Behind Your Touch: Suho Gerçekten Kötü Müydü Yoksa Sadece Yan Karakter Sendromu Mu?: Fandom Alev Alev!
Behind Your Touch dizisindeki Suho karakteri kötü müydü? Yoksa sadece yanlış anlaşılan bir oppa mı? Fandomun en ateşli tartışmaları, Suho analizi, Kang Tae-oh özlemi ve daha fazlası burada!
1. Suho'nun Gizemli Aura'sı: İlk İzlenimler
Ya şimdi Behind Your Touch'ı izlemeyen kaldı mı bilmiyorum ama kaldıysa da spoiler yiyecek, üzgünüm. Çünkü Suho karakteriyle ilgili konuşmadan edemeyeceğim. İlk bölümlerde o gizemli bakışlar, o cool tavırlar... "Aaa, kesin başrol kızımızın hayatını değiştirecek bir oppa geliyor" diye düşündüm. Ama nerdeee! Senaristler bizi fena trolledi. Adam bildiğin seri katil çıktı! Ama durun, hemen "Suho kötüydü işte" diye kestirip atmayalım. Bence bu karakterin derinlerinde bir şeyler var. Belki de çocukluğunda travmalar yaşamıştır, belki de toplumsal bir mesaj vermek istemişlerdir. Bilemiyorum, teori üretmek serbest sonuçta. Ama kabul edelim, Suho'nun o buz gibi bakışları diziye ayrı bir hava katıyordu. Hele bir de Lee Min-ki'nin karakteriyle karşı karşıya geldiği sahneler... Resmen elektriklenme oldu ekran başında!
Suho'yu canlandıran oyuncuya da ayrı bir parantez açmak lazım. Adam rolünün hakkını vermiş resmen. O masum yüzünün ardındaki karanlığı çok iyi yansıtmış. İzlerken hem sinir oldum hem de bir yandan "Acaba neden böyle oldu?" diye merak ettim. İşte bu da oyuncunun başarısı bence. Kötü karakteri sevdirmek zordur ama Suho'da bir çekicilik vardı, yalan yok. Netizenler de ikiye bölünmüş durumda zaten. Bir kısım "Suho tam bir psikopat, nefret ediyorum" derken, diğer kısım "Ama aslında çok yalnızdı, sevgiye ihtiyacı vardı" diye savunuyor. Fandom savaşları başladı bile!
Bence senaristler bu karakteri yazarken bayağı düşünmüşler. Sadece kötü bir karakter yaratmak yerine, izleyicinin kafasında soru işaretleri bırakan, tartışma yaratan bir karakter yaratmışlar. Bu da diziyi daha ilgi çekici hale getiriyor. Yoksa her dizide aynı klişe kötü karakterleri görmekten sıkılmıştık artık. Suho, bu klişeyi yıkmış oldu bence. Ama yine de o sonunu hak etti mi, orası tartışılır. Belki de ikinci sezonda geri döner, kim bilir?
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Suho'nun o meşhur "buz bakışları" aslında oyuncunun lenslerinden kaynaklanıyormuş! Set ekibi, karaktere daha soğuk bir hava vermek için özel lensler kullanmış. İşte detaycılık böyle bir şey!
Mood Önerisi: Suho'nun gizemini çözmeye çalışırken dinlenecek şarkı: Billie Eilish - "bury a friend". Tam Suho'nun iç dünyasını anlatıyor gibi.
2. Kang Tae-oh'un Asker Kaçağı Sendromu: Özledik Be!
Şimdi Suho'dan bahsederken Kang Tae-oh'u anmamak olmaz. Çünkü biliyorsunuz, ilk başta başrol oppamız Kang Tae-oh olacaktı. Ama askere gittiği için yerini Lee Min-ki'ye bıraktı. Fandom olarak hepimiz çok üzülmüştük. Kang Tae-oh'un o tatlı gülüşünü, o karizmatik duruşunu çok özledik. Hatta bazı netizenler "Kang Tae-oh olsaydı dizi çok daha farklı olurdu" diye yorumlar yapıyor. Haklılık payları var mı, var. Çünkü Kang Tae-oh'un enerjisi bambaşka. Ama Lee Min-ki de rolünün hakkını vermiş, yalan yok. Sadece Kang Tae-oh'u çok özlediğimiz için böyle düşünüyoruz sanırım.
Düşünsenize, Kang Tae-oh bu dizide olsaydı Suho karakteriyle nasıl bir rekabet yaşardı? Belki de Suho hiç kötü olmazdı, kim bilir? Ama kader işte, Kang Tae-oh askerde olduğu için bu senaryoyu göremedik. Ama eminim ki askerden döndükten sonra bomba gibi projelerle karşımıza çıkacak. Biz de sabırsızlıkla onu bekliyoruz. Hatta bazı fanlar, Kang Tae-oh'un askerden döndükten sonra Lee Min-ki ile aynı projede yer almasını istiyor. Bence de çok güzel olurdu. İki yakışıklı oppa bir arada, düşünsenize!
Kang Tae-oh'un yokluğu, dizinin reytinglerini etkilemiş midir bilemiyorum ama fandom olarak biz onu çok aradık. Hatta bazı fanlar, Kang Tae-oh'un fotoğraflarını dizi karakterlerinin yerine montajlayarak hasret gideriyor. İşte fandom böyle bir şey, sevgisini her şekilde gösteriyor. Umarım Kang Tae-oh da bu sevgiyi hissediyordur. Ve umarım en kısa zamanda sağ salim askerden döner ve bizi yeni projeleriyle mutlu eder.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Kang Tae-oh askerdeyken bile unutulmadı! Birçok hayranı, askerlik görevini yaptığı yere destek mesajları ve hediyeler gönderiyor. Tam bir vefa örneği!
Mood Önerisi: Kang Tae-oh'u özlerken dinlenecek şarkı: BTS - "Spring Day". Uzaklardan gelen bir özlem şarkısı gibi.
3. Lee Min-ki'nin Süper Güçleri: Dokunduğu Her Şeyi Görüyor!
Lee Min-ki'nin bu dizideki performansı gerçekten takdire şayan. Adam bildiğin role bürünmüş. O komik mimikleri, o sakar tavırları... İzlerken kahkahadan kırıldım. Ama sadece komik değil, aynı zamanda duygusal sahnelerde de çok başarılıydı. Özellikle Han Ji-min ile olan kimyaları çok iyiydi. İkisi birbirine çok yakışmış. Hatta bazı fanlar, bu ikilinin gerçek hayatta da birlikte olmasını istiyor. "Ship"ler havada uçuşuyor!
Lee Min-ki'nin karakteri, dokunduğu insanların geçmişini görebiliyor. İlk başta bu süper güç çok saçma gelmişti ama sonra dizinin ilerleyen bölümlerinde bu gücün ne kadar önemli olduğunu anladım. Çünkü bu güç sayesinde Suho'nun gerçek kimliğini ortaya çıkardı. Yani aslında Lee Min-ki olmasaydı Suho'nun kötülükleri ortaya çıkmayacaktı. Bu yüzden Lee Min-ki'ye minnettarız. Tabii ki Han Ji-min'in de hakkını yememek lazım. Onun da süper güçleri vardı ve Lee Min-ki ile birlikte çok iyi bir takım oldular.
Lee Min-ki'nin oyunculuğu o kadar doğal ki, sanki gerçek hayatta da süper güçleri varmış gibi hissediyorsunuz. Adam bildiğin karizmatik. Hele o gülüşü yok mu? Kalpleri eritiyor resmen. Netizenler de Lee Min-ki'nin oyunculuğunu çok beğenmiş. Sosyal medyada övgü dolu yorumlar havada uçuşuyor. Lee Min-ki, bu diziyle kariyerinde yeni bir sayfa açtı diyebiliriz. Umarım bundan sonra da böyle başarılı projelerde yer alır ve bizi mutlu etmeye devam eder.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Min-ki aslında çok utangaç bir insanmış. Ama kamera karşısına geçtiği anda bambaşka birine dönüşüyormuş. İşte profesyonellik böyle bir şey!
Mood Önerisi: Lee Min-ki'nin enerjisine ayak uydurmak için dinlenecek şarkı: Psy - "Gangnam Style". Tam bir enerji bombası!
4. Han Ji-min'in Veterinerlik Yetenekleri: Hayvan Sevgisi Başka Boyutta!
Han Ji-min'in bu dizideki rolü gerçekten çok sevimliydi. Veteriner hekim rolüne çok yakışmış. Hayvanlarla olan iletişimi, o şefkatli bakışları... İzlerken içim ısındı. Hatta bazı sahnelerde hayvanlara o kadar iyi davranıyordu ki, "Keşke benim de veterinerim Han Ji-min olsa" diye düşündüm. Han Ji-min, sadece hayvanlara değil, insanlara da çok iyi davranan bir karakteri canlandırıyor. O yardımseverliği, o iyimserliği... İzlerken hayran kalmamak elde değil.
Han Ji-min'in karakteri, hayvanların düşüncelerini okuyabiliyor. Bu süper güç sayesinde birçok hayvanın hayatını kurtarıyor. Hatta bazı suçları bile bu güç sayesinde çözüyor. Yani aslında Han Ji-min olmasaydı dizideki olaylar çözülemezdi. Bu yüzden Han Ji-min'e de minnettarız. Tabii ki Lee Min-ki'nin de hakkını yememek lazım. Onun da süper güçleri vardı ve Han Ji-min ile birlikte çok iyi bir takım oldular.
Han Ji-min'in oyunculuğu o kadar doğal ki, sanki gerçek hayatta da hayvanların düşüncelerini okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Kadın bildiğin melek gibi. Hele o gülüşü yok mu? Dünyayı aydınlatıyor resmen. Netizenler de Han Ji-min'in oyunculuğunu çok beğenmiş. Sosyal medyada övgü dolu yorumlar havada uçuşuyor. Han Ji-min, bu diziyle bir kez daha ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Umarım bundan sonra da böyle başarılı projelerde yer alır ve bizi mutlu etmeye devam eder.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Han Ji-min gerçek hayatta da hayvansevermiş. Birçok hayvanı sahiplenmiş ve onlara bakıyormuş. Tam bir hayvan dostu!
Mood Önerisi: Han Ji-min'in şefkatli ruhunu yansıtan şarkı: IU - "Through the Night". Tam bir huzur şarkısı!
5. Netizenlerin Dedikodu Kazanı: Suho'ya Aşk Mı Nefret Mi?
Netizenler bu diziye bayıldı! Özellikle Suho karakteri hakkında o kadar çok yorum var ki, okumaktan yoruldum. Kimi Suho'yu yerden yere vuruyor, kimi de onu savunuyor. Fandom resmen ikiye bölünmüş durumda. Bir kısım "Suho tam bir psikopat, en ağır cezayı hak ediyor" derken, diğer kısım "Ama aslında çok yalnızdı, sevgiye ihtiyacı vardı" diye savunuyor. Hatta bazı netizenler, Suho'nun geçmişini araştırarak onun neden böyle olduğunu anlamaya çalışıyor. Tam bir dedikodu kazanı!
Netizenlerin en çok tartıştığı konulardan biri de Suho'nun Han Ji-min'e olan duyguları. Bazı netizenler, Suho'nun Han Ji-min'e aşık olduğunu düşünüyor. Hatta bazıları, Suho'nun Han Ji-min'i korumak için kötü olduğunu iddia ediyor. Ama bu teoriye pek katılan yok. Çünkü Suho'nun Han Ji-min'e karşı herhangi bir romantik ilgisi yok gibiydi. Sadece onu bir araç olarak kullanıyordu. Ama netizenler yine de "belki de içten içe aşıktı" diye düşünmekten kendilerini alamıyor.
Netizenlerin dedikoduları o kadar ilginç ki, bazen diziyi izlemekten daha keyifli oluyor. Hatta bazı netizenler, dizinin senaryosunu bile değiştirmeye çalışıyor. "Şöyle olsaydı daha iyi olurdu", "Böyle bitseydi daha mantıklı olurdu" gibi yorumlar havada uçuşuyor. Netizenler, dizinin gidişatından memnun olmadıklarında hemen harekete geçiyor ve senaristlere mesajlar gönderiyor. İşte fandom böyle bir şey, sevdiği diziye sahip çıkıyor.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Netizenler o kadar yaratıcı ki, Suho hakkında o kadar çok teori üretmişler ki, senaristler bile şaşırmış durumda. Hatta senaristler, netizenlerin teorilerini okuyarak ilham aldıklarını itiraf etmişler.
Mood Önerisi: Netizenlerin dedikodularını okurken dinlenecek şarkı: Blackpink - "Kill This Love". Tam bir dedikodu şarkısı!
6. Romantik Komedi Mi Gerilim Mi? Tür Karmaşası!
Bu dizinin türü hakkında da netizenler arasında büyük bir tartışma var. Bazıları dizinin romantik komedi olduğunu savunurken, bazıları da gerilim olduğunu iddia ediyor. Bence dizi ikisini de içeriyor. Çünkü hem komik sahneler var hem de gerilim dolu anlar var. Özellikle Suho'nun ortaya çıkmasıyla birlikte dizi tamamen gerilim havasına büründü. Ama yine de romantik komedi unsurları da var. Lee Min-ki ve Han Ji-min arasındaki ilişki, dizinin romantik tarafını oluşturuyor.
Dizinin türünün karmaşık olması, bazı netizenleri memnun etmezken bazılarını da çok eğlendiriyor. Tür karmaşasından hoşlanmayanlar, dizinin çok tutarsız olduğunu düşünüyor. "Bir sahnede kahkahadan kırılıyoruz, diğer sahnede ödümüz patlıyor" gibi yorumlar yapıyorlar. Ama tür karmaşasından hoşlananlar, dizinin bu özelliği sayesinde daha ilgi çekici olduğunu düşünüyor. "Sıradan romantik komedilerden sıkılmıştık, bu dizi bize farklı bir deneyim yaşattı" diyorlar.
Bence senaristler, tür karmaşası yaparak diziye farklı bir hava katmak istemişler. Çünkü sadece romantik komedi veya sadece gerilim olsaydı dizi çok sıradan olurdu. Ama türleri karıştırarak diziye bir sürpriz unsuru eklemişler. Bu da diziyi daha izlenir hale getiriyor. Tabii ki herkesin zevki farklıdır. Tür karmaşasından hoşlanmayanlar da olabilir. Ama bence bu dizi, tür karmaşasıyla farklı bir başarı yakaladı.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizinin senaristleri, aslında başta sadece romantik komedi yazmayı planlamışlar. Ama sonra Suho karakterini ekleyerek diziye gerilim unsuru katmışlar. İyi ki de katmışlar!
Mood Önerisi: Tür karmaşası yaşarken dinlenecek şarkı: Red Velvet - "Peek-A-Boo". Hem sevimli hem de ürkütücü!
7. "Ship" Alarmı: Lee Min-ki & Han Ji-min Gerçek Mi Oluyor?
Dizideki Lee Min-ki ve Han Ji-min arasındaki kimya o kadar iyi ki, netizenler hemen "ship"lemeye başladı. İkisi birbirine çok yakışıyor ve sahnelerde resmen elektriklenme oluyor. Özellikle o romantik bakışmalar, o tatlı gülüşler... İzlerken içim eridi. Hatta bazı netizenler, ikilinin gerçek hayatta da birlikte olmasını istiyor. "Belki de sette aşk yaşamaya başlamışlardır" diye dedikodular çıkarıyorlar.
Lee Min-ki ve Han Ji-min, daha önce de birlikte projelerde yer almışlardı. Bu yüzden aralarındaki uyum çok iyi. İkisi de çok yetenekli oyuncular ve birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Bu da sahnelerin daha doğal ve samimi olmasını sağlıyor. Netizenler de bu uyumu fark etmiş ve hemen "ship"lemeye başlamış. Hatta bazı fanlar, ikilinin fotoğraflarını birleştirerek fan art çalışmaları yapıyor. Tam bir "ship" çılgınlığı!
Lee Min-ki ve Han Ji-min, "ship"leyen netizenlere henüz bir açıklama yapmadı. Ama ikisi de birbirlerini çok sevdiklerini ve iyi arkadaş olduklarını söylediler. Belki de aralarında sadece arkadaşlık vardır, belki de ileride aşk yaşarlar. Kim bilir? Ama netizenler, "ship"lemekten vazgeçmeyecek gibi duruyor. Çünkü Lee Min-ki ve Han Ji-min arasındaki kimya gerçekten çok özel.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Lee Min-ki ve Han Ji-min, sette o kadar çok gülüyorlarmış ki, çekimler bazen saatlerce uzuyormuş. İşte uyum böyle bir şey!
Mood Önerisi: "Ship"ler gerçek olsun diye dinlenecek şarkı: Twice - "What is Love?". Tam bir aşk şarkısı!
8. K-Drama Klasiği: Hafıza Kaybı Sendromu!
K-Dramalarda hafıza kaybı olmadan olmaz! Bu dizide de hafıza kaybı var tabii ki. Han Ji-min'in karakteri, bir olay sonucu hafızasını kaybediyor. Bu da dizinin seyrini tamamen değiştiriyor. Çünkü Han Ji-min, hafızasını kaybettikten sonra Suho'nun gerçek kimliğini unutuyor ve ona güvenmeye başlıyor. Bu da dizinin gerilimini arttırıyor. İzlerken "Aman Tanrım, Suho'ya güvenme!" diye bağırmak istedim.
Hafıza kaybı, K-Dramalarda çok sık kullanılan bir tema. Çünkü hafıza kaybı sayesinde karakterler yeni bir başlangıç yapma fırsatı buluyor ve geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Bu da dizinin daha duygusal ve dramatik olmasını sağlıyor. Ama bazı netizenler, hafıza kaybı temasından sıkılmış durumda. "Artık her dizide aynı şeyi görmek istemiyoruz" diye yorumlar yapıyorlar. Ama bence hafıza kaybı, doğru kullanıldığında diziye çok şey katabilir.
Bu dizide de hafıza kaybı teması doğru kullanılmış. Çünkü Han Ji-min'in hafıza kaybı, dizinin gerilimini arttırmış ve karakterlerin arasındaki ilişkileri daha karmaşık hale getirmiş. Bu da diziyi daha izlenir hale getiriyor. Ama yine de hafıza kaybı temasından hoşlanmayanlar olabilir. Herkesin zevki farklıdır sonuçta. Ama bence bu dizi, hafıza kaybı temasını başarılı bir şekilde işlemiş.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Hafıza kaybı sahneleri çekilirken Han Ji-min çok zorlanmış. Çünkü o kadar çok ağlamış ki, gözleri şişmiş ve makyajı akmış.
Mood Önerisi: Hafıza kaybı temasıyla dinlenecek şarkı: Bigbang - "Blue". Tam bir melankoli şarkısı!
9. Visual Şöleni: Kore Modası ve Güzellik İdealleri
K-Dramalar sadece hikayeleriyle değil, aynı zamanda visual şölenleriyle de ünlüdür. Bu dizi de visual açıdan çok başarılı. Oyuncuların kıyafetleri, makyajları, saçları... Hepsi çok özenli ve şık. Kore modasını yakından takip edenler için bu dizi tam bir cennet. Çünkü dizideki kıyafetler, Kore'deki son trendleri yansıtıyor. Hatta bazı netizenler, dizideki kıyafetlerin markalarını araştırarak aynısını satın almaya çalışıyor.
Kore güzellik idealleri de bu dizide ön plana çıkıyor. Oyuncuların kusursuz ciltleri, küçük yüzleri, büyük gözleri... Hepsi Kore güzellik standartlarına uygun. Bu da bazı netizenleri rahatsız ediyor. "Kore güzellik standartları çok baskıcı, herkes aynı görünmek zorunda mı?" diye eleştiriler yapıyorlar. Ama bazı netizenler de Kore güzellik ideallerini beğeniyor ve oyuncuların görünümlerine hayran kalıyor.
Bence Kore modası ve güzellik idealleri, K-Dramaların önemli bir parçası. Çünkü bu unsurlar, dizilerin görsel kalitesini arttırıyor ve izleyicilere farklı bir kültür deneyimi yaşatıyor. Ama tabii ki herkesin zevki farklıdır. Kore modasını ve güzellik ideallerini beğenmeyenler de olabilir. Ama bence bu dizi, visual açıdan çok başarılı ve izleyicilere keyifli bir deneyim sunuyor.
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizideki oyuncuların makyajları o kadar profesyonel ki, sanki filtre kullanmışlar gibi görünüyorlar. Ama aslında hepsi gerçek makyaj!
Mood Önerisi: Visual şölen yaşarken dinlenecek şarkı: Itzy - "Dalla Dalla". Tam bir özgüven şarkısı!
10. Final Değerlendirmesi: İzlenir Mi Yoksa Zaman Kaybı Mı?
Genel olarak Behind Your Touch dizisi, izlenmeye değer bir yapım. Hikayesi ilginç, oyuncuları yetenekli ve görsel açıdan da çok başarılı. Tür karmaşası, hafıza kaybı gibi K-Drama klasiklerini içeriyor ama bunları başarılı bir şekilde harmanlamış. Suho karakteri, dizinin en tartışmalı unsuru olsa da diziye farklı bir hava katmış. Lee Min-ki ve Han Ji-min arasındaki kimya da dizinin en sevilen özelliklerinden biri. Netizenlerin dedikoduları da diziye ayrı bir renk katmış.
Dizinin bazı eksikleri de var tabii ki. Tür karmaşasından hoşlanmayanlar için dizi çok tutarsız gelebilir. Hafıza kaybı teması da bazı izleyicileri sıkabilir. Suho karakterinin sonu da bazı netizenleri tatmin etmemiş olabilir. Ama genel olarak dizi, izleyicilere keyifli bir deneyim sunuyor. Özellikle K-Drama sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Sonuç olarak Behind Your Touch dizisi, izlenir mi yoksa zaman kaybı mı sorusunun cevabı kişiden kişiye değişir. Ama bence dizi, izlenmeye değer bir yapım. Eğer K-Drama seviyorsanız ve farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız bu diziye bir şans verebilirsiniz. Ama tür karmaşasından ve hafıza kaybı temasından hoşlanmıyorsanız bu dizi size göre olmayabilir. Karar sizin!
Bias Kontrolü / Kozmik Not: Dizi o kadar popüler oldu ki, ikinci sezonu çekilmesi gündemde. Eğer ikinci sezon çekilirse Suho'nun geri dönme ihtimali var!
Mood Önerisi: Dizi hakkında karar verirken dinlenecek şarkı: (G)I-DLE - "Tomboy". Tam bir kararlılık şarkısı!
Tepkiniz Nedir?