En İyi "Robot" Konulu Kore Dizileri (I'm Not a Robot)!: Oppacımdan Robot Mu Olur Demeyin!

Robot temalı Kore dizileri mi arıyorsun? I'm Not a Robot'tan Are You Human Too'ya, yapay zeka ve aşkın en iyi K-Dramaları burada! Favori oppaların robot hallerini keşfet.

Şubat 23, 2026 - 14:42
Şubat 23, 2026 - 14:43
 0  1
En İyi "Robot" Konulu Kore Dizileri (I'm Not a Robot)!: Oppacımdan Robot Mu Olur Demeyin!

1. I'm Not a Robot: Kalbim Erimeyen Somon Gibi

Ya şimdi bu dizi efsane değil de ne? "I'm Not a Robot" benim için tam bir guilty pleasure. Konusu desen tam K-Drama klişeleriyle dolu: Zengin ama insanlara alerjisi olan bir CEO (Yoo Seung Ho) ve robot gibi davranmak zorunda kalan bir kız (Chae Soo Bin). Ama işte o klişeler o kadar tatlı işlenmiş ki, resmen ekrana yapıştım. Yoo Seung Ho'nun o buz gibi duruşunun altındaki kırılganlığı görmek, Chae Soo Bin'in hem robot hem insan halleri arasında gidip gelirkenki oyunculuğu... Off, kalbim erimeyen somon gibi!

Dizideki o romantik komedi unsurları, beni benden aldı. CEO'nun kıza yavaş yavaş aşık olması, kızın rolünü oynamaya çalışırken yaşadığı komik durumlar... İzlerken hem kahkaha attım hem de "Ay bunlar ne zaman sevgili olacak?" diye iç geçirdim. Özellikle o robot numarası yaparkenki mimikleri, ses tonu... Chae Soo Bin bu rol için doğmuş resmen. Bir de dizinin OST'leri var ki, ayrı bir olay. O melankolik şarkılar, dizinin duygusal atmosferini o kadar güzel destekliyor ki, hala playlistimde çalmaya devam ediyor.

Netizenler de diziyi bayağı sevmişti zamanında. Özellikle Yoo Seung Ho'nun oyunculuğuna övgüler yağdırmışlardı. "Bu çocuk harbiden ağlamayı biliyor," falan demişlerdi. Haklılar da. Adamın gözünden akan her damla yaş, benim de içime oturdu resmen. Dizi belki çok derin bir mesaj vermiyor ama eğlenmek, romantik anlar yaşamak ve biraz da hüzünlenmek isteyenler için birebir. Kesinlikle izleme listenize ekleyin derim. Pişman olmazsınız. Hatta sırf Yoo Seung Ho'nun o mükemmel yüz hatları için bile izlenir yani, ne yalan söyleyeyim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Yoo Seung Ho'nun askerden döndükten sonraki ilk rollerinden biriydi ve bence kariyerinde bir dönüm noktası oldu. O masum çocuk imajından sıyrılıp, daha olgun ve karizmatik bir hale geldi.

Mood Önerisi: Hafta sonu battaniye altında, sıcak çikolata eşliğinde izlemelik.


2. Are You Human Too?: Oppam Robot Olunca Daha Mı İyi?

"Are You Human Too?"... Ah, bu dizi beni ne kadar şaşırtmıştı! Seo Kang Joon'un iki farklı karakteri canlandırdığı bu yapımda, hem insan hem de yapay zeka versiyonunu izlemek gerçekten büyüleyiciydi. Dizi, zengin bir ailenin varisi olan Nam Shin'in (Seo Kang Joon) komadan sonra yerine birebir benzeyen bir robotun (Nam Shin III) geçirilmesini konu alıyor. İşte olaylar da tam burada başlıyor.

Seo Kang Joon'un oyunculuğu gerçekten takdire şayandı. Hem soğuk ve mesafeli Nam Shin'i hem de sevecen ve duygusal Nam Shin III'ü o kadar farklı ve inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, bazen hangisinin insan hangisinin robot olduğunu unutuyordum. Özellikle Nam Shin III'ün insan duygularını öğrenmeye çalışırkenki halleri, kalbimi ısıtmıştı. Bir de dizideki o aksiyon sahneleri var ki, resmen Hollywood filmlerinden fırlamış gibiydi. Robotun süper güçlerini kullanırkenki o efektler, koreografiler... Helal olsun dedim yani.

Tabii ki dizide romantizm de eksik değil. Robotun koruması için görevlendirilen Kang So Bong (Gong Seung Yeon) ile aralarında oluşan o beklenmedik bağ, diziye ayrı bir tat katmıştı. İkilinin arasındaki kimya o kadar iyiydi ki, "Acaba robotla insan aşkı olur mu?" diye düşünmeden edemedim. Netizenler de bu konuda ikiye bölünmüştü. Kimisi "Robotla aşk mı olurmuş canım," derken kimisi de "Aşkın yaşı, ırkı, türü mü olurmuş?" diye savunmuştu. Tartışma hala devam ediyor mudur bilemiyorum ama dizi kesinlikle izlenmeye değer. Hele ki Seo Kang Joon'a ayrı bir hayranlığım var, o yüzden benim için yeri ayrı.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Seo Kang Joon bu dizideki performansıyla birçok ödül aldı ve kariyerinde zirveye çıktı. Bence hak ettiği bir başarıydı çünkü gerçekten çok çalışmıştı.

Mood Önerisi: Bilim kurgu ve romantizmi bir arada sevenler için ideal.


3. My Holo Love: Gözlüklü Oppam Hologram Çıktı!

"My Holo Love" benim için tam bir sürpriz olmuştu. Açıkçası Netflix'te gezinirken tesadüfen denk geldim ve konusu ilgimi çektiği için bir şans vermek istedim. İyi ki de vermişim! Dizi, yüz tanıma sorunları yaşayan yalnız bir kadın olan Han So Yeon (Go Sung Hee) ile ona arkadaşlık etmesi için yaratılan yapay zeka hologramı Holo (Yoon Hyun Min) arasındaki ilişkiyi anlatıyor.

Yoon Hyun Min'in hem Holo hem de Holo'nun yaratıcısı Go Nan Do karakterlerini canlandırması, diziye ayrı bir boyut katmıştı. Holo'nun o mükemmel, kusursuz halleriyle Go Nan Do'nun karanlık ve gizemli kişiliği arasındaki zıtlık, beni çok etkilemişti. Go Sung Hee de yalnız ve kırılgan Han So Yeon rolünde harikalar yaratmıştı. İkilinin arasındaki kimya o kadar doğal ve samimiydi ki, ben de onların aşkına inanmıştım.

Dizinin görsel efektleri de oldukça başarılıydı. Holo'nun hologram olarak yansıması, etkileşimleri falan çok gerçekçiydi. Özellikle o gözlükler yok mu, gözlükler! Takınca Holo beliriyor, çıkarınca kayboluyor. Resmen teknolojiye aşık oldum. Netizenler de dizinin konusunu ve görselliğini çok beğenmişlerdi. "Gelecekte böyle yapay zeka arkadaşlarımız olsa ne güzel olurdu," falan demişlerdi. Bence de güzel olurdu. Yalnızlığımızı giderecek, bize destek olacak bir yapay zeka arkadaş... Kim istemez ki?

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, yapay zeka ve insan ilişkileri üzerine derinlemesine düşündürüyor. Aşkın, arkadaşlığın ve yalnızlığın ne anlama geldiğini sorgulatıyor.

Mood Önerisi: Yalnız hissedenler, teknolojiye meraklı olanlar ve romantik bir şeyler izlemek isteyenler için mükemmel bir seçim.


4. Absolute Boyfriend: Robot Sevgili Mi? Yoksa Gerçek Aşk Mı?

"Absolute Boyfriend" mangadan uyarlama olduğu için beklentilerim yüksekti ve dizi beni hayal kırıklığına uğratmadı. Dizi, kalbi kırık bir kız olan Um Da Da (Bang Minah) ile ona mükemmel bir sevgili olması için programlanmış olan Zero Nine (Yeo Jin Goo) arasındaki aşkı konu alıyor. Şimdi, robot sevgili fikri ilk başta biraz garip gelebilir ama dizi o kadar tatlı ve komik ki, kısa sürede kendinizi kaptırıyorsunuz.

Yeo Jin Goo'nun Zero Nine rolündeki performansı gerçekten çok iyiydi. Robotun o mükemmel tavırları, her dediği evet demesi, her isteği yerine getirmesi... İlk başta çok komik geliyordu ama sonra kızın ona yavaş yavaş aşık olmasını izlerken ben de etkilendim. Bang Minah da kalbi kırık ve yalnız bir kız rolünde çok başarılıydı. İkilinin arasındaki kimya da çok iyiydi, resmen ekrandan aşk fışkırıyordu.

Dizideki o komik anlar, romantik sahneler ve dramatik olaylar, beni resmen bir duygu rollercoaster'ına soktu. Bir yandan kahkahalarla gülerken bir yandan da gözlerim doluyordu. Özellikle robotun gerçek duyguları öğrenmeye çalışırkenki halleri, kalbimi çok acıtmıştı. Netizenler de diziyi çok sevmişlerdi. "Robot sevgili istiyorum," diye yorumlar yapmışlardı. Kim istemez ki, değil mi? Ama gerçek aşkın robot aşkından daha değerli olduğunu da unutmamak lazım.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, Tayvan yapımı "Absolute Boyfriend" dizisinin Kore versiyonu. İki versiyonu da izleyip karşılaştırmak keyifli olabilir.

Mood Önerisi: Romantik komedi sevenler, mangalara ilgi duyanlar ve duygusal anlar yaşamak isteyenler için ideal.


5. Blade Man: Sırtımdan Bıçak Yerine Bıçak Fışkırıyor!

"Blade Man" benim için biraz tuhaf bir diziydi. Açıkçası konusunu ilk duyduğumda "Bu ne saçmalık?" demiştim ama sonra merakıma yenik düşüp izlemeye başladım. Dizi, geçmişindeki travmalar yüzünden öfke sorunları yaşayan ve sırtından bıçaklar fışkıran bir adam olan Joo Hong Bin (Lee Dong Wook) ile onu iyileştirmeye çalışan bir kadın olan Son Se Dong (Shin Se Kyung) arasındaki ilişkiyi anlatıyor.

Lee Dong Wook'un Joo Hong Bin rolündeki performansı çok iyiydi. Öfkeli, kırgın ve yalnız bir adamı o kadar inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, ona acımadan edemedim. Shin Se Kyung da iyimser ve sevgi dolu Son Se Dong rolünde çok başarılıydı. İkilinin arasındaki kimya da çok iyiydi, zıt karakterlerine rağmen birbirlerini tamamlıyorlardı.

Dizideki o bıçak fışkırma efektleri ilk başta çok komik geliyordu ama sonra adamın içindeki acıyı ve öfkeyi temsil ettiğini anladım. Dizi, travmalarla başa çıkmak, öfkeyi kontrol etmek ve affetmek üzerine önemli mesajlar veriyor. Netizenler de diziyi beğenmişlerdi ama bazıları konusunu çok saçma bulmuştu. Bence de biraz absürt bir dizi ama farklı bir şeyler izlemek isteyenler için denemeye değer. Hem Lee Dong Wook'un karizması için bile izlenir yani, ne yalan söyleyeyim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, fantastik öğelerle dolu olduğu için gerçeklikten uzaklaşmak isteyenler için ideal.

Mood Önerisi: Farklı bir şeyler izlemek isteyenler, Lee Dong Wook hayranları ve fantastik dizilere ilgi duyanlar için önerilir.


6. Circle: Two Worlds Connected: Bilim Kurgu Sevenlere BayBayy!

"Circle: Two Worlds Connected" benim için yılın sürprizlerinden biriydi. Dizi, 2017 ve 2037 yıllarında geçen iki farklı hikayeyi anlatıyor. 2017'de uzaylılarla ilgili gizemli olaylar yaşanırken 2037'de duyguların kontrol edildiği bir dünya ortaya çıkıyor. Dizi, bu iki farklı zaman dilimindeki olayların nasıl birbirine bağlandığını çözmeye çalışan iki kardeşin hikayesini konu alıyor.

Dizinin konusu çok karmaşık ve kafa karıştırıcı ama bir o kadar da sürükleyici. Her bölüm sonunda "Şimdi ne olacak?" diye merak etmeden duramıyorsunuz. Yeo Jin Goo'nun hem 2017'deki Kim Woo Jin'i hem de 2037'deki Kim Joon Hyuk'u canlandırması, diziye ayrı bir boyut katmıştı. İki farklı karakteri o kadar farklı ve inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, bazen aynı kişi olduğunu unutuyordum.

Dizideki o bilim kurgu öğeleri, gizemli olaylar ve ters köşeler, beni resmen ekrana kitlemişti. Dizi, bilim kurgu sevenler için tam bir şölen. Netizenler de diziyi çok beğenmişlerdi. "Beynim yandı ama değdi," diye yorumlar yapmışlardı. Bence de biraz beyin yakıcı bir dizi ama zihninizi zorlamak ve farklı bir şeyler izlemek istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, bilim kurgu türünü sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.

Mood Önerisi: Zihninizi zorlamak isteyenler, bilim kurgu sevenler ve gizemli olaylara ilgi duyanlar için ideal.


7. Memories of the Alhambra: Oyun Gerçek Olursa?

"Memories of the Alhambra" benim için görsel bir şölen olmuştu. Dizi, bir yatırım şirketi CEO'su olan Yoo Jin Woo (Hyun Bin) ile Granada'da bir hostel işleten Jung Hee Joo (Park Shin Hye) arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Yoo Jin Woo, sanal gerçeklik oyunu Alhambra'yı geliştiren kişiyi bulmak için Granada'ya gider ve burada Jung Hee Joo ile tanışır. Ancak oyunun içindeki olaylar gerçek hayata yansımaya başlayınca işler karışır.

Hyun Bin'in Yoo Jin Woo rolündeki performansı çok iyiydi. Karizmatik, zeki ve gizemli bir adamı o kadar inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, ona hayran kalmamak elde değil. Park Shin Hye de masum ve çalışkan Jung Hee Joo rolünde çok başarılıydı. İkilinin arasındaki kimya da çok iyiydi, birbirlerine çok yakışıyorlardı.

Dizideki o sanal gerçeklik oyununun görsel efektleri gerçekten muhteşemdi. Oyuncuların oyunda savaşırkenki sahneleri, büyülü atmosferi falan çok etkileyiciydi. Dizi, oyunun gerçeklikle karışması, sanal dünyanın tehlikeleri ve aşkın gücü üzerine önemli mesajlar veriyor. Netizenler de diziyi çok beğenmişlerdi. "Oyun gerçek olsa ne güzel olurdu," diye yorumlar yapmışlardı. Bence de güzel olurdu ama dikkatli olmak lazım, sonuçta her oyunun bir bedeli vardır.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, İspanya'nın Granada şehrinde çekildiği için görsel olarak çok zengin.

Mood Önerisi: Macera sevenler, sanal gerçekliğe ilgi duyanlar ve romantik anlar yaşamak isteyenler için ideal.


8. SF8: İnsanlık Nereye Gidiyor?

"SF8" benim için tam bir bilim kurgu antolojisiydi. Dizi, sekiz farklı yönetmenin çektiği sekiz farklı kısa filmden oluşuyor. Her bir film, yapay zeka, sanal gerçeklik, robotlar, uzaylılar gibi farklı bilim kurgu temalarını işliyor. Dizi, insanlığın geleceği, teknolojinin etkileri ve etik sorunlar üzerine önemli sorular soruyor.

Dizideki her bir film, farklı bir yönetmenin bakış açısını yansıttığı için çok çeşitli ve ilginç. Bazı filmler çok karanlık ve distopik, bazıları ise daha iyimser ve umut dolu. Dizide birçok ünlü oyuncu rol alıyor, bu da diziyi daha da çekici kılıyor.

Dizideki o görsel efektler, yaratıcı senaryolar ve düşündürücü temalar, beni çok etkilemişti. Dizi, bilim kurgu sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Netizenler de diziyi çok beğenmişlerdi. "İnsanlık nereye gidiyor?" diye yorumlar yapmışlardı. Bence de insanlık olarak önemli kararlar vermemiz gerekiyor, teknolojiyi doğru kullanmak ve etik değerlerimizi korumak zorundayız.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, farklı yönetmenlerin farklı bakış açılarını görmek isteyenler için ideal.

Mood Önerisi: Bilim kurgu sevenler, düşündürücü filmler izlemek isteyenler ve farklı bakış açıları arayanlar için önerilir.


9. Kairos: Zaman Bükülünce...

"Kairos" benim için gerilim dolu bir yolculuk olmuştu. Dizi, kızını kaçıranlardan kurtarmak için çaresiz bir baba olan Kim Seo Jin (Shin Sung Rok) ile annesini bulmak için mücadele eden Han Ae Ri (Lee Se Young) arasındaki ilişkiyi anlatıyor. İkili, farklı zaman dilimlerinde yaşıyor ve her gün saat 22:33'te bir dakikalık bir süre boyunca iletişim kurabiliyorlar.

Shin Sung Rok'un Kim Seo Jin rolündeki performansı çok iyiydi. Çaresiz, umutsuz ve kararlı bir babayı o kadar inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, ona acımadan edemedim. Lee Se Young da güçlü ve cesur Han Ae Ri rolünde çok başarılıydı. İkilinin arasındaki kimya da çok iyiydi, birbirlerine destek oluyorlardı.

Dizideki o zaman yolculuğu, gerilim dolu anlar ve ters köşeler, beni resmen ekrana kitlemişti. Her bölüm sonunda "Şimdi ne olacak?" diye merak etmeden duramıyorsunuz. Dizi, zamanın göreceliği, kaderin değiştirilebilirliği ve aşkın gücü üzerine önemli mesajlar veriyor. Netizenler de diziyi çok beğenmişlerdi. "Beynim yandı ama değdi," diye yorumlar yapmışlardı. Bence de biraz beyin yakıcı bir dizi ama gerilim sevenler için kesinlikle tavsiye ederim.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, zaman yolculuğu temasını sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.

Mood Önerisi: Gerilim sevenler, gizemli olaylara ilgi duyanlar ve zihninizi zorlamak isteyenler için ideal.


10. Jugglers: Robot Gibi Sekreter Mi? Yoksa Gerçek Dost Mu?

"Jugglers" benim için sıcacık bir dizi olmuştu. Dizi, profesyonel bir sekreter olan Jwa Yoon Yi (Baek Jin Hee) ile iletişim sorunları yaşayan bir yönetici olan Nam Chi Won (Choi Daniel) arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Jwa Yoon Yi, işinde çok başarılı ve her işi mükemmel bir şekilde yapıyor. Nam Chi Won ise insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyor ve yalnız bir hayat yaşıyor.

Baek Jin Hee'nin Jwa Yoon Yi rolündeki performansı çok iyiydi. Çalışkan, zeki ve sevecen bir kadını o kadar inandırıcı bir şekilde canlandırmış ki, ona hayran kalmamak elde değil. Choi Daniel de soğuk ve mesafeli Nam Chi Won rolünde çok başarılıydı. İkilinin arasındaki kimya da çok iyiydi, birbirlerini tamamlıyorlardı.

Dizideki o ofis ortamı, komik anlar ve romantik sahneler, beni çok eğlendirmişti. Dizi, iş hayatının zorlukları, arkadaşlığın önemi ve aşkın gücü üzerine önemli mesajlar veriyor. Netizenler de diziyi çok beğenmişlerdi. "Keşke benim de böyle bir sekreterim olsa," diye yorumlar yapmışlardı. Bence de harika olurdu ama unutmayın ki her insanın bir robot olmadığını ve duyguları olduğunu unutmamak lazım. Önemli olan insanlara değer vermek ve saygı duymak.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi, ofis romantizmi sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.

Mood Önerisi: Rahatlamak isteyenler, romantik komedi sevenler ve ofis ortamına ilgi duyanlar için ideal.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.