Isekai Türünden Nefret Edenlerin Bile Seveceği 10 Kaliteli Isekai Anime!: "Yok Artık! Ben Bile İzledim"
Isekai anime dünyasına önyargılı mısın? Seni bile kendine bağlayacak, K-Drama tadında, ters köşe isekai önerileriyle geldim! Oppaların dünyasına ışınlanmaya hazır ol!
1. Mushoku Tensei: Isekai Ittara Honki Dasu
Abi, şimdi bu anime var ya, isekai dünyasının "makyajlı ama aslında çok doğal" güzeli gibi. İlk başta "yine mi reenkarnasyon" diyorsun ama sonra Rudeus Greyrat'ın hayatına öyle bir çekiliyorsun ki, kendini bir anda Rudeus'un fan kulübünde buluyorsun. Tamam, başta biraz problematic davranışları var, kabul ediyorum ama karakter gelişimi o kadar iyi işlenmiş ki, "yaşadığı zorluklar onu bu hale getirdi" diyorsun. Animasyonlar desen, Ufotable kalitesinde (neredeyse!), özellikle büyü sahneleri göz kamaştırıyor. Hikaye bildiğin RPG oyunu gibi; büyü var, kılıç var, dungeon'lar var. Ama en önemlisi, Rudeus'un duygusal yolculuğu. Aile bağları, aşk, kayıp... Ağlamalık sahneler bol. Eğer "isekai'den sıkıldım, hepsi aynı" diyorsan, Mushoku Tensei sana "yanılıyorsun" dedirtecek cinsten. Ben ilk bölümü izledikten sonra "Acaba Rudeus hangi büyüyü yapıyor?" diye Google'da aramaya başladım, düşünün yani.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Rudeus'un seslendirme sanatçısı Yumi Uchiyama, erkek karakterleri seslendirmede o kadar başarılı ki, "kadın mı erkek mi" diye şüpheye düşüyorsun. Tam bir ses chameleon'u!
Mood Önerisi: Kendine bir bardak sıcak çay yap, battaniyeni al ve Rudeus'un dünyasına dal. Ama mendil de bulundur, lazım olacak.
2. Re:Zero - Starting Life in Another World
Şimdi, Re:Zero'yu anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Bu anime, bildiğin "isekai'nin karanlık yüzü." Baş karakterimiz Subaru Natsuki, bir anda kendini fantastik bir dünyada buluyor ve olaylar gelişiyor. Ama olaylar bildiğimiz "kahramanlık destanı" falan değil, bildiğin "Subaru'nun sürekli ölmesi ve aynı günü tekrar tekrar yaşaması." İlk başta "oha, süper güç" diyorsun ama sonra Subaru'nun çektiği acıları gördükçe "keşke hiç olmasaydı" diyorsun. Karakterler desen, hepsi birbirinden ilginç. Emilia desen, tam bir melek; Rem desen, "waifu" olmak için yaratılmış. Ama hepsi de kendi sorunlarıyla boğuşuyor. Re:Zero, sadece aksiyon ve fantastik öğelerle dolu değil, aynı zamanda psikolojik bir gerilim. Subaru'nun çaresizliği, umutsuzluğu, izleyiciye o kadar iyi geçiyor ki, kendini onun yerine koymaktan alamıyorsun. Bu animeyi izlerken "Subaru, ne olur artık mutlu ol" diye bağırmaktan kendimi alamadım. Eğer "isekai'de biraz dram ve psikolojik derinlik arıyorum" diyorsan, Re:Zero tam sana göre.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Rem'in Subaru'ya olan aşkı, anime tarihinin en dokunaklı sahnelerinden biri. "Rem > Emilia" tartışması hala devam ediyor, benden söylemesi.
Mood Önerisi: Gece karanlığında, kulaklıklarını tak ve Re:Zero'nun dünyasına dal. Ama uyarmadı deme, kabuslar görebilirsin.
3. KonoSuba: God's Blessing on This Wonderful World!
Konosuba var ya, isekai dünyasının tam bir "serseri mayını." Şimdi, diğer isekai'lerde karakterler havalı güçlere sahip oluyor, dünyayı kurtarıyor falan ya, Konosuba'da tam tersi. Baş karakterimiz Kazuma Satou, bildiğin "işe yaramazın teki." Yanında Aqua diye bir tanrıça var, o da Kazuma'dan beter. Megumin desen, sadece tek bir büyü yapabiliyor, o da patlama büyüsü. Darkness desen, mazoşist bir şövalye. Yani, bu ekip bir araya gelince tam bir felaket. Ama işte Konosuba'yı bu kadar komik yapan da bu. Sürekli birbirleriyle kavga ediyorlar, saçma sapan görevlere gidiyorlar, her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Konosuba, isekai türünün klişeleriyle dalga geçiyor, sürekli parodi yapıyor. Eğer "isekai'de biraz kahkaha atmak istiyorum" diyorsan, Konosuba tam sana göre. Ben her bölümünü izlerken karnıma ağrılar girdi gülmekten.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Megumin'in "EXPLOSION!" diye bağırdığı sahneler, anime tarihinin en ikonik sahnelerinden biri. Her cosplay etkinliğinde mutlaka bir Megumin cosplay'i görürsünüz.
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanın, pizza söyleyin ve Konosuba'yı izleyin. Ama uyarmadı deme, ortalık kahkahadan yıkılabilir.
4. Ascendance of a Bookworm
Şimdi, bu anime biraz "sakin sularda yüzen balık" gibi. Diğer isekai'ler gibi aksiyon, macera falan yok. Baş karakterimiz Main, kitaplara aşık bir kız. Bir kaza sonucu ölüyor ve kendini fakir bir ailenin çocuğu olarak yeniden doğuyor. Ama bu dünyada kitaplar çok değerli ve Main'in onları alacak parası yok. İşte hikaye de burada başlıyor. Main, kendi kitaplarını yapmaya karar veriyor. Ama o dönemde kitap yapmak çok zor ve Main'in hiçbir bilgisi yok. İşte Main'in azmi, kararlılığı ve zekası sayesinde kitap yapmayı öğrenmesi, etrafındaki insanlara yardım etmesi çok güzel anlatılıyor. Ascendance of a Bookworm, sadece kitaplarla ilgili değil, aynı zamanda sınıf farklılıkları, sosyal adaletsizlik gibi konulara da değiniyor. Eğer "isekai'de biraz farklı bir şeyler arıyorum, sakin ve öğretici bir anime izlemek istiyorum" diyorsan, Ascendance of a Bookworm tam sana göre. Ben Main'in azmine hayran kaldım.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Main'in kitaplara olan aşkı, hepimize örnek olmalı. Kitap okumak güzeldir, okuyun, okutturun!
Mood Önerisi: Elinde bir kitapla, sıcak bir kahve eşliğinde Ascendance of a Bookworm'u izle. Belki sen de kitap yazmaya karar verirsin.
5. That Time I Got Reincarnated as a Slime
Bu anime var ya, isekai dünyasının "sempatik maskotu" gibi. Baş karakterimiz Satoru Mikami, bir hırsız tarafından öldürülüyor ve kendini slime olarak yeniden doğuyor. Evet, yanlış duymadın, slime. Ama bu slime bildiğin slime'lardan değil. Satoru, yediği her şeyi özümseyebiliyor ve o şeyin özelliklerini kazanabiliyor. Bu sayede güçleniyor, yeni arkadaşlar ediniyor ve bir canavar krallığı kuruyor. That Time I Got Reincarnated as a Slime, aksiyon, macera, komedi ve slice of life türlerini bir araya getiriyor. Satoru'nun canavarlarla arkadaş olması, onlara yardım etmesi, krallığını geliştirmesi çok keyifli. Animasyonlar desen, göz alıcı. Özellikle slime'ın hareketleri çok gerçekçi. Eğer "isekai'de biraz eğlenmek, sevimli karakterler görmek istiyorum" diyorsan, That Time I Got Reincarnated as a Slime tam sana göre. Ben Satoru'nun azmine ve liderlik vasıflarına hayran kaldım.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Rimuru Tempest, anime dünyasının en sevilen karakterlerinden biri. Slime olmasına rağmen karizmasıyla herkesi etkiliyor.
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanın, slime yapın ve That Time I Got Reincarnated as a Slime'ı izleyin. Belki siz de bir canavar krallığı kurarsınız.
6. Saga of Tanya the Evil
Bu anime var ya, isekai dünyasının "savaş suçlusu" gibi. Baş karakterimiz bir Japon iş adamı. Ateist ve rasyonel bir insan. Ama bir gün bir varlık tarafından öldürülüyor ve kendini savaşın ortasında bulan Tanya Degurechaff adında küçük bir kız olarak yeniden doğuyor. Tanya, dahi bir asker ve tek amacı, savaşta yükselmek ve rahat bir hayat sürmek. Ama Tanya'nın ateist ve rasyonel olması, onu Tanrı'ya karşı düşman yapıyor. Tanrı, Tanya'yı cezalandırmak için ona zorlu görevler veriyor. Saga of Tanya the Evil, savaşın acımasızlığını, siyasetin kirli oyunlarını ve inancın gücünü anlatıyor. Tanya'nın zekası, acımasızlığı ve hırsı, onu çok ilginç bir karakter yapıyor. Animasyonlar desen, savaş sahnelerinde çok başarılı. Eğer "isekai'de biraz karanlık ve politik bir şeyler arıyorum" diyorsan, Saga of Tanya the Evil tam sana göre. Ben Tanya'nın zekasına ve stratejik dehasına hayran kaldım.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Tanya'nın "Tanrı'ya meydan okuduğu" sahneler, anime tarihinin en unutulmaz sahnelerinden biri.
Mood Önerisi: Tek başına, sessiz bir ortamda Saga of Tanya the Evil'ı izle. Ama uyarmadı deme, psikolojin bozulabilir.
7. No Game No Life
No Game No Life var ya, isekai dünyasının "oyun bağımlısı" gibi. Baş karakterlerimiz Sora ve Shiro, oyunlarda yenilmez olan iki kardeş. Bir gün bir tanrı tarafından başka bir dünyaya çağrılıyorlar. Bu dünyada her şey oyunlarla belirleniyor. Savaşlar, siyaset, ekonomi... Her şey oyunlarla çözülüyor. Sora ve Shiro, bu dünyada da yenilmez olmak istiyor ve tanrıya meydan okuyorlar. No Game No Life, zeka oyunları, strateji ve komedi türlerini bir araya getiriyor. Sora ve Shiro'nun oyunlardaki dehası, rakiplerini alt etme yöntemleri çok zekice. Animasyonlar desen, renkli ve canlı. Eğer "isekai'de biraz zeka ve strateji görmek istiyorum" diyorsan, No Game No Life tam sana göre. Ben Sora ve Shiro'nun birbirlerine olan bağlılığına hayran kaldım.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sora ve Shiro'nun birlikte oynadığı oyunlar, anime tarihinin en heyecan verici oyunlarından biri.
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanın, oyun oynayın ve No Game No Life'ı izleyin. Belki siz de Sora ve Shiro gibi yenilmez olursunuz.
8. Overlord
Overlord var ya, isekai dünyasının "kötü adamı" gibi. Baş karakterimiz Momonga, popüler bir online oyunun kapanış gününde oyunda kalmaya karar veriyor. Ama bir anda kendini oyunun içinde buluyor. Momonga, güçlü bir büyücü ve iskelet formunda. Amacı, oyundaki NPC'lerle birlikte dünyayı fethetmek. Overlord, aksiyon, macera ve karanlık fantezi türlerini bir araya getiriyor. Momonga'nın acımasızlığı, zekası ve liderlik vasıfları, onu çok karizmatik bir karakter yapıyor. Animasyonlar desen, savaş sahnelerinde çok başarılı. Eğer "isekai'de biraz kötü adam görmek istiyorum" diyorsan, Overlord tam sana göre. Ben Momonga'nın gücüne ve stratejik dehasına hayran kaldım.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ainz Ooal Gown, anime dünyasının en karizmatik kötü adamlarından biri.
Mood Önerisi: Tek başına, karanlık bir ortamda Overlord'u izle. Ama uyarmadı deme, kötü düşüncelere kapılabilirsin.
9. Bonus: Grimgar of Fantasy and Ash
Grimgar var ya, isekai dünyasının "gerçekçi" versiyonu gibi. Diğer isekai'lerde karakterler süper güçlere sahip oluyor, dünyayı kurtarıyor falan ya, Grimgar'da tam tersi. Baş karakterlerimiz, hiçbir şey hatırlamadan bir dünyada uyanıyorlar ve hayatta kalmak için savaşmak zorundalar. Ama onlar süper kahramanlar değil, sıradan insanlar. Aç kalıyorlar, yaralanıyorlar, ölüyorlar. Grimgar, hayatta kalma mücadelesini, dostluğu ve kayıpları çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Animasyonlar desen, su renkleriyle çizilmiş gibi. Eğer "isekai'de biraz gerçekçilik görmek istiyorum" diyorsan, Grimgar tam sana göre. Ben karakterlerin çaresizliğine ve umutsuzluğuna çok üzüldüm.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Grimgar'ın müzikleri, anime tarihinin en duygusal müziklerinden biri.
Mood Önerisi: Tek başına, sessiz bir ortamda Grimgar'ı izle. Ama uyarmadı deme, gözyaşlarına boğulabilirsin.
10. Son Vuruş: Isekai Quartet
Şimdi, bu anime bildiğin "isekai all-stars." Overlord, Konosuba, Re:Zero ve Saga of Tanya the Evil karakterleri bir araya geliyor ve chibi formunda komik maceralar yaşıyorlar. Eğer bu animelerin hepsini izlediysen, bu animeye bayılacaksın. Çünkü karakterlerin arasındaki etkileşimler, göndermeler, espriler çok komik. Isekai Quartet, sadece komik değil, aynı zamanda bu animelerin hayranlarına bir teşekkür niteliğinde. Eğer "isekai'de biraz eğlenmek ve favori karakterlerimi bir arada görmek istiyorum" diyorsan, Isekai Quartet tam sana göre. Ben her bölümünü izlerken karnıma ağrılar girdi gülmekten.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Isekai Quartet, anime dünyasının en sevilen crossover'larından biri.
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanın, pizza söyleyin ve Isekai Quartet'i izleyin. Ama uyarmadı deme, ortalık kahkahadan yıkılabilir.
Tepkiniz Nedir?