Manhwa Dünyasının En "Psikopat" Ana Karakterleri!: Ruh hastası deyişinize hasta oldum!
Manhwa dünyasının en psikopat ana karakterleri! Kore çizgi roman dünyasının karanlık kahramanları, en acımasız anti-kahramanlar, okurken tüylerinizi ürpertecek manyak karakterler ve K-Drama uyarlamaları burada!
1. Gaslight Gatekeeping Girlboss: Medea Solon (Your Throne)
Ya şimdi Medea Solon'a psikopat demeyelim de kime diyelim? Tamam, anlıyorum, babası tam bir pislik, üvey kardeşi de tam bir yılan. Ama Medea, intikamını alırken öyle bir level atlıyor ki, bazen "Yavaş güzelim, bu kadar da değil" demekten kendimi alamıyorum. Kızımız zeka küpü, strateji dehası, manipülasyon konusunda master yapmış. Herkesi parmağında oynatıyor, olayları istediği gibi yönlendiriyor. Ama tüm bunları yaparken o kadar cool ve hesaplı ki, bazen şeytan tüyü mü var diye düşünmeden edemiyorum.
Medea'nın en sevdiğim özelliği, asla duygularına yenik düşmemesi. Tamam, içten içe acı çekiyor, öfkeleniyor ama bunu dışarıya asla belli etmiyor. Her zaman maskesini takıyor, rolünü oynuyor ve amacına ulaşmak için her şeyi yapıyor. Bu da onu hem çok güçlü hem de çok tehlikeli bir karakter yapıyor. Bir yandan "Helal olsun, kızıma bak be" derken, diğer yandan "Umarım bu gazabından ben nasibimi almam" diye içten içe dua ediyorum.
Your Throne'u okurken Medea'nın zekasına, kararlılığına ve acımasızlığına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun yalnızlığına, acılarına ve travmalarına da üzülüyorsunuz. İşte bu yüzden Medea Solon, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat ana karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor. Bu arada, K-Drama uyarlaması çıksa kim oynar diye düşünmeden edemiyorum. Bence Seo Ye-ji bu role cuk otururdu, ne dersiniz?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Medea'nın zekası ve stratejik dehası beni benden alıyor. Resmen "Satranç oynayan bir tanrıça" gibi! Bir de o kıyafetleri, o saçları... Tam bir visual şöleni!
Mood Önerisi: Gece yarısı, tek başınasın, kafanda deli sorular var. İşte o an Your Throne'u aç ve Medea'nın intikam planlarına ortak ol.
2. Kasap Güzeli: Kang Jihyun (Bastard)
Bastard'daki Kang Jihyun, ilk başta "ezik, pısırık çocuk" diyeceğiniz türden bir karakter. Ama olaylar geliştikçe, babasının aslında seri katil olduğunu ve onu da suç ortağı olarak kullandığını öğreniyoruz. İşte o andan itibaren Jihyun'un içindeki karanlık taraf yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Babasına karşı gelmeye çalışırken, bir yandan da onun yöntemlerini kullanmaktan çekinmiyor. Bu da onu oldukça karmaşık ve rahatsız edici bir karaktere dönüştürüyor.
Jihyun'un en psikopat özelliği, normal bir hayat yaşama arzusuna rağmen, sürekli olarak şiddet ve ölümle iç içe olması. Babasının etkisi altında kalmaya devam ediyor, kendi iradesiyle hareket etmekte zorlanıyor ve bu da onu kontrol edilemez bir hale getiriyor. Bir yandan masum insanları korumaya çalışırken, diğer yandan kendi içindeki canavarla mücadele ediyor. Bu ikilem, onun ruh halini sürekli olarak dalgalandırıyor ve onu tahmin edilemez bir karaktere dönüştürüyor.
Bastard'ı okurken Jihyun'a hem acıyorsunuz hem de ondan korkuyorsunuz. Çünkü onun ne yapacağını asla bilemiyorsunuz. Belki bir sonraki hamlesi sizi kurtaracak, belki de sizi ölüme sürükleyecek. İşte bu belirsizlik, Bastard'ı son derece gerilim dolu ve sürükleyici bir manhwa yapıyor. Eğer psikolojik gerilim ve karanlık karakterler hoşunuza gidiyorsa, Kang Jihyun'la tanışmaya hazır olun. Ama uyarayım, bu tanışma sizi biraz sarsabilir.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jihyun'un gözlerindeki o çaresizlik ve öfke beni derinden etkiliyor. Resmen "İçimde bir canavar var ve onu durduramıyorum" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, kulaklıklarını tak ve Bastard'ın soundtrack'ini dinlerken bu manhwayı oku. Gerilim garanti!
3. Mükemmeliyetçi Manyak: Yoon Gwi-nam (All of Us Are Dead)
All of Us Are Dead'deki Yoon Gwi-nam, zombi kıyametinden bile daha korkunç bir karakter. Çünkü o, zombi ısırığına rağmen zombiye dönüşmeyen, süper güçlere sahip bir psikopat. Okulda zorbalık yapan, insanları acımasızca döven ve öldüren Gwi-nam, zombiye dönüşmeyince daha da vahşileşiyor. Artık onu durdurabilecek hiçbir şey yok. Tek amacı, kendisine zarar verenlerden intikam almak.
Gwi-nam'ın en rahatsız edici özelliği, şiddetten zevk alması. İnsanları öldürürken hiç pişmanlık duymuyor, aksine bundan keyif alıyor. Onun için insan hayatının hiçbir değeri yok. Sadece kendi intikamını düşünüyor ve bu uğurda her şeyi yapmaya hazır. Bu da onu son derece tehlikeli ve kontrol edilemez bir karaktere dönüştürüyor. Zombilerden kaçarken bir de Gwi-nam'dan kaçmak zorunda kalan karakterler için gerçekten çok üzülüyorum.
All of Us Are Dead'i izlerken Gwi-nam'dan nefret etmemek elde değil. Ama aynı zamanda onun neden bu kadar kötü olduğunu da merak ediyorsunuz. Belki de okulda yaşadığı zorbalıklar, onu bu kadar acımasız birine dönüştürmüştür. Bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var, Yoon Gwi-nam, K-Drama dünyasının en unutulmaz ve en psikopat kötü karakterlerinden biri. Eğer gerilim dolu, aksiyon dolu ve zombi temalı bir dizi izlemek istiyorsanız, All of Us Are Dead'e mutlaka göz atın. Ama uyarayım, Gwi-nam'dan sonra uyku uyuyamayabilirsiniz.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gwi-nam'ı canlandıran oyuncu o kadar iyiydi ki, resmen ekrana yapıştım kaldım. O bakışlar, o mimikler... Tam bir psikopat portresi!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplan, ışıkları kapat ve All of Us Are Dead'i izlerken bol bol bağırıp çağırın. Korku ve gerilim dolu bir gece sizi bekliyor!
4. Hesaplaşma Uzmanı: Kim Dokja (Omniscient Reader’s Viewpoint)
Kim Dokja, Omniscient Reader’s Viewpoint'in ana karakteri ve tam bir "survival expert". Dünyanın sonunu getiren bir romanı okuduktan sonra, olaylar birebir aynı şekilde gerçekleşmeye başlayınca, Dokja hayatta kalmak için tüm bilgisini kullanmak zorunda kalıyor. Ama bu süreçte, o kadar çok fedakarlık yapıyor, o kadar çok manipülasyon yapıyor ki, bazen "Bu çocuk iyi mi kötü mü?" diye düşünmeden edemiyorum.
Dokja'nın en psikopat özelliği, başkalarının hayatını kurtarmak için kendi hayatını tehlikeye atması. Ama aynı zamanda, amacına ulaşmak için insanları kullanmaktan da çekinmiyor. Onlara yalan söylüyor, sırlarını saklıyor ve onları kendi planlarına dahil ediyor. Bu da onu hem kahraman hem de anti-kahraman yapan bir özellik. Bir yandan "Helal olsun, herkesi kurtarıyor" derken, diğer yandan "Bu kadar da olmaz, başkalarının duygularıyla oynuyor" diye içten içe kızıyorum.
Omniscient Reader’s Viewpoint'i okurken Dokja'nın zekasına, kararlılığına ve fedakarlığına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun yalnızlığına, acılarına ve travmalarına da üzülüyorsunuz. İşte bu yüzden Kim Dokja, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat ana karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor. Bu arada, K-Drama uyarlaması çıksa Lee Jong-suk bu role çok yakışırdı, ne dersiniz?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dokja'nın o melankolik bakışları beni benden alıyor. Resmen "Dünyanın yükü omuzlarımda" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Gece gökyüzüne bakarken, yıldızları seyrederken bu manhwayı oku. Evrenin sonsuzluğunda kaybolmaya hazır ol!
5. İntikam Meleği: Oh Soo-hyun (The Villainess Reverses the Hourglass)
Oh Soo-hyun, The Villainess Reverses the Hourglass'ın ana karakteri ve tam bir intikam meleği. Üvey kız kardeşi tarafından ihanete uğrayıp öldürüldükten sonra, zamanda geri dönüyor ve intikamını almak için her şeyi yapıyor. Ama bu süreçte, o kadar çok entrika çeviriyor, o kadar çok insanı manipüle ediyor ki, bazen "Bu kız kötü mü iyi mi?" diye düşünmeden edemiyorum.
Soo-hyun'un en psikopat özelliği, intikamını alırken hiç acımaması. Düşmanlarını acımasızca cezalandırıyor, onların hayatlarını mahvediyor ve bundan zevk alıyor. Ama aynı zamanda, sevdiklerini korumak için her şeyi yapmaya hazır. Onlara karşı şefkatli, anlayışlı ve koruyucu davranıyor. Bu da onu hem şeytan hem de melek yapan bir özellik. Bir yandan "Helal olsun, hak ettiklerini veriyor" derken, diğer yandan "Bu kadar da olmaz, intikam hırsıyla gözü dönmüş" diye içten içe kızıyorum.
The Villainess Reverses the Hourglass'ı okurken Soo-hyun'un zekasına, kararlılığına ve intikam hırsına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun yalnızlığına, acılarına ve travmalarına da üzülüyorsunuz. İşte bu yüzden Oh Soo-hyun, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat ana karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor. Bu arada, K-Drama uyarlaması çıksa Kim Go-eun bu role çok yakışırdı, ne dersiniz?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Soo-hyun'un o soğuk ve mesafeli duruşu beni benden alıyor. Resmen "Bana bulaşmayın, pişman olursunuz" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Romantik bir akşam yemeği sonrası, şarabını yudumlarken bu manhwayı oku. Entrika ve aşk dolu bir gece seni bekliyor!
6. Şizofren Dahi: Baek Seol (Killing Stalking)
Killing Stalking'deki Baek Seol, psikopat tanımının vücut bulmuş hali. Obsesif bir şekilde Yoonbum'a aşık olan Seol, onu kaçırır, işkence eder ve hayatını cehenneme çevirir. Ama tüm bunları yaparken, kendi içinde büyük bir çatışma yaşıyor. Bir yandan Yoonbum'a sahip olmak isterken, diğer yandan onu sevdiğini iddia ediyor. Bu da onu son derece karmaşık ve rahatsız edici bir karaktere dönüştürüyor.
Seol'un en rahatsız edici özelliği, yaptığı her şeyi haklı çıkarmaya çalışması. Yoonbum'un kendisini sevdiğine inanıyor, onun için her şeyi yaptığını düşünüyor ve bu yüzden şiddetini meşrulaştırıyor. Ama gerçekte, Seol sadece kendi saplantılarını tatmin etmek için Yoonbum'u kullanıyor. Onun duygularını, düşüncelerini ve hayatını hiçe sayıyor. Bu da onu tam anlamıyla bir psikopat yapıyor.
Killing Stalking'i okurken Seol'dan nefret etmemek elde değil. Ama aynı zamanda onun neden bu kadar hasta olduğunu da merak ediyorsunuz. Belki de çocukluğunda yaşadığı travmalar, onu bu kadar saplantılı birine dönüştürmüştür. Bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var, Baek Seol, manhwa dünyasının en unutulmaz ve en psikopat kötü karakterlerinden biri. Eğer psikolojik gerilim, şiddet ve saplantı temalı bir manhwa okumak istiyorsanız, Killing Stalking'e mutlaka göz atın. Ama uyarayım, Seol'dan sonra uyku uyuyamayabilirsiniz.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Seol'u canlandıran oyuncu olsaydı, kesinlikle ödül alırdı. O bakışlar, o mimikler... Tam bir şizofren portresi!
Mood Önerisi: Karanlık bir odada, tek başınasın, kulaklıklarını tak ve Killing Stalking'in soundtrack'ini dinlerken bu manhwayı oku. Korku ve gerilim dolu bir gece seni bekliyor!
7. İmparator Katili: Claude de Alger Obelia (Who Made Me a Princess)
Who Made Me a Princess'deki Claude de Alger Obelia, imparator ve aynı zamanda ana karakter Athanasia'nın babası. İlk başlarda buz gibi, acımasız ve kızına karşı tamamen ilgisiz bir karakter olarak tanıtılıyor. Hatta Athanasia'yı öldürmeye bile kalkışıyor! Ama zamanla, geçmişinde yaşadığı travmalar, kızına karşı yavaş yavaş yumuşamasına neden oluyor. Yine de içindeki karanlık tarafı tamamen yok edemiyor.
Claude'un en psikopat özelliği, duygularını kontrol etmekte zorlanması. Bir anda sevgi dolu bir baba olurken, bir anda acımasız bir imparatora dönüşebiliyor. Geçmişte yaşadığı kayıplar, onu paranoyak yapmış ve herkese karşı güvensiz olmasına neden olmuş. Bu da onu tahmin edilemez ve tehlikeli bir karaktere dönüştürüyor. Athanasia, babasının sevgisini kazanmak için sürekli olarak tetikte olmak zorunda kalıyor.
Who Made Me a Princess'i okurken Claude'a hem kızıyorsunuz hem de ona acıyorsunuz. Çünkü onun neden bu kadar soğuk ve mesafeli olduğunu anlıyorsunuz. Ama aynı zamanda, kızına karşı yaptığı acımasızlıkları da affedemiyorsunuz. İşte bu yüzden Claude de Alger Obelia, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Claude'un o karizmatik duruşu beni benden alıyor. Resmen "Ben bir imparatorum, bana itaat edin" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Soğuk bir kış akşamı, şömine karşısında otururken bu manhwayı oku. Sıcak bir içecek eşliğinde, imparatorluk entrikalarına dalmaya hazır ol!
8. Çifte Kişilikli Dahil: Gojo Satoru (Jujutsu Kaisen)
Jujutsu Kaisen'deki Gojo Satoru, dünyanın en güçlü jujutsu büyücüsü ve aynı zamanda ana karakter Yuji Itadori'nin hocası. İlk bakışta eğlenceli, rahat ve umursamaz bir karakter gibi görünse de, aslında içinde büyük bir karanlık taşıyor. Gücünün farkında olan Gojo, insan hayatına pek değer vermiyor ve düşmanlarını acımasızca öldürüyor. Ama aynı zamanda, öğrencilerini korumak için her şeyi yapmaya hazır.
Gojo'nun en psikopat özelliği, insanları oyuncak gibi görmesi. Gücü sayesinde her şeyi yapabileceğine inanıyor ve bu yüzden kurallara pek uymuyor. Kendi adalet anlayışına göre hareket ediyor ve bu da onu tehlikeli bir karaktere dönüştürüyor. Bir yandan "Helal olsun, kötüleri yok ediyor" derken, diğer yandan "Bu kadar da olmaz, insanları hiçe sayıyor" diye içten içe kızıyorum.
Jujutsu Kaisen'i izlerken Gojo'nun gücüne, zekasına ve karizmasına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun karanlık tarafını da unutmamak gerekiyor. Gojo Satoru, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor. Bu arada, K-Drama uyarlaması çıksa Cha Eun-woo bu role çok yakışırdı, ne dersiniz?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gojo'nun o gözleri kapalıyken bile karizmatik olması beni benden alıyor. Resmen "Ben dünyanın en güçlüsüyüm, bana güvenin" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplan, aksiyon dolu bir film izleyin ve ardından Jujutsu Kaisen'e başlayın. Adrenalin dolu bir gece sizi bekliyor!
9. Hafıza Silici: Ayanokoji Kiyotaka (Classroom of the Elite)
Classroom of the Elite'deki Ayanokoji Kiyotaka, sıradan bir lise öğrencisi gibi görünse de, aslında inanılmaz derecede zeki ve manipülatif bir karakter. Amacına ulaşmak için herkesi kullanmaktan çekinmiyor ve duygularını asla belli etmiyor. Geçmişi hakkında çok az şey biliniyor ve bu da onu daha da gizemli bir hale getiriyor.
Ayanokoji'nin en psikopat özelliği, insanları birer araç olarak görmesi. Onların zaaflarını, arzularını ve korkularını kullanarak, onları kendi amaçları doğrultusunda yönlendiriyor. Ama tüm bunları yaparken, o kadar soğukkanlı ve hesaplı ki, bazen onun insan olup olmadığını merak ediyorum. Bir yandan "Helal olsun, herkesi alt ediyor" derken, diğer yandan "Bu kadar da olmaz, başkalarının hayatlarıyla oynuyor" diye içten içe kızıyorum.
Classroom of the Elite'i izlerken Ayanokoji'nin zekasına, stratejik dehasına ve soğukkanlılığına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun yalnızlığına, acılarına ve travmalarına da üzülüyorsunuz. İşte bu yüzden Ayanokoji Kiyotaka, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat ana karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ayanokoji'nin o poker suratı beni benden alıyor. Resmen "Ben her şeyi biliyorum, ama size hiçbir şey söylemeyeceğim" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Zeka oyunlarını seviyorsan, bu manhwayı kesinlikle okumalısın. Ayanokoji'nin zekası seni hayrete düşürecek!
10. Güç Delisi: Sung Jinwoo (Solo Leveling)
Solo Leveling'deki Sung Jinwoo, başlangıçta dünyanın en zayıf avcısıyken, gizemli bir sistem sayesinde inanılmaz bir güce kavuşuyor. Ama bu güçle birlikte, içindeki karanlık taraf da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Amacına ulaşmak için her şeyi yapmaya hazır ve düşmanlarını acımasızca öldürüyor. Ama aynı zamanda, sevdiklerini korumak için de her şeyi yapmaya hazır.
Jinwoo'nun en psikopat özelliği, güce olan açlığı. Sürekli olarak daha güçlü olmak istiyor ve bu uğurda her türlü riski göze alıyor. Düşmanlarını yok ederken hiç acımıyor ve onların hayatlarının hiçbir değeri olmadığını düşünüyor. Bu da onu tehlikeli bir karaktere dönüştürüyor. Bir yandan "Helal olsun, canavarlara haddini bildiriyor" derken, diğer yandan "Bu kadar da olmaz, güç zehirlenmesi yaşıyor" diye içten içe kızıyorum.
Solo Leveling'i okurken Jinwoo'nun gelişimine, gücüne ve kararlılığına hayran kalmamak elde değil. Ama aynı zamanda onun karanlık tarafını da unutmamak gerekiyor. Sung Jinwoo, manhwa dünyasının en karmaşık ve en psikopat ana karakterlerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor. Bu arada, K-Drama uyarlaması çıksa Lee Min-ho bu role çok yakışırdı, ne dersiniz?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jinwoo'nun o karizmatik duruşu ve güçlendikçe değişen bakışları beni benden alıyor. Resmen "Ben artık dünyanın en güçlüsüyüm, bana saygı duyun" diye bağırıyor!
Mood Önerisi: Aksiyon dolu bir manhwa okumak istiyorsan, Solo Leveling tam sana göre. Jinwoo'nun maceraları seni ekran başına kilitleyecek!
Tepkiniz Nedir?