En İyi "Kule Tırmanma" (Tower Climbing) Manhwa Önerileri!: Kuleye çıkarken yanına almalık OST'ler!

En iyi kule tırmanma manhwa önerileri! Solo Leveling, Tower of God gibi efsanelerden sonra okunacak yeni seriler. K-Pop şarkılarıyla eşlik et, biasını seç!

Şubat 21, 2026 - 15:18
Şubat 21, 2026 - 15:18
 0  0
En İyi "Kule Tırmanma" (Tower Climbing) Manhwa Önerileri!: Kuleye çıkarken yanına almalık OST'ler!

1. Solo Leveling: "Ben güçlendim, siz düşünsün!"

Solo Leveling... Ah, bu manhwa'yı bilmeyen K-manhwa okuru var mıdır ya? Anlatmaya gerek yok, yaşanır dedikleri cinsten. Konusu bildiğimiz "kule tırmanma" klişesi olsa da, Sung Jin-Woo'nun inanılmaz karizması ve güçlenme süreci sayesinde bambaşka bir boyuta taşınıyor. Baş karakterimiz, dünyanın en güçsüz avcısıyken bir anda sistem tarafından seçiliyor ve level atlamaya başlıyor. Düşünsene, her boss kestiğinde yeni yetenekler kazanıyorsun, gölgelerden oluşan bir ordu yönetiyorsun... İşte tam bir ergen rüyası! Çizimleri de ayrı bir olay. Özellikle dövüş sahnelerinde o kadar dinamik ve detaylı ki, sanki animasyonu izliyormuş gibi hissediyorsun. Hele o son boss fight... Hala tüylerim diken diken oluyor.

Ama Solo Leveling'i sadece aksiyon ve dövüşten ibaret sanmayın. Sung Jin-Woo'nun karakter gelişimi de çok iyi işlenmiş. Başlarda ezik ve güçsüz biriyken, zamanla kendine güvenen, sorumluluk sahibi bir lidere dönüşüyor. Etrafındaki insanlarla olan ilişkileri de derinleşiyor. Özellikle kız kardeşi ve dostlarıyla olan bağları çok sıcak ve samimi. Tabii ki romantizm de var ama çok ön planda değil. Daha çok arka planda hissedilen bir gerilim gibi. Belki de bu yüzden bu kadar çok seviliyor. Herkes kendi hayatından bir şeyler bulabiliyor.

Solo Leveling'in başarısının sırrı bence hikayenin basit ama etkili olması. Herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış, klişelerden besleniyor ama onları aşmayı başarıyor. Ayrıca çizimleri de çok profesyonel. Her kare özenle çizilmiş, karakterlerin mimikleri ve duyguları çok iyi yansıtılmış. Bu da okuyucunun hikayeye daha kolay bağlanmasını sağlıyor. Solo Leveling, sadece bir manhwa değil, aynı zamanda bir fenomene dönüştü. Oyunları, animeleri ve daha nice projeleriyle adından söz ettirmeye devam edecek gibi duruyor. Bence hala okumadıysanız, vakit kaybetmeyin derim. Pişman olmayacaksınız!

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Sung Jin-Woo'nun o karizmatik bakışları yok mu? İşte gerçek oppa dediğin böyle olur! Ayrıca gölgelerini yönetirken çalan OST'ler de efsane! Özellikle "You See Big Girl" çaldığında coşmayan var mı aramızda?

Mood Önerisi: Kendini güçsüz ve çaresiz hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, gazın hemen yerine gelir!


2. Tower of God: "En tepede ne var acaba?"

Tower of God, namı diğer TOG... Bu manhwa da kule tırmanma türünün en iyilerinden. Ama Solo Leveling'den farklı olarak, daha karmaşık ve derin bir hikayesi var. Ana karakterimiz Bam, kuleye sadece çocukluk arkadaşı Rachel'ı bulmak için giriyor. Ama kulede onu bekleyen tehlikelerden habersiz. Kule, her katında farklı kuralların ve zorlukların olduğu devasa bir labirent gibi. Bam, her katta yeni arkadaşlar ediniyor, yeni düşmanlarla karşılaşıyor ve giderek güçleniyor. Ama en önemlisi, kulenin sırlarını çözmeye çalışıyor.

Tower of God'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, karakterlerinin çok çeşitli ve renkli olması. Her karakterin kendine özgü bir hikayesi, motivasyonu ve yetenekleri var. Bu da hikayeyi daha ilgi çekici ve sürükleyici hale getiriyor. Özellikle Bam'in etrafındaki arkadaş grubu çok eğlenceli. Khun'un zekası, Rak'ın komikliği ve Yihwa'nın ateşli kişiliği bir araya gelince ortaya unutulmaz anlar çıkıyor. Tabii ki düşmanlar da çok karizmatik. Özellikle Jahad ve Prensesleri tam birer psikopat. Onların planlarını ve entrikalarını izlemek ayrı bir keyif veriyor.

Tower of God'ın çizimleri de kendine özgü bir tarzı var. Başlarda biraz basit ve acemi olsa da, zamanla gelişiyor ve güzelleşiyor. Özellikle arka plan çizimleri çok detaylı ve etkileyici. Kuledeki farklı katların atmosferini çok iyi yansıtıyor. Ayrıca karakterlerin kıyafetleri ve aksesuarları da çok dikkat çekici. Her karakterin tarzı, kişiliğini ve statüsünü yansıtıyor. Tower of God, sadece bir manhwa değil, aynı zamanda bir evren. İçinde sayısız hikaye ve karakter barındırıyor. Bu evreni keşfetmek için sabırlı olmak gerekiyor. Ama sabrınızın karşılığını fazlasıyla alacağınıza emin olabilirsiniz.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Khun'un zekasına hayranım ya! Adam her durumda bir planı var. Tam bir strateji dehası! Ayrıca o mavi saçları da çok havalı!

Mood Önerisi: Kendini zeki ve stratejik hissetmek istediğin zamanlarda aç bir bölüm oku, IQ'un yükseldiğini hissedeceksin!


3. Hardcore Leveling Warrior: "Oyun bitti demeden bitmez!"

Hardcore Leveling Warrior, biraz daha farklı bir kule tırmanma manhwası. Çünkü burada olay sadece kulede değil, aynı zamanda sanal bir oyunda geçiyor. Ana karakterimiz Ethan Gong, oyunun en güçlü oyuncusuyken bir anda tüm gücünü kaybediyor ve en başa dönüyor. Ama o pes etmiyor ve yeniden zirveye tırmanmaya karar veriyor. Bu sefer daha akıllı, daha stratejik ve daha acımasız olacak. Çünkü bu oyunda hayatta kalmak için başka çaresi yok.

Hardcore Leveling Warrior'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, mizah anlayışı. Hikaye boyunca sürekli komik olaylar ve diyaloglar yaşanıyor. Özellikle Ethan'ın sinir bozucu tavırları ve egoist kişiliği çok eğlenceli. Ama aynı zamanda çok da zeki ve yetenekli bir oyuncu. Onun taktiklerini ve stratejilerini izlemek ayrı bir keyif veriyor. Ayrıca etrafındaki karakterler de çok renkli. Özellikle Alice ve Sora tam birer baş belası. Onların Ethan'la olan atışmaları çok komik.

Hardcore Leveling Warrior'ın çizimleri de çok iyi. Özellikle dövüş sahnelerinde o kadar dinamik ve akıcı ki, sanki oyunu oynuyormuş gibi hissediyorsun. Ayrıca karakterlerin tasarımları da çok özgün. Her karakterin kendine özgü bir tarzı ve görünümü var. Bu da hikayeyi daha ilgi çekici ve sürükleyici hale getiriyor. Hardcore Leveling Warrior, sadece bir oyun manhwası değil, aynı zamanda bir hayata dönüş hikayesi. Ethan'ın yeniden zirveye tırmanma çabası, okuyucuya ilham veriyor ve motive ediyor. Bence bu yüzden bu kadar çok seviliyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Ethan'ın o umursamaz tavırlarına bayılıyorum ya! Adam her şeyi tiye alıyor ama iş ciddiye binince de aslan kesiliyor!

Mood Önerisi: Kendini motivasyonsuz ve başarısız hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, yeniden başlama isteğiyle dolacaksın!


4. The Beginning After The End: "Reenkarnasyon böyle olur!"

The Beginning After The End, namı diğer TBATE... Bu manhwa da reenkarnasyon temalı bir kule tırmanma hikayesi. Ana karakterimiz Kral Grey, önceki hayatında dünyanın en güçlü kralıyken öldükten sonra yeniden doğuyor. Ama bu sefer bambaşka bir dünyada, sihir ve canavarların olduğu bir yerde. Grey, yeni hayatında Arthur Leywin adını alıyor ve sihir yeteneklerini geliştirmeye başlıyor. Amacı, önceki hayatında yapamadıklarını bu sefer yapmak ve sevdiklerini korumak.

The Beginning After The End'i diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok iyi yazılmış olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve gelişimleri çok gerçekçi. Ayrıca dünya da çok detaylı ve ilgi çekici. Sihir sistemi, canavarlar, krallıklar ve kıtalar hepsi çok iyi düşünülmüş ve tasarlanmış. Bu da okuyucunun hikayeye daha kolay bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Arthur'un çocukluk arkadaşları Tessia ve Elijah ile olan ilişkisi çok sıcak ve samimi. Onların birlikte büyümelerini ve maceralarını izlemek ayrı bir keyif veriyor.

The Beginning After The End'in çizimleri de çok güzel. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri ve duyguları çok iyi yansıtılmış. Ayrıca sihir efektleri ve dövüş sahneleri de çok etkileyici. Her kare özenle çizilmiş ve detaylandırılmış. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. The Beginning After The End, sadece bir reenkarnasyon hikayesi değil, aynı zamanda bir büyüme ve olgunlaşma hikayesi. Arthur'un geçmişiyle yüzleşmesi, hatalarından ders çıkarması ve yeni bir hayat kurması okuyucuya ilham veriyor ve motive ediyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Arthur'un o cool ve karizmatik tavırlarına bayılıyorum ya! Adam hem zeki hem de güçlü! Ayrıca Tessia ile olan aşkları da çok tatlı!

Mood Önerisi: Kendini kaybolmuş ve yönünü şaşırmış hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, yeni bir başlangıç yapma cesareti bulacaksın!


5. Omniscient Reader's Viewpoint: "Kitap okumak hayat kurtarır!"

Omniscient Reader's Viewpoint, namı diğer ORV... Bu manhwa da biraz meta bir hikaye. Ana karakterimiz Kim Dokja, 10 yıldır aynı web romanını okuyan tek kişi. Bir gün, romanın dünyası gerçek oluyor ve Dokja, bu dünyada hayatta kalmak zorunda kalıyor. Ama onun bir avantajı var: Romanın geleceğini biliyor. Dokja, bu bilgiyi kullanarak hem kendini hem de sevdiklerini korumaya çalışıyor. Ama bu hiç de kolay olmuyor. Çünkü romanın kahramanı Yoo Jonghyuk, çok güçlü ve acımasız bir karakter. Dokja, onunla işbirliği yapmak zorunda kalıyor ama ona güvenmek de çok zor.

Omniscient Reader's Viewpoint'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok zekice yazılmış olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve planları çok karmaşık ve derin. Ayrıca dünya da çok ilginç ve gizemli. Senaryolar, canavarlar, tanrılar ve iblisler hepsi çok iyi düşünülmüş ve tasarlanmış. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Dokja'nın Yoo Jonghyuk ile olan ilişkisi çok gerilimli ve dinamik. Onların birbirlerine güvenip güvenmediklerini anlamak çok zor. Bu da hikayeyi daha heyecanlı hale getiriyor.

Omniscient Reader's Viewpoint'ın çizimleri de çok güzel. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri ve duyguları çok iyi yansıtılmış. Ayrıca senaryo tasvirleri ve dövüş sahneleri de çok etkileyici. Her kare özenle çizilmiş ve detaylandırılmış. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. Omniscient Reader's Viewpoint, sadece bir fantastik hikaye değil, aynı zamanda bir arkadaşlık ve fedakarlık hikayesi. Dokja'nın sevdiklerini korumak için yaptığı fedakarlıklar okuyucuya dokunuyor ve düşündürüyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Dokja'nın o zeki ve kurnaz tavırlarına bayılıyorum ya! Adam her durumda bir çözüm buluyor! Ayrıca Yoo Jonghyuk'a olan hayranlığı da çok komik!

Mood Önerisi: Kendini yalnız ve anlaşılmamış hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, birileriyle bağ kurma isteğiyle dolacaksın!


6. Second Life Ranker: "İntikam soğuk yenen bir yemektir!"

Second Life Ranker, intikam temalı bir kule tırmanma manhwası. Ana karakterimiz Yeon-woo, yıllardır kayıp olan ikiz kardeşinin ölüm haberini alıyor. Kardeşi, Obelisk adı verilen bir kulede ölmüştür. Yeon-woo, kardeşinin intikamını almak için Obelisk'e girmeye karar veriyor. Ama bu hiç de kolay olmuyor. Çünkü Obelisk, çok tehlikeli ve acımasız bir yer. Yeon-woo, hayatta kalmak için her türlü zorluğa göğüs germek zorunda kalıyor. Ama onun bir avantajı var: Kardeşinin günlüğünü buluyor ve kule hakkında birçok bilgiye sahip oluyor.

Second Life Ranker'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok karanlık ve acımasız olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve eylemleri çok gerçekçi ve sert. Ayrıca dünya da çok tehlikeli ve düşmanca. Canavarlar, tuzaklar, ihanetler ve entrikalar her yerde kol geziyor. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Yeon-woo'nun intikam hırsı çok etkileyici. Onun kardeşinin ölümüne neden olanları bulmak ve cezalandırmak için yaptığı fedakarlıklar okuyucuya dokunuyor.

Second Life Ranker'ın çizimleri de çok iyi. Özellikle dövüş sahnelerinde o kadar dinamik ve kanlı ki, sanki savaşıyormuş gibi hissediyorsun. Ayrıca karakterlerin tasarımları da çok özgün ve dikkat çekici. Her karakterin kendine özgü bir tarzı ve görünümü var. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. Second Life Ranker, sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda bir hayatta kalma ve güçlenme hikayesi. Yeon-woo'nun zorluklarla başa çıkması, yeteneklerini geliştirmesi ve intikamını alması okuyucuya ilham veriyor ve motive ediyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Yeon-woo'nun o soğuk ve acımasız tavırlarına bayılıyorum ya! Adam intikam için her şeyi yapmaya hazır! Ayrıca kardeşine olan sevgisi de çok dokunaklı!

Mood Önerisi: Kendini haksızlığa uğramış ve öfkeli hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, intikam alma isteğiyle dolacaksın!


7. Tomb Raider King: "Define avcılığı böyle yapılır!"

Tomb Raider King, define avcılığı temalı bir kule tırmanma manhwası. Ana karakterimiz Jooheon Seo, mezar soyguncusu olarak tanınıyor. Ama aslında o, mezarları soymaktan nefret ediyor. Sadece çalınan eserleri geri almak ve korumak istiyor. Bir gün, bir ihanete uğruyor ve öldürülüyor. Ama bir anda 15 yıl öncesine geri dönüyor. Jooheon, bu sefer daha dikkatli ve akıllı olacak. Geçmişteki hatalarından ders çıkaracak ve geleceği değiştirecek. Amacı, çalınan eserleri korumak ve gerçek bir Tomb Raider King olmak.

Tomb Raider King'i diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok eğlenceli ve macera dolu olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve eylemleri çok komik ve ilginç. Ayrıca dünya da çok gizemli ve tehlikeli. Mezar odaları, tuzaklar, canavarlar ve antik eserler her yerde kol geziyor. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Jooheon'un define avcılığı yetenekleri çok etkileyici. Onun mezar odalarını keşfetmesi, tuzakları aşması ve eserleri bulması okuyucuya keyif veriyor.

Tomb Raider King'in çizimleri de çok iyi. Özellikle mezar odalarının tasarımları çok detaylı ve etkileyici. Ayrıca karakterlerin kıyafetleri ve aksesuarları da çok özgün ve dikkat çekici. Her karakterin kendine özgü bir tarzı ve görünümü var. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. Tomb Raider King, sadece bir define avcılığı hikayesi değil, aynı zamanda bir kendini keşfetme ve geliştirme hikayesi. Jooheon'un geçmişiyle yüzleşmesi, hatalarından ders çıkarması ve gerçek bir kahraman olması okuyucuya ilham veriyor ve motive ediyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Jooheon'un o kurnaz ve zeki tavırlarına bayılıyorum ya! Adam her durumda bir çözüm buluyor! Ayrıca define avcılığına olan tutkusu da çok etkileyici!

Mood Önerisi: Kendini maceraperest ve meraklı hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, yeni şeyler keşfetme isteğiyle dolacaksın!


8. Leveling Up With The Gods: "Tanrılarla yarışmak da ne bileyim!"

Leveling Up With The Gods, tanrılarla yarışma temalı bir kule tırmanma manhwası. Ana karakterimiz YuWon Kim, tanrılar tarafından seçilmiş bir avcıdır. Amacı, kuleye tırmanmak ve tanrıların sınavlarını geçmektir. Ama bu hiç de kolay olmuyor. Çünkü kule, çok tehlikeli ve zorlu bir yer. YuWon, hayatta kalmak için her türlü zorluğa göğüs germek zorunda kalıyor. Ama onun bir avantajı var: Geçmiş yaşamındaki deneyimlerini hatırlıyor. YuWon, bu bilgiyi kullanarak hem kendini hem de sevdiklerini korumaya çalışıyor.

Leveling Up With The Gods'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok epik ve fantastik olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve eylemleri çok büyük ve önemli. Ayrıca dünya da çok geniş ve çeşitli. Tanrılar, iblisler, melekler ve diğer fantastik yaratıklar her yerde kol geziyor. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle YuWon'un tanrılarla olan mücadelesi çok heyecanlı ve gerilimli. Onun tanrıların sınavlarını geçmesi, güçlenmesi ve gerçek bir kahraman olması okuyucuya keyif veriyor.

Leveling Up With The Gods'ın çizimleri de çok iyi. Özellikle tanrıların ve diğer fantastik yaratıkların tasarımları çok detaylı ve etkileyici. Ayrıca dövüş sahneleri de çok dinamik ve akıcı. Her kare özenle çizilmiş ve detaylandırılmış. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. Leveling Up With The Gods, sadece bir fantastik hikaye değil, aynı zamanda bir kendini aşma ve mükemmelliğe ulaşma hikayesi. YuWon'un zorluklarla başa çıkması, yeteneklerini geliştirmesi ve tanrılarla yarışması okuyucuya ilham veriyor ve motive ediyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: YuWon'un o kararlı ve hırslı tavırlarına bayılıyorum ya! Adam tanrılarla bile yarışmaya hazır! Ayrıca sevdiklerini koruma isteği de çok etkileyici!

Mood Önerisi: Kendini hedefsiz ve amaçsız hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, yeni hedefler belirleme isteğiyle dolacaksın!


9. The Tutorial Is Too Hard: "Oyun zor, hayat daha zor!"

The Tutorial Is Too Hard, hayatta kalma temalı bir kule tırmanma manhwası. Ana karakterimiz Lee Hojae, bir anda bir kuleye hapsediliyor. Kule, çok zorlu ve tehlikeli bir yer. Lee Hojae, hayatta kalmak için kuledeki sınavları geçmek zorunda kalıyor. Ama bu hiç de kolay olmuyor. Çünkü kuledeki sınavlar, çok zor ve acımasız. Lee Hojae, her türlü zorluğa göğüs germek zorunda kalıyor. Ama onun bir avantajı var: Zekası ve stratejik yetenekleri. Lee Hojae, bu yeteneklerini kullanarak hem kendini hem de diğer insanları korumaya çalışıyor.

The Tutorial Is Too Hard'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok gerçekçi ve psikolojik olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve eylemleri çok inandırıcı ve düşündürücü. Ayrıca kuledeki sınavlar da çok zorlayıcı ve travmatik. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Lee Hojae'nin hayatta kalma mücadelesi çok etkileyici. Onun zorluklarla başa çıkması, umudunu kaybetmemesi ve diğer insanlara yardım etmesi okuyucuya ilham veriyor.

The Tutorial Is Too Hard'ın çizimleri de çok iyi. Özellikle kuledeki ortamların tasarımları çok detaylı ve atmosferik. Ayrıca karakterlerin yüz ifadeleri ve duyguları da çok iyi yansıtılmış. Her kare özenle çizilmiş ve detaylandırılmış. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. The Tutorial Is Too Hard, sadece bir hayatta kalma hikayesi değil, aynı zamanda bir insanlık ve dayanışma hikayesi. Lee Hojae'nin zorluklarla başa çıkması, umudunu kaybetmemesi ve diğer insanlara yardım etmesi okuyucuya dokunuyor ve düşündürüyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Hojae'nin o zeki ve stratejik tavırlarına bayılıyorum ya! Adam her durumda bir çözüm buluyor! Ayrıca diğer insanlara yardım etme isteği de çok etkileyici!

Mood Önerisi: Kendini çaresiz ve umutsuz hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, yeniden başlama cesareti bulacaksın!


10. Seoul Station's Necromancer: "Zombilerle savaşmak da bir yaşam tarzı!"

Seoul Station's Necromancer, zombi temalı bir kule tırmanma manhwası. Ana karakterimiz Woo-jin Kang, bir anda Seul İstasyonu'nda uyanıyor. İstasyon, zombilerle dolu ve çok tehlikeli bir yer. Woo-jin, hayatta kalmak için zombilerle savaşmak zorunda kalıyor. Ama onun bir avantajı var: Nekromansi yeteneği. Woo-jin, zombileri kontrol edebiliyor ve onlarla savaşabiliyor. Amacı, istasyondan çıkmak ve ailesini bulmak.

Seoul Station's Necromancer'ı diğer manhwalardan ayıran en önemli özelliği, hikayenin çok aksiyon dolu ve gerilimli olması. Karakterlerin motivasyonları, ilişkileri ve eylemleri çok hızlı ve dinamik. Ayrıca zombiler de çok korkutucu ve tehlikeli. Bu da okuyucunun hikayeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Özellikle Woo-jin'in zombilerle olan mücadelesi çok heyecanlı ve kanlı. Onun zombileri kontrol etmesi, güçlenmesi ve ailesini bulması okuyucuya keyif veriyor.

Seoul Station's Necromancer'ın çizimleri de çok iyi. Özellikle zombilerin tasarımları çok detaylı ve ürkütücü. Ayrıca dövüş sahneleri de çok dinamik ve akıcı. Her kare özenle çizilmiş ve detaylandırılmış. Bu da manhwanın kalitesini arttırıyor. Seoul Station's Necromancer, sadece bir zombi hikayesi değil, aynı zamanda bir aile ve sevgi hikayesi. Woo-jin'in ailesini bulmak için yaptığı fedakarlıklar okuyucuya dokunuyor ve düşündürüyor.

Bias Kontrolü / Kozmik Not: Woo-jin'in o kararlı ve cesur tavırlarına bayılıyorum ya! Adam zombilerle bile savaşmaya hazır! Ayrıca ailesine olan sevgisi de çok etkileyici!

Mood Önerisi: Kendini korkmuş ve paniklemiş hissettiğin zamanlarda aç bir bölüm oku, cesaretini toplama isteğiyle dolacaksın!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.