Ninja Kamui Higan’ın Kullandığı Ninja Sanatları ve Silahlar!: Efsane mi, Gerçek mi?

Ninja Kamui Higan'ın ninja sanatları ve silahları mercek altında! Anime, K-Drama, K-Pop hayranları için dedikodu tadında analiz. Biasını seç, ship'lerini hazırla!

Şubat 21, 2026 - 14:10
Şubat 21, 2026 - 14:10
 0  0
Ninja Kamui Higan’ın Kullandığı Ninja Sanatları ve Silahlar!: Efsane mi, Gerçek mi?

1. Higan'ın İmza Hareketi: Gölge Yürüyüşü (Shadow Walk)

Ya şimdi Higan dediğin adam bildiğin ninja ya, bildiğin! Adamın Gölge Yürüyüşü (Shadow Walk) diye bir tekniği var, bildiğin ışınlanma gibi bir şey. Ama öyle basit ışınlanma değil, ha. Sanki gölgelerin içinde kaybolup, anında başka bir yerde beliriyor. Ben ilk gördüğümde "Yok artık, bu adam kesin süper güçlere sahip!" dedim. Ama sonra düşündüm, ninjaların zaten normal insan olmadıkları kesin. Adam o kadar hızlı ki, gözle takip etmek imkansız. Düşünsene, kavga ediyorsun, bir bakıyorsun adam yok, sonra bir anda arkanda beliriyor. Kalp krizi sebebi! Bu tekniği kullanırken sanki etrafında bir duman bulutu oluşuyor, sonra pufff! Yok oluyor. Rakibi de mal gibi kalıyor, ne olduğunu anlamadan dayak yiyor. Bence bu tekniği gerçek hayatta da kullanabilsek, toplu taşımada falan süper olurdu. Kimseye çarpmadan istediğin yere ışınlanmak... Hayal gibi! Ama Higan'ın bu tekniği kullanırkenki o cool duruşu da ayrı bir olay. Sanki "Ben ninja'yım, ne bekliyordun ki?" der gibi bakıyor.

Bu arada, Gölge Yürüyüşü'nün animedeki görsel efektleri de efsane olmuş. O dumanlar, gölgeler, ışık oyunları... İzlerken adeta hipnotize oluyorsun. Özellikle karanlık ortamlarda bu tekniği kullandığında, tam bir görsel şölen yaşanıyor. Higan'ın bu tekniği kullanırkenki o gizemli havası da cabası. Sanki karanlığın içinden gelmiş gibi, bir anda beliriyor ve ortalığı karıştırıyor. Ben olsam Higan'la kapışmaya falan girmem, direkt kaçarım. Zaten o kadar hızlı ki, kaçsan da kurtulamazsın orası ayrı. Ama yine de denemekte fayda var, değil mi?

Tabii ki bu tekniğin bir de dezavantajı var. Sürekli kullanmak enerji istiyor. Higan da insan sonuçta, o kadar ışınlanmaya dayanmaz. Ama ne yalan söyleyeyim, ben olsam enerjim bitene kadar ışınlanırdım. Özellikle o sinir olduğum insanlardan kaçmak için... Neyse, şaka bir yana, Gölge Yürüyüşü Higan'ın en ikonik hareketlerinden biri ve bence animenin en dikkat çekici özelliklerinden biri. İzlerken ağzım açık kaldı resmen.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Bu tekniği öğrendikten sonra "Acaba ben de yapabilir miyim?" diye aynanın karşısında denemeyen yoktur herhalde? Ben denedim, olmadı. Ama olsun, hayal kurmak güzeldir. Belki bir gün ninja oluruz, kim bilir?

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanına bolca patlamış mısır al ve ışıkları kapat. Gölge Yürüyüşü'nün görsel şölenine hazır ol!


2. Kunai Yağmuru: İsabet Oranı %100

Kunai, ninjaların olmazsa olmazı! Ama Higan'ın kunai kullanma şekli bildiğin level atlamış. Adam kunaileri öyle bir fırlatıyor ki, sanki güdümlü füze gibi. İsabet oranı %100! Ben olsam karşıma geçmeye korkarım, valla. Adam kunaileri aynı anda birden fazla fırlatabiliyor, havada sektirip yönünü değiştirebiliyor, hatta bazen kunailere elektrik yükleyip daha da ölümcül hale getiriyor. Yani kunai dediğin şey Higan'ın elinde tam bir ölüm makinesine dönüşüyor. Düşünsene, karanlık bir sokaktasın, bir anda bir sürü kunai üzerine geliyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde. Higan'ın kunai yağmuru tekniği o kadar etkili ki, bazen tek bir hamleyle birden fazla düşmanı etkisiz hale getirebiliyor. Adam resmen kunai konusunda master yapmış!

Anime de bu kunai sahnelerini çok iyi işlemiş. Kunailerin havada uçuşu, hedefe saplanması, çıkardığı sesler... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o dövüşün içindeymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde kunailerin havada süzülüşünü izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın kunai fırlatırkenki o kararlı bakışı da ayrı bir detay. Sanki "Bu kunai seni öldürecek, kaçışın yok!" der gibi bakıyor. Ben olsam o bakıştan sonra direkt teslim olurum, valla.

Tabii ki kunai kullanmanın da bir taktiği var. Higan kunaileri sadece saldırmak için değil, aynı zamanda dikkat dağıtmak, rakibin hareketlerini kısıtlamak ve hatta tuzak kurmak için de kullanıyor. Yani adam kunaiyi sadece bir silah olarak değil, aynı zamanda bir araç olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve stratejik bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan kunai kullanma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kunai fırlatma tekniklerini öğrenmek için YouTube'da saatler harcadım. Sonuç: Duvarlarım delik deşik oldu. Ama pes etmek yok, bir gün ben de Higan gibi olacağım!

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken eline bir tane kalem al ve kunai gibi havaya fırlat. Tabii ki kimseye zarar verme, sadece eğlen!


3. Shuriken Sanatı: Keskinliğiyle Ünlü

Shuriken, kunai gibi, ninjaların vazgeçilmezi. Ama shurikenin olayı biraz daha farklı. Shuriken daha çok uzak mesafeden saldırı için kullanılıyor ve keskinliğiyle ünlü. Higan'ın shuriken kullanma sanatı da ayrı bir olay. Adam shurikenleri öyle bir fırlatıyor ki, sanki lazer ışını gibi. Hedefi asla şaşırmıyor. Ben olsam karşıma geçmeye korkarım, valla. Adam shurikenleri aynı anda birden fazla fırlatabiliyor, havada sektirip yönünü değiştirebiliyor, hatta bazen shurikenlere zehir sürüp daha da ölümcül hale getiriyor. Yani shuriken dediğin şey Higan'ın elinde tam bir ölüm makinesine dönüşüyor. Düşünsene, karanlık bir ormandasın, bir anda bir sürü shuriken üzerine geliyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu shuriken sahnelerini çok iyi işlemiş. Shurikenlerin havada uçuşu, hedefe saplanması, çıkardığı sesler... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o dövüşün içindeymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde shurikenlerin havada süzülüşünü izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın shuriken fırlatırkenki o kararlı bakışı da ayrı bir detay. Sanki "Bu shuriken seni öldürecek, kaçışın yok!" der gibi bakıyor. Ben olsam o bakıştan sonra direkt teslim olurum, valla.

Tabii ki shuriken kullanmanın da bir taktiği var. Higan shurikenleri sadece saldırmak için değil, aynı zamanda dikkat dağıtmak, rakibin hareketlerini kısıtlamak ve hatta tuzak kurmak için de kullanıyor. Yani adam shurikeni sadece bir silah olarak değil, aynı zamanda bir araç olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve stratejik bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan shuriken kullanma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Shuriken koleksiyonu yapmaya başladım. İlk hedefim, Higan'ın kullandığı shurikenlerden bir tane bulmak!

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken eline bir tane karton al ve shuriken gibi kesmeye çalış. Tabii ki kendine zarar verme, sadece eğlen!


4. Duman Bombası: Kaçış Ustası

Duman bombası, ninjaların en sevdiği kaçış taktiği! Ama Higan'ın duman bombası kullanma şekli bildiğin level atlamış. Adam duman bombasını öyle bir atıyor ki, sanki sis perdesi yaratıyor. Etraf bir anda dumanla kaplanıyor ve Higan o dumanın içinde kayboluyor. Rakibi de mal gibi kalıyor, ne olduğunu anlamadan Higan kaçıyor. Ben olsam Higan'ı yakalamaya çalışmam, valla. Adam dumanın içinde o kadar hızlı hareket ediyor ki, onu bulmak imkansız. Higan duman bombasını sadece kaçmak için değil, aynı zamanda dikkat dağıtmak, rakibin kafasını karıştırmak ve hatta tuzak kurmak için de kullanıyor. Yani duman bombası dediğin şey Higan'ın elinde tam bir sihirbazlık numarasına dönüşüyor. Düşünsene, karanlık bir sokaktasın, bir anda bir duman beliriyor ve Higan o dumanın içinde kayboluyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu duman bombası sahnelerini çok iyi işlemiş. Dumanın yayılması, etrafı kaplaması, Higan'ın dumanın içinde kaybolması... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o dövüşün içindeymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde dumanın havada süzülüşünü izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın dumanın içindeki o gizemli silüeti de ayrı bir detay. Sanki "Beni asla yakalayamazsın!" der gibi sırıtıyor. Ben olsam o silüeti gördükten sonra direkt kaçarım, valla.

Tabii ki duman bombası kullanmanın da bir taktiği var. Higan duman bombasını sadece kaçmak için değil, aynı zamanda rakibin görüşünü engellemek, hareketlerini kısıtlamak ve hatta tuzak kurmak için de kullanıyor. Yani adam duman bombasını sadece bir kaçış aracı olarak değil, aynı zamanda bir savaş aracı olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve stratejik bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan duman bombası kullanma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Duman bombası yapmayı denedim. Sonuç: Evde yangın alarmı çaldı ve komşular beni linç edecekti.

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken odana bir tane oda spreyi sık ve duman bombası efekti yaratmaya çalış. Tabii ki abartma, yoksa annen seni döver!


5. Kılıç Ustalığı: Tek Hamlede İş Bitirme

Ninjaların kılıç kullanma şekli zaten efsanevi ama Higan'ın kılıç ustalığı bambaşka bir seviyede. Adam kılıcı öyle bir kullanıyor ki, sanki kılıç onun bir parçasıymış gibi. Tek hamlede işi bitiriyor, rakibine nefes alma fırsatı bile vermiyor. Ben olsam Higan'la kılıç dövüşüne girmem, valla. Adam o kadar hızlı ki, kılıcını bile göremiyorum. Higan kılıcını sadece saldırmak için değil, aynı zamanda savunma yapmak, rakibin silahını kırmak ve hatta akrobatik hareketler yapmak için de kullanıyor. Yani kılıç dediğin şey Higan'ın elinde tam bir sanat eserine dönüşüyor. Düşünsene, karanlık bir ormandasın, Higan kılıcıyla bir anda beliriyor ve tek hamlede seni yere seriyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu kılıç dövüşü sahnelerini çok iyi işlemiş. Kılıçların çarpışması, çıkan kıvılcımlar, Higan'ın kılıcıyla yaptığı hareketler... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o dövüşün içindeymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde kılıcın havada süzülüşünü izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın kılıç kullanırkenki o kararlı bakışı da ayrı bir detay. Sanki "Bu kılıç seni öldürecek, kaçışın yok!" der gibi bakıyor. Ben olsam o bakıştan sonra direkt teslim olurum, valla.

Tabii ki kılıç kullanmanın da bir taktiği var. Higan kılıcını sadece saldırmak için değil, aynı zamanda rakibin zayıf noktalarını bulmak, dengesini bozmak ve hatta psikolojik olarak baskı kurmak için de kullanıyor. Yani adam kılıcı sadece bir silah olarak değil, aynı zamanda bir zeka oyunu olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve stratejik bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan kılıç kullanma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kılıç kullanma dersleri almaya karar verdim. İlk ders: Kılıcı elime bile alamadım. Ama pes etmek yok, bir gün ben de Higan gibi olacağım!

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken eline bir tane sopa al ve kılıç gibi sallamaya çalış. Tabii ki kimseye zarar verme, sadece eğlen!


6. Kamufle Yeteneği: Görünmez Adam

Ninjaların en önemli özelliklerinden biri de kamufle yeteneği. Ama Higan'ın kamufle yeteneği bildiğin üst düzey. Adam o kadar iyi kamufle oluyor ki, sanki görünmez oluyor. Ağaçların arasında, gölgelerde, hatta kalabalığın içinde bile kaybolabiliyor. Ben olsam Higan'ı aramaya çalışmam, valla. Adamı bulmak imkansız. Higan kamufle yeteneğini sadece saklanmak için değil, aynı zamanda rakibine sürpriz yapmak, tuzak kurmak ve hatta bilgi toplamak için de kullanıyor. Yani kamufle yeteneği dediğin şey Higan'ın elinde tam bir casusluk aracına dönüşüyor. Düşünsene, karanlık bir sokaktasın, Higan bir anda arkanda beliriyor ve seni yere seriyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu kamufle sahnelerini çok iyi işlemiş. Higan'ın ağaçların arasında kaybolması, gölgelerde saklanması, kalabalığın içinde erimesi... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o ortamdaymışsın gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde Higan'ın kamufle olurkenki hareketlerini izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın kamufle olurkenki o sessiz ve dikkatli duruşu da ayrı bir detay. Sanki "Beni asla göremezsin!" der gibi sırıtıyor. Ben olsam o sırıtışı gördükten sonra direkt kaçarım, valla.

Tabii ki kamufle olmanın da bir taktiği var. Higan sadece kıyafetlerini değil, aynı zamanda çevreyi, ışığı ve sesi de kullanarak kamufle oluyor. Yani adam kamufle olmayı sadece bir yetenek olarak değil, aynı zamanda bir sanat olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve stratejik bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan kamufle olma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kamufle olmayı denedim. Sonuç: Annem beni dolabın içinde buldu ve "Ne yapıyorsun?" diye sordu.

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken odanın ışıklarını kapat ve karanlıkta saklanmaya çalış. Tabii ki kimseye zarar verme, sadece eğlen!


7. Zehir Uzmanlığı: Ölümcül Dokunuş

Ninjaların zehir kullanma yeteneği zaten bilinen bir şey ama Higan'ın zehir uzmanlığı bambaşka bir boyutta. Adam o kadar iyi zehir yapıyor ki, tek bir dokunuşla insanı öldürebiliyor. Ben olsam Higan'a yaklaşmam bile, valla. Adam zehirleri sadece silahlarına sürmekle kalmıyor, aynı zamanda yiyeceklerine, içeceklerine ve hatta havaya bile karıştırabiliyor. Yani zehir dediğin şey Higan'ın elinde tam bir ölümcül silaha dönüşüyor. Düşünsene, bir bardak su içiyorsun ve bir anda yere yığılıyorsun. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu zehir sahnelerini çok iyi işlemiş. Zehirin hazırlanışı, kullanılışı, etkileri... Her şey o kadar detaylı ki, sanki bir kimya dersindeymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde zehirin kana karışmasını izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın zehir hazırlarkenki o dikkatli ve titiz duruşu da ayrı bir detay. Sanki "Bu zehir seni öldürecek, kaçışın yok!" der gibi sırıtıyor. Ben olsam o sırıtışı gördükten sonra direkt teslim olurum, valla.

Tabii ki zehir kullanmanın da bir taktiği var. Higan sadece ölümcül zehirler değil, aynı zamanda uyarıcı, sakinleştirici ve hatta iyileştirici zehirler de kullanabiliyor. Yani adam zehiri sadece bir öldürme aracı olarak değil, aynı zamanda bir tedavi aracı olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar bilgili ve yetenekli bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan zehir yapma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zehir yapmayı denedim. Sonuç: Kendimi zehirledim ve hastaneye kaldırıldım. Sakın denemeyin!

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanında bir bardak bitki çayı iç ve zehirin etkilerini hayal et. Tabii ki abartma, yoksa kendini hasta hissedersin!


8. İp Cambazlığı: Yükseklerde Dans

Ninjaların ip kullanma yeteneği zaten etkileyici ama Higan'ın ip cambazlığı bambaşka bir seviyede. Adam ipler üzerinde öyle bir dans ediyor ki, sanki yer çekimi diye bir şey yokmuş gibi. Binaların arasında, ağaçların tepesinde, hatta uçurumların kenarında bile rahatlıkla hareket edebiliyor. Ben olsam Higan'ı takip etmeye çalışmam bile, valla. Adamı yakalamak imkansız. Higan ipleri sadece hareket etmek için değil, aynı zamanda rakibine tuzak kurmak, saldırmak ve hatta kaçmak için de kullanıyor. Yani ipler dediğin şey Higan'ın elinde tam bir akrobasi aletine dönüşüyor. Düşünsene, yüksek bir binanın tepesindesin, Higan bir anda iplerle beliriyor ve seni aşağı atıyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu ip cambazlığı sahnelerini çok iyi işlemiş. Higan'ın ipler üzerinde yaptığı hareketler, yükseklerde süzülüşü, düşmanlarına saldırışı... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o yükseklikteymişsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde Higan'ın iplerle yaptığı akrobatik hareketleri izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın ipler üzerinde yürürkenki o dengeli ve kararlı duruşu da ayrı bir detay. Sanki "Beni asla düşüremezsin!" der gibi sırıtıyor. Ben olsam o sırıtışı gördükten sonra direkt kaçarım, valla.

Tabii ki ip kullanmanın da bir taktiği var. Higan sadece sağlam ipler değil, aynı zamanda yapışkan, keskin ve hatta elektrikli ipler de kullanabiliyor. Yani adam ipleri sadece bir hareket aracı olarak değil, aynı zamanda bir savaş aracı olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar yaratıcı ve zeki bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan ip cambazlığı dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: İp cambazlığı yapmayı denedim. Sonuç: Kendimi tavana astım ve itfaiye beni kurtarmak zorunda kaldı.

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken odanda bir ip as ve üzerinde yürümeye çalış. Tabii ki dikkatli ol, yoksa düşersin!


9. Patlayıcılar: Bomba Gibi Ninja

Ninjaların patlayıcı kullanma yeteneği zaten tehlikeli ama Higan'ın patlayıcı uzmanlığı bambaşka bir boyutta. Adam o kadar iyi patlayıcı yapıyor ki, tek bir patlamayla bir binayı yıkabiliyor. Ben olsam Higan'ın yakınında bile durmam, valla. Adam patlayıcıları sadece binaları yıkmak için değil, aynı zamanda düşmanlarına tuzak kurmak, dikkat dağıtmak ve hatta kaçmak için de kullanıyor. Yani patlayıcılar dediğin şey Higan'ın elinde tam bir yıkım aracına dönüşüyor. Düşünsene, bir anda bir patlama oluyor ve her yer yerle bir oluyor. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu patlayıcı sahnelerini çok iyi işlemiş. Patlamaların büyüklüğü, etkileri, yarattığı yıkım... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki sen de o patlamanın ortasındaymışsin gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde patlamanın yayılmasını izlemek ayrı bir zevk. Adamlar görsel efektlerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın patlamaları izlerkenki o soğukkanlı ve sakin duruşu da ayrı bir detay. Sanki "Bu patlama seni yok edecek, kaçışın yok!" der gibi sırıtıyor. Ben olsam o sırıtışı gördükten sonra direkt kaçarım, valla.

Tabii ki patlayıcı kullanmanın da bir taktiği var. Higan sadece güçlü patlayıcılar değil, aynı zamanda zaman ayarlı, dumanlı ve hatta yapışkan patlayıcılar da kullanabiliyor. Yani adam patlayıcıları sadece bir yıkım aracı olarak değil, aynı zamanda bir strateji aracı olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar zeki ve planlı bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan patlayıcı yapma dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Patlayıcı yapmayı denedim. Sonuç: Evim havaya uçtu ve polis beni tutukladı. Sakın denemeyin!

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanında bir tane maytap yak ve patlamanın heyecanını yaşa. Tabii ki dikkatli ol, yoksa kendini yakarsın!


10. Akıl Oyunları: Düşmanını Çıldırtma Sanatı

Ninjaların sadece fiziksel yetenekleri değil, aynı zamanda zekaları da çok önemli. Ama Higan'ın akıl oyunları bambaşka bir seviyede. Adam o kadar zeki ki, düşmanlarını kolayca manipüle edebiliyor, kafalarını karıştırabiliyor ve hatta birbirlerine düşürebiliyor. Ben olsam Higan'la tartışmaya bile girmem, valla. Adam beni kolayca alt eder. Higan akıl oyunlarını sadece düşmanlarını yenmek için değil, aynı zamanda bilgi toplamak, plan yapmak ve hatta kaçmak için de kullanıyor. Yani akıl oyunları dediğin şey Higan'ın elinde tam bir strateji aracına dönüşüyor. Düşünsene, bir anda kafan karışıyor ve ne yapacağını bilemiyorsun. Ne yaparsın? Ben şahsen bayılırım herhalde.

Anime de bu akıl oyunu sahnelerini çok iyi işlemiş. Higan'ın düşmanlarıyla konuşmaları, onları manipüle etmesi, tuzaklar kurması... Her şey o kadar zekice ki, sanki bir satranç oyunu izliyormuşsun gibi hissediyorsun. Özellikle slow motion sahnelerde Higan'ın yüzündeki o sinsi gülümsemeyi izlemek ayrı bir zevk. Adamlar mimiklerle resmen sanat eseri yaratmışlar. Ben olsam o sahneleri tekrar tekrar izlerim, o kadar güzel olmuş. Higan'ın akıl oyunları oynarkenki o sakin ve kendinden emin duruşu da ayrı bir detay. Sanki "Seni kolayca yenebilirim!" der gibi bakıyor. Ben olsam o bakışı gördükten sonra direkt teslim olurum, valla.

Tabii ki akıl oyunu oynamanın da bir taktiği var. Higan sadece zeki değil, aynı zamanda çok iyi bir gözlemci, dinleyici ve analizci. Yani adam akıl oyunlarını sadece bir zeka gösterisi olarak değil, aynı zamanda bir iletişim sanatı olarak da görüyor. Bu da Higan'ın ne kadar çok yönlü ve başarılı bir ninja olduğunu gösteriyor. Ben olsam Higan'dan akıl oyunu dersleri alırdım, valla. Hem eğlenceli olurdu, hem de kendimi daha güvende hissederdim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Akıl oyunu oynamayı denedim. Sonuç: Arkadaşlarımla aram bozuldu ve kimse benimle konuşmuyor.

Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken bir tane bulmaca çöz ve zihnini çalıştır. Tabii ki abartma, yoksa başın ağrır!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.