Kore Dizilerindeki En İyi "İkinci Çift" (Second Lead Couple) Hikayeleri!: Kalplerimiz Onlar İçin Atıyor!
En unutulmaz Kore dizisi ikinci çiftleri, aşk üçgenleri, hayranların favori "second lead" karakterleri ve K-Drama dünyasının en çok konuşulan dedikoduları burada!
1. "Start-Up" - Ji-pyeong ve Dal-mi: CEO'nun Kalbi Çalınırsa...
Ah, "Start-Up"... Nam Joo-hyuk'umuzun (Nam Do-san) karizması tartışılamaz ama kabul edelim, Kim Seon-ho (Han Ji-pyeong) o kadar cool ve acı tatlıydı ki, Dal-mi'nin (Bae Suzy) kalbini çalmasını deli gibi istedik! Zeki, başarılı ve gizliden gizliye Dal-mi'ye aşık olan Ji-pyeong, hepimizin içten içe desteklediği "iyi çocuk" sendromunun vücut bulmuş haliydi. Yatırımcı dehası ve keskin zekasıyla göz doldururken, Dal-mi'ye olan platonik aşkı ve ona yardım etmek için arka planda yaptığı fedakarlıklar kalbimizi paramparça etti. Özellikle o meşhur salıncak sahnesi... Unutulur mu? Netizenler o sahneden sonra haftalarca "Team Ji-pyeong" ve "Team Do-san" olarak ikiye bölünmüştü. Hatta bazıları "Dizi finali değişsin, Dal-mi Ji-pyeong'u seçsin!" diye imza kampanyası başlatmıştı. Düşünün artık, ikinci adam sendromu nelere kadir!
Ji-pyeong'un soğuk ve mesafeli duruşunun altında yatan kırılgan kalbi, onu daha da çekici kılıyordu. Dal-mi'ye karşı hislerini açıkça ifade edememesi, ona olan derin sevgisini sadece davranışlarıyla göstermesi, hepimizi ekrana kilitlemişti. Ve o final... Ji-pyeong'un Dal-mi'nin mutluluğu için kendi aşkından vazgeçmesi... Gerçekten de ikinci adam olmak zormuş be!
Bias Kontrolü: Kim Seon-ho'nun o gamzeleri yok mu? Adam sadece gülünce bile hepimiz eriyoruz! Ayrıca "2 Days 1 Night" varyete şovundaki sakarlıkları ve komik halleri de cabası. Tam bir paket yani!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca dondurma bulundurun. Hem gülecek hem de ağlayacaksınız, garanti!
2. "Goblin" - Grim Reaper ve Sunny: Geçmişin Acı Hatıraları...
Ah Goblin... Sadece Gong Yoo'nun karizmasıyla değil, aynı zamanda Lee Dong-wook (Grim Reaper) ve Yoo In-na (Sunny) arasındaki o dokunaklı aşk hikayesiyle de gönlümüzde taht kurdu. İkisi de geçmiş yaşamlarında büyük bir trajedi yaşamış ve bu travma onları günümüzde bile takip etmeye devam ediyor. Grim Reaper, geçmişte kralın en yakın adamı ve Goblin'in kız kardeşinin kocasıydı. Kralın emriyle Goblin'i öldürmek zorunda kalmış ve bu yüzden ceza olarak Grim Reaper olmuştu. Sunny ise Goblin'in kız kardeşinin reenkarnasyonu. Kader onları tekrar bir araya getiriyor ama geçmişin gölgesi ilişkilerini sürekli tehdit ediyor.
Lee Dong-wook'un o melankolik bakışları, Yoo In-na'nın enerjik ve neşeli tavırlarıyla mükemmel bir kontrast oluşturuyordu. İkisi arasındaki kimya o kadar güçlüydü ki, sahneleri izlerken tüylerimiz diken diken oluyordu. Özellikle köprüde ilk karşılaştıkları o ikonik sahne... Grim Reaper'ın Sunny'nin gözlerine bakarken geçmişi hatırlaması ve gözlerinin dolması... Unutulmaz! Ve tabii ki o meşhur "Benim adımı unuttun mu?" repliği... Kalbimize hançer gibi saplanmıştı.
Bias Kontrolü: Lee Dong-wook'un bembeyaz teni ve o derin bakışları... Resmen vampir gibi! Yoo In-na ise her zaman çok tatlı ve sevimli. İkisinin uyumu da dillere destan!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca mendil bulundurun. Ağlamaktan gözleriniz şişecek!
3. "True Beauty" - Han Seo-jun ve Ju-kyung: Bad Boy'un Aşkı
True Beauty'de Suho'muz (Cha Eun-woo) taş gibiydi ama itiraf edelim, Han Seo-jun (Hwang In-youp) o asi duruşu, motosikleti ve Ju-kyung'a (Moon Ga-young) olan gizli aşkıyla hepimizi kendine hayran bıraktı. Dışarıdan sert ve umursamaz görünse de, aslında çok duygusal ve koruyucu bir kalbi vardı. Ju-kyung'un zor zamanlarında hep yanında oldu, onu destekledi ve ona gerçek güzelliğin içte olduğunu öğretti. Seo-jun, Ju-kyung'a olan aşkını açıkça belli etmese de, ona olan bakışları ve davranışları her şeyi ele veriyordu. Özellikle Ju-kyung'u zorbalardan koruduğu sahneler... Tam bir "knight in shining armor"du!
Hwang In-youp'un Seo-jun karakterine kattığı o asi hava ve karizma, onu Suho'dan bile daha çekici kılıyordu. Seo-jun'un Ju-kyung'a olan aşkını kabullenememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hikayeye ayrı bir derinlik katıyordu. Ve o meşhur karaoke sahnesi... Seo-jun'un Ju-kyung için şarkı söylediği ve ona olan aşkını itiraf ettiği o an... Hepimizin kalbi erimişti!
Bias Kontrolü: Hwang In-youp'un o kalın kaşları ve keskin yüz hatları yok mu? Adam resmen anime karakteri gibi! Ayrıca sesi de çok güzel, şarkı söylerken hepimiz mest oluyoruz!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca atıştırmalık bulundurun. Hem eğlenecek hem de romantizmden başınız dönecek!
4. "Reply 1988" - Jung-hwan ve Duk-seon: Gizli Aşkın Acısı
Reply 1988'de Choi Taek (Park Bo-gum) ve Duk-seon (Hyeri) çok tatlıydı ama kabul edelim, Jung-hwan'ın (Ryu Jun-yeol) Duk-seon'a olan o gizli aşkı hepimizi derinden etkiledi. Jung-hwan, Duk-seon'a olan hislerini açıkça belli edemeyen, içine kapanık ve utangaç bir karakterdi. Ancak Duk-seon'a olan bakışları, ona yaptığı küçük jestler ve onu koruma çabaları, ona olan aşkını apaçık gösteriyordu. Özellikle otobüste Duk-seon'u korumak için yaptığı fedakarlık... Hepimizin kalbini ısıtmıştı!
Ryu Jun-yeol'un Jung-hwan karakterine kattığı o melankolik hava ve gizem, onu daha da çekici kılıyordu. Jung-hwan'ın Duk-seon'a olan aşkını itiraf edememesi ve arkadaşlığı kaybetme korkusu, hepimizi derinden etkilemişti. Ve o final... Jung-hwan'ın Duk-seon'a olan aşkını itiraf ettiği ama bunun sadece bir şaka olduğunu söylediği o an... Kalbimize hançer gibi saplanmıştı!
Bias Kontrolü: Ryu Jun-yeol'un o karizmatik gülüşü ve derin bakışları yok mu? Adam resmen cool bir oppa!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca nostalji bulundurun. Geçmişe yolculuk yapacak ve eski günleri özleyeceksiniz!
5. "Descendants of the Sun" - Seo Dae-young ve Yoon Myung-ju: Askeri Aşk Engelleri Aşar!
Descendants of the Sun'da Yoo Si-jin (Song Joong-ki) ve Kang Mo-yeon (Song Hye-kyo) çok karizmatikti ama itiraf edelim, Seo Dae-young (Jin Goo) ve Yoon Myung-ju (Kim Ji-won) arasındaki o tutkulu aşk hepimizi daha çok etkiledi. İkisi de askerdi ve ilişkileri sürekli engellerle doluydu. Myung-ju'nun babası, Dae-young'un rütbesi yüzünden ilişkilerini onaylamıyordu. Ancak Dae-young ve Myung-ju, aşkları için her şeyi göze almaya hazırdı.
Jin Goo'nun Dae-young karakterine kattığı o sert ve disiplinli hava, Kim Ji-won'un Myung-ju'nun inatçı ve kararlı tavırlarıyla mükemmel bir uyum sağlıyordu. İkisi arasındaki kimya o kadar güçlüydü ki, sahneleri izlerken içimiz ısınıyordu. Özellikle Dae-young'un Myung-ju'yu korumak için kendini feda ettiği sahneler... Hepimizin gözleri dolmuştu!
Bias Kontrolü: Jin Goo'nun o karizmatik duruşu ve derin bakışları yok mu? Adam resmen savaşçı bir oppa!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca aksiyon ve romantizm bulundurun. Kalbiniz hem heyecanlanacak hem de eriyecek!
6. "The Heirs" - Choi Young-do ve Cha Eun-sang: Kötü Çocuk Aşık Olursa...
The Heirs'de Kim Tan (Lee Min-ho) ve Cha Eun-sang (Park Shin-hye) çok popülerdi ama itiraf edelim, Choi Young-do'nun (Kim Woo-bin) Eun-sang'a olan o karmaşık aşkı hepimizi daha çok etkiledi. Young-do, dışarıdan sert ve acımasız görünse de, aslında çok yalnız ve kırılgan bir kalbi vardı. Eun-sang'a olan aşkı, onu daha iyi bir insan olmaya teşvik etti. Young-do'nun Eun-sang'ı kıskandırmak için yaptığı yaramazlıklar ve ona olan gizli hayranlığı, hepimizin yüzünü güldürmüştü.
Kim Woo-bin'in Young-do karakterine kattığı o asi hava ve karizma, onu Kim Tan'dan bile daha çekici kılıyordu. Young-do'nun Eun-sang'a olan aşkını kabullenememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hikayeye ayrı bir derinlik katıyordu. Ve o meşhur omuz sahnesi... Young-do'nun Eun-sang'ın omzuna yaslandığı ve ona olan aşkını itiraf ettiği o an... Hepimizin kalbi erimişti!
Bias Kontrolü: Kim Woo-bin'in o uzun boyu ve karizmatik gülüşü yok mu? Adam resmen model gibi!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca lüks ve dram bulundurun. Hem kıskanacak hem de romantizmden başınız dönecek!
7. "Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo" - Wang Wook ve Hae Soo: Yasak Aşkın Bedeli
Moon Lovers'ta Wang So (Lee Joon-gi) ve Hae Soo (IU) çok tutkuluydu ama itiraf edelim, Wang Wook'un (Kang Ha-neul) Hae Soo'ya olan o nazik ve anlayışlı aşkı hepimizi daha çok etkiledi. Wang Wook, Hae Soo'ya ilk görüşte aşık olmuş ve ona her zaman destek olmuştu. Ancak Wang Wook'un evli olması ve Hae Soo'nun Wang So'ya aşık olması, ilişkilerini imkansız kılıyordu. Wang Wook'un Hae Soo'ya olan aşkını kabullenememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hepimizi derinden etkilemişti.
Kang Ha-neul'un Wang Wook karakterine kattığı o nazik ve anlayışlı hava, onu Wang So'dan bile daha çekici kılıyordu. Wang Wook'un Hae Soo'ya olan aşkını itiraf edememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hikayeye ayrı bir derinlik katıyordu. Ve o meşhur veda sahnesi... Wang Wook'un Hae Soo'ya veda ettiği ve ona mutluluk dilediği o an... Kalbimize hançer gibi saplanmıştı!
Bias Kontrolü: Kang Ha-neul'un o tatlı gülüşü ve derin bakışları yok mu? Adam resmen prens gibi!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca tarih ve dram bulundurun. Kalbiniz hem acıyacak hem de romantizmden etkilenecek!
8. "Weightlifting Fairy Kim Bok-joo" - Joon-hyung'un Abisi Joon-hyung'a platonik aşık olan yüzücü Soo-bin!
Tamam tamam, kabul ediyorum, başlık biraz uzun oldu ama Soo-bin'in (Lee Joo-young) Joon-hyung'a (Nam Joo-hyuk) olan o tatlı, platonik aşkı görmezden gelinemezdi! Joon-hyung'un abisiyle olan karmaşık ilişkisi ve Soo-bin'in ona olan saf sevgisi, dizinin en tatlı detaylarından biriydi. Soo-bin, Joon-hyung'un abisine olan hayranlığını hiç saklamadı ve ona her zaman destek oldu. Onun için her şeyi yapmaya hazırdı ama Joon-hyung'un abisi onu sadece bir arkadaş olarak görüyordu. Ah, o ikinci adam sendromu!
Lee Joo-young'un Soo-bin karakterine kattığı o tatlı ve saf hava, hepimizin içini ısıtmıştı. Soo-bin'in Joon-hyung'un abisine olan aşkını kabullenememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hepimizi derinden etkilemişti. Ve o meşhur itiraf sahnesi... Soo-bin'in Joon-hyung'un abisine olan aşkını itiraf ettiği ve reddedildiği o an... Kalbimize hançer gibi saplanmıştı!
Bias Kontrolü: Lee Joo-young'un o sevimli gülüşü ve tatlı tavırları yok mu? Kız resmen melek gibi!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca gençlik ve romantizm bulundurun. Kalbiniz hem tatlı bir heyecanla dolacak hem de biraz buruk bir hisle dolacaksınız!
9. "Strong Woman Do Bong-soon" - Gook-doo ve Bong-soon: Arkadaşlıktan Aşk Olur mu?
Strong Woman Do Bong-soon'da Min-hyuk (Park Hyung-sik) ve Bong-soon (Park Bo-young) çok sevimliydi ama itiraf edelim, Gook-doo'nun (Ji Soo) Bong-soon'a olan o uzun süreli aşkı hepimizi daha çok etkiledi. Gook-doo, Bong-soon'un çocukluk arkadaşıydı ve ona her zaman destek olmuştu. Ancak Gook-doo, Bong-soon'a olan aşkını uzun süre fark edemedi ve onu sadece bir arkadaş olarak gördü. Bong-soon'un Min-hyuk'a aşık olması, Gook-doo'nun kendi duygularıyla yüzleşmesine neden oldu.
Ji Soo'nun Gook-doo karakterine kattığı o dürüst ve güvenilir hava, hepimizin içini ısıtmıştı. Gook-doo'nun Bong-soon'a olan aşkını kabullenememesi ve kendi duygularıyla savaşması, hepimizi derinden etkilemişti. Ve o meşhur itiraf sahnesi... Gook-doo'nun Bong-soon'a olan aşkını itiraf ettiği ve reddedildiği o an... Kalbimize hançer gibi saplanmıştı!
Bias Kontrolü: Ji Soo'nun o karizmatik duruşu ve derin bakışları yok mu? Adam resmen polis gibi!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca aksiyon ve romantizm bulundurun. Kalbiniz hem heyecanlanacak hem de biraz buruk bir hisle dolacaksınız!
10. "What's Wrong with Secretary Kim" - Lee Sung-yeon ve Kim Mi-so: Aile Sırları ve Aşk
What's Wrong with Secretary Kim'de Young-joon (Park Seo-joon) ve Mi-so (Park Min-young) çok uyumluydu ama itiraf edelim, Lee Sung-yeon'un (Lee Tae-hwan) Mi-so'ya olan ilgisi ve aile sırları etrafında dönen olaylar dizinin heyecanını arttırdı. Sung-yeon, Young-joon'un abisiydi ve geçmişte yaşadıkları travmatik olaylar yüzünden Mi-so'ya karşı özel bir ilgi duyuyordu. Mi-so'nun geçmişiyle ilgili gerçekleri öğrenmesi ve Sung-yeon'un bu süreçteki desteği, ilişkilerine farklı bir boyut kazandırmıştı. Tabii ki bu ilgi romantik bir boyuta ulaşmadı ama dizideki gizem ve gerilim unsurlarını beslediği kesin.
Lee Tae-hwan'ın Sung-yeon karakterine kattığı o gizemli ve karizmatik hava, hepimizin ilgisini çekmişti. Sung-yeon'un Mi-so'ya olan ilgisinin altında yatan nedenleri çözmeye çalışırken, dizinin içine daha da çekildik. Ve o meşhur aile sırrı sahnesi... Sung-yeon'un geçmişte yaşadığı travmatik olayı anlattığı ve Mi-so'nun ona destek olduğu o an... Hepimizin kalbi acımıştı!
Bias Kontrolü: Lee Tae-hwan'ın o karizmatik duruşu ve derin bakışları yok mu? Adam resmen yazar gibi!
Mood Önerisi: Bu bölümü izlerken yanınızda bolca gizem ve romantizm bulundurun. Hem meraklanacak hem de romantizmden etkileneceksiniz!
Tepkiniz Nedir?