En Çok Ağlatan Kore Dizileri: Gözyaşı Garantili 10 Öneri! : Mendiller hazır mı ARMY?

En çok ağlatan Kore dizileri listesi! Kalbinizi paramparça edecek K-Dramalar, unutulmaz aşk hikayeleri ve gözyaşı denizinde yüzdüren yapımlar. İşte kaçırmamanız gereken 10 K-Drama önerisi!

Şubat 23, 2026 - 14:47
Şubat 23, 2026 - 14:47
 0  1
En Çok Ağlatan Kore Dizileri: Gözyaşı Garantili 10 Öneri! : Mendiller hazır mı ARMY?

1. Goblin (Guardian: The Lonely and Great God)

Ah Goblin, ah! Bu diziye başlamadan önce bir kutu dolusu mendil hazırlayın, çünkü ihtiyacınız olacak. Gong Yoo'nun karizmatik Goblin'i ve Kim Go-eun'un tatlı gelini arasındaki aşk o kadar saf ve dokunaklı ki, izlerken içiniz paramparça olacak. Sadece aşk hikayesi değil, aynı zamanda Goblin'in ölümlülerle kurduğu bağlar, geçmişten gelen acıları ve kaderin cilveleri de sizi derinden etkileyecek. Özellikle o meşhur "silme" sahnesi... Hala aklıma geldikçe içim titriyor. Goblin'in bromansı (erkek kardeşliği) da ayrı bir olay. Lee Dong-wook'un Azrail'i ile Gong Yoo'nun Goblin'i arasındaki atışmalar, dizinin en komik anlarını oluştururken, ikilinin birbirine olan derin sevgisi de sizi duygulandıracak. Dizi boyunca kullanılan OST'ler (dizi müzikleri) de cabası. Her biri ayrı birer şaheser ve sahnelerin duygusunu katbekat artırıyor. Heize'nin "Round and Round" şarkısını duyduğumda bile gözlerim doluyor, düşünün!

Dizinin görsel şöleni de unutulmamalı. Goblin'in yaşadığı o muhteşem ev, Kanada'nın büyüleyici manzaraları, karakterlerin giydiği kıyafetler... Her şey o kadar özenle hazırlanmış ki, kendinizi bir masalın içinde gibi hissediyorsunuz. Goblin sadece bir dizi değil, aynı zamanda bir deneyim. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağınız, kalbinizde derin bir iz bırakacak bir yapım. Hazır olun, çünkü bu dizi sizi hem güldürecek hem de ağlatacak!

Kozmik Not: Goblin ve Azrail'in "bromance" sahneleri o kadar popüler oldu ki, hayranlar ikilinin gerçek hayatta da sevgili olduğunu düşünmeye başladı. Hatta bazı netizenler, Gong Yoo ve Lee Dong-wook'un birlikte çekilmiş fotoğraflarını "kanıt" olarak sunmaktan çekinmedi!

Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, battaniyenize sarılıp, sıcak çikolatanızı yudumlarken Goblin izlemek... İşte huzurun tarifi!


2. Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo

IU ve Lee Joon-gi'nin başrollerini paylaştığı bu tarihi dram, izleyen herkesi perişan eden bir yapım. Dizi, günümüzden Goryeo dönemine zamanda yolculuk yapan Hae Soo'nun hikayesini anlatıyor. Hae Soo, prensler arasındaki taht kavgalarının ortasında kalırken, hem aşkı hem de ihaneti derinden yaşar. Dizi boyunca yaşanan entrikalar, siyasi oyunlar ve acımasız savaşlar, karakterlerin kaderini derinden etkiler. Özellikle Hae Soo'nun prenslerle kurduğu karmaşık ilişkiler, izleyiciyi ekran başına kilitleyecek. Lee Joon-gi'nin canlandırdığı 4. Prens Wang So karakteri, karanlık ve acımasız görünümünün altında yatan kırılgan kalbiyle izleyicinin gönlünde taht kurar. IU'nun Hae Soo'su ise, güçlü ve bağımsız duruşuyla takdiri hak eder. İkilinin arasındaki kimya, dizinin en büyük çekiciliklerinden biri.

Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir kayıp ve fedakarlık öyküsü. Karakterlerin birbirleri için yaptıkları fedakarlıklar, dizinin duygusal yoğunluğunu artırır. Özellikle final bölümü, izleyen herkesi gözyaşlarına boğacak kadar acı dolu. Dizinin OST'leri de unutulmaz. Davichi'nin "Forgetting You" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri ve her duyduğunuzda içinizi burkacak.

Kozmik Not: Dizi o kadar çok sevildi ki, hayranlar ikinci sezonu için imza kampanyası başlattı. Hatta bazı hayranlar, dizinin farklı bir sonla yeniden çekilmesi gerektiğini savunuyor.

Mood Önerisi: En yakın arkadaşlarınızla bir araya gelin, bolca atıştırmalık hazırlayın ve Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo'nun duygusal dünyasına dalın. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


3. Hi Bye, Mama!

Kim Tae-hee'nin uzun bir aradan sonra ekranlara döndüğü bu dizi, bir annenin ölümden sonra ailesine geri dönme hikayesini anlatıyor. Cha Yu-ri, bir trafik kazasında hayatını kaybettikten sonra hayalet olarak ailesinin yanında kalır. Ancak bir gün, mucizevi bir şekilde tekrar insan olarak dünyaya döner. Yu-ri'nin amacı, kocasının ve kızının hayatına yeniden girmek ve onlara hak ettiği mutluluğu vermektir. Ancak bu süreç, Yu-ri için hiç de kolay olmayacaktır. Çünkü kocası, Yu-ri'nin ölümünden sonra yeniden evlenmiş ve yeni bir aile kurmuştur. Yu-ri, hem kendi duygularıyla hem de ailesinin mutluluğuyla yüzleşmek zorunda kalır. Dizi, annelik, kayıp, aile ve yeniden başlama gibi temaları derinlemesine işliyor. Özellikle Yu-ri'nin kızıyla olan sahneleri, izleyicinin kalbine dokunacak kadar duygusal.

Hi Bye, Mama!, sadece bir dram değil, aynı zamanda bir umut öyküsü. Dizi, ölümün hayatın bir parçası olduğunu ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz her anın değerini bilmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Kim Tae-hee'nin performansı, dizinin en büyük artılarından biri. Oyuncu, hem komik hem de duygusal sahnelerde başarılı bir performans sergiliyor. Dizinin OST'leri de yine çok etkileyici. Özellikle April 2nd'nin "Miss U" şarkısı, dizinin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Kozmik Not: Dizinin senaristi, kendi hayatından esinlenerek bu hikayeyi yazdığını açıklamıştı. Senaristin annesi de genç yaşta hayatını kaybetmiş ve senarist, annesiyle ilgili yaşadığı duyguları diziye yansıtmış.

Mood Önerisi: Ailenizle birlikte izleyin, birbirinize sarılın ve sevdiklerinizin değerini bilin. Hi Bye, Mama! size hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatacak.


4. Uncontrollably Fond

Suzy ve Kim Woo-bin'in başrollerini paylaştığı bu dizi, izleyicinin yüreğini dağlayan bir aşk hikayesini anlatıyor. Shin Joon-young, ünlü bir oyuncu ve şarkıcıdır. No Eul ise, belgesel yapımcısıdır. İkili, lise yıllarında birbirlerine aşık olurlar. Ancak trajik bir olay, onları ayırır. Yıllar sonra, Joon-young ve No Eul tekrar karşılaşırlar. Ancak bu sefer, Joon-young'un ölümcül bir hastalığı vardır. Joon-young, No Eul'e olan aşkını sonuna kadar yaşamaya karar verir. Dizi boyunca yaşanan duygusal anlar, izleyiciyi gözyaşlarına boğacak. Özellikle Joon-young'un hastalığıyla mücadele ettiği sahneler, çok etkileyici.

Uncontrollably Fond, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir vicdan azabı ve affetme öyküsü. Karakterlerin geçmişte yaptıkları hatalar, dizinin ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkar ve karakterlerin kaderini derinden etkiler. Kim Woo-bin'in performansı, dizinin en büyük artılarından biri. Oyuncu, hem karizmatik hem de duygusal sahnelerde başarılı bir performans sergiliyor. Suzy'nin de No Eul karakterine hayat verirken gösterdiği performans takdire şayan. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Kiss'in "Don't Wanna Love You" şarkısı, dizinin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Kozmik Not: Dizi çekimleri sırasında Kim Woo-bin'e nazofarenks kanseri teşhisi konulmuştu. Oyuncu, tedavi sürecinde olmasına rağmen dizinin çekimlerini tamamlamıştı. Bu durum, hayranları tarafından büyük takdir toplamıştı.

Mood Önerisi: Romantik bir akşam yemeği hazırlayın, mumları yakın ve Uncontrollably Fond'un duygusal dünyasına dalın. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


5. Mr. Sunshine

Lee Byung-hun ve Kim Tae-ri'nin başrollerini paylaştığı bu tarihi dram, 1900'lerin başlarında Kore'nin Japon işgali altındaki dönemini anlatıyor. Eugene Choi, çocukken Amerika'ya kaçırılmış ve Amerikan ordusunda subay olmuştur. Yıllar sonra, Kore'ye geri döner ve Joseon'u korumak için mücadele etmeye başlar. Go Ae-shin ise, soylu bir aileden gelen ve ülkesi için savaşan bir kadındır. Eugene ve Ae-shin, zorlu şartlar altında birbirlerine aşık olurlar. Ancak aşkları, savaşın ve siyasi entrikaların gölgesinde kalır. Dizi, Kore'nin bağımsızlık mücadelesini ve aşkın gücünü anlatıyor. Özellikle karakterlerin vatanları için yaptıkları fedakarlıklar, izleyiciyi derinden etkileyecek.

Mr. Sunshine, sadece bir tarihi dram değil, aynı zamanda bir kahramanlık ve fedakarlık öyküsü. Dizi, Kore tarihine ışık tutarken, aşkın ve umudun önemini vurguluyor. Lee Byung-hun ve Kim Tae-ri'nin performansları, dizinin en büyük artılarından biri. İki oyuncu da karakterlerine hayat verirken muhteşem bir performans sergiliyor. Dizinin görsel şöleni de unutulmamalı. Kostümler, mekanlar ve çekimler, dizinin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Park Hyo-shin'in "The Day" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi, Kore'de büyük bir tartışma yaratmıştı. Bazı netizenler, dizinin Japon işgalini romantize ettiğini ve tarihi gerçekleri çarpıttığını iddia etmişti.

Mood Önerisi: Tarihi dramaları sevenler için Mr. Sunshine kaçırılmaması gereken bir yapım. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


6. Hotel del Luna

IU'nun başrolde olduğu bu fantastik dizi, ölülerin ruhlarını ağırlayan gizemli bir oteli konu alıyor. Jang Man-wol, geçmişte yaptığı bir hatadan dolayı Hotel del Luna'nın sahibi olarak cezalandırılmıştır. Goo Chan-sung ise, Harvard'dan mezun olmuş başarılı bir otel yöneticisidir. Bir anlaşma sonucu, Chan-sung Hotel del Luna'da çalışmaya başlar. Man-wol ve Chan-sung, birlikte oteldeki ruhların hikayelerini dinler ve onların sorunlarına çözüm bulmaya çalışırlar. Dizi boyunca yaşanan fantastik olaylar, izleyiciyi ekran başına kilitleyecek. Özellikle Man-wol'un geçmişiyle ilgili sırlar ortaya çıktıkça, dizi daha da heyecanlı bir hale geliyor.

Hotel del Luna, sadece bir fantastik dizi değil, aynı zamanda bir aşk ve affetme öyküsü. Dizi, ölümün hayatın bir parçası olduğunu ve geçmişteki hatalarımızdan ders çıkarmamız gerektiğini hatırlatıyor. IU'nun performansı, dizinin en büyük artılarından biri. Oyuncu, hem güçlü hem de kırılgan bir karakteri canlandırırken başarılı bir performans sergiliyor. Yeo Jin-goo'nun da Chan-sung karakterine hayat verirken gösterdiği performans takdire şayan. Dizinin görsel şöleni de unutulmamalı. Otelin iç ve dış mekanları, karakterlerin giydiği kıyafetler ve özel efektler, dizinin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Taeyeon'un "All About You" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi, büyük bir başarı yakaladıktan sonra Amerikan versiyonu için çalışmalar başlamıştı. Ancak proje, çeşitli nedenlerden dolayı iptal edildi.

Mood Önerisi: Fantastik dizileri sevenler için Hotel del Luna kaçırılmaması gereken bir yapım. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


7. Crash Landing on You

Hyun Bin ve Son Ye-jin'in başrollerini paylaştığı bu dizi, Güney Koreli bir iş kadını olan Yoon Se-ri'nin Kuzey Kore'ye paraşütle düşmesiyle başlayan aşk hikayesini anlatıyor. Ri Jeong-hyeok ise, Kuzey Koreli bir subaydır. Jeong-hyeok, Se-ri'yi kurtarır ve onu güvenli bir şekilde Güney Kore'ye geri göndermeye çalışır. Ancak bu süreçte, ikili birbirlerine aşık olurlar. Dizi, Kuzey ve Güney Kore arasındaki siyasi gerilimi ve aşkın sınırları aşan gücünü anlatıyor. Özellikle karakterlerin arasındaki farklılıklar ve yaşadıkları zorluklar, izleyiciyi derinden etkileyecek.

Crash Landing on You, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir kültürlerarası etkileşim ve anlayış öyküsü. Dizi, Kuzey ve Güney Kore halklarının aslında ne kadar benzer olduğunu ve birbirlerine ne kadar yakın olduklarını gösteriyor. Hyun Bin ve Son Ye-jin'in performansları, dizinin en büyük artılarından biri. İki oyuncu da karakterlerine hayat verirken muhteşem bir performans sergiliyor. Dizinin çekimleri, İsviçre'nin büyüleyici manzaralarında yapılmış ve bu da dizinin görsel kalitesini artırmış. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle IU'nun "Give You My Heart" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi çekimleri sırasında Hyun Bin ve Son Ye-jin'in gerçek hayatta da sevgili olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. İkilinin ajansları, bu iddiaları yalanlamıştı. Ancak dizi bittikten sonra, Hyun Bin ve Son Ye-jin'in sevgili oldukları resmi olarak açıklanmıştı.

Mood Önerisi: Romantik komedi ve dram karışımı bir dizi arıyorsanız, Crash Landing on You tam size göre. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


8. It's Okay to Not Be Okay

Kim Soo-hyun ve Seo Yea-ji'nin başrollerini paylaştığı bu dizi, psikolojik sorunları olan insanların iyileşme süreçlerini konu alıyor. Moon Gang-tae, otizm spektrumundaki abisiyle birlikte yaşayan bir sağlık çalışanıdır. Go Moon-young ise, antisosyal kişilik bozukluğu olan ünlü bir çocuk kitabı yazarıdır. Gang-tae ve Moon-young, birbirlerinin hayatlarına girdikten sonra, kendi travmalarıyla yüzleşmeye başlarlar. Dizi, ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekerken, aşkın ve şefkatin iyileştirici gücünü vurguluyor. Özellikle karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkiler ve yaşadıkları duygusal değişimler, izleyiciyi derinden etkileyecek.

It's Okay to Not Be Okay, sadece bir romantik dizi değil, aynı zamanda bir kişisel gelişim öyküsü. Dizi, kendimizi kabul etmenin, hatalarımızla yüzleşmenin ve başkalarından yardım istemenin önemini vurguluyor. Kim Soo-hyun ve Seo Yea-ji'nin performansları, dizinin en büyük artılarından biri. İki oyuncu da karakterlerine hayat verirken muhteşem bir performans sergiliyor. Dizinin görsel stili de oldukça dikkat çekici. Özellikle animasyon sahneleri, dizinin fantastik atmosferini güçlendiriyor. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Elaine'in "Wake Up" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi, ruh sağlığı sorunlarına duyarlı yaklaşımı nedeniyle eleştirmenlerden övgü toplamıştı. Ayrıca, dizide otizm spektrumundaki bir karakterin canlandırılması, farkındalık yaratma açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmişti.

Mood Önerisi: Duygusal ve düşündürücü bir dizi arıyorsanız, It's Okay to Not Be Okay tam size göre. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


9. Youth of May

Lee Do-hyun ve Go Min-si'nin başrollerini paylaştığı bu dizi, 1980'lerin Güney Kore'sinde, Gwangju ayaklanması sırasında geçen bir aşk hikayesini anlatıyor. Hwang Hee-tae, Seul'den Gwangju'ya tıp okumak için gelen bir öğrencidir. Kim Myung-hee ise, hemşire olarak çalışan genç bir kadındır. Hee-tae ve Myung-hee, zorlu şartlar altında birbirlerine aşık olurlar. Ancak ayaklanmanın başlamasıyla birlikte, ikilinin hayatları tamamen değişir. Dizi, Güney Kore tarihinin karanlık bir dönemine ışık tutarken, aşkın ve umudun önemini vurguluyor. Özellikle karakterlerin yaşadığı acılar ve kayıplar, izleyiciyi derinden etkileyecek.

Youth of May, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir tarihi dram ve bir anma öyküsü. Dizi, Gwangju ayaklanmasında hayatını kaybedenleri anarken, demokrasinin ve insan haklarının önemini vurguluyor. Lee Do-hyun ve Go Min-si'nin performansları, dizinin en büyük artılarından biri. İki oyuncu da karakterlerine hayat verirken muhteşem bir performans sergiliyor. Dizinin atmosferi de oldukça etkileyici. 1980'lerin Güney Kore'si, kostümler, mekanlar ve müzikler aracılığıyla başarılı bir şekilde yansıtılmış. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Lee Seung-hwan'ın "How Can I Love You" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi, Gwangju ayaklanmasını konu aldığı için bazı eleştirilere maruz kalmıştı. Bazı netizenler, dizinin tarihi gerçekleri çarpıttığını ve ayaklanmanın mağdurlarına saygısızlık ettiğini iddia etmişti.

Mood Önerisi: Tarihi dramaları sevenler için Youth of May kaçırılmaması gereken bir yapım. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


10. The Light in Your Eyes (Radiant)

Han Ji-min ve Nam Joo-hyuk'un başrollerini paylaştığı bu dizi, zamanda yolculuk yapabilen bir kadının hikayesini anlatıyor. Kim Hye-ja, gençliğinde bir saati bulur ve bu saatin yardımıyla zamanda yolculuk yapmaya başlar. Ancak zamanda yolculuk yapmanın bedeli ağırdır. Hye-ja, yaşlanmaya başlar ve kısa sürede yaşlı bir kadına dönüşür. Lee Joon-ha ise, Hye-ja'nın gençliğinde aşık olduğu adamdır. Joon-ha, zorlu bir hayat yaşamaktadır ve Hye-ja ona yardım etmek ister. Dizi, zamanın değerini, aşkın gücünü ve hayatın anlamını sorguluyor. Özellikle karakterlerin yaşadığı duygusal değişimler ve beklenmedik olaylar, izleyiciyi derinden etkileyecek.

The Light in Your Eyes, sadece bir fantastik dizi değil, aynı zamanda bir aşk ve kayıp öyküsü. Dizi, hayatın ne kadar kısa olduğunu ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz her anın değerini bilmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Han Ji-min ve Nam Joo-hyuk'un performansları, dizinin en büyük artılarından biri. İki oyuncu da karakterlerine hayat verirken muhteşem bir performans sergiliyor. Özellikle Han Ji-min'in yaşlı bir kadını canlandırırken gösterdiği performans takdire şayan. Dizinin senaryosu da oldukça sürükleyici. Dizinin sonu, izleyiciyi şaşırtacak ve derinden etkileyecek. Dizinin OST'leri de yine çok başarılı. Özellikle Sondia'nın "Wind Song" şarkısı, dizinin en ikonik parçalarından biri.

Kozmik Not: Dizi, senaryosu ve oyunculuk performansları nedeniyle eleştirmenlerden övgü toplamıştı. Ayrıca, dizinin sonu, izleyiciler arasında büyük bir tartışma yaratmıştı.

Mood Önerisi: Duygusal ve düşündürücü bir dizi arıyorsanız, The Light in Your Eyes tam size göre. Ama mendilleri unutmayın, ihtiyacınız olacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.