K-Pop Gruplarının "Line Distribution" (Şarkı Sözü Dağılımı) Adaletsizliği!: Vokal Kralları Neden Susturuluyor?

K-Pop gruplarında şarkı sözü dağılımı adaletsizliği, bias'ların az şarkı söylemesi, vokal kralların arka planda kalması, fandom kavgaları ve adalet arayışı. En son dedikodular, line distribution analizleri ve fan tepkileri.

Şubat 21, 2026 - 14:49
Şubat 21, 2026 - 14:49
 0  0
K-Pop Gruplarının "Line Distribution" (Şarkı Sözü Dağılımı) Adaletsizliği!: Vokal Kralları Neden Susturuluyor?

1. "Visual" Alarmı: Şarkı Süresi Neye Göre Belirleniyor?

Ya şimdi diyeceksiniz ki "Yine mi bu konu?" Ama durun, bu sefer farklı bir yerden yaklaşıyorum. Biliyorsunuz K-Pop'ta "visual" denilen bir olay var. Grubun yüzü, güzelliğiyle/yakışıklılığıyla dikkat çeken üye. Ama bazen düşünüyorum da, şarkı süreleri de "visual"e göre mi belirleniyor? Çünkü bakıyorum, bazı gruplarda visual olan üye neredeyse şarkının yarısını söylüyor, diğer vokal kralları, rap tanrıları arka planda figüran gibi kalıyor. Yani demem o ki, güzellik/yakışıklılık tamam da, yetenek nerede? Mesela grubun ana vokali boğazını patlatırcasına şarkı söylerken, visual olan üye iki kelimeyle geçiştiriyor. Bu neyin adaleti? Fandom olarak artık bu duruma bir dur dememiz gerekiyor. Yoksa yakında tüm K-Pop şarkıları "visual" güzellemesi olacak, biz de burada only vocal'lerimize ağlayacağız.

Diyorum ki, şirketler biraz daha adil olsun. Görselliği ön plana çıkaralım derken yeteneği köreltmeyelim. Yoksa bu işin sonu iyi değil. Bir de şu var, visual olan üye yeteneksiz demiyorum. Ama sırf güzel/yakışıklı diye diğer üyelerin hakkını yemek de etik değil. Bu arada, son comeback'te (G)I-DLE'ın Miyeon'u tam bir görsel şölen yaşattı. Ama vokal yeteneği de tartışılmaz. İşte bu dengeyi kurabilen gruplar uzun ömürlü oluyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım ana vokal olmasına rağmen, şarkıda sadece 10 saniye verildiği bir comeback'i unutamıyorum. O gün fandom olarak şirketi TT'de (Twitter) top trend yapmıştık!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken Stray Kids - "Hellevator" dinleyip, adaletsizliğe karşı içimizdeki isyanı alevlendirelim!


2. Rap Tanrıları Neden Nakarat Kölesi Oldu?

Şimdi de gelelim rapçilere... Bazı gruplarda öyle rapçiler var ki, söz yazma yetenekleri, flow'ları, karizmaları dillere destan. Ama şarkılarda ne yapıyorlar? Nakarat tekrarı! Yani koskoca rap tanrısı, şarkının en basit yerinde, "nanananana" diye takılıyor. Bu nasıl bir senaryo? Şirketler resmen rapçilerin potansiyelini harcıyor. Sanki rapçiler sadece şarkıya renk katmak için var, esas işi vokaller yapacakmış gibi bir hava yaratılıyor. Ama unutmayın, K-Pop'ı K-Pop yapan unsurlardan biri de rap! O sert sözler, o karizmatik duruşlar olmadan K-Pop eksik kalır. Bir de şu var, bazı şirketler rapçilere o kadar az süre veriyor ki, adamlar şarkıya anca adını soyadını sığdırabiliyor. Bu resmen rapçilere hakaret!

Bence şirketler biraz daha cesur olmalı. Rapçilere daha fazla alan tanımalı, onlara yeteneklerini sergileme fırsatı vermeli. Yoksa bu rapçiler yakında isyan bayrağını çekecek, kendi solo kariyerlerine yönelecekler. Bir de şu var, bazı gruplarda rapçiler o kadar iyi ki, vokalleri bile gölgede bırakıyorlar. Mesela BTS'in Suga'sı... Adam hem rap yapıyor, hem şarkı yazıyor, hem de prodüktörlük yapıyor. Tam bir yetenek abidesi! İşte bu tür rapçilere hak ettikleri değeri vermek gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım rapçi olmasına rağmen, bir şarkıda sadece 5 saniye rap yaptığı bir comeback'i hatırlıyorum. O gün resmen gözlerimden yaş geldi!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken (G)I-DLE - "Lion" dinleyip, içimizdeki aslanı uyandıralım ve hakkımızı arayalım!


3. Dans Makinesi mi, Yoksa Yedek Oyuncu mu?

Dansçılara da değinmeden geçemeyeceğim. Bazı gruplarda öyle dansçılar var ki, hareketleri o kadar kusursuz, o kadar estetik ki, izlemekten kendinizi alamıyorsunuz. Ama şarkılarda ne yapıyorlar? Arka planda dans ediyorlar! Yani koskoca dans makinesi, şarkının en hareketli yerinde, diğer üyelerin arkasında kayboluyor. Bu nasıl bir mantık? Şirketler resmen dansçıların yeteneğini görmezden geliyor. Sanki dansçılar sadece görsel şölen yaratmak için var, esas işi vokaller ve rapçiler yapacakmış gibi bir hava yaratılıyor. Ama unutmayın, K-Pop'ı K-Pop yapan unsurlardan biri de dans! O senkronize hareketler, o enerjik performanslar olmadan K-Pop yavan kalır.

Bence şirketler biraz daha yaratıcı olmalı. Dansçılara daha fazla spotlight vermeli, onlara solo dans performansları sergileme fırsatı vermeli. Yoksa bu dansçılar yakında kendi dans okullarını açacak, K-Pop'a veda edecekler. Bir de şu var, bazı gruplarda dansçılar o kadar iyi ki, vokalleri ve rapçileri bile gölgede bırakıyorlar. Mesela BLACKPINK'in Lisa'sı... Hem dans ediyor, hem rap yapıyor, hem de şarkı söylüyor. Tam bir yetenek bombası! İşte bu tür dansçılara hak ettikleri değeri vermek gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım dansçı olmasına rağmen, bir şarkıda sadece 3 saniye solo dans yaptığı bir comeback'i hatırlıyorum. O gün resmen sinirden köpürdüm!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken ITZY - "WANNABE" dinleyip, kendi yeteneklerimize odaklanalım ve parlayalım!


4. Şirket Politikası mı, Yoksa Kayırmacılık mı?

Şimdi de gelelim işin arka planına... Acaba bu şarkı sözü dağılımı adaletsizliğinin sebebi ne? Şirket politikası mı, yoksa kayırmacılık mı? Bazı teoriler var, diyorlar ki şirketler belirli üyeleri daha çok ön plana çıkararak onların popülaritesini artırmaya çalışıyor. Bu sayede grubun genel popülaritesi de artacakmış. Ama bu ne kadar doğru? Bence bu sadece kısa vadeli bir çözüm. Uzun vadede diğer üyelerin moralini bozacak, grup içinde rekabeti körükleyecek ve en sonunda grubun dağılmasına bile sebep olabilir. Bir de şu var, bazı şirketler belirli üyeleri sponsorluk anlaşmaları için daha uygun görüyor. Bu yüzden o üyelere daha fazla şarkı süresi veriyorlar. Ama bu da diğer üyelere haksızlık değil mi?

Bence şirketler biraz daha adil olmalı. Tüm üyelere eşit fırsatlar vermeli, onların yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmalı. Yoksa bu kayırmacılık yakında ortaya çıkacak, netizenler şirketi topa tutacak ve grubun imajı zedelenecek. Bir de şu var, bazı şirketler sırf bir üye popüler diye o üyeye her şeyi veriyorlar. Ama unutmayın, bir grup sadece bir üyeden ibaret değil. Tüm üyeler bir araya geldiğinde bir bütün oluşturuyor. İşte bu bütünlüğü korumak gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım popüler olmamasına rağmen, bir comeback'te inanılmaz bir performans sergilemişti. Ama şirketin umrunda bile olmadı!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken Red Velvet - "Red Flavor" dinleyip, farklı tatların bir araya geldiğinde nasıl güzel bir uyum yakaladığını hatırlayalım!


5. Netizenler Uyuyor mu?

Netizenler nerede? Bu kadar adaletsizlik olurken neden kimse sesini çıkarmıyor? Yoksa herkes kendi bias'ını mı düşünüyor? Bence netizenler olarak daha bilinçli olmalıyız. Şirketlerin yaptığı hataları görmezden gelmemeliyiz. Eğer bir adaletsizlik varsa, bunu dile getirmeliyiz. Yoksa şirketler bildiğini okumaya devam edecek, biz de burada sinirden kuduracağız. Bir de şu var, bazı netizenler sırf bir üye popüler diye o üyeyi savunuyorlar. Ama unutmayın, adalet herkes için geçerli olmalı. Popüler olan da olmayan da aynı haklara sahip olmalı.

Bence netizenler olarak daha organize olmalıyız. Şirketlere toplu mailler göndermeli, sosyal medyada hashtag kampanyaları başlatmalı ve sesimizi duyurmalıyız. Yoksa bu adaletsizlik devam edecek, K-Pop dünyası daha da çekilmez bir hale gelecek. Bir de şu var, bazı netizenler sırf bir üye yetenekli diye o üyeyi destekliyorlar. Ama unutmayın, yetenek tek başına yeterli değil. Çalışmak, çabalamak ve kendini geliştirmek de gerekiyor. İşte bu dengeyi kurabilen üyeler başarılı oluyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım yetenekli olmasına rağmen, netizenler tarafından sürekli eleştiriliyordu. O gün resmen içim parçalandı!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken TWICE - "Feel Special" dinleyip, birbirimize destek olalım ve moralimizi yüksek tutalım!


6. "Comeback" Kabusu mu, Yoksa Fırsat mı?

Comeback'ler bazı fandomlar için kabus, bazıları için fırsat. Neden mi? Çünkü comeback demek, yeni şarkılar, yeni klipler, yeni performanslar demek. Ama aynı zamanda, yeni şarkı sözü dağılımları, yeni adaletsizlikler demek. Bazı fandomlar comeback öncesi şirkete yalvar yakar oluyor, "Lütfen bias'ımıza daha fazla süre verin" diye. Bazı fandomlar ise comeback sonrası şirkete küfürler yağdırıyor, "Neden bias'ımızı bu kadar az gösterdiniz?" diye. Bu nasıl bir döngü? Bence comeback'ler tüm üyeler için bir fırsat olmalı. Herkesin yeteneğini sergileyeceği, parlayacağı bir platform olmalı. Yoksa bu comeback'ler yakında sadece stres kaynağı olacak, fandomlar birbirine girecek ve grubun imajı zedelenecek.

Bence şirketler comeback'leri daha iyi planlamalı. Tüm üyelerin yeteneklerini göz önünde bulundurmalı, onlara uygun şarkı sözleri vermeli ve performanslarda eşit şekilde yer almalarını sağlamalı. Yoksa bu comeback'ler yakında sadece hayal kırıklığı yaratacak, fandomlar umudunu kesecek ve grubun popülaritesi düşecek. Bir de şu var, bazı şirketler comeback'leri sırf para kazanmak için yapıyorlar. Ama unutmayın, müzik sadece para kazanmak için değil, aynı zamanda bir sanat. İşte bu sanatı icra ederken adil olmak gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım bir comeback'te o kadar az süre almıştı ki, klipte sadece 2 saniye göründü. O gün resmen şok oldum!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken EXO - "Love Shot" dinleyip, adaletsizliğe karşı cool ve karizmatik duruşumuzu koruyalım!


7. Vokal Rengi mi, Yoksa Tekdüzelik mi?

Vokal rengi diye bir şey var, biliyorsunuz. Her idolün kendine özgü bir ses tonu, bir tarzı var. Bazıları güçlü vokalleriyle öne çıkıyor, bazıları duygusal yorumlarıyla, bazıları ise benzersiz tonlarıyla. Ama bazı şirketler bu vokal renklerini görmezden geliyor. Tüm üyelere aynı tarzda şarkı söyletiyor, aynı notalara basmalarını istiyor. Bu nasıl bir şey? Bence şirketler vokal renklerini keşfetmeli, onları ön plana çıkarmalı ve üyelere kendi tarzlarında şarkı söyleme fırsatı vermeli. Yoksa bu tekdüzelik yakında herkesi sıkacak, K-Pop şarkıları birbirinin aynısı olacak ve dinleyiciler başka türlere yönelecek.

Bence şirketler vokal koçlarıyla daha iyi çalışmalı. Üyelerin vokal yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmalı, onlara farklı teknikler öğretmeli ve kendi vokal renklerini bulmalarını sağlamalı. Yoksa bu tekdüzelik yakında sadece yeteneksizliği maskelemeye yarayacak, K-Pop şarkıları ruhsuz ve yapmacık olacak. Bir de şu var, bazı şirketler sırf bir üye popüler diye o üyeye daha fazla vokal dersi veriyorlar. Ama unutmayın, tüm üyelerin vokal yeteneklerini geliştirmek gerekiyor. İşte bu eşitliği sağlamak gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ımın vokal rengi o kadar benzersizdi ki, bir şarkıda sadece bir kelime söylese bile hemen tanırdım. Ama şirket bunu hiç umursamadı!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken MAMAMOO - "HIP" dinleyip, kendi tarzımıza güvenelim ve farklılığımızı ortaya koyalım!


8. "Stream" Savaşları: Adalet mi, Yoksa Rekabet mi?

Stream savaşları... Fandomlar arasında amansız bir rekabet. Herkes kendi grubunun şarkısını daha çok dinletmek, daha çok rekor kırmak istiyor. Ama bu rekabet bazen adaleti unutturuyor. Bazı fandomlar bot kullanıyor, hile yapıyor ve diğer grupların başarılarını gölgeliyor. Bu nasıl bir şey? Bence stream savaşları adil olmalı. Herkes kendi imkanlarıyla, dürüstçe rekabet etmeli. Yoksa bu savaşlar yakında sadece sinir bozucu olacak, fandomlar birbirine düşman olacak ve K-Pop dünyası daha da çekilmez bir hale gelecek.

Bence şirketler stream savaşlarını teşvik etmemeli. Fandomları sakinleştirmeli, onlara dürüstlüğün ve saygının önemini anlatmalı. Yoksa bu savaşlar yakında sadece kötü sonuçlar doğuracak, K-Pop gruplarının imajı zedelenecek ve dinleyiciler başka türlere yönelecek. Bir de şu var, bazı şirketler sırf bir grup popüler diye o gruba daha fazla stream desteği veriyorlar. Ama unutmayın, tüm grupların eşit şartlarda yarışması gerekiyor. İşte bu eşitliği sağlamak gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ımın grubunun stream sayıları o kadar düşüktü ki, diğer fandomlar bize acıyordu. O gün resmen utancımdan yerin dibine girdim!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken BTS - "IDOL" dinleyip, kendi değerimize odaklanalım ve başarılarımızı kutlayalım!


9. "Maknae" Sendromu mu, Yoksa Gizli Silah mı?

Maknae sendromu... Grubun en küçüğü olma durumu. Bazı gruplarda maknae'ler şımartılıyor, her istedikleri yapılıyor ve diğer üyelere göre daha fazla ön plana çıkarılıyor. Bu nasıl bir şey? Bence maknae'ler gizli bir silah olmalı. Yetenekleriyle, enerjileriyle ve sevimli halleriyle gruba renk katmalılar. Ama diğer üyelerin önüne geçmemeliler, onlara saygı duymalılar ve öğrenmeye açık olmalılar. Yoksa bu maknae sendromu yakında grubun dengesini bozacak, diğer üyeler kıskanacak ve grubun imajı zedelenecek.

Bence şirketler maknae'lere özel bir eğitim vermeli. Onlara diğer üyelere saygı duymayı, çalışkan olmayı ve yeteneklerini geliştirmeyi öğretmeli. Yoksa bu maknae sendromu yakında sadece şımarık ve yeteneksiz idoller yaratacak, K-Pop dünyası daha da çekilmez bir hale gelecek. Bir de şu var, bazı şirketler sırf bir maknae popüler diye o maknaeye her şeyi veriyorlar. Ama unutmayın, tüm üyelerin eşit şartlarda gelişmesi gerekiyor. İşte bu eşitliği sağlamak gerekiyor.

Bias Kontrolü: Benim bias'ım maknae olmasına rağmen, diğer üyelere o kadar saygılıydı ki, onu her zaman takdir ettim!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken BLACKPINK - "DDU-DU DDU-DU" dinleyip, güçlü ve kararlı duruşumuzu koruyalım ve hakkımızı arayalım!


10. Gelecek Ne Gösterir? Line Distribution Reformu Şart mı?

Gelecek ne gösterir bilemiyorum ama bu line distribution adaletsizliğinin böyle devam etmeyeceği kesin. Fandomlar artık daha bilinçli, daha örgütlü ve daha sesli. Şirketler bu durumu görmezden gelemez. Bence line distribution konusunda bir reform şart. Şirketler daha adil, daha şeffaf ve daha yaratıcı olmalı. Tüm üyelere eşit fırsatlar vermeli, onların yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmalı ve kendi tarzlarında şarkı söyleme fırsatı vermeli. Yoksa bu adaletsizlik yakında K-Pop'ın sonunu getirecek, dinleyiciler başka türlere yönelecek ve K-Pop dünyası tarihe karışacak.

Bence fandomlar da daha yapıcı olmalı. Şirketlere küfürler yağdırmak yerine, onlara çözüm önerileri sunmalı, onlarla diyalog kurmalı ve adil bir sistemin nasıl olması gerektiğini anlatmalı. Yoksa bu kavgalar yakında sadece enerji kaybı olacak, hiçbir şeyi değiştirmeyecek ve K-Pop dünyası daha da çekilmez bir hale gelecek. Bir de şu var, bazı fandomlar sırf bir üye popüler diye o üyeyi savunuyorlar. Ama unutmayın, adalet herkes için geçerli olmalı. Popüler olan da olmayan da aynı haklara sahip olmalı.

Bias Kontrolü: Benim bias'ımın grubunun line distribution'ı o kadar adaletsizdi ki, grubun dağılmasına sebep oldu. O gün resmen dünyam yıkıldı!

Mood Önerisi: Bu konuyu düşünürken SEVENTEEN - "Don't Wanna Cry" dinleyip, umudumuzu kaybetmeyelim ve daha iyi bir gelecek için mücadele edelim!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.