Bilim İnsanlarının Hayatını Anlatan Filmler: Geeky Oppalar ve Unnieler!

Bilim insanlarının hayatını anlatan en iyi filmler! K-Drama tadında bilim, geek aşkı ve zeka fışkıran oppalar. Bilim insanı filmleri listesi burada!

Şubat 28, 2026 - 05:38
Şubat 28, 2026 - 05:38
 0  1
Bilim İnsanlarının Hayatını Anlatan Filmler: Geeky Oppalar ve Unnieler!

1. A Beautiful Mind (Akıl Oyunları): Nash Efsanesi

Ya abi bu filmi izlemeyen de ne bileyim yani... Russell Crowe'un döktürdüğü, John Nash'in hayatını anlatan Akıl Oyunları, gelmiş geçmiş en iyi biyografi filmlerinden biri. Nash, matematik dehası ama şizofreniyle de mücadele ediyor. Film, hem zekanın sınırlarını zorluyor hem de insanın içindeki karanlıkla nasıl başa çıktığını gösteriyor. Özellikle o denge sahneleri yok mu, efsane!

Filmin en sevdiğim yanı, Nash'in zekasını ve hastalığını aynı anda yansıtması. Adam ödül töreninde bile halüsinasyon görüyor, düşünün yani. Bir yandan da Alicia Nash'in (Jennifer Connelly) ona olan sonsuz desteği... Gerçek aşk bu olsa gerek. Bu arada filmdeki matematiksel teoriler falan da bayağı kafa karıştırıcı ama merak etmeyin, anlamasanız da olur, Nash'in karizmasına odaklanın yeter.

Bu filmden sonra matematikçi olasım geldi, o kadar diyeyim. Ama sonra dedim ki, "Yok ya, ben en iyisi K-Pop dinlemeye devam edeyim." Ama film hala favorilerimden, arada bir açar izlerim. Özellikle de kendimi kötü hissettiğimde, Nash'in azmi bana iyi geliyor. Belki size de iyi gelir, ne dersiniz?

Bias Kontrolü: Russell Crowe'un gençliği de ayrı bir olaymış yalnız, o bakışlar falan... Ah Nash ah, sen de yakışıklı adammışsın be!

Mood Önerisi: Kendinizi zeki ve karizmatik hissetmek istediğinizde izleyin.


2. The Imitation Game (Enigma): Turing'in Kodları

Benedict Cumberbatch'ın Alan Turing'i canlandırdığı Enigma, İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Enigma kodunu çözmeye çalışan bir matematikçinin hikayesi. Ama bu sadece bir savaş filmi değil, aynı zamanda Turing'in eşcinsel kimliği yüzünden yaşadığı zorlukları da anlatıyor. Film, hem tarihi bir olayı aydınlatıyor hem de ayrımcılığın ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor.

Turing'in zekası zaten tartışılmaz ama Cumberbatch o zekayı o kadar iyi yansıtıyor ki, sanki Turing'in ta kendisi gelmiş gibi. Bir de Keira Knightley var, Joan Clarke rolünde. İkisi arasındaki o arkadaşlık, o zeka ortaklığı... Çok tatlılar ya! Ama filmin sonu çok üzücü, Turing'in başına gelenler insanı kahrediyor.

Bu filmden sonra kriptolojiye merak saldım, her şeyi şifrelemeye başladım. Hatta bir ara kendi dilimi bile yaratacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa kimse beni anlamazdı. Ama hala arada bir Enigma makinelerinin nasıl çalıştığına bakarım, çok havalı aletler ya!

Bias Kontrolü: Benedict Cumberbatch'ın o İngiliz aksanı yok mu, insanı mest ediyor. Ah Turing, sen de karizmatik adammışsın be!

Mood Önerisi: Tarih, zeka ve dramı bir arada yaşamak istediğinizde izleyin.


3. The Theory of Everything (Her Şeyin Teorisi): Hawking'in İnatçılığı

Eddie Redmayne'in Stephen Hawking'i canlandırdığı Her Şeyin Teorisi, ALS hastalığına yakalanan dahi fizikçinin hayatını anlatıyor. Film, Hawking'in bilimsel başarılarını ve Jane Hawking (Felicity Jones) ile olan aşkını konu alıyor. Redmayne'in performansı o kadar iyi ki, Oscar'ı hak etmiş dedirtiyor.

Hawking'in azmi ve hayata tutunma çabası insanı derinden etkiliyor. Hastalığına rağmen bilimden vazgeçmemesi, Jane'in ona olan desteği... Gerçek bir ilham kaynağı. Bir de o meşhur tekerlekli sandalyesiyle yaptığı açıklamalar, evrene dair teorileri... İnanılmaz ya!

Bu filmden sonra kara deliklere merak saldım, her şeyi kara deliklere benzetmeye başladım. Hatta bir ara kendi kara delik teorimi bile yazacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa herkes beni deli sanırdı. Ama hala arada bir Hawking'in kitaplarını okurum, evrenin sırlarını çözmek çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Eddie Redmayne'in o gülüşü yok mu, insanı eritiyor. Ah Hawking, sen de tatlı adammışsın be!

Mood Önerisi: İlham almak, azmi görmek ve evrenin sırlarını merak etmek istediğinizde izleyin.


4. Hidden Figures (Gizli Sayılar): Hesap Makinesi Kız Kardeşliği

Taraji P. Henson, Octavia Spencer ve Janelle Monáe'nin başrollerini paylaştığı Gizli Sayılar, NASA'da çalışan üç siyahi kadının hikayesini anlatıyor. 1960'larda ırkçılık ve cinsiyet ayrımcılığına rağmen NASA'nın uzay programına büyük katkılar sağlayan bu kadınlar, gerçek birer kahraman. Film, hem tarihi bir olayı aydınlatıyor hem de azmin ve dayanışmanın önemini vurguluyor.

Bu kadınların zekası, yetenekleri ve kararlılıkları insanı hayran bırakıyor. Matematik dehaları, mühendislik bilgileri ve uzay programına yaptıkları katkılar... İnanılmaz ya! Bir de o dönemde yaşadıkları zorluklar, ırkçılık ve cinsiyet ayrımcılığı... İnsan gerçekten utanıyor.

Bu filmden sonra matematiğe daha çok saygı duymaya başladım, her şeyi hesaplamaya başladım. Hatta bir ara kendi uzay programımı bile kuracaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa iflas ederdim. Ama hala arada bir NASA'nın internet sitesini ziyaret ederim, uzayın derinliklerini keşfetmek çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Taraji P. Henson, Octavia Spencer ve Janelle Monáe'nin o güçlü duruşları yok mu, insanı etkiliyor. Ah kızlar, siz de harika kadınlarmışsınız be!

Mood Önerisi: İlham almak, güçlü kadınları görmek ve tarihi bir olayı öğrenmek istediğinizde izleyin.


5. Contact (Mesaj): Jodie Foster'ın Uzaylı Arayışı

Jodie Foster'ın başrolünde olduğu Mesaj, uzaylılarla iletişim kurmaya çalışan bir bilim insanının hikayesini anlatıyor. Dr. Ellie Arroway, SETI projesinde çalışan ve uzaydan gelen bir mesajı çözmeye çalışan bir astrofizikçi. Film, hem bilimsel merakı hem de inancı sorguluyor.

Ellie'nin azmi, kararlılığı ve bilim aşkı insanı etkiliyor. Uzaylılarla iletişim kurma çabası, o meşhur mesajı çözmeye çalışması... İnanılmaz ya! Bir de filmin sonunda yaşadığı o deneyim, o uzay yolculuğu... İnsan gerçekten merak ediyor, acaba uzayda başka canlılar var mı?

Bu filmden sonra uzaylılara merak saldım, her gece gökyüzüne bakmaya başladım. Hatta bir ara kendi uzaylı dilimi bile yaratacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa herkes beni deli sanırdı. Ama hala arada bir uzaylılarla ilgili belgeseller izlerim, evrenin sırlarını çözmek çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Jodie Foster'ın o zeki bakışları yok mu, insanı büyülüyor. Ah Ellie, sen de harika bir bilim insanıymışsın be!

Mood Önerisi: Bilimsel merakınızı gidermek, uzayı keşfetmek ve uzaylılara inanmak istediğinizde izleyin.


6. First Man (Ay'a İlk İnsan): Ryan Gosling'in Soğukkanlılığı

Ryan Gosling'in Neil Armstrong'u canlandırdığı Ay'a İlk İnsan, Apollo 11 görevini ve Armstrong'un hayatını anlatıyor. Film, hem uzay yarışını hem de Armstrong'un kişisel trajedilerini konu alıyor. Gosling'in performansı o kadar iyi ki, Armstrong'un o soğukkanlılığını ve kararlılığını çok iyi yansıtıyor.

Armstrong'un Ay'a ayak basması, o meşhur sözleri... İnsan gerçekten gurur duyuyor. Bir de o dönemde yaşanan zorluklar, teknik aksaklıklar... İnsan gerçekten hayret ediyor, nasıl başarmışlar? Filmin en sevdiğim yanı, Armstrong'un insan olarak da gösterilmesi. O kaybettiği kızı, o yaşadığı acılar... İnsan gerçekten duygulanıyor.

Bu filmden sonra uzaya daha çok merak saldım, her şeyi uzayla ilgili okumaya başladım. Hatta bir ara kendi roketimi bile yapacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa patlardım. Ama hala arada bir NASA'nın Ay'a dönüş projelerini takip ederim, uzayı keşfetmek çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Ryan Gosling'in o cool tavırları yok mu, insanı etkiliyor. Ah Armstrong, sen de karizmatik adammışsın be!

Mood Önerisi: Uzayı keşfetmek, tarihi bir anı yaşamak ve ilham almak istediğinizde izleyin.


7. Agora (Agor): Rachel Weisz'in Ateşi

Rachel Weisz'in Hypatia'yı canlandırdığı Agor, 4. yüzyılda İskenderiye'de yaşayan bir kadın filozof ve matematikçinin hikayesini anlatıyor. Film, hem bilimsel düşünceyi hem de din ve siyasetin çatışmasını konu alıyor. Weisz'in performansı o kadar iyi ki, Hypatia'nın zekasını, bilgeliğini ve cesaretini çok iyi yansıtıyor.

Hypatia'nın bilim aşkı, felsefi düşünceleri ve öğrencilerine öğrettikleri... İnsan gerçekten hayran kalıyor. Bir de o dönemde yaşanan dini çatışmalar, siyasi entrikalar... İnsan gerçekten üzülüyor, nasıl bu kadar acımasız olabilirler? Filmin en sevdiğim yanı, Hypatia'nın bilimden ve felsefeden vazgeçmemesi. O inancı, o kararlılığı... İnsan gerçekten etkileniyor.

Bu filmden sonra felsefeye daha çok merak saldım, her şeyi sorgulamaya başladım. Hatta bir ara kendi felsefi akımımı bile yaratacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa kimse beni anlamazdı. Ama hala arada bir felsefe kitapları okurum, hayatın anlamını aramak çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Rachel Weisz'in o zeki bakışları yok mu, insanı büyülüyor. Ah Hypatia, sen de harika bir kadınmışsın be!

Mood Önerisi: Felsefi düşüncelere dalmak, tarihi bir karakteri tanımak ve ilham almak istediğinizde izleyin.


8. The Man Who Knew Infinity (Sonsuzluğu Bilen Adam): Dev Patel'in Sayı Sevgisi

Dev Patel'in Srinivasa Ramanujan'ı canlandırdığı Sonsuzluğu Bilen Adam, Hindistan'dan Cambridge'e uzanan bir matematik dehasının hikayesini anlatıyor. Film, hem Ramanujan'ın matematiksel yeteneklerini hem de İngiltere'de yaşadığı zorlukları konu alıyor. Patel'in performansı o kadar iyi ki, Ramanujan'ın zekasını, tutkusunu ve kırılganlığını çok iyi yansıtıyor.

Ramanujan'ın matematiksel formülleri, teoremleri ve sayısal dehası... İnsan gerçekten hayran kalıyor. Bir de o dönemde yaşadığı ırkçılık, kültürel farklılıklar... İnsan gerçekten üzülüyor, nasıl bu kadar acımasız olabilirler? Filmin en sevdiğim yanı, Ramanujan'ın matematikten vazgeçmemesi. O inancı, o kararlılığı... İnsan gerçekten etkileniyor.

Bu filmden sonra matematiğe daha çok saygı duymaya başladım, her şeyi matematiksel olarak düşünmeye başladım. Hatta bir ara kendi matematiksel teorimi bile yazacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa kimse beni anlamazdı. Ama hala arada bir matematik kitapları okurum, sayıların gizemini çözmek çok heyecan verici!

Bias Kontrolü: Dev Patel'in o masum bakışları yok mu, insanı etkiliyor. Ah Ramanujan, sen de harika bir matematikçiymişsin be!

Mood Önerisi: Matematiğe ilgi duymak, tarihi bir karakteri tanımak ve ilham almak istediğinizde izleyin.


9. Chernobyl (Çernobil): Felaketin Anatomisi

HBO'nun mini dizisi Çernobil, 1986'da yaşanan Çernobil nükleer felaketini anlatıyor. Dizi, hem felaketin nedenlerini hem de sonuçlarını detaylı bir şekilde inceliyor. Jared Harris, Stellan Skarsgård ve Emily Watson'ın performansları o kadar iyi ki, olayın vahametini ve insanlık trajedisini çok iyi yansıtıyorlar.

Felaketin büyüklüğü, radyasyonun etkileri ve insanların yaşadığı acılar... İnsan gerçekten dehşete düşüyor. Bir de o dönemde yaşanan yalanlar, örtbas etme çabaları... İnsan gerçekten öfkeleniyor, nasıl bu kadar sorumsuz olabilirler? Dizinin en sevdiğim yanı, gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan bilim insanlarının çabaları. O azimleri, o kararlılıkları... İnsan gerçekten etkileniyor.

Bu diziden sonra nükleer enerjiye daha çok şüpheyle yaklaşmaya başladım, her şeyi radyasyonla ilgili okumaya başladım. Hatta bir ara kendi nükleer enerji karşıtı kampanyamı bile başlatacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa herkes beni radikal sanırdı. Ama hala arada bir nükleer enerjiyle ilgili haberleri takip ederim, güvenliğin önemini vurgulamak çok önemli!

Bias Kontrolü: Jared Harris, Stellan Skarsgård ve Emily Watson'ın o etkileyici performansları yok mu, insanı derinden sarsıyor. Ah bilim insanları, siz de harika insanlarmışsınız be!

Mood Önerisi: Tarihi bir felaketi öğrenmek, bilimsel gerçekleri anlamak ve insanlığın ders çıkarması gerektiğini hatırlamak istediğinizde izleyin.


10. Oppenheimer: Atom Bombasının Babası ve Vicdan Azabı

Christopher Nolan'ın yönettiği Oppenheimer, atom bombasının yaratıcısı J. Robert Oppenheimer'ın hayatını anlatıyor. Cillian Murphy'nin Oppenheimer'ı canlandırdığı film, hem bilimsel başarıyı hem de ahlaki sorumluluğu sorguluyor. Film, Oppenheimer'ın karmaşık kişiliğini ve atom bombasının dünyayı nasıl değiştirdiğini gözler önüne seriyor.

Oppenheimer'ın bilimsel zekası, atom bombasını yaratma çabaları ve sonrasında yaşadığı vicdan azabı... İnsan gerçekten etkileniyor. Bir yandan bilimsel bir başarı, bir yandan da milyonlarca insanın ölümüne yol açan bir silah... İnsan gerçekten düşünüyor, bilim nereye gidiyor? Filmin en sevdiğim yanı, Oppenheimer'ın iç dünyasını yansıtması. O pişmanlığı, o çaresizliği... İnsan gerçekten duygulanıyor.

Bu filmden sonra bilim ve ahlak arasındaki ilişkiye daha çok kafa yormaya başladım, her şeyi etik açıdan değerlendirmeye başladım. Hatta bir ara kendi etik kurallarımı bile yazacaktım. Neyse ki vazgeçtim, yoksa herkes beni ahlak polisi sanırdı. Ama hala arada bir bilim etiğiyle ilgili makaleler okurum, bilimin insanlığa hizmet etmesi gerektiğini hatırlamak çok önemli!

Bias Kontrolü: Cillian Murphy'nin o etkileyici bakışları yok mu, insanı derinden sarsıyor. Ah Oppenheimer, sen de karmaşık bir adammışsın be!

Mood Önerisi: Bilim ve ahlak arasındaki ilişkiyi sorgulamak, tarihi bir figürü tanımak ve insanlığın geleceği hakkında düşünmek istediğinizde izleyin.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Kozmik Yolcu Çeşitli içerikler yazmayı seven bir kozmos yolcusu.