Death’s Game Tarzı Ölüm ve Yaşam Arasında Geçen K-Dramalar!: Ruhunuza İşleyecek Paralel Evrenler
Death’s Game bitti diye üzülmeyin! Ölüm ve yaşam temalı en iyi K-Dramalar, paralel evrenler, reenkarnasyon hikayeleri, fantastik Kore dizileri, dram önerileri.
1. Tomorrow: Azrail Team'le Hayata Tutunmak
Ya şimdi "Death’s Game" bitti diye nasıl boşluğa düştüysek, "Tomorrow" da aynı etkiyi yaratmıştı bende. Hani intihar edenleri kurtaran bir Azrail timi düşünün, işte olay tam olarak bu! Başrolde Kim Hee Sun var, kendisi tam bir karizma abidesi. Pembe saçlı Azrail rolünde döktürüyor. Rowoon da var tabii ki, onsuz olmaz! Kendisi de o ekibe yeni katılan, sakar ama bir o kadar da iyi niyetli bir karakteri canlandırıyor. Ama asıl olay, her bölümde farklı bir intihar vakasını ele almaları. İzlerken hem ağlıyorsunuz hem de "Hayata tutunmak ne kadar önemli lan!" diye gaza geliyorsunuz. Dizinin atmosferi de çok iyi, karanlık ve kasvetli ama bir yandan da umut dolu. "Tomorrow", sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda hayat dersi gibi.
Dizideki görsel efektler de bayağı iyiydi, özellikle Azrail timinin güçlerini kullandığı sahneler falan... Hani böyle anime izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Bir de karakterlerin geçmiş hikayeleri var ki, aman diyeyim, mendilleri hazırlayın. Kim Hee Sun'un karakterinin geçmişi özellikle çok etkileyiciydi. Dizinin OST'si de ayrı bir olay. Duygusal sahnelerde çalan o şarkılar var ya, direkt kalbinize dokunuyor. "Tomorrow", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum. Sadece biraz hazırlıklı olun, çünkü bayağı bir ağlayacaksınız.
Bu arada Rowoon'un oyunculuğu da bayağı gelişmişti bu dizide. Hani ilk başlarda biraz odun gibiydi ya, bu dizide resmen döktürmüş. Mimikleri, duygusal sahnelerdeki performansı falan, bayağı etkileyiciydi. Bir de dizideki yan karakterler de çok iyi yazılmıştı. Her birinin ayrı bir hikayesi var ve hepsi de diziye ayrı bir renk katıyor. "Tomorrow", sadece başrol oyuncularıyla değil, yan karakterleriyle de sizi kendine bağlayacak bir dizi.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Rowoon'un bu dizideki karizması, BTS'ten Jungkook'un "Stay Alive" performansıyla yarışır! İkisinin de o karanlık ve melankolik havası beni benden alıyor.
Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde, battaniyenin altına girip, sıcak çikolatanızı alıp izleyin. Mendilleri de unutmayın tabii ki!
2. Hotel del Luna: IU'nun Ölümsüz Oteli
"Hotel del Luna" benim için K-Drama dünyasının en özel köşelerinden biri. IU'nun oyunculuğu, otelin büyülü atmosferi, fantastik öğeler... Ya hepsi bir araya gelince ortaya tam bir şölen çıkıyor. Dizi, ölülerin ruhlarının konakladığı bir otelde geçiyor. IU, bu otelin ölümsüz ve huysuz sahibesi Jang Man Wol'u canlandırıyor. Kendisi bin yıldır bu oteli işletiyor ve geçmişinden gelen bir laneti taşıyor. Sonra bir gün, Goo Chang Sung (Yeo Jin Goo) adında genç ve başarılı bir otel yöneticisi geliyor ve Man Wol'un hayatı tamamen değişiyor.
Dizideki görsel efektler ve kostümler de ayrı bir olay. IU'nun giydiği o birbirinden şık kıyafetler, otelin o gotik ve gizemli dekorasyonu... Resmen görsel bir şölen! Bir de dizideki aşk hikayesi de çok güzel işlenmiş. Man Wol ve Chang Sung arasındaki o çekim, o tatlı atışmalar, o birbirlerine destek olmaları... İzlerken insanın içini ısıtıyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda geçmişle yüzleşme, affetme ve kabullenme gibi derin temaları da işliyor.
"Hotel del Luna", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir kaçış noktası. İzlerken kendimi o büyülü otelde hissediyorum ve tüm dertlerimi unutuyorum. IU'nun oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Man Wol karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Remember Me" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Hotel del Luna", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: IU'nun Jang Man Wol karakteriyle Blackpink'ten Jennie'nin sahnede cool duruşu aynı vibe'ı veriyor. İkisi de karizma abidesi!
Mood Önerisi: Gece yarısı, loş ışıkta, sıcak bir fincan çay eşliğinde izleyin. Ruhunuz dinlenecek!
3. Goblin: Ölümsüzlüğün Yükü ve Aşkın Gücü
"Goblin" ya da diğer adıyla "Guardian: The Lonely and Great God", K-Drama dünyasının efsanelerinden biri. Gong Yoo'nun karizması, Kim Go Eun'un tatlılığı, dizinin epik hikayesi... Ya hepsi bir araya gelince ortaya tam bir başyapıt çıkıyor. Dizi, ölümsüz bir Goblin olan Kim Shin'in (Gong Yoo) hikayesini anlatıyor. Kim Shin, geçmişte büyük bir savaşçıydı ama ihanete uğrayarak ölümsüzlüğe lanetleniyor. Tek kurtuluş yolu, Goblin'in gelini olarak adlandırılan birini bulmak. İşte o kişi de Ji Eun Tak (Kim Go Eun) oluyor.
Dizideki görsel efektler ve mekanlar da ayrı bir olay. Özellikle Goblin'in yaşadığı o muhteşem ev, Kanada'daki o büyüleyici manzaralar... Resmen gözlerinizi alamıyorsunuz. Bir de dizideki aşk hikayesi de çok güzel işlenmiş. Kim Shin ve Eun Tak arasındaki o yaş farkı, o tatlı atışmalar, o birbirlerine destek olmaları... İzlerken insanın içini ısıtıyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda kader, reenkarnasyon ve fedakarlık gibi derin temaları da işliyor.
"Goblin", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi. İzlerken kendimi o büyülü dünyada hissediyorum ve hayatın anlamını sorguluyorum. Gong Yoo'nun oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Kim Shin karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Stay With Me" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Goblin", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gong Yoo'nun bu dizideki karizması, EXO'dan Kai'nin sahnede mistik bir hava yaratmasıyla aynı enerjiye sahip. İkisi de resmen Goblin gibi!
Mood Önerisi: Sonbahar akşamında, şömine karşısında, sıcak bir fincan kahve eşliğinde izleyin. Ruhunuz dinlenecek ve aşka olan inancınız tazelenecek!
4. Black: Azrail ve İnsan Aşkı
"Black", fantastik, gizem ve romantizmi harmanlayan bir K-Drama. Başrolde Go Ara ve Song Seung Heon var. Song Seung Heon, bir Azrail'i canlandırıyor ve dünyaya insan kılığında iniyor. Go Ara ise geleceği görme yeteneğine sahip bir kadını canlandırıyor. İkisi bir araya geliyor ve birlikte çözülmesi gereken bir sürü gizemli olayla karşılaşıyorlar.
Dizinin konusu oldukça ilgi çekici ve sürükleyici. Bir yandan Azrail'in insanlarla olan etkileşimini izlerken, bir yandan da geleceği görme yeteneğinin getirdiği zorluklara tanık oluyoruz. Dizideki aşk hikayesi de çok tatlı. Azrail ve insan arasındaki o imkansız aşk, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda ölüm, kader ve adalet gibi derin temaları da işliyor.
"Black", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir macera. İzlerken kendimi o gizemli dünyada hissediyorum ve olayları çözmeye çalışıyorum. Go Ara'nın oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Shadow" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Black", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Song Seung Heon'un bu dizideki karizması, GOT7'dan Jinyoung'un cool ve gizemli duruşuyla aynı havayı taşıyor. İkisi de tam bir Azrail gibi!
Mood Önerisi: Karanlık bir odada, kulaklıklarınızı takıp, tüm dikkatinizi diziye vererek izleyin. Gizem dolu atmosfere kendinizi bırakın!
5. 49 Days: Ruh Değişimi ve Pişmanlıklar
"49 Days", duygusal ve sürükleyici bir K-Drama. Başrolde Lee Yo Won ve Nam Gyu Ri var. Dizi, bir trafik kazası sonucu komaya giren Shin Ji Hyun'un (Nam Gyu Ri) hikayesini anlatıyor. Ji Hyun'a ikinci bir şans verilir ve 49 gün içinde, gerçek gözyaşlarıyla onu seven üç kişiyi bulması gerekir. Bu görevi tamamlamak için Yi Kyung (Lee Yo Won) adında bir kadının bedenine girer.
Dizinin konusu oldukça orijinal ve etkileyici. Ruh değişimi, geçmişle yüzleşme ve pişmanlıklar gibi derin temaları işliyor. Ji Hyun'un kendi hayatına dışarıdan bakması ve insanların gerçek yüzlerini görmesi, izleyiciyi derinden etkiliyor. Dizideki aşk hikayesi de çok güzel işlenmiş. Ji Hyun'un nişanlısı ve en yakın arkadaşı arasındaki ilişki, izleyiciyi şaşırtıyor ve meraklandırıyor.
"49 Days", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir ayna. İzlerken kendi hayatımı sorguluyorum ve sevdiklerimin değerini daha iyi anlıyorum. Lee Yo Won'un oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi hem Yi Kyung'u hem de Ji Hyun'u canlandırırken, iki farklı karakteri de mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Only You" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "49 Days", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Nam Gyu Ri'nin bu dizideki masumiyeti, Red Velvet'ten Irene'in sahnede saf bir enerji yaymasıyla aynı vibe'ı veriyor. İkisi de melek gibi!
Mood Önerisi: Hafta sonu, sakin bir ortamda, sevdiklerinizle birlikte izleyin. Hayatın değerini birlikte kutlayın!
6. A Korean Odyssey (Hwayugi): Maymun Kralın Modern Macerası
"A Korean Odyssey" ya da diğer adıyla "Hwayugi", Çin mitolojisinden uyarlanan fantastik bir K-Drama. Başrolde Lee Seung Gi ve Oh Yeon Seo var. Dizi, Maymun Kral Son Oh Gong'un (Lee Seung Gi) modern dünyadaki maceralarını anlatıyor. Oh Yeon Seo ise şeytanları görebilen ve onlarla başa çıkabilen Jin Seon Mi'yi canlandırıyor. İkisi bir araya geliyor ve birlikte dünyayı kötü ruhlardan korumak için savaşıyorlar.
Dizinin konusu oldukça eğlenceli ve sürükleyici. Mitolojik öğeler, modern dünya ile harmanlanınca ortaya çok renkli bir hikaye çıkıyor. Oh Gong'un o yaramaz ve komik tavırları, Seon Mi'nin ise güçlü ve kararlı duruşu, izleyiciyi kendine çekiyor. Dizideki aşk hikayesi de çok tatlı. Oh Gong ve Seon Mi arasındaki o çekim, o tatlı atışmalar, o birbirlerine destek olmaları... İzlerken insanın içini ısıtıyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda dostluk, fedakarlık ve adalet gibi derin temaları da işliyor.
"A Korean Odyssey", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir eğlence kaynağı. İzlerken kendimi o fantastik dünyada hissediyorum ve Oh Gong'un maceralarına katılıyorum. Lee Seung Gi'nin oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Oh Gong karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Let Me Out" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "A Korean Odyssey", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Seung Gi'nin bu dizideki enerjisi, BTS'ten J-Hope'un sahnede pozitif bir hava yaratmasıyla aynı vibe'ı veriyor. İkisi de tam bir enerji bombası!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp, pizza ve patlamış mısır eşliğinde izleyin. Kahkahalarınız havada uçuşacak!
7. Arang and the Magistrate: Hayalet ve Adaletin Peşinde
"Arang and the Magistrate", tarihi ve fantastik öğeleri bir araya getiren bir K-Drama. Başrolde Lee Joon Gi ve Shin Min Ah var. Dizi, hafızasını kaybeden bir hayalet olan Arang'ın (Shin Min Ah) hikayesini anlatıyor. Arang, ölümünün ardındaki gerçeği öğrenmek için bir yargıç olan Eun Oh'dan (Lee Joon Gi) yardım ister. Birlikte çalıştıkça, hem gerçeği ortaya çıkarıyorlar hem de birbirlerine aşık oluyorlar.
Dizinin konusu oldukça ilgi çekici ve sürükleyici. Tarihi atmosfer, fantastik öğelerle birleşince ortaya çok gizemli bir hikaye çıkıyor. Arang'ın o meraklı ve cesur tavırları, Eun Oh'nun ise zeki ve kararlı duruşu, izleyiciyi kendine çekiyor. Dizideki aşk hikayesi de çok tatlı. Arang ve Eun Oh arasındaki o imkansız aşk, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda adalet, intikam ve fedakarlık gibi derin temaları da işliyor.
"Arang and the Magistrate", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir tarihi yolculuk. İzlerken kendimi o eski zamanlarda hissediyorum ve Arang'ın gerçeği arayışına katılıyorum. Shin Min Ah'nın oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Arang karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Miracle" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Arang and the Magistrate", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Shin Min Ah'nın bu dizideki enerjisi, Twice'tan Sana'nın sevimli ve enerjik halleriyle aynı vibe'ı veriyor. İkisi de çok tatlı!
Mood Önerisi: Akşamüstü, gün batımını izlerken, hafif bir esintiyle birlikte izleyin. Ruhunuz dinlenecek!
8. Master's Sun: Korku ve Aşkın Dansı
"Master's Sun", korku, komedi ve romantizmi bir araya getiren bir K-Drama. Başrolde Gong Hyo Jin ve So Ji Sub var. Dizi, hayaletleri gören Tae Gong Shil'in (Gong Hyo Jin) hikayesini anlatıyor. Gong Shil, hayaletlerden kurtulmak için Joo Joong Won'a (So Ji Sub) yaklaşır. Joong Won ise cimri ve soğuk bir iş adamıdır. Birlikte çalıştıkça, hem hayaletlerle başa çıkıyorlar hem de birbirlerine aşık oluyorlar.
Dizinin konusu oldukça orijinal ve eğlenceli. Korku öğeleri, komik sahnelerle dengelenince ortaya çok keyifli bir hikaye çıkıyor. Gong Shil'in o ürkek ve sevimli tavırları, Joong Won'un ise cool ve mesafeli duruşu, izleyiciyi kendine çekiyor. Dizideki aşk hikayesi de çok tatlı. Gong Shil ve Joong Won arasındaki o zıtlık, izleyiciyi güldürüyor ve meraklandırıyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda empati, fedakarlık ve affetme gibi derin temaları da işliyor.
"Master's Sun", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir terapi. İzlerken hem korkuyorum hem gülüyorum hem de rahatlıyorum. Gong Hyo Jin'in oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Gong Shil karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Touch Love" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Master's Sun", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Gong Hyo Jin'in bu dizideki sevimli halleri, Apink'ten Bomi'nin sahnede şirinlik yapmasıyla aynı vibe'ı veriyor. İkisi de çok tatlı!
Mood Önerisi: Gece yarısı, ışıkları kapatıp, yanınıza atıştırmalık bir şeyler alarak izleyin. Korku ve eğlence dolu bir gece sizi bekliyor!
9. Oh My Ghost: Utangaç Hayalet ve Şefin Aşkı
"Oh My Ghost", romantik komedi ve fantastik öğeleri bir araya getiren bir K-Drama. Başrolde Park Bo Young ve Jo Jung Suk var. Dizi, utangaç bir asistan şef olan Na Bong Sun'un (Park Bo Young) hikayesini anlatıyor. Bong Sun, bir hayalet tarafından ele geçirilir ve bu hayalet, bekaretini kaybetmek isteyen Shin Soon Ae'dir. Soon Ae, Bong Sun'u ele geçirerek şef Kang Sun Woo'yu (Jo Jung Suk) baştan çıkarmaya çalışır.
Dizinin konusu oldukça eğlenceli ve sürükleyici. Hayalet tarafından ele geçirilen bir kadının maceraları, izleyiciyi güldürüyor ve meraklandırıyor. Bong Sun'un o utangaç ve çekingen tavırları, Soon Ae'nin ise cesur ve atılgan duruşu, izleyiciyi kendine çekiyor. Dizideki aşk hikayesi de çok tatlı. Bong Sun ve Sun Woo arasındaki o çekim, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ama tabii ki dizi sadece aşk hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda özgüven, aile ve arkadaşlık gibi derin temaları da işliyor.
"Oh My Ghost", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir motivasyon kaynağı. İzlerken kendime güvenmeyi ve hayallerimin peşinden gitmeyi öğreniyorum. Park Bo Young'un oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi hem Bong Sun'u hem de Soon Ae'yi canlandırırken, iki farklı karakteri de mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Eyes" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Oh My Ghost", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Pişman olmazsınız, garanti veriyorum.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Park Bo Young'un bu dizideki tatlılığı, Blackpink'ten Lisa'nın sahnede sevimli hareketler yapmasıyla aynı vibe'ı veriyor. İkisi de çok şirin!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınızla toplanıp, pizza ve kola eşliğinde izleyin. Kahkahalarınız havada uçuşacak!
10. Hi Bye, Mama!: Annelik ve Vedanın Güzelliği
"Hi Bye, Mama!", duygusal ve dokunaklı bir K-Drama. Başrolde Kim Tae Hee var. Dizi, bir trafik kazası sonucu ölen Cha Yu Ri'nin (Kim Tae Hee) hikayesini anlatıyor. Yu Ri, ailesinin yanında hayalet olarak yaşamaya devam eder. Bir gün, Yu Ri'ye insan olarak geri dönme şansı verilir. Ancak bu geri dönüş, bazı şartlara bağlıdır. Yu Ri, 49 gün içinde eski yerine geri dönmeli ya da yeni bir yer bulmalıdır.
Dizinin konusu oldukça etkileyici ve yürek burkan. Annelik, aile, aşk ve ölüm gibi derin temaları işliyor. Yu Ri'nin ailesiyle olan ilişkisi, özellikle kızıyla olan bağı, izleyiciyi derinden etkiliyor. Dizideki aşk hikayesi de çok güzel işlenmiş. Yu Ri'nin kocası ve yeni eşi arasındaki ilişki, izleyiciyi şaşırtıyor ve meraklandırıyor.
"Hi Bye, Mama!", benim için sadece bir K-Drama değil, aynı zamanda bir hayat dersi. İzlerken sevdiklerimin değerini daha iyi anlıyorum ve onlara daha sıkı sarılıyorum. Kim Tae Hee'nin oyunculuğu da ayrı bir olay. Kendisi Yu Ri karakterine o kadar iyi bürünmüş ki, resmen onu yaşıyor. Mimikleri, bakışları, konuşma tarzı... Her şeyiyle mükemmel! Bir de dizinin OST'si de çok güzel. Özellikle "Photo of My Mind" şarkısı, diziyi izlerken insanın içini titretiyor. "Hi Bye, Mama!", benim için unutulmaz K-Dramalar listesinde her zaman ilk sıralarda olacak. İzlemeyen varsa, acilen başlasın derim. Ama mendilleri hazırlayın, çünkü bayağı bir ağlayacaksınız.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kim Tae Hee'nin bu dizideki annelik şefkati, SNSD'den Taeyeon'un hayranlarına karşı gösterdiği sevgiyle aynı vibe'ı veriyor. İkisi de çok sevecen!
Mood Önerisi: Ailenizle birlikte, sarılarak izleyin. Sevginin gücünü birlikte hissedin!
Tepkiniz Nedir?