En İyi Romantik Komedi Manhwa Önerileri! (Gülmekten Altınıza Kaçırtacak, Aşk Krizlerine Sokacak Seçkiler!)
En iyi romantik komedi manhwa önerileriyle K-Drama aşklarını aratmayan hikayelere dalın! Kalbinizi ısıtacak, kahkahalarınıza engel olamayacağınız manhwa'lar burada! K-Pop ve K-Drama severler için kaçırılmaması gereken bir liste.
1. "What's Wrong with Secretary Kim?" - Patronun Narsistliğiyle Başa Çıkmak Sanattır!
Ah, Secretary Kim! Bu manhwa, o kadar popüler oldu ki, adeta bir K-Drama efsanesine dönüştü! Hikaye, mükemmeliyetçi ve narsist CEO Lee Young Joon ve onun efsanevi sekreteri Kim Mi So etrafında dönüyor. Kim Mi So, yıllarca Young Joon'un her dediğini yapmış, onun kaprislerine katlanmış, adeta bir süper kahraman gibi çalışmış. Ama bir gün, "Ben yoruldum artık!" deyip istifa ediyor. İşte olaylar burada başlıyor! Young Joon, sekreterini kaybetmek istemiyor ve onu elde etmek için akla gelmedik yöntemlere başvuruyor. Romantik anlar, komik diyaloglar, geçmişten gelen sırlar... Bu manhwa'da yok yok!
Çizimler o kadar güzel ki, karakterlerin mimiklerini bile hissediyorsunuz. Özellikle Young Joon'un o kendini beğenmiş gülüşü, insanı hem sinir ediyor hem de güldürüyor. Kim Mi So ise tam bir ikon! Hem zeki, hem çalışkan, hem de çok güzel. İkisinin arasındaki kimya o kadar iyi ki, okurken sürekli "Acaba gerçek hayatta da birlikte mi olsalar?" diye düşünüyorsunuz. Netizenler zaten bu ikiliyi birbirine çok yakıştırıyor, dedikodular gırla gidiyor.
Manhwa'yı okuduktan sonra dizisini de izleyin derim. Park Seo Joon ve Park Min Young o kadar iyi bir iş çıkarmışlar ki, adeta karakterleri canlandırmışlar. Ama önce manhwa'yı okuyarak karakterleri kendi hayal gücünüzde canlandırmanız da ayrı bir keyif. Bu arada, bu manhwa'nın soundtrack'i de efsane! Her dinlediğimde o romantik anları tekrar yaşıyorum.
Bias Kontrolü: Park Seo Joon'un gülüşü... Yani diyecek söz bulamıyorum. Adam gülünce dünya güzelleşiyor resmen! Bir de varyete şovlardaki halleri... O kadar komik ve doğal ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: Kendinizi şımartmak istediğiniz, romantik komediye doyacağınız bir akşam için birebir! Yanınıza atıştırmalıklarınızı alın ve bu manhwa'nın tadını çıkarın.
2. "True Beauty" - Makyajın Gücü Adına!
True Beauty, güzellik algısı üzerine düşündüren, aynı zamanda da çok eğlendiren bir manhwa. Ana karakterimiz Jugyeong, makyaj yapmadan önce "çirkin" olarak görülüyor ve bu yüzden sürekli zorbalığa maruz kalıyor. Ama makyaj yapmayı öğrenince, adeta bir dönüşüm geçiriyor ve okulun en popüler kızlarından biri oluyor. Ancak, makyajsız halini herkesten saklamak zorunda kalıyor. İşte olaylar burada başlıyor! Jugyeong, hem makyajsız halini saklamaya çalışıyor, hem de iki yakışıklı erkek arasında kalıyor. Biri, soğuk ve gizemli Suho, diğeri ise asi ve eğlenceli Seojun.
Bu manhwa, sadece romantik komedi değil, aynı zamanda arkadaşlık, aile ve kendini kabul etme üzerine de önemli mesajlar veriyor. Jugyeong'un kendini olduğu gibi sevmeyi öğrenme süreci, okuyuculara ilham veriyor. Çizimler o kadar canlı ve renkli ki, adeta bir moda dergisini okuyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Karakterlerin kıyafetleri, saç stilleri, makyajları... Hepsi birbirinden şık ve trend. Özellikle Seojun'un tarzına bayılıyorum! O asi ve cool tavırları, onu tam bir "bad boy" yapıyor. Ama aslında içinde çok iyi bir kalbi var.
Dizisi de çekildi biliyorsunuz. Cha Eun-woo ve Hwang In-youp, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, makyaj yapmaya olan bakış açınız değişebilir. Belki de siz de Jugyeong gibi bir dönüşüm geçirmek istersiniz!
Bias Kontrolü: Hwang In-youp'un Seojun'u canlandırması... Yani o bakışlar, o gülüş... Resmen kalbimi çaldı! Bir de şarkı söylediği sahneler... Vokal rengi o kadar güzel ki, dinlemeye doyamıyorum.
Mood Önerisi: Kendinize bir güzellik günü armağan edin! Maskenizi yapın, en sevdiğiniz atıştırmalıklarınızı hazırlayın ve True Beauty'nin dünyasına dalın. Hem eğlenecek, hem de güzelleşeceksiniz!
3. "A Business Proposal" - Ofiste Aşk Kokusu Var!
A Business Proposal, klasik bir "yanlış anlaşılma" temalı romantik komedi. Shin Ha-ri, arkadaşının yerine bir kör randevuya gider ve karşısında şirketin CEO'su Kang Tae-mu'yu bulur! Tae-mu, evlenmekten kaçmak için Ha-ri'ye sahte bir ilişki teklif eder. Ha-ri, başta bu teklifi kabul etmek istemese de, maddi sıkıntılarından dolayı çaresiz kalır ve kabul eder. İşte olaylar burada başlıyor! İkili, sahte bir ilişki sürdürürken, birbirlerine aşık olmaya başlarlar. Ama bu sahte ilişki, gerçek duygulara dönüşebilecek mi?
Bu manhwa, o kadar eğlenceli ve sürükleyici ki, okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok komik. Özellikle Tae-mu'nun o ciddi ve cool tavırlarının altında yatan romantik ruhu görmek çok keyifli. Ha-ri ise tam bir enerji bombası! Hem komik, hem sevimli, hem de çok zeki. İkisinin arasındaki çekim o kadar güçlü ki, okurken sürekli "Öpüşün artık!" diye bağırmak istiyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Dizisi de çekildi ve reyting rekorları kırdı. Ahn Hyo-seop ve Kim Se-jeong, karakterlere o kadar iyi bir şekilde hayat vermişler ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, ofiste aşk yaşama hayalleriniz depreşebilir!
Bias Kontrolü: Ahn Hyo-seop'un Tae-mu'yu canlandırması... Yani o karizmatik duruşu, o derin bakışları... Resmen kalbimi eritti! Bir de gülümsemesi... O kadar samimi ve içten ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: İşten yorgun argın geldiğinizde, kafanızı dağıtmak ve biraz gülmek için birebir! Yanınıza kahvenizi alın ve A Business Proposal'ın dünyasına dalın. Hem rahatlayacak, hem de eğleneceksiniz!
4. "My ID is Gangnam Beauty" - Güzellik Ameliyatı Her Şeyi Çözer mi?
My ID is Gangnam Beauty, güzellik ameliyatı sonrası hayatı sorgulayan bir manhwa. Kang Mi-rae, çirkin olduğu için sürekli zorbalığa maruz kalmış ve üniversiteye başlamadan önce estetik ameliyatı olmaya karar vermiştir. Ameliyat sonrası "Gangnam Güzeli" olarak anılmaya başlar. Ancak, yeni görünümüyle bile kendini güvende hissetmez ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Do Kyung-seok ise liseden beri Mi-rae'yi tanıyan, yakışıklı ve popüler bir öğrencidir. Kyung-seok, Mi-rae'nin ameliyat olmadan önceki halini de hatırlamaktadır ve ona karşı özel bir ilgi duymaktadır.
Bu manhwa, sadece romantik komedi değil, aynı zamanda güzellik algısı, özgüven ve kendini kabul etme üzerine de önemli mesajlar veriyor. Mi-rae'nin kendini olduğu gibi sevmeyi öğrenme süreci, okuyuculara ilham veriyor. Çizimler o kadar gerçekçi ki, karakterlerin duygularını adeta hissediyorsunuz. Özellikle Mi-rae'nin o çekingen ve utangaç tavırları, insanı ona yakınlaştırıyor. Kyung-seok ise tam bir "cool guy"! Hem yakışıklı, hem zeki, hem de çok düşünceli. Mi-rae'yi olduğu gibi kabul etmesi, ona olan hayranlığımı daha da arttırdı.
Dizisi de çekildi ve çok beğenildi. Im Soo-hyang ve Cha Eun-woo, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, güzellik algısına olan bakış açınız değişebilir. Belki de siz de Mi-rae gibi kendinizi olduğu gibi sevmeyi öğrenirsiniz!
Bias Kontrolü: Cha Eun-woo'nun Kyung-seok'u canlandırması... Yani o mükemmel yüz hatları, o derin bakışları... Resmen kalbimi durdurdu! Bir de oyunculuğu... O kadar doğal ve samimi ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: Kendinizi sorguladığınız, güzellik algısı üzerine düşündüğünüz bir an için birebir! Yanınıza çayınızı alın ve My ID is Gangnam Beauty'nin dünyasına dalın. Hem düşünecek, hem de keyif alacaksınız!
5. "W - Two Worlds" - Manhwa'nın İçine Düşmek!
W - Two Worlds, fantastik bir romantik komedi. Oh Yeon-joo, ünlü bir manhwa sanatçısının kızıdır. Babasının stüdyosunda çalışırken, babasının yarattığı "W" adlı manhwa'nın dünyasına çekilir. Orada, manhwa'nın ana karakteri Kang Chul ile karşılaşır ve ona aşık olur. Ancak, iki farklı dünyadan oldukları için ilişkileri imkansızdır. Yeon-joo, hem kendi dünyasına dönmeye çalışır, hem de Kang Chul'u korumaya çalışır. İşte olaylar burada başlıyor! İki dünya arasında gidip gelen Yeon-joo, Kang Chul ile birlikte birçok tehlikeyle karşı karşıya kalır.
Bu manhwa, o kadar yaratıcı ve sürükleyici ki, okurken adeta nefesiniz kesiliyor. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok zekice. Özellikle Kang Chul'un o karizmatik ve zeki tavırları, insanı ona hayran bırakıyor. Yeon-joo ise tam bir "girl crush"! Hem cesur, hem akıllı, hem de çok sevimli. İkisinin arasındaki kimya o kadar iyi ki, okurken sürekli "Birlikte olsunlar artık!" diye bağırmak istiyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Dizisi de çekildi ve çok beğenildi. Lee Jong-suk ve Han Hyo-joo, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, manhwa dünyasına olan bakış açınız değişebilir. Belki de siz de Yeon-joo gibi bir manhwa karakterine aşık olursunuz!
Bias Kontrolü: Lee Jong-suk'un Kang Chul'u canlandırması... Yani o karizmatik duruşu, o zeki bakışları... Resmen kalbimi çaldı! Bir de oyunculuğu... O kadar doğal ve samimi ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: Fantastik dünyalara dalmak istediğiniz, gerçeklikten uzaklaşmak istediğiniz bir an için birebir! Yanınıza hayal gücünüzü alın ve W - Two Worlds'ün dünyasına dalın. Hem eğlenecek, hem de şaşıracaksınız!
6. "Cheese in the Trap" - Üniversite Aşkı mı, Yoksa Tuzak mı?
Cheese in the Trap, üniversite hayatının karmaşıklığını ve aşkın zorluklarını anlatan bir manhwa. Hong Seol, çalışkan ve zeki bir üniversite öğrencisidir. Yoo Jung ise popüler, yakışıklı ve zengin bir öğrencidir. Ancak, Yoo Jung'un arkasında gizemli bir karanlık vardır. Seol, Jung'un gerçek yüzünü anlamaya çalışırken, ona aşık olmaya başlar. Ancak, Jung'un geçmişi ve davranışları, Seol'u sürekli şüpheye düşürür. İşte olaylar burada başlıyor! Seol, hem Jung'un sırlarını çözmeye çalışır, hem de onunla olan ilişkisini sürdürmeye çalışır.
Bu manhwa, o kadar gerçekçi ve sürükleyici ki, okurken adeta üniversite hayatını yaşıyorsunuz. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok doğal. Özellikle Yoo Jung'un o gizemli ve karmaşık kişiliği, insanı ona çekiyor. Seol ise tam bir "girl next door"! Hem zeki, hem çalışkan, hem de çok sevimli. İkisinin arasındaki gerilim o kadar yüksek ki, okurken sürekli "Ne olacak şimdi?" diye merak ediyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok tartışıyor, "Jung iyi mi kötü mü?" sorusu hala cevabını arıyor.
Dizisi de çekildi ve çok tartışıldı. Park Hae-jin ve Kim Go-eun, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, üniversite aşkına olan bakış açınız değişebilir. Belki de siz de Seol gibi bir "cheese in the trap" ile karşılaşırsınız!
Bias Kontrolü: Park Hae-jin'in Yoo Jung'u canlandırması... Yani o gizemli bakışları, o soğuk tavırları... Resmen kalbimi titretti! Bir de oyunculuğu... O kadar başarılı ki, Jung'un gerçek niyetini anlamakta zorlanıyorum.
Mood Önerisi: Üniversite anılarınızı yad etmek istediğiniz, aşkın karmaşıklığını sorguladığınız bir an için birebir! Yanınıza atıştırmalıklarınızı alın ve Cheese in the Trap'in dünyasına dalın. Hem düşünecek, hem de heyecanlanacaksınız!
7. "The Girl Downstairs" - İdol Komşunla Aşk Yaşamak?
The Girl Downstairs, eski bir K-Pop idolü ile sıradan bir üniversite öğrencisinin komşu olmasını konu alan bir manhwa. Lee Doona, popüler bir K-Pop grubunun üyesiyken aniden gruptan ayrılır ve inzivaya çekilir. Lee Wonjun ise Doona'nın yaşadığı apartmana taşınan sıradan bir üniversite öğrencisidir. Wonjun, Doona'nın güzelliğinden ve gizemli tavırlarından etkilenir. Doona ise Wonjun'a karşı farklı duygular beslemeye başlar. İşte olaylar burada başlıyor! İki farklı dünyanın insanı olan Doona ve Wonjun, komşu olmanın getirdiği yakınlıkla birbirlerine aşık olurlar.
Bu manhwa, o kadar samimi ve duygusal ki, okurken adeta kalbiniz ısınıyor. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok doğal. Özellikle Doona'nın o kırılgan ve yalnız tavırları, insanı ona yakınlaştırıyor. Wonjun ise tam bir "golden retriever"! Hem sevimli, hem düşünceli, hem de çok anlayışlı. İkisinin arasındaki ilişki o kadar gerçekçi ki, okurken sürekli "Keşke benim de böyle bir aşkım olsa!" diye düşünüyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Dizisi de çekildi ve çok beğenildi. Suzy ve Yang Se-jong, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, idollerle aşk yaşama hayalleriniz depreşebilir!
Bias Kontrolü: Suzy'nin Doona'yı canlandırması... Yani o kusursuz güzelliği, o melankolik bakışları... Resmen kalbimi çaldı! Bir de oyunculuğu... O kadar başarılı ki, Doona'nın iç dünyasını hissedebiliyorum.
Mood Önerisi: Romantik ve duygusal bir hikaye okumak istediğiniz, idol dünyasına dalmak istediğiniz bir an için birebir! Yanınıza mendilinizi alın ve The Girl Downstairs'in dünyasına dalın. Hem ağlayacak, hem de güleceksiniz!
8. "See You in My 19th Life" - Reenkarnasyon Aşkı!
See You in My 19th Life, 18 hayatını hatırlayan ve 19. hayatında aşkı arayan bir kadının hikayesini konu alan bir manhwa. Ban Ji-eum, her hayatında farklı bir insan olarak doğar ve geçmiş hayatlarını hatırlar. 18. hayatında, çocukluk aşkı Moon Seo-ha ile tanışır ve ona aşık olur. Ancak, trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeder. 19. hayatında ise Seo-ha'yı tekrar bulur ve ona olan aşkını yeniden yaşamaya çalışır. İşte olaylar burada başlıyor! Ji-eum, hem geçmiş hayatlarının yüküyle başa çıkmaya çalışır, hem de Seo-ha'nın kalbini kazanmaya çalışır.
Bu manhwa, o kadar sürükleyici ve duygusal ki, okurken adeta büyüleniyorsunuz. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok anlamlı. Özellikle Ji-eum'un o bilge ve kararlı tavırları, insanı ona hayran bırakıyor. Seo-ha ise tam bir "puppy"! Hem sevimli, hem masum, hem de çok duygusal. İkisinin arasındaki ilişki o kadar özel ki, okurken sürekli "Keşke benim de böyle bir aşkım olsa!" diye düşünüyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Dizisi de çekildi ve çok beğenildi. Shin Hye-sun ve Ahn Bo-hyun, karakterlere o kadar yakışmışlar ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibiler. Ama bence manhwa'nın tadı daha başka. Çünkü orada karakterlerin iç seslerini, düşüncelerini daha iyi anlıyorsunuz. Bir de çizimlerin o kendine has büyüsü var. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, reenkarnasyona olan bakış açınız değişebilir!
Bias Kontrolü: Ahn Bo-hyun'un Seo-ha'yı canlandırması... Yani o duygusal bakışları, o sevimli gülümsemesi... Resmen kalbimi eritti! Bir de oyunculuğu... O kadar başarılı ki, Seo-ha'nın acısını hissedebiliyorum.
Mood Önerisi: Fantastik ve duygusal bir hikaye okumak istediğiniz, aşkın gücüne inanmak istediğiniz bir an için birebir! Yanınıza mendilinizi alın ve See You in My 19th Life'ın dünyasına dalın. Hem ağlayacak, hem de umutlanacaksınız!
9. "Lore Olympus" - Mitoloji ve Aşk Bir Arada!
Lore Olympus, Yunan mitolojisini modern bir şekilde yeniden yorumlayan bir manhwa. Hades ve Persephone'nin aşk hikayesini konu alıyor. Hades, Yeraltı Tanrısı, Persephone ise Bahar Tanrıçasıdır. İki farklı dünyanın insanı olan Hades ve Persephone, bir partide tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Ancak, aşkları yasaktır ve birçok engelle karşılaşırlar. İşte olaylar burada başlıyor! Hades ve Persephone, hem tanrısal görevlerini yerine getirmeye çalışır, hem de aşklarını korumaya çalışır.
Bu manhwa, o kadar yaratıcı ve sürükleyici ki, okurken adeta büyüleniyorsunuz. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok zekice. Özellikle Hades'in o karizmatik ve duygusal tavırları, insanı ona hayran bırakıyor. Persephone ise tam bir "sunshine"! Hem sevimli, hem güçlü, hem de çok cesur. İkisinin arasındaki ilişki o kadar tutkulu ki, okurken sürekli "Keşke benim de böyle bir aşkım olsa!" diye düşünüyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Çizimleri de çok özel ve dikkat çekici. Renkler ve karakter tasarımları, mitolojik dünyaya modern bir hava katıyor. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, mitolojiye olan bakış açınız değişebilir!
Bias Kontrolü: Hades'in çizimleri... Yani o kaslı vücudu, o derin bakışları... Resmen kalbimi hoplattı! Bir de Persephone'ye olan aşkı... O kadar tutkulu ve koruyucu ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: Mitolojik dünyalara dalmak istediğiniz, aşkın sınırlarını zorlamak istediğiniz bir an için birebir! Yanınıza hayal gücünüzü alın ve Lore Olympus'un dünyasına dalın. Hem eğlenecek, hem de öğreneceksiniz!
10. "Yumi's Cells" - Aşkı İçimizdeki Hücrelerle Anlatmak!
Yumi's Cells, Yumi adında sıradan bir ofis çalışanının aşk hayatını, içindeki hücrelerin perspektifinden anlatan bir manhwa. Yumi'nin içindeki hücreler, onun duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını kontrol eder. Aşk Hücresi, Yumi'nin aşık olmasını sağlar, Akıl Hücresi, Yumi'nin mantıklı kararlar vermesini sağlar, Duygu Hücresi ise Yumi'nin duygusal tepkilerini kontrol eder. Yumi, farklı erkeklerle tanışırken, içindeki hücreler sürekli çatışma halindedir. İşte olaylar burada başlıyor! Yumi, hem aşkı bulmaya çalışır, hem de içindeki hücrelerin karmaşasıyla başa çıkmaya çalışır.
Bu manhwa, o kadar yaratıcı ve eğlenceli ki, okurken adeta kahkahalarınıza engel olamıyorsunuz. Karakterler çok iyi yazılmış, diyaloglar çok komik. Özellikle Yumi'nin içindeki hücrelerin o sevimli ve komik halleri, insanı güldürüyor. Yumi ise tam bir "everywoman"! Hem sevimli, hem sakar, hem de çok gerçekçi. İkisinin arasındaki ilişki o kadar doğal ki, okurken sürekli "Keşke benim de böyle bir aşkım olsa!" diye düşünüyorsunuz. Netizenler de bu ikiliyi çok yakıştırıyor, "Keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar!" yorumları havada uçuşuyor.
Dizisi de çekildi ve çok beğenildi. Kim Go-eun, Yumi'yi o kadar iyi canlandırmış ki, adeta manhwa'dan fırlamış gibi. Hücrelerin animasyonları da çok sevimli ve eğlenceli. Bu manhwa'yı okuduktan sonra, aşk hayatınıza olan bakış açınız değişebilir!
Bias Kontrolü: Yumi'nin Aşk Hücresi... Yani o sevimli halleri, o aşk dolu bakışları... Resmen kalbimi eritti! Bir de Yumi'nin diğer hücreleriyle olan etkileşimi... O kadar komik ve eğlenceli ki, hayran olmamak elde değil.
Mood Önerisi: Eğlenceli ve komik bir hikaye okumak istediğiniz, aşk hayatınızı sorgulamak istediğiniz bir an için birebir! Yanınıza atıştırmalıklarınızı alın ve Yumi's Cells'in dünyasına dalın. Hem gülecek, hem de düşüneceksiniz!
Tepkiniz Nedir?