Manhwa Dünyasının En "Alfa" Erkek Karakterleri Sıralaması!: Kalp Krizi Geçirmeye Hazır Mısınız?

En karizmatik manhwa erkekleri listesi! Kore çizgi roman dünyasının yakışıklı, güçlü ve çekici karakterleri burada. Romantik, aksiyon ve fantastik manhwa önerileriyle kalbiniz hızlanacak. K-Pop ve K-Drama hayranları için kaçırılmaması gereken bir derleme!

Şubat 21, 2026 - 14:21
Şubat 21, 2026 - 14:21
 0  0
Manhwa Dünyasının En "Alfa" Erkek Karakterleri Sıralaması!: Kalp Krizi Geçirmeye Hazır Mısınız?

1. Sung Jinwoo (Solo Leveling): Shadow Monarch'ın Cazibesi

Abi Sung Jinwoo'ya hasta olmamak elde mi ya? Tamam, başta biraz ezik gibiydi, en güçsüz avcı falan filan ama o dönüşüm... İşte o an "alfa" kelimesinin vücut bulmuş hali! Bir kere Shadow Monarch güçlerini aldıktan sonra karizması level atladı resmen. Düşünsene, gölgelerden ordusu var, her düşmanı tek yumrukta indiriyor. Kızlar desen, Sung Jinwoo geçtiği yerde eriyor. E haklılar, kim erimez ki? O soğuk, mesafeli duruşu, sadece güvendiği insanlara karşı gösterdiği sıcaklık... Off, kalbim dayanmıyor! Bir de o dövüş sahneleri yok mu? Animasyonunu izlerken bile "Ben de o gölge ordusuna katılsam keşke" diye iç geçiriyorum. Çizimleri o kadar detaylı ki, her kası ayrı oynuyor sanki. Bu arada, mangasını okuyanlar bilir, Sung Jinwoo'nun o gizemli gülüşü... İşte o gülüşe dünyalar değer. Netizenler desen "Bu adam gerçek olsa direkt evlenirdim" yorumlarıyla ortalığı yıkıyor. Haklılar, ne diyelim? Bias listemin en tepesine adını altın harflerle yazdım bile.

Sung Jinwoo'nun sadece dış görünüşü değil, karakter gelişimi de inanılmaz etkileyici. Başta sürekli başkalarının arkasına saklanan, güçsüz bir avcıyken, zamanla kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyor ve inanılmaz bir güce kavuşuyor. Bu süreçte yaşadığı zorluklar, verdiği mücadeleler onu daha da karizmatik yapıyor. Bir de o sadakati yok mu? Arkadaşlarını, sevdiklerini korumak için her şeyi yapmaya hazır. Tam bir "ride or die" karakteri. Bu yüzden de bu kadar çok seviliyor. Fandom desen, Sung Jinwoo'nun her hareketini, her sözünü didik didik inceliyor. Cosplay'leri, fan art'ları, edit'leri havada uçuşuyor. Hatta bazıları "Sung Jinwoo gerçek hayatta olsa nasıl biri olurdu?" diye teoriler üretiyor. Bence kesinlikle sporla ilgilenen, hayvanları seven, gizemli bir tip olurdu. Ama en önemlisi, kalbi altın gibi olurdu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sung Jinwoo'nun o meşhur "Arise" (Kalk) repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda tüylerim diken diken oluyor. Resmen içimdeki tüm enerjiyi harekete geçiriyor. Bir de o gölge askerlerini çağırma sahnesi... Müzikle birlikte o kadar epik duruyor ki, defalarca izlemekten bıkmıyorum. Sung Jinwoo'nun "shadow monarch" güçlerini ilk kazandığı anı hatırlıyor musunuz? O an Sung Jinwoo'nun gözlerindeki kararlılık, o soğuk bakış... İşte o bakışa aşık oldum ben!

Mood Önerisi: Kendinizi güçsüz ve motivasyonsuz hissettiğinizde Solo Leveling okuyun veya animesini izleyin. Sung Jinwoo'nun dönüşümüne tanık olmak size de ilham verecek ve "Ben de yapabilirim!" dedirtecek.


2. Lee Soo-hyuk (A Business Proposal): CEO'nun Mükemmeliyeti

Şimdi de listemize bir K-Drama karakteri ekleyelim dedik, Lee Soo-hyuk'tan bahsetmeden geçemeyiz. A Business Proposal dizisindeki CEO Soo-hyuk, tam bir "perfect package" abi! Bir kere adamın tipi desen, heykeltraşlar tarafından yontulmuş gibi. O keskin çene hattı, delici bakışlar... Kalbim tekliyor resmen. Ama sadece yakışıklı değil, aynı zamanda zeki, başarılı ve inanılmaz derecede zengin. Yani demem o ki, her kızın rüyalarını süsleyen o "mükemmel erkek" tanımına cuk oturuyor. Ama Soo-hyuk'u diğer CEO karakterlerinden ayıran bir şey var: O da aslında çok sevimli ve şapşal olabiliyor. Shin Ha-ri'ye olan aşkını saklamaya çalışırken yaptığı sakarlıklar, kıskançlık krizleri... İzlerken gülmekten kırıldım. Bir de o Ha-ri'ye olan bağlılığı yok mu? Adam resmen Ha-ri için dünyayı yakar! İşte bu yüzden Soo-hyuk, sadece bir CEO değil, aynı zamanda romantik bir kahraman.

Diziyi izleyenler bilir, Soo-hyuk'un o ikonik sahneleri var. Mesela Ha-ri'yi ilk kez evine davet ettiği sahne... O gerginlik, o tatlı heyecan... Resmen ekran başından ben de heyecanlandım. Ya da Ha-ri'nin ailesiyle tanıştığı sahne... Soo-hyuk'un o samimiyeti, o içtenliği... Ha-ri'nin ailesini bile kendine hayran bıraktı. Netizenler desen, "Soo-hyuk gibi bir CEO'ya ben de aşık olurdum" yorumlarıyla diziyi öve öve bitiremiyor. Haklılar, ne diyelim? Soo-hyuk, sadece bir dizi karakteri değil, aynı zamanda bir ideal. Her kızın hayalindeki o "beyaz atlı prens"in modern bir versiyonu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Soo-hyuk'u canlandıran Ahn Hyo-seop'un gülüşüne aşık olmayan var mı ya? Adam güldüğü zaman resmen güneş açıyor. Bir de o derin sesi yok mu? Soo-hyuk'un her repliği kulağıma fısıldanmış gibi geliyor. Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Romantik komediye ihtiyacınız varsa ve kalbinizi ısıtacak bir dizi arıyorsanız, A Business Proposal tam size göre. Lee Soo-hyuk'un cazibesine kapılmaya hazır olun!


3. Zero Kiryu (Vampire Knight): Karanlık ve Çekici Avcı

Şimdi biraz nostalji yapalım ve Vampire Knight'ın karizmatik vampir avcısı Zero Kiryu'dan bahsedelim. Zero, karanlık, gizemli ve inanılmaz derecede çekici bir karakter. Bir kere adamın tipi desen, tam bir "bad boy" havası var. O gümüş rengi saçları, delici bakışları, dövüş sahnelerindeki o vahşeti... Kalbim tekliyor resmen. Ama Zero'nun sadece dış görünüşü değil, iç dünyası da çok karmaşık ve etkileyici. Vampirler tarafından ailesi katledilmiş, kendisi de bir vampire dönüşmüş. Bu travmalar onu daha da sert ve mesafeli yapmış. Ama Yuuki'ye olan aşkı, onu yeniden insan olmaya itiyor. İşte bu yüzden Zero, sadece bir vampir avcısı değil, aynı zamanda romantik bir kahraman.

Mangayı okuyanlar bilir, Zero'nun Yuuki'ye olan aşkı çok tutkulu ve karmaşık. Bir yandan onu korumak istiyor, bir yandan da vampir dürtüleriyle mücadele ediyor. Bu içsel çatışma, Zero'yu daha da karizmatik yapıyor. Bir de o Yuuki'ye olan sadakati yok mu? Adam resmen Yuuki için her şeyi yapmaya hazır. Hatta kendi canını bile feda eder. İşte bu yüzden Zero, sadece bir manga karakteri değil, aynı zamanda bir ideal. Her kızın hayalindeki o "koruyucu melek"in karanlık bir versiyonu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zero'nun o meşhur "Ben senin kanını içmek istiyorum" repliği var ya? İşte o repliği her okuduğumda içim titriyor. Resmen vampir olmayı falan isteyeceğim. Bir de o dövüş sahnelerindeki o çevikliği, o vahşeti... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Vampir temalı mangaları seviyorsanız ve karanlık, romantik bir hikaye arıyorsanız, Vampire Knight tam size göre. Zero Kiryu'nun cazibesine kapılmaya hazır olun!


4. Gu Jun-pyo (Boys Over Flowers): F4'ün Asi Lideri

Listeye bir klasik eklemeden olmazdı, değil mi? Boys Over Flowers'ın efsanevi lideri Gu Jun-pyo'dan bahsedelim. Jun-pyo, zengin, yakışıklı ve inanılmaz derecede kibirli bir karakter. Bir kere adamın tipi desen, tam bir "chaebol" havası var. O kıvırcık saçları, lüks kıyafetleri, umursamaz tavırları... Kalbim tekliyor resmen. Ama Jun-pyo'nun sadece dış görünüşü değil, iç dünyası da çok karmaşık ve etkileyici. Ailesinin baskısı altında büyümüş, sevgisiz bir ortamda yaşamış. Bu yüzden de insanlara karşı mesafeli ve soğuk davranıyor. Ama Geum Jan-di'ye olan aşkı, onu yeniden insan olmaya itiyor. İşte bu yüzden Jun-pyo, sadece bir zengin çocuk değil, aynı zamanda romantik bir kahraman.

Diziyi izleyenler bilir, Jun-pyo'nun Jan-di'ye olan aşkı çok inişli çıkışlı. Bir yandan onu kıskanıyor, bir yandan da onu korumak istiyor. Bu karmaşık ilişki, diziyi daha da heyecanlı yapıyor. Bir de o Jan-di'ye olan bağlılığı yok mu? Adam resmen Jan-di için her şeyi yapmaya hazır. Hatta ailesiyle bile karşı karşıya gelir. İşte bu yüzden Jun-pyo, sadece bir dizi karakteri değil, aynı zamanda bir ideal. Her kızın hayalindeki o "asi prens"in modern bir versiyonu.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gu Jun-pyo'yu canlandıran Lee Min-ho'nun o meşhur "Ben Gu Jun-pyo'yum" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen diziyi tekrar tekrar izleyesim geliyor. Bir de o Jan-di'ye olan bakışları... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Klasik bir K-Drama izlemek istiyorsanız ve zengin çocuk-fakir kız temasına bayılıyorsanız, Boys Over Flowers tam size göre. Gu Jun-pyo'nun cazibesine kapılmaya hazır olun!


5. Levi Ackerman (Attack on Titan): İnsanlığın En Güçlü Askeri

Şimdi biraz aksiyona geçelim ve Attack on Titan'ın efsanevi askeri Levi Ackerman'dan bahsedelim. Levi, kısa boylu, soğuk ve inanılmaz derecede yetenekli bir asker. Bir kere adamın tipi desen, tam bir "badass" havası var. O keskin bakışları, temizlik takıntısı, dövüş sahnelerindeki o acımasızlığı... Kalbim tekliyor resmen. Ama Levi'nin sadece dış görünüşü değil, iç dünyası da çok karmaşık ve etkileyici. Geçmişte yaşadığı travmalar, onu daha da sert ve mesafeli yapmış. Ama insanlığı kurtarma amacı, onu hayatta tutuyor. İşte bu yüzden Levi, sadece bir asker değil, aynı zamanda bir kahraman.

Animeyi izleyenler bilir, Levi'nin dövüş sahneleri efsanevi. Titanları tek başına alt ediyor, inanılmaz manevralar yapıyor. Bir de o takım çalışmasına olan bağlılığı yok mu? Ekibini korumak için her şeyi yapmaya hazır. Hatta kendi canını bile feda eder. İşte bu yüzden Levi, sadece bir anime karakteri değil, aynı zamanda bir ideal. Herkesin hayran olduğu o "kusursuz asker"in vücut bulmuş hali.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Levi'nin o meşhur "Temizlik zamanı" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen evimi temizleyesim geliyor. Bir de o dövüş sahnelerindeki o hızı, o çevikliği... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Aksiyon dolu bir anime izlemek istiyorsanız ve insanlığın hayatta kalma mücadelesine tanık olmak istiyorsanız, Attack on Titan tam size göre. Levi Ackerman'ın cazibesine kapılmaya hazır olun!


6. Baek Seung-jo (Playful Kiss): Dahi ve Soğuk Kalpli

IQ'su tavan, yakışıklılığı dillere destan Baek Seung-jo! Playful Kiss'in bu dahi karakteri, soğuk ve ulaşılmaz tavırlarıyla Oh Ha-ni'nin kalbini çalmayı başarmıştı. Dışarıdan bakıldığında mükemmeliyetçi ve duygusuz gibi görünse de, Ha-ni'ye karşı hissettiği o derin sevgi, buzdan kalbini eritmeye yetiyordu. Seung-jo'nun Ha-ni'ye olan bakışlarındaki o gizli hayranlık, netizenleri ekranlara kilitlemişti. "Acaba Seung-jo bu bölümde Ha-ni'ye açılacak mı?" sorularıyla forumlar yıkılıyordu. Seung-jo'nun o zeki esprileri, Ha-ni'yi tiye alırken bile içten içe gülmesi, onu daha da çekici kılıyordu. Fandom, Seung-jo'nun Ha-ni'ye olan aşkını o kadar sahiplenmişti ki, "Seung-jo ve Ha-ni gerçek hayatta da birlikte olmalı!" yorumları havada uçuşuyordu.

Seung-jo'nun sadece zekası değil, aynı zamanda spor yeteneği de hayranlık uyandırıcıydı. Basketbol sahasında attığı o kusursuz şutlar, kızların çığlıklarına neden oluyordu. Bir de o piyano çalarkenki hali yok mu? Resmen ruhu dinlendiriyordu. Seung-jo'nun Ha-ni'ye piyano çaldığı sahneler, dizinin en romantik anlarından biriydi. Seung-jo'nun Ha-ni'ye olan aşkı, zamanla bir saplantıya dönüşmüştü. Onu korumak, ona sahip çıkmak için her şeyi yapmaya hazırdı. Bu da onu daha da "alfa" bir karaktere dönüştürüyordu. Seung-jo'nun Ha-ni'ye olan aşkı, dizinin en önemli temasıydı. Bu aşk, Seung-jo'nun karakter gelişimine de büyük katkı sağlamıştı. Soğuk ve mesafeli bir karakterden, sevgi dolu bir insana dönüşmüştü.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Baek Seung-jo'nun o meşhur "Sen benim hayatımı değiştirdin" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen Seung-jo'nun Ha-ni'ye olan aşkını derinden hissediyorum. Bir de o Ha-ni'ye ilk kez sarıldığı sahne... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Romantik komediye ihtiyacınız varsa ve zeki, soğuk karakterlerden hoşlanıyorsanız, Playful Kiss tam size göre. Baek Seung-jo'nun cazibesine kapılmaya hazır olun!


7. Kang Tae-mu (Business Proposal): Kusursuz CEO'nun Aşkı

Business Proposal'dan bir alfa daha! Kang Tae-mu, yakışıklılığı, zekası ve işine olan düşkünlüğüyle dikkat çeken bir CEO. Dışarıdan bakıldığında mükemmeliyetçi ve işkolik gibi görünse de, Shin Ha-ri'ye olan aşkı onu bambaşka birine dönüştürüyor. Tae-mu'nun Ha-ri'ye olan o tatlı kıskançlığı, sakarlıkları ve Ha-ri'yi mutlu etmek için yaptığı sürprizler, netizenlerin kalbini çalmayı başarıyor. "Tae-mu gibi bir CEO'ya ben de aşık olurdum!" yorumları sosyal medyayı sallıyor. Tae-mu'nun Ha-ri'ye olan bakışlarındaki o sevgi, dizinin en romantik anlarını oluşturuyor. Fandom, Tae-mu'nun Ha-ri'ye olan aşkını o kadar sahiplenmişti ki, "Tae-mu ve Ha-ri gerçek hayatta da birlikte olmalı!" yorumları havada uçuşuyordu.

Tae-mu'nun sadece yakışıklılığı değil, aynı zamanda işine olan tutkusu da hayranlık uyandırıcıydı. Şirketini zirveye taşımak için gece gündüz çalışıyor, yeniliklere açık fikirleriyle dikkat çekiyordu. Bir de o Ha-ri'nin hayallerini desteklemesi yok mu? Resmen Ha-ri'nin en büyük destekçisiydi. Tae-mu'nun Ha-ri'ye olan aşkı, ona ilham veriyor, onu daha iyi bir insan yapıyordu. Bu da Tae-mu'yu daha da "alfa" bir karaktere dönüştürüyordu. Tae-mu'nun Ha-ri'ye olan aşkı, dizinin en önemli temasıydı. Bu aşk, Tae-mu'nun karakter gelişimine de büyük katkı sağlamıştı. İşkolik bir CEO'dan, sevgi dolu bir insana dönüşmüştü.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kang Tae-mu'yu canlandıran Ahn Hyo-seop'un o meşhur "Ben Kang Tae-mu'yum" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen Tae-mu'nun karizmasına kapılıyorum. Bir de o Ha-ri'ye ilk kez evlenme teklif ettiği sahne... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Romantik komediye ihtiyacınız varsa ve yakışıklı, zeki CEO'lardan hoşlanıyorsanız, Business Proposal tam size göre. Kang Tae-mu'nun cazibesine kapılmaya hazır olun!


8. Kim Shin (Goblin): Ölümsüzlüğün Yükü ve Aşkın Gücü

Goblin dizisinin ölümsüz karakteri Kim Shin, hem karizması hem de iç dünyasındaki derinlikle "alfa" tanımını sonuna kadar hak ediyor. Bin yıldır yaşayan bir Goblin olarak, birçok acı ve kayıp yaşamış. Bu da onu dışarıdan soğuk ve mesafeli biri gibi gösteriyor. Ama aslında içinde büyük bir sevgi ve şefkat barındırıyor. Özellikle Ji Eun-tak'a olan aşkı, onun ölümsüzlüğün yükünden kurtulmasına ve hayata yeniden bağlanmasına yardımcı oluyor. Kim Shin'in Eun-tak'a olan o koruyucu tavırları, ona her zaman destek olması ve onu mutlu etmek için yaptığı fedakarlıklar, izleyenlerin kalbini ısıtıyor. "Kim Shin gibi bir Goblin'e ben de aşık olurdum!" yorumları sosyal medyayı sallıyor.

Kim Shin'in sadece karizması değil, aynı zamanda güçleri de hayranlık uyandırıcı. İnsanları iyileştirebiliyor, hava durumunu kontrol edebiliyor ve hatta boyutlar arası geçiş yapabiliyor. Bir de o kılıcıyla kötüleri alt etmesi yok mu? Resmen Goblin gücünü konuşturuyor! Kim Shin'in Eun-tak'ı korumak için güçlerini kullandığı sahneler, dizinin en aksiyon dolu anlarını oluşturuyor. Kim Shin'in Eun-tak'a olan aşkı, ona güç veriyor, onu daha cesur bir Goblin yapıyor. Bu da Kim Shin'i daha da "alfa" bir karaktere dönüştürüyor. Kim Shin'in Eun-tak'a olan aşkı, dizinin en önemli teması. Bu aşk, Kim Shin'in karakter gelişimine de büyük katkı sağlamıştı. Ölümsüz ve yalnız bir Goblin'den, sevgi dolu bir insana dönüşmüştü.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Shin'i canlandıran Gong Yoo'nun o meşhur "Sen benim ilk ve son aşkımsın" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen Kim Shin'in Eun-tak'a olan aşkını derinden hissediyorum. Bir de o Eun-tak'a ilk kez sarıldığı sahne... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Fantastik bir dizi izlemek istiyorsanız ve ölümsüz aşk hikayelerinden hoşlanıyorsanız, Goblin tam size göre. Kim Shin'in cazibesine kapılmaya hazır olun!


9. Do Min-joon (My Love From The Star): Uzaylı Yakışıklının Kalbi

400 yıldır Dünya'da yaşayan uzaylı Do Min-joon, zekası, yakışıklılığı ve gizemli tavırlarıyla "alfa" kelimesinin karşılığı gibi. İnsanlara karşı mesafeli dursa da, Cheon Song-yi'ye olan aşkı onu bambaşka birine dönüştürüyor. Min-joon'un Song-yi'yi korumak için süper güçlerini kullanması, ona her zaman destek olması ve onu mutlu etmek için yaptığı fedakarlıklar, izleyenlerin kalbini çalıyor. "Do Min-joon gibi bir uzaylıya ben de aşık olurdum!" yorumları sosyal medyayı sallıyor. Min-joon'un Song-yi'ye olan bakışlarındaki o sevgi, dizinin en romantik anlarını oluşturuyor. Fandom, Min-joon'un Song-yi'ye olan aşkını o kadar sahiplenmişti ki, "Min-joon ve Song-yi gerçek hayatta da birlikte olmalı!" yorumları havada uçuşuyordu.

Min-joon'un sadece yakışıklılığı değil, aynı zamanda bilgisi ve zekası da hayranlık uyandırıcı. Tarih, bilim ve sanat hakkında her şeyi biliyor, insanlara her zaman doğruyu söylüyor. Bir de o Song-yi'nin aptallıklarına katlanması yok mu? Resmen Song-yi'ye aşık olduğu için her şeyi görmezden geliyor. Min-joon'un Song-yi'ye olan aşkı, ona güç veriyor, onu daha cesur bir uzaylı yapıyor. Bu da Min-joon'u daha da "alfa" bir karaktere dönüştürüyor. Min-joon'un Song-yi'ye olan aşkı, dizinin en önemli teması. Bu aşk, Min-joon'un karakter gelişimine de büyük katkı sağlamıştı. Soğuk ve mesafeli bir uzaylıdan, sevgi dolu bir insana dönüşmüştü.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Do Min-joon'u canlandıran Kim Soo-hyun'un o meşhur "Seni seviyorum" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen Min-joon'un Song-yi'ye olan aşkını derinden hissediyorum. Bir de o Song-yi'ye ilk kez sarıldığı sahne... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Fantastik bir dizi izlemek istiyorsanız ve uzaylı aşk hikayelerinden hoşlanıyorsanız, My Love From The Star tam size göre. Do Min-joon'un cazibesine kapılmaya hazır olun!


10. Choi Ung (Our Beloved Summer): Özgür Ruhlu Ressamın Aşkı

Son olarak, Our Beloved Summer dizisinin özgür ruhlu ressamı Choi Ung'dan bahsedelim. Ung, yetenekli, yakışıklı ve hayata karşı umursamaz bir tavır sergileyen bir karakter. Dışarıdan bakıldığında sorumsuz ve vurdumduymaz gibi görünse de, Kook Yeon-soo'ya olan aşkı onu bambaşka birine dönüştürüyor. Ung'un Yeon-soo'yu mutlu etmek için yaptığı sürprizler, ona her zaman destek olması ve onun hayallerini gerçekleştirmesi için çabalaması, izleyenlerin kalbini ısıtıyor. "Choi Ung gibi bir ressama ben de aşık olurdum!" yorumları sosyal medyayı sallıyor. Ung'un Yeon-soo'ya olan bakışlarındaki o sevgi, dizinin en romantik anlarını oluşturuyor. Fandom, Ung'un Yeon-soo'ya olan aşkını o kadar sahiplenmişti ki, "Ung ve Yeon-soo gerçek hayatta da birlikte olmalı!" yorumları havada uçuşuyordu.

Ung'un sadece yakışıklılığı değil, aynı zamanda yeteneği ve sanata olan tutkusu da hayranlık uyandırıcı. Resimleriyle insanları etkiliyor, duygularını ifade ediyor ve dünyaya farklı bir perspektiften bakıyor. Bir de o Yeon-soo'nun kalbini kazanmak için yaptığı çizimler yok mu? Resmen Yeon-soo'ya olan aşkını resmediyor. Ung'un Yeon-soo'ya olan aşkı, ona ilham veriyor, onu daha iyi bir ressam yapıyor. Bu da Ung'u daha da "alfa" bir karaktere dönüştürüyor. Ung'un Yeon-soo'ya olan aşkı, dizinin en önemli teması. Bu aşk, Ung'un karakter gelişimine de büyük katkı sağlamıştı. Sorumsuz ve vurdumduymaz bir ressamdan, sevgi dolu ve olgun bir insana dönüşmüştü.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Choi Ung'u canlandıran Choi Woo-shik'in o meşhur "Seni hep seveceğim" repliği var ya? İşte o repliği her duyduğumda içim titriyor. Resmen Ung'un Yeon-soo'ya olan aşkını derinden hissediyorum. Bir de o Yeon-soo'ya ilk kez sarıldığı sahne... Aman Allah'ım, kalbim dayanmıyor!

Mood Önerisi: Romantik bir dizi izlemek istiyorsanız ve sanatçı ruhlu karakterlerden hoşlanıyorsanız, Our Beloved Summer tam size göre. Choi Ung'un cazibesine kapılmaya hazır olun!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.