En Güçlü Anime Karakterleri Sıralaması 10 (Goku vs Saitama): Cosplay alarmı!
Anime dünyasının en bomba karakterleri 2025'te kimler? Goku mu Saitama mı? En güçlü anime karakterleri sıralaması, spoiler, fan teorileri ve çok daha fazlası!
1. Saitama (One-Punch Man)
Abi Saitama'yı nasıl birinci sıraya koymam ya? Adam tek yumrukla evreni yok edebilecek güçte. Tamam, tamam, Goku fanları hemen linçlemeye gelmeyin. Ama gerçek şu ki, Saitama'nın gücünün sınırı yok gibi bir şey. Adam resmen "ben sıkıldım, süper güç istiyorum" dedi ve aldı. Ne antrenman yaptı, ne çabaladı... Bildiğin evrenin en güçlüsü olarak doğdu. Üstelik o kadar güçlü ki, dövüşmekten bile sıkılıyor. Düşünsene, her rakibini tek yumrukta yeniyorsun, heyecanı kalır mı? İşte Saitama'nın dramı da burada başlıyor. Sürekli güçlü rakipler arıyor ama bulamıyor. Bu da onu biraz depresif yapıyor. Ama biz yine de onu çok seviyoruz, çünkü o sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da komik bir karakter. O suratındaki ifadeye, umursamaz tavırlarına bayılıyorum ya. Resmen anime dünyasının anti-kahramanı.
Saitama'nın gücünü anlamak için One-Punch Man'i izlemeniz yeterli. Ama spoiler vermeden anlatmak gerekirse, adam bir gezegeni tek yumrukla yok etti. Yani Goku'nun Kamehameha'sıyla falan kıyaslanamaz bile. Saitama'nın yumruğu resmen evrenin dengesini bozuyor. Hatta bazı fan teorilerine göre Saitama, tanrısal bir varlık tarafından yaratıldı ve amacı evrenin düzenini korumak. Tabii bunlar sadece teori ama Saitama'nın gücünü açıklamaya çalışan en mantıklı açıklamalardan biri. Bir de Saitama'nın kostümü var tabii. O sarı tulumu ve kırmızı eldivenleriyle tam bir süper kahraman gibi duruyor. Ama aslında o sadece canı sıkılan bir adam. İşte bu da Saitama'yı bu kadar özel yapıyor.
Tabii ki Saitama'nın zayıf yönleri de var. Mesela çok saf ve kolay kandırılabilir. Ayrıca çok da zeki sayılmaz. Ama kimin umurunda ki? Adam evreni tek yumrukla yok edebiliyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Saitama, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve bence birinci sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku fanları üzgünüm ama gerçekler acıdır. Saitama, Goku'yu tek yumrukta yener. Bu kadar net.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Saitama'nın kel kafası, aslında süper gücünün kaynağı. Saçları döküldükten sonra güçlenmeye başladı. Tesadüf mü? Asla!
Mood Önerisi: One-Punch Man'i izlerken bol bol kahkaha atmaya hazır olun. Saitama'nın umursamazlığı ve komik halleri sizi resmen bağımlı yapacak. Yanında da bol bol atıştırmalık bulundurun, çünkü anime çok akıcı ve bir anda bitiveriyor.
2. Goku (Dragon Ball Serisi)
Tamam, tamam, sakin olun Goku fanları! Goku'yu ikinci sıraya koydum diye hemen savaş çıkarmayın. Goku, anime dünyasının en ikonik karakterlerinden biri ve gücü tartışılmaz. Ama Saitama varken birinci sıraya koymak biraz haksızlık olurdu. Goku, Dragon Ball serisi boyunca sürekli güçlendi ve neredeyse tanrısal bir seviyeye ulaştı. Super Saiyan formları, Kamehameha'sı, Instant Transmission'ı... Hepsi efsanevi teknikler. Goku'nun dövüş azmi ve asla pes etmemesi de onu çok özel yapıyor. Ne kadar zorlu bir rakiple karşılaşırsa karşılaşsın, asla vazgeçmiyor ve her zaman daha da güçleniyor. İşte bu da onu anime dünyasının en sevilen karakterlerinden biri yapıyor.
Goku'nun gücünü anlamak için Dragon Ball serisinin tamamını izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Goku sürekli antrenman yaparak ve zorlu rakiplerle dövüşerek güçleniyor. Super Saiyan formları, ona inanılmaz bir güç ve hız kazandırıyor. Özellikle Super Saiyan God ve Super Saiyan Blue formları, Goku'yu neredeyse tanrısal bir seviyeye çıkarıyor. Kamehameha ise Goku'nun en ikonik saldırısı ve evreni yok edebilecek kadar güçlü. Goku'nun dövüş stili de çok etkileyici. Hızlı ve çevik hareketleri, güçlü yumrukları ve tekmeleriyle rakiplerini adeta perişan ediyor. Ama Goku sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da iyi kalpli bir karakter. Her zaman başkalarını korumaya çalışıyor ve asla haksızlığa tahammül etmiyor.
Goku'nun zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok saf ve kolay kandırılabilir. Ayrıca dövüşmeyi çok sevdiği için bazen gereksiz riskler alabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam evreni kurtarıyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Goku, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve ikinci sırayı kesinlikle hak ediyor. Saitama'ya yenilse bile, kalbimizde her zaman birinci olacak.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Goku'nun turuncu dövüş kıyafeti, aslında ağırlıklarla dolu. Antrenman yaparken bu ağırlıkları çıkarıyor ve hızı inanılmaz derecede artıyor.
Mood Önerisi: Dragon Ball serisini izlerken bol bol enerji depolayın. Goku'nun dövüş azmi ve enerjisi sizi resmen motive edecek. Yanında da bol bol proteinli yiyecekler bulundurun, çünkü Goku gibi siz de güçlenmek isteyeceksiniz.
3. Zeno (Dragon Ball Super)
Şimdi de geldik Zeno'ya. Belki Goku ve Saitama kadar popüler değil ama gücü tartışılmaz. Hatta Zeno, Dragon Ball evreninin en güçlü varlığı olarak kabul ediliyor. Kendisi bir tanrı ve evrenleri silip yaratma yeteneğine sahip. Yani bir anda bütün evreni yok edebilir veya yeni bir evren yaratabilir. Düşünsene, böyle bir güce sahip olmak nasıl bir şey olurdu? Zeno, görünüş olarak çok sevimli ve çocuksu bir karaktere sahip. Ama aslında çok tehlikeli ve öngörülemez. Ne zaman ne yapacağı belli olmuyor ve bu da onu çok korkutucu yapıyor. Goku, Zeno ile arkadaş olsa da, aslında Zeno'dan çok çekiniyor. Çünkü Zeno'nun gücüne karşı koyabilecek hiçbir şey yok.
Zeno'nun gücünü anlamak için Dragon Ball Super'i izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Zeno evrenleri istediği gibi yönetebiliyor ve yok edebiliyor. Hatta gelecekteki Zeno ile birlikte iki tane Zeno var ve ikisi de aynı güce sahip. Zeno'nun dövüş yeteneği olmasa da, gücü sayesinde her türlü saldırıyı engelleyebilir ve rakiplerini yok edebilir. Zeno'nun en korkutucu özelliği ise, herhangi bir sebep olmadan evrenleri yok edebilmesi. Yani canı sıkılırsa veya bir şeyden hoşlanmazsa, bütün evreni bir anda silebilir. Bu da onu Dragon Ball evreninin en tehlikeli varlığı yapıyor. Ama Zeno sadece tehlikeli değil, aynı zamanda çok da yalnız bir karakter. Bütün evrenleri yönetmesine rağmen, gerçek bir arkadaşı yok. İşte bu da onu biraz üzücü yapıyor.
Zeno'nun zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok çocuksu ve kolay etkilenebilir. Ayrıca karar verirken çok aceleci davranabiliyor ve sonuçlarını düşünmüyor. Ama kimin umurunda ki? Adam evrenleri yok edebiliyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Zeno, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve üçüncü sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama bile Zeno'ya karşı koyamaz.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Zeno'nun evrenleri yok etme yeteneği, aslında bir tür temizlik. Evrenler kirlendiğinde veya bozulduğunda, Zeno onları yok ederek yeni ve daha iyi evrenler yaratıyor.
Mood Önerisi: Dragon Ball Super'i izlerken bol bol şaşırmaya hazır olun. Zeno'nun gücü ve öngörülemezliği sizi resmen hayrete düşürecek. Yanında da bol bol şekerleme bulundurun, çünkü Zeno gibi siz de tatlı yemek isteyeceksiniz.
4. Anos Voldigoad (The Misfit of Demon King Academy)
Anos Voldigoad, "The Misfit of Demon King Academy" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir o kadar havalı. Adam resmen şeytanların kralı ve binlerce yıl sonra reenkarne oluyor. Güç desen gani, karizma desen on numara. Anos, sadece fiziksel olarak güçlü değil, aynı zamanda büyü konusunda da bir dahi. Yaratılış ve yok ediş büyülerini aynı anda kullanabiliyor ve bu da onu neredeyse yenilmez yapıyor. Bir de o kendine güveni yok mu? Sanki bütün evren onun oyuncağıymış gibi davranıyor. İşte bu da onu çok çekici yapıyor. Anos, sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da zeki bir karakter. Rakiplerinin zayıf noktalarını hemen fark ediyor ve onlara karşı en etkili stratejileri geliştiriyor. Bu da onu çok tehlikeli bir rakip yapıyor.
Anos'un gücünü anlamak için "The Misfit of Demon King Academy"i izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Anos her türlü büyüyü kullanabiliyor ve fiziksel olarak da inanılmaz güçlü. Hatta kalbi durduktan sonra bile yaşamaya devam edebiliyor. Anos'un en ikonik büyüsü ise "Venuzdonoa". Bu büyü, her türlü büyüyü yok edebiliyor ve rakiplerini tek vuruşta öldürebiliyor. Anos'un dövüş stili de çok etkileyici. Hızlı ve acımasız hareketleri, rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Anos sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da merhametli bir karakter. Masum insanları korumaya çalışıyor ve asla haksızlığa tahammül etmiyor.
Anos'un zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok kibirli ve bazen rakiplerini küçümsüyor. Ayrıca geçmişiyle ilgili travmaları var ve bu da onu bazen zayıflatabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam şeytanların kralı! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Anos Voldigoad, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve dördüncü sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık fena karışır.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Anos'un gözleri, aslında büyülü birer araç. Gözleriyle her şeyi görebiliyor ve rakiplerinin zayıf noktalarını anında tespit edebiliyor.
Mood Önerisi: "The Misfit of Demon King Academy"i izlerken bol bol hayranlık duymaya hazır olun. Anos'un karizması ve gücü sizi resmen büyüleyecek. Yanında da bol bol mistik kitaplar bulundurun, çünkü Anos gibi siz de büyü öğrenmek isteyeceksiniz.
5. Rimuru Tempest (That Time I Got Reincarnated as a Slime)
Rimuru Tempest, "That Time I Got Reincarnated as a Slime" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir slime olarak reenkarne oluyor. Başta biraz güçsüz gibi görünse de, zamanla inanılmaz bir güce ulaşıyor. Rimuru, sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da zeki ve diplomatik bir karakter. Farklı ırkları bir araya getirerek bir ülke kuruyor ve bu ülkeyi yönetiyor. Rimuru'nun en büyük özelliği ise, her şeyi emebilmesi ve kendi gücüne dönüştürebilmesi. Bu sayede rakiplerinin güçlerini de emebiliyor ve daha da güçleniyor. Bir de o sevimli slime görüntüsü yok mu? İnsanlar onu küçümsüyor ama aslında çok tehlikeli.
Rimuru'nun gücünü anlamak için "That Time I Got Reincarnated as a Slime"ı izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Rimuru her türlü saldırıyı emebiliyor ve kendi gücüne dönüştürebiliyor. Ayrıca farklı yeteneklere sahip yaratıkları da emebiliyor ve onların yeteneklerini kullanabiliyor. Rimuru'nun en ikonik yeteneği ise "Great Sage". Bu yetenek, ona her türlü bilgiyi veriyor ve stratejiler geliştirmesine yardımcı oluyor. Rimuru'nun dövüş stili de çok etkileyici. Hızlı ve akıllıca hareketleri, rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Rimuru sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da iyi kalpli bir karakter. Halkını korumaya çalışıyor ve asla haksızlığa tahammül etmiyor.
Rimuru'nun zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok saf ve kolay kandırılabilir. Ayrıca halkını korumak için bazen gereksiz riskler alabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam bir ülke kuruyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Rimuru Tempest, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve beşinci sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık slime denizine döner.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Rimuru'nun slime formu, aslında sınırsız potansiyele sahip. Her türlü şekle girebiliyor ve her türlü maddeyi emebiliyor.
Mood Önerisi: "That Time I Got Reincarnated as a Slime"ı izlerken bol bol eğlenmeye hazır olun. Rimuru'nun maceraları ve komik halleri sizi resmen bağımlı yapacak. Yanında da bol bol jöleli tatlılar bulundurun, çünkü Rimuru gibi siz de slime olmak isteyeceksiniz.
6. Madoka Kaname (Puella Magi Madoka Magica)
Madoka Kaname, "Puella Magi Madoka Magica" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir sihirli kız olarak reenkarne oluyor. Başta biraz güçsüz gibi görünse de, zamanla inanılmaz bir güce ulaşıyor. Madoka, sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da iyi kalpli ve fedakar bir karakter. Bütün sihirli kızları kurtarmak için kendini feda ediyor ve evrenin dengesini sağlıyor. Madoka'nın en büyük özelliği ise, dilek dileme yeteneği. Bu sayede her türlü şeyi gerçekleştirebiliyor ve evrenin kurallarını değiştirebiliyor. Bir de o sevimli sihirli kız görüntüsü yok mu? İnsanlar onu küçümsüyor ama aslında çok tehlikeli.
Madoka'nın gücünü anlamak için "Puella Magi Madoka Magica"yı izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Madoka dilek dileyerek her türlü şeyi gerçekleştirebiliyor ve evrenin kurallarını değiştirebiliyor. Ayrıca bütün sihirli kızları kurtarabiliyor ve onların acılarını dindirebiliyor. Madoka'nın en ikonik yeteneği ise "Ultimate Madoka". Bu yetenek, ona tanrısal bir güç veriyor ve evrenin koruyucusu yapıyor. Madoka'nın dövüş stili de çok etkileyici. Işık hızında hareketleri ve güçlü oklarıyla rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Madoka sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da merhametli bir karakter. Her zaman başkalarını korumaya çalışıyor ve asla haksızlığa tahammül etmiyor.
Madoka'nın zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok duygusal ve kolay etkilenebilir. Ayrıca karar verirken çok zorlanıyor ve sonuçlarını düşünmüyor. Ama kimin umurunda ki? Kız evreni kurtarıyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Madoka Kaname, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve altıncı sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık sihirli kızlarla dolar.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Madoka'nın oku, aslında dileklerinin bir yansıması. Ne kadar güçlü bir dilek dilerse, oku o kadar güçleniyor.
Mood Önerisi: "Puella Magi Madoka Magica"yı izlerken bol bol ağlamaya hazır olun. Madoka'nın fedakarlığı ve duygusallığı sizi resmen derinden etkileyecek. Yanında da bol bol mendil bulundurun, çünkü Madoka gibi siz de ağlamak isteyeceksiniz.
7. Lelouch Lamperouge (Code Geass)
Lelouch Lamperouge, "Code Geass" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir dahi stratejist olarak biliniyor. Gücü fiziksel olmasa da, zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde inanılmaz işler başarıyor. Lelouch, sadece zeki değil, aynı zamanda çok da karizmatik ve manipülatif bir karakter. İnsanları kolayca etkileyebiliyor ve kendi amaçları için kullanabiliyor. Lelouch'un en büyük özelliği ise, Geass yeteneği. Bu sayede insanlara emir verebiliyor ve onların itaat etmesini sağlayabiliyor. Bir de o gizemli maskesi yok mu? İnsanlar onun kim olduğunu merak ediyor ama aslında çok tehlikeli.
Lelouch'un gücünü anlamak için "Code Geass"ı izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Lelouch Geass yeteneği sayesinde insanlara emir verebiliyor ve onların itaat etmesini sağlayabiliyor. Ayrıca zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde her türlü durumu kontrol edebiliyor. Lelouch'un en ikonik yeteneği ise "Zero". Bu kimlikle bir devrim başlatıyor ve Britanya İmparatorluğu'na karşı savaşıyor. Lelouch'un dövüş stili de çok etkileyici. Zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Lelouch sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da karmaşık bir karakter. İyilik ve kötülük arasında gidip geliyor ve kendi idealleri için her şeyi yapmaya hazır.
Lelouch'un zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok kibirli ve bazen insanları küçümsüyor. Ayrıca geçmişiyle ilgili travmaları var ve bu da onu bazen zayıflatabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam bir devrim başlatıyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Lelouch Lamperouge, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve yedinci sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık satranç tahtasına döner.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lelouch'un Geass yeteneği, aslında onun yalnızlığının bir yansıması. İnsanlara emir verebilmesine rağmen, gerçek bir arkadaşı yok.
Mood Önerisi: "Code Geass"ı izlerken bol bol düşünmeye hazır olun. Lelouch'un stratejileri ve felsefi düşünceleri sizi resmen etkileyecek. Yanında da bol bol satranç tahtası bulundurun, çünkü Lelouch gibi siz de strateji geliştirmek isteyeceksiniz.
8. Light Yagami (Death Note)
Light Yagami, "Death Note" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir dahi öğrenci olarak biliniyor. Gücü fiziksel olmasa da, zekası ve Death Note defteri sayesinde inanılmaz işler başarıyor. Light, sadece zeki değil, aynı zamanda çok da karizmatik ve manipülatif bir karakter. İnsanları kolayca etkileyebiliyor ve kendi amaçları için kullanabiliyor. Light'ın en büyük özelliği ise, Death Note defteri. Bu sayede insanların isimlerini yazarak onları öldürebiliyor ve dünyayı suçlulardan temizlemeye çalışıyor. Bir de o mükemmeliyetçi tavrı yok mu? İnsanlar ona hayran oluyor ama aslında çok tehlikeli.
Light'ın gücünü anlamak için "Death Note"u izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Light Death Note defteri sayesinde insanların isimlerini yazarak onları öldürebiliyor ve dünyayı suçlulardan temizlemeye çalışıyor. Ayrıca zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde her türlü durumu kontrol edebiliyor. Light'ın en ikonik yeteneği ise "Kira". Bu kimlikle bir tanrı gibi davranıyor ve dünyayı kendi adalet anlayışına göre yönetmeye çalışıyor. Light'ın dövüş stili de çok etkileyici. Zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Light sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da karmaşık bir karakter. İyilik ve kötülük arasında gidip geliyor ve kendi idealleri için her şeyi yapmaya hazır.
Light'ın zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok kibirli ve bazen insanları küçümsüyor. Ayrıca mükemmeliyetçi olduğu için hatalarını kabul etmekte zorlanıyor. Ama kimin umurunda ki? Adam dünyayı yönetmeye çalışıyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Light Yagami, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve sekizinci sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık ölüm defterleriyle dolar.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Light'ın Death Note defteri, aslında onun yalnızlığının bir yansıması. İnsanları öldürebilmesine rağmen, gerçek bir arkadaşı yok.
Mood Önerisi: "Death Note"u izlerken bol bol gerilime hazır olun. Light'ın planları ve zekası sizi resmen büyüleyecek. Yanında da bol bol not defteri bulundurun, çünkü Light gibi siz de planlar yapmak isteyeceksiniz.
9. Giorno Giovanna (JoJo's Bizarre Adventure: Golden Wind)
Giorno Giovanna, "JoJo's Bizarre Adventure: Golden Wind" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir Joestar soyundan geliyor. Gücü Stand'i sayesinde inanılmaz işler başarıyor. Giorno, sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da karizmatik ve zeki bir karakter. İnsanları etkileyebiliyor ve kendi amaçları için kullanabiliyor. Giorno'nun en büyük özelliği ise, Stand'i "Gold Experience". Bu sayede cansız nesneleri canlı organizmalara dönüştürebiliyor ve iyileştirme yeteneğine sahip. Bir de o havalı pozları yok mu? İnsanlar ona hayran oluyor ama aslında çok tehlikeli.
Giorno'nun gücünü anlamak için "JoJo's Bizarre Adventure: Golden Wind"i izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Giorno Stand'i sayesinde cansız nesneleri canlı organizmalara dönüştürebiliyor ve iyileştirme yeteneğine sahip. Ayrıca zekası ve stratejik yetenekleri sayesinde her türlü durumu kontrol edebiliyor. Giorno'nun en ikonik yeteneği ise "Gold Experience Requiem". Bu sayede rakiplerinin eylemlerini sıfırlayabiliyor ve onları sonsuz bir döngüye sokabiliyor. Giorno'nun dövüş stili de çok etkileyici. Zekası ve Stand'inin yetenekleri sayesinde rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Giorno sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da adaletli bir karakter. Mafyayı ortadan kaldırmaya çalışıyor ve halkını korumaya çalışıyor.
Giorno'nun zayıf yönleri de var tabii. Mesela çok soğukkanlı ve bazen insanları küçümsüyor. Ayrıca geçmişiyle ilgili travmaları var ve bu da onu bazen zayıflatabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam mafyayı ortadan kaldırıyor! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Giorno Giovanna, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve dokuzuncu sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık Stand savaşlarına döner.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Giorno'nun saçındaki üç tane donut, aslında onun gücünün bir sembolü. Ne kadar çok donut varsa, o kadar güçlü.
Mood Önerisi: "JoJo's Bizarre Adventure: Golden Wind"i izlerken bol bol aksiyona hazır olun. Giorno'nun Stand savaşları ve havalı pozları sizi resmen coşturacak. Yanında da bol bol İtalyan yemeği bulundurun, çünkü Giorno gibi siz de İtalyan olmak isteyeceksiniz.
10. Alucard (Hellsing)
Alucard, "Hellsing" animesinin baş karakteri ve kendisi de bir vampir olarak biliniyor. Gücü vampir yetenekleri sayesinde inanılmaz işler başarıyor. Alucard, sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da karizmatik ve sadist bir karakter. İnsanları korkutabiliyor ve kendi zevki için öldürebiliyor. Alucard'ın en büyük özelliği ise, ölümsüz olması. Bu sayede her türlü saldırıya dayanabiliyor ve tekrar tekrar dirilebiliyor. Bir de o kırmızı kostümü yok mu? İnsanlar ona hayran oluyor ama aslında çok tehlikeli.
Alucard'ın gücünü anlamak için "Hellsing"i izlemeniz gerekiyor. Ama kısaca özetlemek gerekirse, Alucard vampir yetenekleri sayesinde ölümsüz ve her türlü saldırıya dayanabiliyor. Ayrıca karanlık güçleri kontrol edebiliyor ve düşmanlarını kolayca yok edebiliyor. Alucard'ın en ikonik yeteneği ise "Release Restraint Levels". Bu sayede gücünü kademe kademe serbest bırakabiliyor ve daha da güçleniyor. Alucard'ın dövüş stili de çok etkileyici. Acımasız ve sadist hareketleri, rakiplerini adeta şaşkına çeviriyor. Ama Alucard sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da karmaşık bir karakter. İyilik ve kötülük arasında gidip geliyor ve kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmeye çalışıyor.
Alucard'ın zayıf yönleri de var tabii. Mesela gücünü kontrol etmekte zorlanıyor ve bazen kontrolden çıkabiliyor. Ayrıca geçmişiyle ilgili travmaları var ve bu da onu bazen zayıflatabiliyor. Ama kimin umurunda ki? Adam vampir! Bence bu yeterli bir bahane. Sonuç olarak Alucard, anime dünyasının en güçlü karakterlerinden biri ve onuncu sırayı kesinlikle hak ediyor. Goku ve Saitama ile kapışsa, ortalık kan gölüne döner.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Alucard'ın kırmızı kostümü, aslında onun kanıyla dolu. Ne kadar çok kan içerse, o kadar güçlü.
Mood Önerisi: "Hellsing"i izlerken bol bol gerilime hazır olun. Alucard'ın vahşeti ve karanlık atmosferi sizi resmen etkileyecek. Yanında da bol bol kırmızı içecek bulundurun, çünkü Alucard gibi siz de kan içmek isteyeceksiniz. (Şaka şaka, kan içmeyin!)
Tepkiniz Nedir?