The Glory Dizisindeki Zorbalık Sahneleri Gerçek Mi: Yok Artık!

The Glory dizisindeki zorbalık sahneleri gerçek mi? Kore dizileri ve K-Pop dünyasındaki şok iddialar, netizen yorumları, dedikodular ve olayların perde arkası! Tüm detaylar burada.

Şubat 21, 2026 - 13:42
Şubat 21, 2026 - 13:42
 0  0
The Glory Dizisindeki Zorbalık Sahneleri Gerçek Mi: Yok Artık!

1. "The Glory"deki O Sahne Bildiğin Benim Lise!

Ya şimdi "The Glory"i izlerken ben bir flashback yaşadım resmen! Dizideki o acımasız zorbalık sahneleri... İnanır mısınız, benim lisede birebir aynısı yaşandı. Tamam, o kadar kanlı canlı değildi belki ama psikolojik şiddet desen, mobbing desen gırla gidiyordu. Hatta bir arkadaşımızın lakabı bildiğin "pas pas"tı, yere düşse tekme tokat girişiyorlardı. Diziyi izlerken o kadar gerildim ki, sanki o anları tekrar yaşıyormuşum gibi oldu. Song Hye-kyo'nun oyunculuğu falan da ayrı bir olay, kadının gözündeki o intikam ateşi beni benden aldı. Sanki yılların birikimiyle o rolü yaşamış gibiydi. Ama asıl merak ettiğim, bu kadar gerçekçi olmasının sebebi ne? Senaristin kendi hayatından mı esinlendi acaba? Yoksa Kore liselerinde bu tür şeyler gerçekten bu kadar yaygın mı? Netizenler de aynı şeyi merak ediyor olmalı ki, sosyal medya yorumları yıkılıyor. Herkes kendi yaşadığı zorbalık hikayesini anlatıyor. "The Glory" sadece bir dizi değil, resmen bir toplumsal ayna oldu!

Dizideki o ütü sahnesi... Yani, o sahneyi izlerken midem bulandı desem yeridir. Nasıl bir insan başka birine böyle bir şey yapabilir aklım almıyor. Ama ne yazık ki, bu tür olayların gerçek hayatta da yaşandığını biliyoruz. Özellikle Kore gibi rekabetin çok yüksek olduğu toplumlarda, insanlar birbirlerini ezmek için her şeyi yapabiliyorlar. Dizi, bu karanlık gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Umarım bu dizi sayesinde, zorbalık konusuna daha fazla dikkat çekilir ve bu tür olayların önüne geçilir.

Bias Kontrolü: Song Hye-kyo'nun gençliği de zor geçmiş diyorlar. Belki de o yüzden bu rolü bu kadar içten oynamış olabilir. Kadın resmen döktürmüş!

Mood Önerisi: Intikam ateşiyle yanıp tutuşuyorsan, bu diziyi izlerken kulaklıklarını tak ve son ses "Kill This Love" dinle!


2. Netizenler İkiye Bölündü: "Abartı" Diyenler de Var!

Tabii ki "The Glory"nin bu kadar gerçekçi olması bazı netizenlerin de tepkisini çekti. Özellikle Koreli bazı izleyiciler, dizideki zorbalık sahnelerinin abartılı olduğunu ve gerçek hayatta bu kadar acımasız olayların yaşanmadığını iddia ediyorlar. Onlara göre, dizi sadece reyting almak için zorbalık konusunu dramatize etmiş. Ama ben bu görüşe katılmıyorum. Çünkü sosyal medyada o kadar çok insan kendi zorbalık hikayesini paylaştı ki, dizinin gerçekçi olduğunu düşünüyorum. Belki de bazı insanlar kendi çevrelerinde bu tür olaylara şahit olmadıkları için böyle düşünüyor olabilirler. Ama unutmayalım ki, zorbalık her yerde var. Sadece bizim görmediğimiz veya duymadığımız yerlerde de yaşanıyor olabilir.

Bir de şu var, dizideki karakterlerin hepsi birbirinden kötü. Yani, iyi bir karakter yok gibi. Bu da bazı izleyicilerin eleştirdiği bir nokta. Onlara göre, dizide biraz da olsa iyi bir karakter olmalıydı. Ama ben senaristin bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Çünkü gerçek hayatta da her şey siyah veya beyaz değil. İnsanlar hem iyi hem de kötü olabilirler. "The Glory"deki karakterler de bu gerçeği yansıtıyorlar. Hepsinin kendine göre sebepleri ve motivasyonları var. Bu da diziyi daha karmaşık ve ilgi çekici hale getiriyor.

Bias Kontrolü: Lee Do-hyun'un gülüşü bile şeytani geldi bu dizide bana! Normalde çok tatlı çocuk ama bu role çok iyi adapte olmuş.

Mood Önerisi: Sinirlerin bozulduysa ve biraz rahatlamak istiyorsan, "IU - Palette" dinleyerek kendini sakinleştirebilirsin.


3. Senarist Kim Eun-sook'un Karanlık Yüzü

Senarist Kim Eun-sook, daha önce "Goblin", "Descendants of the Sun" gibi romantik komedilerle tanınıyordu. Ama "The Glory" ile bambaşka bir yüzünü gösterdi. Dizideki diyaloglar, karakterlerin derinliği ve olay örgüsünün karmaşıklığı gerçekten etkileyici. Kim Eun-sook, zorbalık konusunu çok iyi araştırmış ve dizideki her detayı titizlikle işlemiş. Özellikle karakterlerin psikolojik durumlarını yansıtma şekli beni çok etkiledi. Mesela, Song Hye-kyo'nun karakteri Moon Dong-eun'un travmalarıyla başa çıkma şekli, dizinin en çarpıcı noktalarından biriydi. Kadın resmen hayata tutunmaya çalışıyor ama bir yandan da intikam almak istiyor. Bu ikilem, karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtıyor.

Kim Eun-sook'un daha önce romantik komediler yazmış olması, "The Glory"nin başarısını daha da şaşırtıcı hale getiriyor. Çünkü bu dizi, romantik komedilerden çok uzak, karanlık ve acımasız bir hikaye anlatıyor. Ama Kim Eun-sook, bu türü de çok iyi becerdiğini gösterdi. Bence bu dizi, onun kariyerindeki en önemli işlerden biri olacak. Netizenler de aynı fikirde olmalı ki, Kim Eun-sook'a övgüler yağdırıyorlar. "Senarist-nim, bizi şaşırtmaya devam edin!" diyorlar resmen.

Bias Kontrolü: Kim Eun-sook'un bundan sonra ne yazacağını çok merak ediyorum. Umarım yine bizi şaşırtır ve farklı türlerde diziler yazmaya devam eder.

Mood Önerisi: Senaristin önceki dizilerini merak ediyorsan, "Goblin" veya "Descendants of the Sun" izleyerek onun romantik komedi tarafını da keşfedebilirsin.


4. Zorbalık Sadece Okulda Değil, Her Yerde!

Aslında "The Glory" sadece okul zorbalığını değil, genel olarak zorbalığı ele alıyor. Dizide, yetişkinlerin de birbirlerine nasıl acımasız davrandıklarını görüyoruz. Özellikle zengin ve güçlü insanların, fakir ve güçsüz insanları nasıl ezdiğini izlemek çok rahatsız edici. Ama ne yazık ki, bu tür olaylar gerçek hayatta da yaşanıyor. Özellikle Kore gibi sınıfsal farklılıkların çok belirgin olduğu toplumlarda, insanlar birbirlerini ezmek için her şeyi yapabiliyorlar. Dizi, bu karanlık gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Umarım bu dizi sayesinde, zorbalık konusuna daha fazla dikkat çekilir ve bu tür olayların önüne geçilir.

Bir de şu var, dizideki zorbaların hepsi yaptıklarından pişmanlık duymuyorlar. Hatta bazıları, yaptıklarını haklı bile görüyorlar. Bu da dizinin en rahatsız edici noktalarından biri. Çünkü gerçek hayatta da zorbalar genellikle yaptıklarından pişmanlık duymazlar. Hatta bazıları, yaptıklarını bir güç gösterisi olarak görürler. "The Glory"deki karakterler de bu gerçeği yansıtıyorlar. Hepsinin kendine göre sebepleri ve motivasyonları var. Bu da diziyi daha karmaşık ve ilgi çekici hale getiriyor.

Bias Kontrolü: Dizideki kötü karakterleri canlandıran oyunculara helal olsun. O kadar iyi oynamışlar ki, onlardan nefret ettim resmen!

Mood Önerisi: Sinirlerin bozulduysa ve biraz rahatlamak istiyorsan, "BTS - Spring Day" dinleyerek kendini sakinleştirebilirsin.


5. Estetik Cerrahi Takıntısı ve Güzellik Algısı

Dizide estetik cerrahiye yapılan göndermeler de dikkat çekici. Özellikle Park Yeon-jin karakterinin estetik takıntısı, Kore toplumundaki güzellik algısını eleştiriyor. Kore'de insanlar dış görünüşe çok önem veriyorlar ve estetik cerrahi çok yaygın. Özellikle gençler, daha güzel görünmek için bıçak altına yatıyorlar. Dizi, bu takıntının ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Park Yeon-jin, estetik sayesinde daha güzel görünüyor olabilir ama içindeki kötülük hala duruyor. Dizi, güzelliğin sadece dış görünüşle ilgili olmadığını, asıl önemli olanın iç güzellik olduğunu vurguluyor.

Bir de şu var, dizideki karakterlerin hepsi farklı güzellik standartlarına sahipler. Bazıları doğal güzelliği tercih ederken, bazıları estetik cerrahiye önem veriyorlar. Bu da dizinin farklı güzellik algılarını yansıttığını gösteriyor. Dizi, güzelliğin göreceli bir kavram olduğunu ve herkesin kendi güzellik standartlarına sahip olabileceğini vurguluyor. "The Glory" sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda güzellik algısı, zorbalık, sınıfsal farklılıklar gibi önemli konuları da ele alıyor.

Bias Kontrolü: Koreli idollerin de çoğu estetikli biliyor musunuz? Ama önemli olan yetenekleri ve kişilikleri bence.

Mood Önerisi: Kendini güzel hissetmek istiyorsan, "Blackpink - Pretty Savage" dinleyerek kendine güvenini tazeleyebilirsin.


6. Song Hye-kyo'nun Kariyerindeki Dönüm Noktası

Song Hye-kyo, daha önce "Full House", "Descendants of the Sun" gibi romantik komedilerle tanınıyordu. Ama "The Glory" ile bambaşka bir yüzünü gösterdi. Dizideki performansı o kadar etkileyiciydi ki, resmen kariyerindeki dönüm noktası oldu. Song Hye-kyo, Moon Dong-eun karakterini o kadar iyi canlandırdı ki, sanki o karakteri yaşamış gibiydi. Kadının gözündeki o intikam ateşi, acı ve umutsuzluk beni benden aldı. Song Hye-kyo, bu rolüyle birçok ödül alacak gibi duruyor. Netizenler de aynı fikirde olmalı ki, Song Hye-kyo'ya övgüler yağdırıyorlar. "Kraliçe geri döndü!" diyorlar resmen.

Bir de şu var, Song Hye-kyo'nun yaşına rağmen hala bu kadar genç ve güzel görünmesi şaşırtıcı. Kadın resmen yıllara meydan okuyor. Ama bence onun güzelliğinin sırrı sadece dış görünüşü değil, aynı zamanda içindeki güç ve kararlılık. Song Hye-kyo, zorlu bir dönemden geçti ve bu dönemde daha da güçlendi. Bu gücü de "The Glory"deki performansına yansıtmış. Dizi, Song Hye-kyo'nun sadece güzel bir oyuncu olmadığını, aynı zamanda yetenekli ve karizmatik bir oyuncu olduğunu da gösterdi.

Bias Kontrolü: Song Hye-kyo'nun eski dizilerini de izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle "Full House" ve "Descendants of the Sun" çok eğlenceli diziler.

Mood Önerisi: Song Hye-kyo'nun güçlü ve kararlı duruşundan ilham almak istiyorsan, "ITZY - Wannabe" dinleyerek kendine motivasyon sağlayabilirsin.


7. Yönetmen Ahn Gil-ho'nun Başarısı

Dizinin yönetmeni Ahn Gil-ho da "The Glory"nin başarısında büyük bir paya sahip. Ahn Gil-ho, daha önce "Stranger", "Memories of the Alhambra" gibi başarılı dizilere imza atmıştı. Ama "The Glory" ile çıtayı daha da yükseltti. Dizinin atmosferi, müzikleri ve görsel anlatımı gerçekten etkileyici. Ahn Gil-ho, zorbalık sahnelerini o kadar gerçekçi bir şekilde çekmiş ki, izlerken midem bulandı desem yeridir. Ama aynı zamanda, karakterlerin duygusal anlarını da çok iyi yansıtmış. Ahn Gil-ho, "The Glory" ile sadece başarılı bir yönetmen olmadığını, aynı zamanda bir sanatçı olduğunu da gösterdi.

Bir de şu var, Ahn Gil-ho'nun oyuncu seçimi de çok başarılı. Song Hye-kyo, Lee Do-hyun ve diğer oyuncuların hepsi rollerine çok iyi adapte olmuşlar. Ahn Gil-ho, oyuncularla çok iyi iletişim kurmuş ve onlardan en iyi performansı almayı başarmış. Dizi, yönetmenlik, senaryo, oyunculuk ve müzik gibi tüm unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir şaheser.

Bias Kontrolü: Ahn Gil-ho'nun önceki dizilerini de izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle "Stranger" ve "Memories of the Alhambra" çok sürükleyici diziler.

Mood Önerisi: Yönetmenin diğer dizilerindeki atmosferi merak ediyorsan, "Stranger"ın müziklerini dinleyerek kendini o dünyaya hazırlayabilirsin.


8. İntikam Soğuk Yenen Bir Yemek midir?

"The Glory" dizisi, intikam konusunu derinlemesine işliyor. Moon Dong-eun, yıllarca süren zorbalığın ardından intikam almak için geri dönüyor. Ama intikam almak onu mutlu edecek mi? Yoksa daha da mı mutsuz edecek? Dizi, bu soruyu izleyicilere soruyor. İntikam, bazen insanı rahatlatabilir ama bazen de daha büyük bir boşluğa sürükleyebilir. Moon Dong-eun'un intikam planı, sadece zorbalara değil, aynı zamanda kendisine de zarar veriyor. Dizi, intikamın ne kadar karmaşık ve tehlikeli bir duygu olduğunu gösteriyor.

Bir de şu var, dizideki karakterlerin hepsi intikam almak istiyor. Zorbalar, Moon Dong-eun'dan intikam almak isterken, Moon Dong-eun da onlardan intikam almak istiyor. Bu intikam döngüsü, dizinin en çarpıcı noktalarından biri. Dizi, intikamın insanları nasıl kör edebileceğini ve onları nasıl daha da kötü bir hale getirebileceğini gösteriyor. "The Glory" sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda intikamın sonuçlarını da ele alıyor.

Bias Kontrolü: İntikam almak yerine affetmek daha mı doğru olur? Bu soruyu kendinize sormanızı tavsiye ederim.

Mood Önerisi: İntikam duygusuyla başa çıkmakta zorlanıyorsan, "EXO - Obsession" dinleyerek içindeki karanlık tarafı dışarı atabilirsin.


9. "The Glory"den Sonra Zorbalık Konusuna Bakış Açımız Değişti mi?

"The Glory" dizisi, yayınlandığı günden beri zorbalık konusuna olan farkındalığı arttırdı. Dizi sayesinde, insanlar zorbalığın ne kadar ciddi bir sorun olduğunu daha iyi anladılar. Özellikle gençler, zorbalığa karşı daha duyarlı hale geldiler. Dizi, zorbalığa maruz kalan insanlara umut verdi ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirdi. "The Glory" sadece bir dizi değil, aynı zamanda bir toplumsal hareket oldu.

Bir de şu var, dizideki karakterlerin hepsi gerçek hayatta da var. Zorbalar, zorbalığa maruz kalanlar ve sessiz kalanlar... Hepsi bizim etrafımızda yaşıyorlar. Dizi, bu gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Dizi, zorbalığa karşı sessiz kalmamamız gerektiğini ve zorbalığa maruz kalan insanlara destek olmamız gerektiğini vurguluyor. "The Glory" sadece bir dizi değil, aynı zamanda bir çağrı oldu.

Bias Kontrolü: Zorbalığa karşı sesinizi yükseltmekten çekinmeyin. Çünkü sizin sesiniz, birilerinin hayatını kurtarabilir.

Mood Önerisi: Zorbalığa karşı durmak için cesaretlenmek istiyorsan, "Red Velvet - Bad Boy" dinleyerek içindeki kötü kızı ortaya çıkarabilirsin.


10. 2. Sezon Geliyor Mu? Yoksa Efsane Böyle mi Kalacak?

Şimdi herkesin merak ettiği soru şu: "The Glory"nin 2. sezonu gelecek mi? Dizi o kadar çok sevildi ki, herkes 2. sezonu iple çekiyor. Ama henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bazı netizenler, dizinin 2. sezonunun geleceğini ve Moon Dong-eun'un intikamının tamamlanacağını düşünüyorlar. Bazı netizenler ise, dizinin böyle kalmasının daha iyi olacağını ve 2. sezonun dizinin büyüsünü bozabileceğini düşünüyorlar. Ben de kararsızım. Bir yandan 2. sezonu çok istiyorum ama bir yandan da dizinin böyle kalmasının daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Bir de şu var, dizinin sonu açık uçlu bırakıldı. Moon Dong-eun, intikamını aldı ama hala mutlu değil. Dizi, intikamın insanı mutlu etmediğini vurguluyor. Belki de 2. sezonda Moon Dong-eun, geçmişiyle yüzleşecek ve kendini affetmeyi öğrenecek. Ya da belki de yeni bir düşmanla karşılaşacak ve yeni bir intikam planı yapacak. Kim bilir? Ama ne olursa olsun, "The Glory" unutulmaz bir dizi olarak kalacak.

Bias Kontrolü: 2. sezon gelirse, hangi oyuncuların geri döneceğini ve hangi yeni karakterlerin katılacağını çok merak ediyorum.

Mood Önerisi: 2. sezonu beklerken sabırsızlanıyorsan, "Twice - What is Love?" dinleyerek içindeki merakı giderebilirsin.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.