Sarhoş Olduğunda Çok Komikleşen Dizi Karakterleri: Ayık kafayla çekilmez bunlar!

K-Drama dünyasının en unutulmaz sarhoş karakterleri! Komik anlar, eğlenceli sahneler ve favori dizilerinizden unutulmaz kesitler. K-Drama severler buraya!

Şubat 21, 2026 - 13:54
Şubat 21, 2026 - 13:54
 0  0
Sarhoş Olduğunda Çok Komikleşen Dizi Karakterleri: Ayık kafayla çekilmez bunlar!

1. Do Bong Soon (Strong Woman Do Bong Soon)

Ya şimdi bu kız zaten minnoş mu minnoş, aşırı güçlü falan. Ama sarhoş olduğunda bambaşka bir level atlıyor. Normalde kibar, çekingen kız gidiyor, yerine tam bir manyak geliyor. Etrafa sataşıyor, olmadık şeyler söylüyor, gücünü kontrol edemiyor. Hatırlıyorum da, sarhoşken patronunu (Ah Min Hyuk) tekme tokat dövmeye çalışmıştı ya, o sahneye koptum resmen! Bir de sürekli "Ben güçlüyüm!" diye bağırması yok mu? Sanki bilmeyen var... Park Bo Young'un o halleri o kadar tatlıydı ki, sırf o sahneler için bile diziyi tekrar izlerim.

Dizide Bong Soon'un sarhoş halleri genelde komik olaylara yol açıyor. Mesela bir keresinde polis merkezini basmıştı, hatırlıyor musunuz? Herkes şoktaydı, "Bu kız ne yapıyor?" diye. Ama en komiği de Min Hyuk'un onu zapt etmeye çalışırken yaşadığı çaresizlikti. Adam bildiğin süper kahraman ama sarhoş bir Bong Soon'a gücü yetmiyor. İşte o anlar tam bir K-Drama klasiğiydi.

Ama işin aslı, Bong Soon sarhoşken aslında içindeki gerçek duyguları da dışa vuruyor. Normalde söyleyemediği şeyleri o an söylüyor, bastırdığı hisleri açığa çıkarıyor. Belki de bu yüzden o kadar komik ve sevimli geliyor bize. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, sarhoşken en gerçek halimizle ortaya çıkıyoruz. Değil mi ama?

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Bo Young'un sarhoş oyunculuğu efsane! O mimikler, o ses tonu... Tam bir yetenek abidesi!

Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp pizza yerken izleyin, kahkahalarınız havada uçuşsun!


2. Cheon Song Yi (My Love From The Star)

Jun Ji Hyun... Ah, bu kadın efsane ya! Cheon Song Yi karakteriyle tam bir ikon oldu. Zaten normalde de havalı, ukala, star triplerinde bir tip. Ama sarhoş olduğunda tam bir felaket tellalı! Bir kere Do Min Joon'un kapısına dayanıp karaoke yapmaya başlamıştı ya, o sahne hala gözümde. Adam uzaylı falan ama Song Yi'nin sarhoş hallerine o da dayanamıyor. Sürekli "Sus artık!" diye bağırıyordu ama nafile. Song Yi bildiğin diva modunda, şarkıdan şarkıya atlıyor.

Bir de sürekli Do Min Joon'a laf sokması yok mu? "Sen beni beğenmiyor musun? Ben Kore'nin en güzel kadınıyım!" falan diye tribe giriyordu. Adam da haklı olarak ne diyeceğini bilemiyordu. Ama en komiği de sarhoşken sürekli düşüp bir yerlerini incitmesiydi. Do Min Joon da mecburen onu iyileştirmek zorunda kalıyordu. Yani kız sarhoşken bile adamı kendine bağlamayı başarıyordu. Helal olsun ne diyelim!

Cheon Song Yi'nin sarhoş halleri aslında onun kırılgan ve yalnız tarafını da ortaya çıkarıyor. Çünkü ünlü olmak kolay değil, sürekli kameraların önünde olmak, her hareketine dikkat etmek zorunda kalmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içini döküyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en eğlenceli anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jun Ji Hyun'un o kırmızı ruju ve sarhoş halleri... Kombinasyon efsane!

Mood Önerisi: Kendinizi şımartmak istediğiniz bir akşam, bir kadeh şarap eşliğinde izleyin!


3. Kim Joo Won (Secret Garden)

Şimdi bu adam zaten tam bir odun! Soğuk, mesafeli, zengin... Ama sarhoş olunca içindeki çocuk ortaya çıkıyor resmen. Bir kere Gil Ra Im'i arayıp sürekli "Gil Ra Im seni ne kadar?" diye sormuştu ya, o sahneye koptum! Adam bildiğin aşık olmuş ama bir türlü itiraf edemiyor. Sarhoş olunca da saçmalıyor işte. Bir de o meşhur "köpük öpücüğü" sahnesi var... Adam sarhoşken bile romantik olmayı başarıyor. Helal olsun ne diyelim!

Ama en komiği de sarhoşken sürekli kasıntı hareketler yapmasıydı. Sanki ayıkken yapmıyormuş gibi... Bir de sürekli "Bu benim için en iyisi" falan diye kendi kendine konuşuyordu. Adam bildiğin kendini kandırıyor. Ama neyse ki Gil Ra Im onu kendine getiriyor. Yoksa bu odunla kimse baş edemezdi.

Kim Joo Won'un sarhoş halleri aslında onun komplekslerini ve korkularını da ortaya çıkarıyor. Çünkü zengin olmak, başarılı olmak her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Adamın içinde bir boşluk var ve onu doldurmak için çabalıyor. Belki de bu yüzden sarhoşken daha samimi ve dürüst oluyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hyun Bin'in o mimikleri, o ses tonu... Adam karizmadan ölüyor!

Mood Önerisi: Romantik komedi sevenler için ideal! Bir battaniye, sıcak çikolata ve Secret Garden... Mükemmel bir kombinasyon!


4. Kang Tae Moo (Business Proposal)

Bu adam tam bir işkolik, değil mi? Sürekli çalışıyor, toplantılara katılıyor, şirket yönetiyor... Ama sarhoş olunca bambaşka birine dönüşüyor. Hatırlıyorum da, Shin Ha Ri'ye sürekli "Beagle" diye sesleniyordu ya, o sahneye koptum! Adam bildiğin köpek taklidi yapıyordu. Bir de o garip dansları yok mu? Sanki robot dansı yapıyor gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok komikti.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Shin Ha Ri'ye olan aşkını itiraf etmesiydi. Adam ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Sen benim kaderimsin!" falan diye romantik laflar ediyordu. Kız da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine kavuşuyorlar. Yoksa bu aşk acısı çekmekten hepimiz yorulacaktık.

Kang Tae Moo'nun sarhoş halleri aslında onun stresli ve yoğun hayatının bir yansıması. Çünkü sürekli mükemmel olmak zorunda olmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki çocuğu serbest bırakıyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en eğlenceli anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ahn Hyo Seop'un o gülüşü, o karizması... Adam tam bir oppa!

Mood Önerisi: Stresli bir günün ardından rahatlamak için ideal! Bir kadeh şarap eşliğinde izleyin, tüm yorgunluğunuzu unutun!


5. Go Dok Mi (Flower Boy Next Door)

Bu kız zaten asosyal, evden çıkmıyor, sürekli kitap okuyor. Ama sarhoş olunca tam bir çılgına dönüyor. Hatırlıyorum da, Enrique Geum'un evine girip her yeri dağıtmıştı ya, o sahneye koptum! Kız bildiğin evi savaş alanına çevirmişti. Bir de o komik dansları yok mu? Sanki uzaylılarla iletişim kurmaya çalışıyor gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok eğlenceliydi.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Enrique Geum'a laf sokmasıydı. Kız ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Sen çok gıcık bir insansın!" falan diye bağırıyordu. Adam da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine aşık oluyorlar. Yoksa bu gerginlikten hepimiz sıkılacaktık.

Go Dok Mi'nin sarhoş halleri aslında onun yalnız ve mutsuz hayatının bir yansıması. Çünkü evde tek başına olmak, sürekli kitap okumak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en komik anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Shin Hye'nin o masum yüzü, o tatlı halleri... Kız tam bir melek!

Mood Önerisi: Kendinizi yalnız hissettiğiniz bir akşam, bir fincan çay eşliğinde izleyin, moraliniz düzeltsin!


6. Lee Young Joon (What's Wrong with Secretary Kim)

Bu adam zaten narsist, kendini beğenmiş, mükemmeliyetçi... Ama sarhoş olunca bambaşka birine dönüşüyor. Hatırlıyorum da, Kim Mi So'ya sürekli "Ben çok yakışıklıyım!" diye bağırıyordu ya, o sahneye koptum! Adam bildiğin kendini övmekten bıkmıyordu. Bir de o garip hareketleri yok mu? Sanki mankenlik yapıyor gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok komikti.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Kim Mi So'ya olan aşkını itiraf etmesiydi. Adam ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Sen benim için çok özelsin!" falan diye romantik laflar ediyordu. Kız da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine kavuşuyorlar. Yoksa bu aşk acısı çekmekten hepimiz yorulacaktık.

Lee Young Joon'un sarhoş halleri aslında onun mükemmeliyetçi ve kontrolcü kişiliğinin bir yansıması. Çünkü sürekli başarılı olmak zorunda olmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en eğlenceli anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Seo Joon'un o karizmatik gülüşü, o yakışıklı yüzü... Adam tam bir oppa!

Mood Önerisi: Romantik komedi sevenler için ideal! Bir kadeh şarap eşliğinde izleyin, keyfiniz yerine gelsin!


7. Hong Seol (Cheese in the Trap)

Bu kız zaten çalışkan, zeki, sorumluluk sahibi... Ama sarhoş olunca bambaşka birine dönüşüyor. Hatırlıyorum da, Yoo Jung'a sürekli "Sen çok tehlikeli bir insansın!" diye bağırıyordu ya, o sahneye koptum! Kız bildiğin adamdan korkuyordu. Bir de o garip tepkileri yok mu? Sanki hayalet görmüş gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok komikti.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Yoo Jung'a olan karmaşık duygularını itiraf etmesiydi. Kız ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Senden nefret ediyorum ama seni seviyorum!" falan diye çelişkili laflar ediyordu. Adam da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine aşık oluyorlar. Yoksa bu gerginlikten hepimiz sıkılacaktık.

Hong Seol'un sarhoş halleri aslında onun stresli ve karmaşık hayatının bir yansıması. Çünkü sürekli ders çalışmak, para kazanmak, sosyal hayatı idare etmek insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en komik anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Go Eun'un o doğal güzelliği, o tatlı gülüşü... Kız tam bir unnie!

Mood Önerisi: Üniversite öğrencileri için ideal! Bir fincan kahve eşliğinde izleyin, ders çalışmaktan yorulduğunuzda moraliniz düzeltsin!


8. Cha Do Hyun (Kill Me, Heal Me)

Bu adam zaten yedi farklı kişiliğe sahip! Ama sarhoş olunca sekizinci bir kişilik ortaya çıkıyor! Hatırlıyorum da, Ahn Yo Na'ya sürekli "Oppa!" diye bağırıyordu ya, o sahneye koptum! Adam bildiğin liseli kız triplerine giriyordu. Bir de o garip makyajı yok mu? Sanki palyaço gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok komikti.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Oh Ri Jin'e olan aşkını itiraf etmesiydi. Adam ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Sen benim kurtarıcı meleğimsin!" falan diye romantik laflar ediyordu. Kız da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine kavuşuyorlar. Yoksa bu aşk acısı çekmekten hepimiz yorulacaktık.

Cha Do Hyun'un sarhoş halleri aslında onun travmatik geçmişinin ve çoklu kişilik bozukluğunun bir yansıması. Çünkü sürekli farklı kişilikler arasında geçiş yapmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en komik anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ji Sung'un o oyunculuk yeteneği, o karizması... Adam tam bir efsane!

Mood Önerisi: Psikolojik drama sevenler için ideal! Bir kutu mendil eşliğinde izleyin, hem gülün hem ağlayın!


9. Wang So (Scarlet Heart Ryeo)

Bu adam zaten prens, güçlü, karizmatik... Ama sarhoş olunca bambaşka birine dönüşüyor. Hatırlıyorum da, Hae Soo'ya sürekli "Sen benimsin!" diye bağırıyordu ya, o sahneye koptum! Adam bildiğin sahiplenici moduna giriyordu. Bir de o garip bakışları yok mu? Sanki ruhunu ele geçirmiş gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok etkileyiciydi.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Hae Soo'ya olan aşkını itiraf etmesiydi. Adam ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Sen benim kaderimsin!" falan diye romantik laflar ediyordu. Kız da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine aşık oluyorlar. Yoksa bu aşk acısı çekmekten hepimiz yorulacaktık.

Wang So'nun sarhoş halleri aslında onun yalnız ve mutsuz hayatının bir yansıması. Çünkü sürekli taht kavgası yapmak, düşmanlarla savaşmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en romantik anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Joon Gi'nin o karizmatik yüzü, o etkileyici oyunculuğu... Adam tam bir kral!

Mood Önerisi: Tarihi drama sevenler için ideal! Bir bardak şarap eşliğinde izleyin, kendinizi geçmişte hissedin!


10. Yoon Se Ri (Crash Landing on You)

Bu kadın zaten zengin, başarılı, güçlü... Ama sarhoş olunca bambaşka birine dönüşüyor. Hatırlıyorum da, Ri Jeong Hyeok'a sürekli "Sen benim koruyucu meleğimsin!" diye bağırıyordu ya, o sahneye koptum! Kız bildiğin adama tapıyordu. Bir de o garip hareketleri yok mu? Sanki mankenlik yapıyor gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim, çok komikti.

Ama en komiği de sarhoşken sürekli Ri Jeong Hyeok'a olan aşkını itiraf etmesiydi. Kız ayıkken bir türlü söyleyemiyor ama sarhoş olunca içini döküyor. Bir de sürekli "Seni sonsuza kadar seveceğim!" falan diye romantik laflar ediyordu. Adam da haklı olarak şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Ama neyse ki sonunda birbirlerine kavuşuyorlar. Yoksa bu aşk acısı çekmekten hepimiz yorulacaktık.

Yoon Se Ri'nin sarhoş halleri aslında onun yalnız ve mutsuz hayatının bir yansıması. Çünkü sürekli şirket yönetmek, rakiplerle savaşmak insanı yoruyor. Belki de bu yüzden sarhoşken rahatlayıp içindeki duyguları dışa vuruyor. Ama ne olursa olsun, o sahneler dizinin en romantik anlarıydı, kabul edelim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Son Ye Jin'in o zarif güzelliği, o tatlı gülüşü... Kız tam bir kraliçe!

Mood Önerisi: Romantik drama sevenler için ideal! Bir battaniye, sıcak çikolata eşliğinde izleyin, kendinizi Kuzey Kore'de hissedin!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.