Roshidere (Alya Sometimes Hides Her Feelings) Tarzı Animeler: Kalp Krizi Geçirmelik Romantik Komediler!

Roshidere benzeri anime mi arıyorsun? Kalp ısıtan, romantik komedi türündeki en iyi anime önerileri burada! Aşk, dostluk ve bolca shojo anı seni bekliyor. K-Pop ve K-Drama sevenler buraya!

Şubat 21, 2026 - 13:56
Şubat 21, 2026 - 13:56
 0  0
Roshidere (Alya Sometimes Hides Her Feelings) Tarzı Animeler: Kalp Krizi Geçirmelik Romantik Komediler!

1. Horimiya: Lise Aşkı Hiç Bu Kadar Tatlı Olmamıştı!

Horimiya, dışarıdan cool ve popüler görünen Hori ile içine kapanık ve gözlerden uzak Miyamura'nın beklenmedik karşılaşmasıyla başlıyor. İkisinin de aslında bambaşka hayatları var! Hori evde kardeşine bakmakla meşgulken, Miyamura ise piercingleri ve dövmeleriyle gizli bir hayat sürüyor. Birbirlerinin sırlarını keşfettikçe aralarındaki bağ güçleniyor ve ortaya aşırı tatlı bir aşk hikayesi çıkıyor. Ya normalde bu kadar klişe bir konu anlatımı beni bayardı ama Horimiya'da karakterler o kadar gerçekçi ve samimi ki, resmen onlarla birlikte liseye geri dönmüş gibi hissediyorsun. Bir de şu var, anime o kadar akıcı ki, bir bakmışsın bütün bölümleri arka arkaya izlemişsin. Uyarmadı deme!

Horimiya'nın en sevdiğim yanı, sadece romantizme odaklanmaması. Dostluklar, aile bağları ve karakterlerin kişisel gelişimleri de hikayede önemli bir yer tutuyor. Hori ve Miyamura'nın arkadaş çevresi de birbirinden renkli karakterlerden oluşuyor ve her biri kendi hikayesiyle animeye ayrı bir tat katıyor. Mesela Yoshikawa'nın saf ve komik hallerine bayılıyorum. Ya da Ishikawa'nın aşk acısı çektiği sahnelerde içim parçalanıyor. Anlayacağın, Horimiya sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda hayatın farklı yönlerini de ele alan bir anime.

Çizimler de ayrı bir olay! Karakter tasarımları o kadar güzel ki, her birine ayrı ayrı hayran kalıyorsun. Özellikle Miyamura'nın saçları ve piercingleri beni benden alıyor. Bir de animenin renk paleti çok canlı ve enerjik. İzlerken içim açılıyor resmen. Müzikler de cabası! Opening ve ending şarkıları o kadar akılda kalıcı ki, gün boyu mırıldanmaktan kendini alamıyorsun. Kısacası Horimiya, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Miyamura'nın dövmelerinin anlamlarını araştırdınız mı? Her birinin ayrı bir hikayesi var ve karakterini çok güzel yansıtıyor. Bence bu detay, animeye ayrı bir derinlik katıyor.

Mood Önerisi: Horimiya'yı izlerken yanında bolca atıştırmalık bulundur. Çünkü anime o kadar tatlı ki, izlerken şeker komasına girmek işten bile değil!


2. My Love Story!! (Ore Monogatari!!): Güzellik Görecelidir, Aşk Her Şeydir!

Şimdi de size dış görünüşüyle herkesi korkutan ama kalbi pamuk gibi olan Takeo Gouda'nın hikayesini anlatacağım. Takeo, iri yapılı ve kaslı bir lise öğrencisi. Bu yüzden kızlar genellikle onun yerine yakışıklı arkadaşı Makoto'ya aşık oluyor. Ama bir gün Takeo, Rinko Yamato adında tatlı bir kızla tanışıyor ve hayatı tamamen değişiyor. İşte bu noktadan sonra olaylar gelişiyor. Ore Monogatari!! bildiğimiz shojo kalıplarını tamamen yıkan bir anime. Yakışıklı ve popüler erkek karakter yerine, dış görünüşüyle dikkat çeken ama kalbi altın gibi olan Takeo'nun aşkını izliyoruz. Yamato'nun Takeo'ya olan ilgisi de beni çok etkiledi. Çünkü Yamato, Takeo'nun dış görünüşüne değil, iç güzelliğine aşık oluyor.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, karakterlerin samimiyeti ve doğallığı. Takeo'nun saf ve dürüst halleri, Yamato'nun tatlılığı ve arkadaşları Suna'nın her zaman Takeo'nun yanında olması beni çok etkiledi. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Takeo'nun sakarlıkları ve Yamato'nun tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, anime boyunca Takeo ve Yamato'nun ilişkisi o kadar güzel gelişiyor ki, onlarla birlikte mutlu oluyorsun. Resmen ship'im gerçek oldu diye seviniyorum!

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Yamato'nun kıyafetleri ve saçları beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Ore Monogatari!!, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Takeo'nun seslendirme sanatçısı Takuya Eguchi'nin sesine bayılıyorum! Takeo'nun o kalın ve güçlü sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Ore Monogatari!! izlerken yanında bolca tatlı bulundur. Çünkü anime o kadar tatlı ki, izlerken şeker komasına girmek işten bile değil!


3. Wotakoi: Love is Hard for Otaku: Ofis Aşkı ve Geek Kültürü Bir Arada!

Wotakoi, anime, manga ve oyunlara düşkün olan Narumi Momose'nin yeni iş yerinde Hirotaka Nifuji ile karşılaşmasıyla başlıyor. Narumi, otaku olduğunu saklamaya çalışırken Hirotaka ise tam tersi, geek kültürünü sonuna kadar yaşıyor. İkili, ortak ilgi alanları sayesinde yakınlaşıyor ve aralarında bir aşk başlıyor. Wotakoi, otaku kültürünü çok güzel yansıtan bir anime. Karakterlerin anime, manga ve oyunlara olan tutkusu beni çok etkiledi. Bir de şu var, animedeki espriler o kadar komik ki, kahkahalarıma engel olamıyorum. Özellikle Narumi'nin cosplay yaparkenki hallerine bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, karakterlerin gerçekçi ve samimi olması. Narumi'nin sakarlıkları ve Hirotaka'nın umursamaz tavırları beni çok eğlendiriyor. Animenin romantizm unsurları da çok yerinde. Narumi ve Hirotaka'nın ilişkisi o kadar güzel gelişiyor ki, onlarla birlikte mutlu oluyorsun. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle Koyanagi ve Kabakura'nın atışmalarına bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Narumi'nin saçları ve kıyafetleri beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Wotakoi, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hirotaka'nın oyunlardaki yeteneğine hayranım! Resmen pro gamer gibi. Bir de şu var, Hirotaka'nın Narumi'ye olan ilgisi o kadar tatlı ki, içim ısınıyor.

Mood Önerisi: Wotakoi izlerken yanında bolca enerji içeceği bulundur. Çünkü anime o kadar enerjik ki, izlerken uykun kaçabilir!


4. Tsurezure Children: Lise Aşkının Her Hali!

Tsurezure Children, birden fazla çiftin aşk hikayesini anlatan bir anime. Her bölümde farklı çiftlerin farklı aşk maceralarını izliyoruz. Kimi utangaç, kimi cesur, kimi komik, kimi de duygusal. Ama hepsinin ortak noktası, aşkı ilk defa deneyimliyor olmaları. Bu anime, lise aşkının her halini çok güzel yansıtıyor. İlk aşkın heyecanı, kıskançlık, utangaçlık, cesaret ve daha nice duygu bu animede bir arada. Bir de şu var, animedeki karakterlerin hepsi o kadar sevimli ki, hepsine ayrı ayrı hayran kalıyorsun.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, her bölümünde farklı bir çiftin hikayesini izliyor olmamız. Bu sayede anime hiç sıkmıyor ve her zaman yeni bir şeyler sunuyor. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki romantizm unsurları o kadar tatlı ki, içim ısınıyor. Özellikle Sugawara ve Takano çiftinin hikayesine bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle kız karakterlerin saçları ve kıyafetleri beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Tsurezure Children, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sugawara'nın Takano'ya olan aşkı o kadar saf ve dürüst ki, içim ısınıyor. Bir de şu var, Takano'nun Sugawara'ya olan ilgisi o kadar tatlı ki, ship'im gerçek oldu diye seviniyorum!

Mood Önerisi: Tsurezure Children izlerken yanında bolca çikolata bulundur. Çünkü anime o kadar tatlı ki, izlerken şeker komasına girmek işten bile değil!


5. Kaguya-sama: Love Is War: Aşk Bir Savaş Alanıdır!

Kaguya-sama: Love Is War, Shuchiin Akademisi'nin en başarılı iki öğrencisi olan Kaguya Shinomiya ve Miyuki Shirogane'nin birbirlerine aşık olmalarını ama bunu itiraf etmek yerine birbirlerini itiraf ettirmeye çalışmalarını konu alıyor. İkisi de gururlu ve zeki oldukları için birbirlerine ilk adımı atmak istemiyorlar. Bu yüzden her bölümde birbirlerini itiraf ettirmek için türlü türlü oyunlar oynuyorlar. Bu anime, aşkın bir savaş alanı olduğunu çok güzel yansıtıyor. Karakterlerin zekası ve stratejik hamleleri beni çok etkiliyor. Bir de şu var, animedeki komedi unsurları o kadar yerinde ki, kahkahalarıma engel olamıyorum. Özellikle Kaguya'nın planları ve Shirogane'nin panik hallerine bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, karakterlerin zekası ve stratejik hamleleri. Kaguya ve Shirogane'nin birbirlerini itiraf ettirmek için yaptıkları planlar o kadar zekice ki, hayran kalıyorum. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki romantizm unsurları o kadar tatlı ki, içim ısınıyor. Özellikle Kaguya ve Shirogane'nin birbirlerine olan ilgisi o kadar belli ki, ship'im gerçek oldu diye seviniyorum!

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Kaguya'nın saçları ve kıyafetleri beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Kaguya-sama: Love Is War, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kaguya'nın seslendirme sanatçısı Aoi Koga'nın sesine bayılıyorum! Kaguya'nın o soğuk ve zeki sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Kaguya-sama: Love Is War izlerken yanında bolca kahve bulundur. Çünkü anime o kadar zekice ki, izlerken uykun kaçabilir!


6. Monthly Girls' Nozaki-kun: Shojo Manga Dünyasına Komik Bir Bakış!

Monthly Girls' Nozaki-kun, Chiyo Sakura'nın popüler ve yakışıklı sınıf arkadaşı Nozaki'ye aşık olmasını ve ona açıldıktan sonra aslında onun ünlü bir shojo manga yazarı olduğunu öğrenmesini konu alıyor. Nozaki, Chiyo'yu asistanı olarak işe alıyor ve Chiyo, Nozaki'nin manga dünyasına dahil oluyor. Bu anime, shojo manga dünyasına komik bir bakış açısı sunuyor. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki romantizm unsurları o kadar tatlı ki, içim ısınıyor. Özellikle Chiyo'nun Nozaki'ye olan aşkı o kadar saf ve dürüst ki, ship'im gerçek oldu diye seviniyorum!

Bu animenin en sevdiğim özelliği, shojo manga dünyasına komik bir bakış açısı sunması. Nozaki'nin manga yazarkenki halleri ve Chiyo'nun ona yardım etmeye çalışırkenki sakarlıkları beni çok eğlendiriyor. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle Mikoshiba ve Kashima'nın atışmalarına bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Chiyo'nun saçları ve kıyafetleri beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Monthly Girls' Nozaki-kun, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Nozaki'nin seslendirme sanatçısı Yuichi Nakamura'nın sesine bayılıyorum! Nozaki'nin o cool ve umursamaz sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Monthly Girls' Nozaki-kun izlerken yanında bolca manga bulundur. Çünkü anime o kadar eğlenceli ki, izlerken manga okuma isteği duyabilirsin!


7. Maid Sama!: Okulun En Popüler Erkeği ve Gizli Bir Hizmetçi!

Maid Sama!, Seika Lisesi'nin öğrenci konseyi başkanı olan Ayuzawa Misaki'nin okulda zorba erkek öğrencilere karşı durmasını ve aynı zamanda ailesine yardım etmek için gizlice bir hizmetçi kafede çalışmasını konu alıyor. Okulun en popüler ve yakışıklı erkeği olan Usui Takumi, Misaki'nin sırrını öğreniyor ve onu sürekli olarak rahatsız ediyor. Ama aslında Misaki'ye aşık oluyor. Bu anime, güçlü bir kadın karakteri ve tatlı bir aşk hikayesini bir araya getiriyor. Misaki'nin azmi ve Usui'nin Misaki'ye olan ilgisi beni çok etkiledi. Bir de şu var, animedeki komedi unsurları o kadar yerinde ki, kahkahalarıma engel olamıyorum. Özellikle Misaki'nin utangaç halleri ve Usui'nin onu kızdırmaktan zevk almasına bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, güçlü bir kadın karakteri ve tatlı bir aşk hikayesini bir araya getirmesi. Misaki'nin zorbalara karşı durması ve ailesine yardım etmek için çalışması beni çok etkiliyor. Usui'nin Misaki'ye olan ilgisi de o kadar tatlı ki, ship'im gerçek oldu diye seviniyorum! Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle Misaki'nin hizmetçi kafedeki arkadaşlarına bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Misaki'nin hizmetçi kıyafeti beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Maid Sama!, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Usui'nin seslendirme sanatçısı Nobuhiko Okamoto'nun sesine bayılıyorum! Usui'nin o cool ve alaycı sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Maid Sama! izlerken yanında bolca tatlı bulundur. Çünkü anime o kadar tatlı ki, izlerken şeker komasına girmek işten bile değil!


8. My Little Monster: Sıradışı Bir Aşk Hikayesi!

My Little Monster, derslerine odaklanmaktan başka bir şey düşünmeyen Shizuku Mizutani'nin, okuldan uzaklaştırılmış problem çocuk Haru Yoshida ile tanışmasıyla başlıyor. İkisi de sosyal becerilerden yoksun oldukları için birbirleriyle garip bir bağ kuruyorlar. Bu anime, sıradışı bir aşk hikayesini anlatıyor. Shizuku'nun soğuk ve mesafeli tavırları ve Haru'nun vahşi ve öngörülemeyen davranışları beni çok eğlendiriyor. Bir de şu var, animedeki komedi unsurları o kadar yerinde ki, kahkahalarıma engel olamıyorum. Özellikle Haru'nun Shizuku'ya olan ilgisi ve Shizuku'nun buna verdiği tepkilere bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, sıradışı bir aşk hikayesini anlatması. Shizuku ve Haru'nun birbirleriyle olan ilişkisi o kadar garip ve komik ki, izlerken çok eğleniyorum. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle Natsume ve Sasayan'ın atışmalarına bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Shizuku'nun gözleri ve Haru'nun saçları beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası My Little Monster, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Haru'nun seslendirme sanatçısı Tatsuhisa Suzuki'nin sesine bayılıyorum! Haru'nun o vahşi ve öngörülemeyen sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: My Little Monster izlerken yanında bolca ders kitabı bulundur. Çünkü anime o kadar eğlenceli ki, izlerken ders çalışmayı unutabilirsin!


9. Special A: Zeka Küpü Aşk!

Special A, Hakusenkan Akademisi'nin en iyi öğrencileri olan Kei Takishima ve Hikari Hanazono'nun arasındaki rekabeti ve aşkı konu alıyor. Hikari, her zaman Kei'yi geçmek için çabalasa da, Kei her zaman ondan daha üstün oluyor. Bu anime, zeki karakterleri ve tatlı bir aşk hikayesini bir araya getiriyor. Hikari'nin azmi ve Kei'nin Hikari'ye olan ilgisi beni çok etkiledi. Bir de şu var, animedeki komedi unsurları o kadar yerinde ki, kahkahalarıma engel olamıyorum. Özellikle Hikari'nin Kei'yi geçmeye çalışırkenki sakarlıklarına bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, zeki karakterleri ve tatlı bir aşk hikayesini bir araya getirmesi. Hikari ve Kei'nin arasındaki rekabet o kadar eğlenceli ki, izlerken çok keyif alıyorum. Animenin komedi unsurları da çok yerinde. Karakterlerin sakarlıkları ve tepkileri beni kahkahalara boğuyor. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle A sınıfındaki diğer öğrencilere bayılıyorum.

Çizimler de çok hoşuma gitti. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Özellikle Hikari'nin saçları ve Kei'nin gözleri beni benden alıyor. Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Special A, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kei'nin seslendirme sanatçısı Jun Fukuyama'nın sesine bayılıyorum! Kei'nin o cool ve zeki sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Special A izlerken yanında bolca zeka oyunu bulundur. Çünkü anime o kadar zekice ki, izlerken zeka oyunları çözme isteği duyabilirsin!


10. Akagami no Shirayuki-hime (Snow White with the Red Hair): Külkedisi Hikayesine Yepyeni Bir Bakış!

Akagami no Shirayuki-hime, kırmızı saçlarıyla dikkat çeken Shirayuki'nin, ülkenin prensi tarafından zorla eş olarak istenmesi üzerine evinden kaçmasını ve ormanda ikinci prens Zen ile karşılaşmasını konu alıyor. Shirayuki, Zen'in yanında kalmaya karar veriyor ve Zen'in güvenilir bir danışmanı ve arkadaşı oluyor. Bu anime, güçlü bir kadın karakteri ve romantik bir aşk hikayesini bir araya getiriyor. Shirayuki'nin zekası ve cesareti ve Zen'in Shirayuki'ye olan saygısı beni çok etkiledi. Bir de şu var, animedeki çizimler o kadar güzel ki, gözlerimi alamıyorum. Özellikle Shirayuki'nin kırmızı saçlarına ve Zen'in mavi gözlerine bayılıyorum.

Bu animenin en sevdiğim özelliği, güçlü bir kadın karakteri ve romantik bir aşk hikayesini bir araya getirmesi. Shirayuki'nin kendi ayakları üzerinde durması ve Zen'in ona destek olması beni çok etkiliyor. Animenin çizimleri de çok güzel. Karakter tasarımları çok sevimli ve animenin renk paleti çok canlı. Bir de şu var, animedeki yan karakterler de çok renkli ve eğlenceli. Özellikle Mitsuhide ve Kiki'nin atışmalarına bayılıyorum.

Müzikler de animenin atmosferine çok uygun. Opening şarkısı o kadar enerjik ki, her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ending şarkısı ise daha duygusal ve romantik. Kısacası Akagami no Shirayuki-hime, görsel ve işitsel olarak tam bir şölen sunuyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zen'in seslendirme sanatçısı Ryota Ohsaka'nın sesine bayılıyorum! Zen'in o nazik ve karizmatik sesini o kadar iyi yansıtıyor ki, karaktere ayrı bir hava katıyor.

Mood Önerisi: Akagami no Shirayuki-hime izlerken yanında bolca bitki çayı bulundur. Çünkü anime o kadar huzurlu ki, izlerken rahatlamak isteyebilirsin!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.