyor. Yeon Joo'nun Kang Chul'u kurtarma çabası, Kang Chul'un Yeon Joo'ya olan aşkı, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Bir de dizideki sürprizler de çok iyiydi. Çizgi romanın yaratıcısının kontrolü kaybetmesi, karakterlerin kaderinin değişmesi, diziyi daha da heyecanlı hale getiriyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Jong Suk'un hem çizgi roman karakteri hem de gerçek hayattaki haliyle yakışıklı görünmesi, fandomu mest etmişti. Özellikle o takım elbiseli halleri, kalbimizi çalmıştı resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca kahve ve atıştırmalık bulundurun. Bir de çizgi romanlara meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


7. Orange Marmalade: Vampir Lise Aşkı

Orange Marmalade, vampirler ve insanların bir arada yaşadığı alternatif bir dünyada geçen bir lise aşkı hikayesi. Kim Seolhyun'un canlandırdığı Baek Ma Ri, vampir olduğunu saklayan ve insanlarla iletişim kurmaktan kaçınan bir lise öğrencisi. Yeo Jin Goo'nun canlandırdığı Jung Jae Min ise, popüler ve yetenekli bir öğrenci. Ma Ri ve Jae Min'in tesadüfen karşılaşmalarıyla başlayan aşkları, vampir ve insan arasındaki farklılıklar nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Dizi, hem romantik hem de fantastik öğeleri bir araya getirirken, vampirlerin yaşadığı ayrımcılığı ve aşkın sınırlarını ele alıyor. Seolhyun'un o çekingen halleri, Jin Goo'nun karizmatik duruşu, diziyi daha da izlenir kılıyor. Bir de vampirlerin özel güçleri ve yaşam tarzları, diziyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Dizideki aşk üçgeni de oldukça ilgi çekici. Ma Ri, hem Jae Min'e hem de vampir arkadaşı Han Si Hoo'ya (Lee Jong Hyun) karşı karmaşık duygular besliyor. Jae Min'in Ma Ri'nin vampir olduğunu öğrenmesiyle başlayan olaylar, diziyi daha da heyecanlı hale getiriyor. Ma Ri'nin Jae Min'i koruma çabası, Jae Min'in Ma Ri'ye olan aşkı, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Bir de dizideki müzikler de çok güzeldi. Özellikle Seolhyun'un söylediği şarkılar, kalbimizi titretiyordu resmen.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Seolhyun'un hem vampir hem de insan kılığına girmesi, fandomu ikiye bölmüştü. Kimisi vampir halini daha çok beğenirken, kimisi insan halini daha çok yakıştırmıştı.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca kırmızı meyve suyu ve atıştırmalık bulundurun. Bir de vampir filmlerine meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


8. The Bride of Habaek: Su Tanrısı Aşkı

The Bride of Habaek, bir su tanrısı olan Habaek (Nam Joo Hyuk) ile bir psikiyatrist olan So Ah (Shin Se Kyung) arasındaki aşkı konu alan fantastik bir dizi. Habaek, tanrısal güçlerini geri kazanmak için insan dünyasına geliyor ve So Ah'dan yardım istiyor. So Ah, Habaek'in tanrı olduğunu başta kabul etmese de, zamanla ona aşık oluyor. Dizi, hem romantik hem de fantastik öğeleri bir araya getirirken, tanrılar ve insanların arasındaki farklılıkları ve aşkın gücünü ele alıyor. Nam Joo Hyuk'un o kaslı vücudu ve tanrısal duruşu, Shin Se Kyung'un sevimli halleri, diziyi daha da izlenir kılıyor. Bir de tanrıların özel güçleri ve yaşadığı dünya, diziyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Dizideki aşk üçgeni de oldukça ilgi çekici. So Ah, hem Habaek'e hem de otel yöneticisi Shin Hoo Ye'ye (Im Joo Hwan) karşı karmaşık duygular besliyor. Habaek'in So Ah'ı koruma çabası, So Ah'ın Habaek'e olan aşkı, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Bir de dizideki görsel efektler de çok başarılıydı. Özellikle Habaek'in suyla ilgili güçlerini kullandığı sahneler, göz kamaştırıcıydı resmen.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Nam Joo Hyuk'un o uzun boyu ve kaslı vücudu, fandomu mest etmişti. Özellikle duş sahnesi, sosyal medyayı sallamıştı resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca su ve deniz mahsülü bulundurun. Bir de mitolojiye meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


9. My Roommate Is a Gumiho: Tilki Ruhlu Aşk

My Roommate Is a Gumiho, 999 yaşında bir tilki ruhu olan Shin Woo Yeo (Jang Ki Yong) ile üniversite öğrencisi Lee Dam (Hyeri) arasındaki aşkı konu alan fantastik bir dizi. Woo Yeo, insan olmak için bir inciye ihtiyaç duyuyor ve inci, Dam tarafından yanlışlıkla yutuluyor. İncinin Dam'ın vücudunda kalması tehlikeli olduğu için, ikili birlikte yaşamaya başlıyor. Dizi, hem romantik hem de komik öğeleri bir araya getirirken, tilki ruhları ve insanların arasındaki farklılıkları ve aşkın gücünü ele alıyor. Jang Ki Yong'un o cool duruşu, Hyeri'nin komik halleri, diziyi daha da izlenir kılıyor. Bir de tilki ruhlarının özel güçleri ve yaşadığı dünya, diziyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Dizideki aşk üçgeni de oldukça ilgi çekici. Dam, hem Woo Yeo'ya hem de en yakın arkadaşı Gye Sun Woo'ya (Bae In Hyuk) karşı karmaşık duygular besliyor. Woo Yeo'nun Dam'ı koruma çabası, Dam'ın Woo Yeo'ya olan aşkı, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Bir de dizideki yan karakterler de çok komikti. Özellikle Dam'ın arkadaşları, diziyi daha da eğlenceli hale getiriyordu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jang Ki Yong'un o derin sesi ve karizmatik duruşu, fandomu mest etmişti. Özellikle dizi boyunca giydiği takım elbiseler, kalbimizi çalmıştı resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca tatlı ve atıştırmalık bulundurun. Bir de fantastik dizilere meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


10. From Now On, Showtime!: Sihirli Aşk

"From Now On, Showtime!", sihirbaz Cha Cha Woong (Park Hae Jin) ve polis memuru Go Seul Hae (Jin Ki Joo) arasındaki aşkı konu alan fantastik bir dizi. Cha Cha Woong, hayaletleri görebilen ve onlarla iletişim kurabilen bir sihirbaz. Go Seul Hae ise, adaleti sağlamaya çalışan bir polis memuru. İkili, birlikte suçları çözerken, aralarında romantik bir ilişki başlıyor. Dizi, hem romantik hem de aksiyon öğelerini bir araya getirirken, hayaletler ve insanların arasındaki farklılıkları ve aşkın gücünü ele alıyor. Park Hae Jin'in o cool duruşu, Jin Ki Joo'nun sevimli halleri, diziyi daha da izlenir kılıyor. Bir de hayaletlerin özel güçleri ve yaşadığı dünya, diziyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Dizideki aşk üçgeni de oldukça ilgi çekici. Go Seul Hae, hem Cha Cha Woong'a hem de savcı Choi Geom'a (Jung Joon Ho) karşı karmaşık duygular besliyor. Cha Cha Woong'un Go Seul Hae'yi koruma çabası, Go Seul Hae'nin Cha Cha Woong'a olan aşkı, diziyi daha da romantik hale getiriyor. Bir de dizideki aksiyon sahneleri de çok heyecanlıydı. Özellikle Cha Cha Woong'un sihir güçlerini kullanarak suçluları yakaladığı sahneler, göz kamaştırıcıydı resmen.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Hae Jin'in o takım elbiseli halleri ve sihirbazlık yetenekleri, fandomu mest etmişti. Özellikle dizi boyunca yaptığı sihir numaraları, bizi büyülemişti resmen.

Mood Önerisi: Bu diziyi izlerken yanınızda bolca patlamış mısır ve atıştırmalık bulundurun. Bir de sihirbazlık filmlerine meraklıysanız, bu dizi tam size göre!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.