Kingdom Benzeri Animeler! Savaş Stratejisi ve Tarihi Destanlar!: Mangaka'dan Kore Severlere Özel Seçkiler!

Kingdom animesini seven K-Drama ve K-Pop fanları buraya! Savaş, strateji ve tarihi destanlarla dolu en iyi anime önerileri. Kore tarihi ve savaş sanatlarına meraklıysan bu liste tam sana göre!

Şubat 21, 2026 - 14:38
Şubat 21, 2026 - 14:38
 0  0
Kingdom Benzeri Animeler! Savaş Stratejisi ve Tarihi Destanlar!: Mangaka'dan Kore Severlere Özel Seçkiler!

1. Vinland Saga: Vikinglerin Acımasız Dünyası

Abi Vinland Saga'ya başlamayan animeci kaldı mı ya? Tamam, Kingdom'daki gibi Çin'de geçmiyor, olay Vikinglerin dünyasında dönüyor ama savaş sahneleri, stratejiler falan o kadar iyi ki, resmen ekrana yapışıp kalıyorsun. Thorfinn'in intikam yolculuğu, Askeladd'ın karizması... Off, yani demem o ki, tarihi destan seven bir Kingdom fanıysan, Vinland Saga'ya bayılacaksın. Mangası da ayrı efsane bu arada, anime yetmediyse hemen mangasına geç derim.

Vinland Saga'nın en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği. Thorfinn başta sadece intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir veletken, zamanla olgunlaşıyor, sorguluyor, değişiyor. Askeladd desen, tam bir şeytan tüyü. Hem nefret ediyorsun, hem de hayran kalıyorsun adamın zekasına, stratejilerine. Savaş sahneleri de öyle alelade değil, her birinde taktik var, plan var, kan var, vahşet var. Kingdom'daki o büyük savaşların atmosferini birebir yakalıyorsun. Özellikle ikinci sezonunda çiftçilik olaylarına girmeleri bazılarını sıkmış olsa da ben o kısımları da bayağı sevmiştim. Savaşın anlamsızlığı, şiddetin boşunalığı üzerine çok güzel mesajlar veriyor.

Bu arada, K-Pop'la ne alakası var diye soracak olursanız, savaş animeleri izlerken gaza gelmek için BTS'in "Fire" şarkısını açmayan da ne bileyim yani... Ya da Blackpink'in "Kill This Love"ı da fena gitmiyor hani. Savaşçı ruhu uyandırıyor resmen! Neyse, Vinland Saga'yı izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Askeladd'ın o karizmatik gülüşü yok mu? Kalbimi bıraktım o adama ben! Resmen kötü karakter sendromu yaşıyorum.

Mood Önerisi: Gece yarısı, kulaklıklar takılı, tam gaz Viking modunda izleyin. Yanında da bol bol patlamış mısır olsun.


2. Arslan Senki (The Heroic Legend of Arslan): Kaybedilen Tahtın Peşinde

Arslan Senki, Kingdom'a aşık olanların kesinlikle göz atması gereken bir diğer anime. Neden mi? Çünkü burada da bolca savaş, strateji ve tarihi entrika var! Hikaye, genç prens Arslan'ın, ülkesinin işgal edilmesiyle birlikte tahtını geri almak için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Kingdom'daki Shin gibi, Arslan da pes etmeyen, idealist bir karakter. Yanında da birbirinden yetenekli dostları var. Daryun'un kılıç ustalığına, Narsus'un zekasına hayran kalmamak elde değil.

Arslan Senki'nin en büyük artılarından biri, karakter gelişimleri. Arslan, toy bir prensken, zamanla liderlik vasıflarını kazanıyor, halkının sevgisini kazanıyor. Daryun, Narsus gibi karakterler de kendi geçmişleriyle, kendi sorunlarıyla yüzleşiyorlar. Savaş sahneleri de gayet başarılı, taktikler, stratejiler havada uçuşuyor. Özellikle Narsus'un zekasıyla düşmanlarını alt ettiği sahneler çok keyifli. Kingdom'daki Ei Sei'nin zekasına benziyor biraz.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Dramalar geliyor. Özellikle tarihi K-Dramalardaki o saray entrikaları, taht kavgaları falan Arslan Senki'de de var. Hatta Secret Royal Inspector & Joy dizisindeki gibi komik karakterler de mevcut. İzlerken hem geriliyorsun, hem de eğleniyorsun. Tam K-Drama severlerin seveceği tarzda bir anime.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Daryun'un Arslan'a olan bağlılığına ship'lemeyen de ne bileyim! Resmen yoldaşlık destanı yazıyorlar.

Mood Önerisi: Hafta sonu, battaniye altında, sıcak çikolatayla izleyin. Yanına da bolca kurabiye alın, keyfinize diyecek olmaz.


3. Shoukoku no Altair: Diplomasi ve Savaşın Dansı

Shoukoku no Altair, Kingdom'daki savaş stratejilerini sevenlerin kesinlikle bayılacağı bir anime. Hikaye, genç bir paşa olan Mahmut'un, ülkesini savaşın eşiğinden kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Mahmut, hem zeki bir stratejist, hem de barış yanlısı bir diplomat. Savaşmak yerine konuşarak sorunları çözmeye çalışıyor ama işler her zaman istediği gibi gitmiyor tabii ki.

Bu animenin en sevdiğim yanı, sadece savaş sahnelerine odaklanmaması. Diplomasi, siyaset, casusluk gibi unsurlar da hikayenin önemli bir parçası. Mahmut'un farklı ülkelerle kurduğu ilişkiler, yaptığı anlaşmalar, verdiği tavizler falan çok ilgi çekici. Kingdom'daki Ei Sei'nin dış politikasına benziyor biraz. Tabii ki savaş sahneleri de gayet başarılı, taktikler, stratejiler havada uçuşuyor. Özellikle Mahmut'un zekasıyla düşmanlarını alt ettiği sahneler çok keyifli.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Pop'taki comeback savaşları geliyor. Gruplar, yeni şarkılarıyla, yeni konseptleriyle birbirleriyle yarışıyorlar. Tıpkı Shoukoku no Altair'deki ülkelerin birbirleriyle savaştığı gibi. Amaç aynı: En iyi olmak, zirveye çıkmak. Neyse, Shoukoku no Altair'i izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Mahmut'un o karizmatik bakışları yok mu? Resmen kalbimi eritiyor.

Mood Önerisi: Akşam yemeğinden sonra, rahat bir koltukta, çayınızı yudumlayarak izleyin. Yanına da bolca atıştırmalık alın, keyfinize diyecek olmaz.


4. Juuni Kokuki (The Twelve Kingdoms): Kader ve Sorumluluk

Juuni Kokuki, Kingdom'dan biraz daha farklı bir atmosfere sahip olsa da, tarihi destan sevenlerin kesinlikle göz atması gereken bir anime. Hikaye, Youko adında sıradan bir lise öğrencisinin, kendini bir anda fantastik bir dünyada bulmasını ve kraliçe olarak tahta geçmek zorunda kalmasını anlatıyor. Youko, başta çok çekingen, çok özgüvensiz bir kızken, zamanla liderlik vasıflarını kazanıyor, halkının sevgisini kazanıyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakter gelişimleri. Youko'nun o değişimini izlemek çok etkileyici. Başta ne yapacağını bilemeyen, çaresiz bir kızken, zamanla güçlü bir kraliçeye dönüşüyor. Tabii ki savaş sahneleri de var, ama daha çok karakterlerin içsel mücadelelerine odaklanıyor anime. Youko'nun kendi kaderiyle, kendi sorumluluklarıyla yüzleşmesi çok dokunaklı.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Drama aktrisleri geliyor. Özellikle IU, Suzy gibi aktrislerin o güçlü, bağımsız kadın karakterlerini canlandırmaları Juuni Kokuki'deki Youko'yu hatırlatıyor bana. Neyse, Juuni Kokuki'yi izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Youko'nun o kırmızı saçları yok mu? Resmen anime ikonu!

Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, sıcak bir battaniyenin altında, kahvenizi yudumlayarak izleyin. Yanına da bolca çikolata alın, keyfinize diyecek olmaz.


5. Sengoku Basara: Samurayların Coşkulu Dansı

Sengoku Basara, tarihi animelerden sıkılanlara ilaç gibi gelecek bir yapım. Neden mi? Çünkü burada tarih biraz abartılmış, savaş sahneleri biraz daha fantastik, karakterler biraz daha karikatürize. Ama eğlence garanti! Hikaye, Sengoku döneminde Japonya'yı ele geçirmek için savaşan samurayların maceralarını anlatıyor. Date Masamune, Sanada Yukimura gibi tarihi figürler var ama anime onları bayağı farklı bir şekilde yorumlamış.

Bu animenin en sevdiğim yanı, aksiyon sahneleri. Samuraylar kılıçlarıyla adeta dans ediyorlar, ortalığı kasıp kavuruyorlar. Taktik, strateji falan pek yok, daha çok güç gösterisi var. Ama izlemesi çok keyifli. Karakterler de çok karizmatik, çok eğlenceli. Date Masamune'nin o tek gözü, Sanada Yukimura'nın o ateşli ruhu... Off, yani demem o ki, Sengoku Basara'yı izlerken sıkılmaya vaktiniz olmayacak.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Pop dansları geliyor. Özellikle Stray Kids'in "God's Menu" şarkısındaki o enerjik, sert hareketler Sengoku Basara'daki samurayların dövüşlerini hatırlatıyor bana. Neyse, Sengoku Basara'yı izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Date Masamune'nin o İngilizce konuşmaları yok mu? Resmen cringe ama bir o kadar da komik!

Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp, pizza eşliğinde izleyin. Yanına da bolca gazlı içecek alın, keyfinize diyecek olmaz.


6. Akatsuki no Yona (Yona of the Dawn): Kızıl Saçlı Prensesin Yükselişi

Akatsuki no Yona, Kingdom'daki gibi büyük savaşlar olmasa da, prensesin tahtını geri alma mücadelesini anlattığı için benzer bir temaya sahip. Yona, şımarık bir prensesken, babasının öldürülmesiyle birlikte hayatı tamamen değişiyor. Tahtını geri almak için bir yolculuğa çıkıyor ve yanında dört ejderha savaşçısı var.

Bu animenin en sevdiğim yanı, Yona'nın karakter gelişimi. Başta çok güçsüz, çok çaresiz bir kızken, zamanla savaşmayı öğreniyor, liderlik vasıflarını kazanıyor. Yanındaki ejderha savaşçıları da çok karizmatik, çok yetenekli. Hak'ın Yona'ya olan bağlılığı, Shin-Ah'nın gizemli tavırları, Jae-Ha'nın çapkınlığı, Zeno'nun enerjisi... Hepsi birbirinden farklı ve ilgi çekici.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Drama'lardaki güçlü kadın karakterler geliyor. Özellikle Empress Ki dizisindeki o entrikalar, taht kavgaları falan Akatsuki no Yona'da da var. İzlerken hem geriliyorsun, hem de eğleniyorsun. Tam K-Drama severlerin seveceği tarzda bir anime.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hak'ın Yona'ya olan aşkına ship'lemeyen de ne bileyim! Resmen koruyucu melek gibi adam.

Mood Önerisi: Gün batımını izlerken, balkonda, çayınızı yudumlayarak izleyin. Yanına da bolca meyve alın, keyfinize diyecek olmaz.


7. Alderamin on the Sky: Zekanın ve Stratejinin Zaferi

Alderamin on the Sky, Kingdom'daki gibi savaş stratejilerine odaklanan bir anime. Hikaye, tembel bir öğrenci olan Ikta Solork'un, askeri bir sınavı geçerek imparatorluk ordusuna katılmasını ve zekasıyla savaşlarda başarılı olmasını anlatıyor. Ikta, dahi bir stratejist ama savaşmaktan pek hoşlanmıyor. Daha çok masa başında plan yapmayı, düşmanlarını zekasıyla alt etmeyi tercih ediyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, savaş sahnelerindeki taktikler, stratejiler. Ikta'nın o zekice planları, düşmanlarını nasıl tuzağa düşürdüğü falan çok ilgi çekici. Karakterler de çok karizmatik, çok zeki. Yatorishino Igsem'in kılıç ustalığı, Matthew Tetdrich'in keskin nişancılığı, Haroma Becker'in tıbbi bilgisi... Hepsi birbirinden yetenekli ve önemli.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Pop gruplarının koreografileri geliyor. Özellikle EXO'nun "Love Shot" şarkısındaki o karmaşık, senkronize hareketler Alderamin on the Sky'daki savaş stratejilerini hatırlatıyor bana. Neyse, Alderamin on the Sky'ı izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ikta'nın o umursamaz tavırlarına hayranım ya! Resmen cool adam.

Mood Önerisi: Sessiz bir odada, konsantre bir şekilde, not alarak izleyin. Yanına da bolca kahve alın, keyfinize diyecek olmaz.


8. Crest of the Stars: Uzayın Derinliklerinde Savaş ve Diplomasi

Crest of the Stars, Kingdom'dan farklı olarak uzayda geçen bir anime olsa da, savaş ve diplomasi temalarını işlediği için benzer bir atmosfere sahip. Hikaye, Jinto Linn adında bir gencin, Abh İmparatorluğu'na katılarak uzayda savaşmayı öğrenmesini anlatıyor. Jinto, Abh İmparatorluğu'nun prensesi Lafiel ile tanışıyor ve ikisi birlikte uzayın derinliklerinde maceralara atılıyorlar.

Bu animenin en sevdiğim yanı, uzay savaşları. Gemilerin birbirleriyle çarpışması, lazerlerin havada uçuşması falan çok heyecan verici. Karakterler de çok karizmatik, çok zeki. Lafiel'in liderlik vasıfları, Jinto'nun öğrenme azmi... Hepsi birbirinden etkileyici. Ayrıca anime, farklı kültürleri, farklı ideolojileri de ele alıyor. Abh İmparatorluğu'nun o katı kuralları, insanlarla olan ilişkileri falan çok düşündürücü.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Pop gruplarının uzay konseptli klipleri geliyor. Özellikle BTS'in "Fake Love" şarkısındaki o karanlık, gizemli atmosfer Crest of the Stars'ı hatırlatıyor bana. Neyse, Crest of the Stars'ı izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lafiel'in o asil duruşuna hayranım ya! Resmen uzay kraliçesi.

Mood Önerisi: Gece, yıldızları izleyerek, kulaklıkla izleyin. Yanına da bolca atıştırmalık alın, keyfinize diyecek olmaz.


9. Garo: Honoo no Kokuin (Garo: The Carved Seal of Flames): Karanlığa Karşı Umut

Garo: Honoo no Kokuin, Kingdom'dan farklı olarak fantastik bir dünyada geçen bir anime olsa da, karanlığa karşı verilen mücadeleyi anlattığı için benzer bir temaya sahip. Hikaye, Leon Luis adında bir şövalyenin, ülkesini iblislerden korumak için verdiği savaşı anlatıyor. Leon, özel bir zırha sahip ve iblislere karşı savaşmak için bu zırhı kullanıyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, aksiyon sahneleri. Leon'un iblislerle dövüşmesi, kılıcını kullanması falan çok heyecan verici. Karakterler de çok karizmatik, çok güçlü. German Luis'in tecrübesi, Emma Guzman'ın bilgeliği... Hepsi birbirinden önemli. Ayrıca anime, umut, inanç, fedakarlık gibi temaları da işliyor. Leon'un o pes etmeyen ruhu, insanlara ilham veriyor.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Pop gruplarının karanlık konseptli şarkıları geliyor. Özellikle Dreamcatcher'ın "Scream" şarkısındaki o ürkütücü atmosfer Garo: Honoo no Kokuin'i hatırlatıyor bana. Neyse, Garo: Honoo no Kokuin'i izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Leon'un o zırhı yok mu? Resmen şövalye olmak istiyorum!

Mood Önerisi: Karanlık bir odada, kulaklıkla, yüksek sesle izleyin. Yanına da bolca atıştırmalık alın, keyfinize diyecek olmaz.


10. Reign of the Seven Spellblades: Büyülü Okulda Hayatta Kalma Mücadelesi

Reign of the Seven Spellblades, Kingdom'dan biraz daha farklı bir atmosfere sahip olsa da, güç, strateji ve hayatta kalma temalarını işlediği için benzer bir atmosfere sahip. Hikaye, Oliver Horn adında bir gencin, Kimberly Büyü Okulu'na katılarak büyücülük öğrenmesini ve okulda yaşanan tehlikelerle mücadele etmesini anlatıyor. Oliver, zeki bir öğrenci ve büyü konusunda yetenekli.

Bu animenin en sevdiğim yanı, okulda yaşanan gizemler, tehlikeler. Oliver'ın arkadaşlarıyla birlikte bu gizemleri çözmeye çalışması, okulun karanlık sırlarını ortaya çıkarması falan çok ilgi çekici. Karakterler de çok karizmatik, çok yetenekli. Nanao Hibiya'nın kılıç ustalığı, Michela McFarlane'ın büyü bilgisi, Pete Reston'ın zekası... Hepsi birbirinden önemli. Ayrıca anime, arkadaşlık, dayanışma, adalet gibi temaları da işliyor.

Bu animeyi izlerken aklıma hep K-Drama'lardaki okul temalı diziler geliyor. Özellikle Extraordinary You dizisindeki o fantastik atmosfer Reign of the Seven Spellblades'i hatırlatıyor bana. Neyse, Reign of the Seven Spellblades'i izleyin, izlettirin. Pişman olmazsınız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Nanao'nun o kılıç sahneleri yok mu? Resmen samuray ruhu taşıyor!

Mood Önerisi: Sıcak bir günde, klima açıkken, rahat bir şekilde izleyin. Yanına da bolca dondurma alın, keyfinize diyecek olmaz.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.