Dandadan Gibi Ortalığı Kasıp Kavuran 10 Anime: Ruhani Varlıklar, Uzaylılar, Aşk Üçgenleri ve Daha Neler Neler!
Dandadan benzeri anime mi arıyorsun? Doğaüstü güçler, aksiyon, romantizm ve K-Pop idolleri ile dolu bu 10 anime önerisi tam sana göre! En iyi K-Drama ve anime listeleri burada!
1. Jujutsu Kaisen: Lanetler, Okul Arkadaşlığı ve Çılgın Aksiyon!
Ya şimdi Dandadan'ı sevdiysen, Jujutsu Kaisen'e aşık olmaman imkansız. İkisinde de doğaüstü olaylar, acayip yaratıklar ve dur durak bilmeyen aksiyon var. Jujutsu Kaisen'de Yuji Itadori diye bir lise öğrencisi var, tamam mı? Bu eleman, süper güçlü bir laneti yiyor ve kendini lanetlerle savaşan bir organizasyonun içinde buluyor. Olaylar olaylar... Anlatılmaz yaşanır! Animasyon kalitesi desen, muazzam. Özellikle dövüş sahneleri resmen şölen. Karakterler de efsane. Gojo Satoru'nun karizmasına düşmeyen var mı ya? Bir de Nobara Kugisaki var ki, tam bir badass. Yuji ile olan dinamikleri de çok komik. Mangası da ayrı bir olay, animeyi bitirdikten sonra kesinlikle okumalısın. İlk sezonu bitirdikten sonra filmine de göz atmayı unutma. İkinci sezonu da çıktı ve ortalığı kasıp kavuruyor. Özellikle Shibuya olayı... Neyse, spoiler vermeyeyim. İzle ve gör!
Animesini izlerken mangasını okumadan duramayanlardan mısın? Merak etme yalnız değilsin. Jujutsu Kaisen mangası, animeyi izledikten sonra olayların nasıl devam ettiğini merak edenler için birebir. Çizimleri, karakterlerin derinliği ve hikayenin sürükleyiciliği ile manga dünyasında da adından söz ettiriyor.
İkinci sezonunda özellikle Shibuya olayından sonra mangayı okuyanların bile ağzı açık kaldı. Gege Akutami (mangakanın adı) nasıl bir kafayla yazıyor bu senaryoyu anlamıyorum. Jujutsu Kaisen evreni o kadar geniş ki, karakterlerin geçmişleri, motivasyonları ve güçleri hakkında sürekli yeni şeyler öğreniyoruz. Bu da seriyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.
Bias Kontrolü: Gojo Satoru'nun gözleri açıldığında hepimiz öldük ve cennete gittik. O karizma, o güç... Yok böyle bir şey!
Mood Önerisi: Gece yarısı atıştırmalıklarınla Jujutsu Kaisen'e dal ve gerçeklikten kop!
2. Chainsaw Man: Şeytanlar, Testereler ve Kanlı Bir Macera!
Chainsaw Man de Dandadan gibi sınırları zorlayan bir anime. Ana karakterimiz Denji, yoksulluk içinde yaşayan bir genç. Babasının borçlarını ödemek için şeytan avcılığı yapıyor. Ama bir gün, Chainsaw Devil ile birleşiyor ve Chainsaw Man'e dönüşüyor. Sonrası tam bir kaos! Chainsaw Man'in dünyası karanlık, acımasız ve bolca kanlı. Ama aynı zamanda çok da komik ve eğlenceli. Denji'nin hayalleri çok basit: güzel bir kız arkadaş bulmak ve karnını doyurmak. Ama bu hayalleri gerçekleştirmek için şeytanlarla savaşması gerekiyor. Animasyon stilini de çok beğeneceksin. Manga uyarlaması olmasına rağmen, animenin görsel yönetmenliği ve aksiyon sahneleri çok iyi kotarılmış. Özellikle Chainsaw Man'in dönüşüm sahneleri ve şeytanlarla dövüşleri izlemeye değer. MAPPA stüdyosu yine yapmış yapacağını. Özellikle Power karakterine bayılacaksın. Tam bir psikopat ama bir o kadar da sevimli. Denji ile olan ilişkileri de çok komik. Chainsaw Man, sadece aksiyon ve kan değil, aynı zamanda karakterlerin duygusal derinliklerine de iniyor.
Chainsaw Man'in başarısının sırrı, sadece aksiyon sahnelerinde değil, aynı zamanda karakterlerin derinliğinde ve hikayenin sürükleyiciliğinde yatıyor. Denji'nin hayalleri, Power'ın çılgınlığı, Aki'nin sorumluluğu... Hepsi bir araya gelince ortaya unutulmaz bir anime çıkıyor. İkinci sezonu merakla bekliyoruz!
Mangası da en az anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Çizimler çok detaylı ve hikaye daha da karanlık. Chainsaw Man'in dünyasına daha da derinlemesine dalmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Power'ın o kendine has gülüşü ve çılgın tavırları... Kalbimizi çaldı!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanıp Chainsaw Man izleyin ve en sevdiğiniz şeytanı seçin!
3. Mob Psycho 100: Psişik Güçler ve Ergenlik Sancıları!
Mob Psycho 100, doğaüstü güçleri olan Shigeo Kageyama (Mob) adlı bir ortaokul öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Mob, inanılmaz psişik güçlere sahip ama duygularını kontrol etmekte zorlanıyor. Duyguları kontrolden çıktığında, güçleri de kontrolden çıkıyor. Bu yüzden Mob, duygularını bastırmaya çalışıyor ve normal bir hayat sürmeye çalışıyor. Ama bu pek mümkün olmuyor tabii ki. Etrafındaki insanlar sürekli onu kullanmaya çalışıyor ve Mob, sürekli doğaüstü olayların içinde kalıyor. Mob Psycho 100, sadece aksiyon ve doğaüstü güçler değil, aynı zamanda ergenlik sancıları, arkadaşlık, aile ve kendini bulma gibi temaları da işliyor. Mob'un duygusal gelişimi, serinin en önemli noktalarından biri. Animasyon stili de çok farklı ve özgün. ONE'ın (mangakanın adı) çizimleri ilk başta biraz garip gelebilir ama zamanla alışıyorsun ve hatta sevmeye başlıyorsun. Özellikle aksiyon sahnelerindeki animasyonlar çok yaratıcı. Mob Psycho 100, hem komik hem de duygusal bir anime.
Mob Psycho 100'ün en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve hikayenin mesajı. Mob'un kendini bulma yolculuğu, hepimize ilham veriyor. Kendi duygularımızı kontrol etmeyi ve kendimizi kabul etmeyi öğreniyoruz. Ayrıca Reigen Arataka karakterine de bayılıyorum. Tam bir üçkağıtçı ama bir o kadar da sevimli ve zeki. Mob'a verdiği tavsiyeler, aslında hepimiz için geçerli.
Mob Psycho 100'ün mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da derinlemesine işleniyor. Mob'un iç dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Mob'un %100'e ulaştığı anlar... Tüylerimiz diken diken oluyor!
Mood Önerisi: Kendini kötü hissettiğinde Mob Psycho 100 izle ve içindeki gücü keşfet!
4. Noragami: Başıboş Tanrı, Fakir Kız ve Ruhani Maceralar!
Noragami, Dandadan'daki doğaüstü öğeleri ve mitolojik göndermeleri sevenler için harika bir seçenek. Hikaye, Yato adında bir başıboş tanrının etrafında dönüyor. Yato'nun amacı, ünlü bir tanrı olmak ve kendi tapınağına sahip olmak. Ama bu pek kolay olmuyor tabii ki. Çünkü Yato, çok fakir ve kimse ona inanmıyor. Bir gün, Hiyori Iki adında bir lise öğrencisi, Yato'yu kurtarmak için bir otobüsün önüne atlıyor ve ruhu vücudundan ayrılmaya başlıyor. Hiyori, bu durumdan kurtulmak için Yato'dan yardım istiyor ve macera başlıyor. Noragami, sadece doğaüstü olaylar ve tanrılarla ilgili değil, aynı zamanda arkadaşlık, aşk ve insan ilişkileri gibi temaları da işliyor. Yato ve Hiyori arasındaki ilişki, serinin en önemli noktalarından biri. Ayrıca Yukine karakterine de bayılacaksın. Başta Yato'ya çok sorun çıkarıyor ama zamanla araları düzeliyor ve çok iyi bir dost oluyorlar. Animasyon kalitesi de çok iyi. Özellikle dövüş sahneleri çok akıcı ve etkileyici. Noragami, hem komik hem de duygusal bir anime.
Noragami'nin en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve hikayenin mitolojik öğelerle harmanlanması. Yato'nun geçmişi, tanrıların dünyası ve ruhani varlıklarla ilgili detaylar, seriyi daha da ilgi çekici hale getiriyor. Ayrıca Bishamon karakterine de bayılıyorum. Güçlü, karizmatik ve bir o kadar da yalnız. Yato ile olan geçmişleri de çok merak uyandırıcı.
Noragami'nin mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da derinlemesine işleniyor. Yato'nun geçmişine ve tanrıların dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Yato'nun "Ben Tanrı Yato, dileğini getirdim!" dediği anlar... Kalbimiz eriyor!
Mood Önerisi: Yağmurlu bir günde Noragami izle ve ruhunu dinlendir!
5. Mononoke: Maskeli Eczacı ve Kötücül Ruhlarla Dans!
Mononoke, Dandadan'daki gizemli ve ürkütücü atmosfere benzer bir havaya sahip. Hikaye, bir gezgin eczacının etrafında dönüyor. Bu eczacı, gittiği yerlerde ortaya çıkan kötücül ruhları (mononoke) yok ediyor. Ama mononoke'yi yok etmek için, onun şeklini, gerçeğini ve motivasyonunu anlaması gerekiyor. Mononoke, her bölümde farklı bir olayı ve farklı bir mononoke'yi ele alıyor. Her bölüm, Japon folkloründen ve mitolojisinden esinleniyor. Animasyon stili de çok farklı ve özgün. Geleneksel Japon sanatından esinlenilmiş ve çok canlı renkler kullanılmış. Bu da seriye çok farklı bir hava katıyor. Mononoke, sadece korku ve gizem değil, aynı zamanda insan doğası, toplum ve ahlak gibi temaları da işliyor. Her bölümün sonunda, mononoke'nin ortaya çıkış nedenini ve insanların hatalarını anlıyoruz. Mononoke, düşündürücü ve etkileyici bir anime.
Mononoke'nin en sevdiğim yanı, hikayenin derinliği ve animasyon stilinin özgünlüğü. Her bölüm, farklı bir hikaye anlatıyor ve farklı bir mesaj veriyor. Eczacının gizemli kişiliği ve mononoke'yi yok etmek için kullandığı yöntemler, seriyi daha da ilgi çekici hale getiriyor. Ayrıca müzikleri de çok etkileyici. Geleneksel Japon enstrümanları kullanılmış ve serinin atmosferine çok yakışıyor.
Mononoke'nin mangası yok ama Ayakashi: Samurai Horror Tales adlı bir anime serisinin bir parçası. Mononoke, bu serinin en popüler ve en çok beğenilen bölümü. Ayakashi: Samurai Horror Tales'i de izleyebilirsin ama Mononoke'yi izledikten sonra diğer bölümler biraz sönük gelebilir.
Bias Kontrolü: Eczacının maskesini çıkardığı anlar... Kalbimiz duruyor!
Mood Önerisi: Karanlık bir odada Mononoke izle ve Japon mitolojisinin derinliklerine dal!
6. Bleach: Bin Yıllık Kan Savaşı: Shinigamiler, Hollowlar ve Ruhani Düello!
Bleach, Dandadan'daki aksiyon ve doğaüstü savaşları sevenler için klasikleşmiş bir seçenek. Ichigo Kurosaki adında bir lise öğrencisi, ruhları görme yeteneğine sahip. Bir gün, Rukia Kuchiki adında bir shinigami (ruh biçici) ile tanışıyor. Rukia, Ichigo'nun yaşadığı kasabada ortaya çıkan kötü ruhları (hollow) yok etmekle görevli. Ama bir savaş sırasında, Rukia yaralanıyor ve güçlerini Ichigo'ya aktarmak zorunda kalıyor. Ichigo, shinigami güçlerini aldıktan sonra, hollowlarla savaşmaya başlıyor. Bleach, sadece aksiyon ve dövüş sahneleri değil, aynı zamanda arkadaşlık, sadakat ve adalet gibi temaları da işliyor. Ichigo'nun arkadaşlarıyla olan ilişkileri, serinin en önemli noktalarından biri. Ayrıca Soul Society (Ruh Topluluğu) ve shinigamilerin dünyası da çok ilgi çekici. Bleach, uzun soluklu bir anime ama sıkılmadan izleyeceksin. Özellikle Soul Society arc'ı (bölümü) çok efsane.
Bleach'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve hikayenin sürükleyiciliği. Ichigo'nun güçlerini keşfetme yolculuğu, Rukia ile olan dostluğu ve Soul Society'deki savaşlar, seriyi daha da heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca Byakuya Kuchiki karakterine de bayılıyorum. Soğuk, mesafeli ve bir o kadar da güçlü. Rukia'ya olan bağlılığı da çok etkileyici.
Bleach'in mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da derinlemesine işleniyor. Bleach'in dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Ichigo'nun bankai'si (shinigami'nin en güçlü formu) aktive ettiği anlar... Tüylerimiz diken diken oluyor!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanıp Bleach izleyin ve en sevdiğiniz shinigami'yi seçin!
7. Devilman Crybaby: Şeytanlar, Aşk ve Kıyamet!
Devilman Crybaby, Dandadan'daki karanlık ve şiddet dolu temaları sevenler için çarpıcı bir seçenek. Hikaye, Akira Fudo adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Akira, çok duygusal ve kolayca ağlayan bir çocuk. Bir gün, çocukluk arkadaşı Ryo Asuka ile karşılaşıyor. Ryo, Akira'ya şeytanların varlığını ve dünyaya hakim olmak istediklerini anlatıyor. Ryo, Akira'yı bir şeytanla birleşmeye ikna ediyor. Akira, şeytanla birleştikten sonra Devilman'e dönüşüyor. Devilman, şeytanların güçlerine sahip ama insan kalbini koruyor. Devilman Crybaby, sadece aksiyon ve şiddet değil, aynı zamanda aşk, arkadaşlık, ihanet ve insanlığın karanlık yüzü gibi temaları da işliyor. Akira ve Ryo arasındaki ilişki, serinin en önemli noktalarından biri. Animasyon stili de çok farklı ve tartışmalı. Bazıları beğeniyor, bazıları beğenmiyor. Ama kesinlikle akılda kalıcı bir animasyon stili. Devilman Crybaby, rahatsız edici ve düşündürücü bir anime.
Devilman Crybaby'nin en sevdiğim yanı, hikayenin cesareti ve karakterlerin derinliği. Akira'nın insanlığı koruma mücadelesi, Ryo'nun karanlık planları ve şeytanların dünyası, seriyi daha da etkileyici hale getiriyor. Ayrıca müzikleri de çok güzel. Özellikle kapanış şarkısı çok duygusal.
Devilman Crybaby, Go Nagai'nin Devilman adlı mangasının bir uyarlaması. Mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da karanlık. Devilman'in dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Akira'nın Devilman'e dönüştüğü anlar... Kalbimiz sıkışıyor!
Mood Önerisi: Yalnız başına Devilman Crybaby izle ve insanlığın anlamını sorgula!
8. Parasyte: The Maxim: Parazitler, İnsanlık ve Varoluşsal Sorgulamalar!
Parasyte: The Maxim, Dandadan'daki uzaylı temasına benzer bir yaklaşımla, insan vücuduna yerleşen parazitlerin hikayesini anlatıyor. Shinichi Izumi adında bir lise öğrencisi, bir gece uyurken bir parazitin saldırısına uğruyor. Parazit, Shinichi'nin beynine girmeye çalışıyor ama başarısız oluyor ve sağ eline yerleşiyor. Shinichi, Migi adını verdiği bu parazitle birlikte yaşamaya başlıyor. Migi, Shinichi'ye parazitlerin güçlerini veriyor ve birlikte diğer parazitlerle savaşmaya başlıyorlar. Parasyte: The Maxim, sadece aksiyon ve korku değil, aynı zamanda insanlık, varoluş, doğa ve ahlak gibi temaları da işliyor. Shinichi ve Migi arasındaki ilişki, serinin en önemli noktalarından biri. Ayrıca parazitlerin dünyası ve insanlarla olan ilişkileri de çok ilgi çekici. Parasyte: The Maxim, düşündürücü ve etkileyici bir anime.
Parasyte: The Maxim'in en sevdiğim yanı, hikayenin derinliği ve karakterlerin gelişimi. Shinichi'nin insanlığını koruma mücadelesi, Migi'nin insanları anlama çabası ve parazitlerin farklı motivasyonları, seriyi daha da heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca müzikleri de çok güzel. Özellikle açılış şarkısı çok akılda kalıcı.
Parasyte: The Maxim, Hitoshi Iwaaki'nin Parasyte adlı mangasının bir uyarlaması. Mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da karanlık. Parasyte'in dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Migi'nin Shinichi'yi koruduğu anlar... Kalbimiz ısınıyor!
Mood Önerisi: Gece yarısı Parasyte: The Maxim izle ve insanlığın geleceğini düşün!
9. Tokyo Ghoul: Ghoul'lar, İnsanlar ve Kanlı Bir Dünyada Hayatta Kalma!
Tokyo Ghoul, Dandadan'daki doğaüstü yaratıklar ve karanlık atmosferi sevenler için sürükleyici bir seçenek. Hikaye, Ken Kaneki adında bir üniversite öğrencisinin etrafında dönüyor. Kaneki, bir randevuda bir ghoul (insan eti yiyen yaratık) ile karşılaşıyor. Ghoul, Kaneki'yi öldürmeye çalışıyor ama bir kaza oluyor ve ghoul ölüyor. Kaneki, ağır yaralanıyor ve doktorlar ona ghoul'un organlarını naklediyor. Kaneki, ghoul'un organlarını aldıktan sonra yarı ghoul'a dönüşüyor. Kaneki, artık insan eti yemek zorunda ve ghoul'lar arasında yaşamaya başlıyor. Tokyo Ghoul, sadece aksiyon ve korku değil, aynı zamanda kimlik, aidiyet, adalet ve insanlığın karanlık yüzü gibi temaları da işliyor. Kaneki'nin insan ve ghoul arasında kalma mücadelesi, serinin en önemli noktalarından biri. Ayrıca ghoul'ların dünyası ve insanlarla olan ilişkileri de çok ilgi çekici. Tokyo Ghoul, rahatsız edici ve düşündürücü bir anime.
Tokyo Ghoul'un en sevdiğim yanı, hikayenin derinliği ve karakterlerin gelişimi. Kaneki'nin kimliğini bulma yolculuğu, ghoul'ların farklı motivasyonları ve insanlarla olan savaşları, seriyi daha da heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca müzikleri de çok güzel. Özellikle açılış şarkısı çok akılda kalıcı ve ikonik.
Tokyo Ghoul, Sui Ishida'nın Tokyo Ghoul adlı mangasının bir uyarlaması. Mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da karanlık. Tokyo Ghoul'un dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Kaneki'nin saçları beyazladığı anlar... Kalbimiz kırılıyor!
Mood Önerisi: Yalnız başına Tokyo Ghoul izle ve insanlığın sınırlarını sorgula!
10. Attack on Titan: Devler, İnsanlık ve Özgürlük Mücadelesi!
Attack on Titan, Dandadan'daki kıyamet sonrası teması ve aksiyon dolu savaşları sevenler için destansı bir seçenek. Hikaye, insanların devler (titans) tarafından yok olmanın eşiğine geldiği bir dünyada geçiyor. İnsanlar, devlerden korunmak için yüksek duvarlarla çevrili şehirlerde yaşıyor. Eren Yeager adında bir genç, devlerin saldırısı sonucu annesini kaybediyor ve devlere karşı intikam yemini ediyor. Eren, arkadaşları Mikasa Ackerman ve Armin Arlert ile birlikte asker oluyor ve devlerle savaşmaya başlıyor. Attack on Titan, sadece aksiyon ve savaş değil, aynı zamanda özgürlük, umut, adalet ve insanlığın karanlık yüzü gibi temaları da işliyor. Eren'in devlere karşı mücadelesi, serinin en önemli noktalarından biri. Ayrıca devlerin dünyası ve insanların onlara karşı olan savaşları da çok ilgi çekici. Attack on Titan, sürükleyici ve etkileyici bir anime.
Attack on Titan'ın en sevdiğim yanı, hikayenin derinliği ve karakterlerin gelişimi. Eren'in intikam yolculuğu, Mikasa'nın Eren'e olan bağlılığı ve Armin'in zekası, seriyi daha da heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca devlerin sırları ve duvarların ardındaki gerçekler de çok merak uyandırıcı.
Attack on Titan, Hajime Isayama'nın Attack on Titan adlı mangasının bir uyarlaması. Mangası da anime kadar başarılı. Hatta bazı okurlar mangayı daha çok beğeniyor. Mangadaki çizimler daha detaylı ve hikaye daha da karanlık. Attack on Titan'ın dünyasına daha da yakından bakmak isteyenler için manga kesinlikle önerilir.
Bias Kontrolü: Levi'nin devleri biçtiği anlar... Gözlerimizden kalp çıkıyor!
Mood Önerisi: Arkadaşlarınla toplanıp Attack on Titan izleyin ve insanlığın geleceği için tartışın!
Tepkiniz Nedir?